| …Labirent… Dipteyim, ve… Bir kuşun kanadından nasıl tutunulur bilmiyorum. Kumdan kalelerimin zindanlarına atılmışım yine! Dipteyim ve martının çığlığına nasıl tutunulur bilmiyorum. Uçan balonumun ucunu tutan iplik boğumuna asılmışım yine! Yine görünmez ellerin canı sıkılmış, Dönmeye yakın kaderimin yazgısını, Acımasız haramilere sildirmiş yine! Daha, hala yaşasam… Gereksiz birer boşluk doldurmalık yer kaplarım, Ölsem… "Kim bilir daha yaşanacak ne de güzel günlerim vardı!" Yine kurtaramamışım üç kuruşluk dünyamı. Yaşım, ergenliğimin orta yaşını çoktan geçeli beri... İsyan durağını da göremez oldum, gayri bu labirent bitmez gibi! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
27 Mayıs 2020 Çarşamba
Labirent
Labels:
acı,
çığlık,
durak,
dünya,
ergen,
gereksiz,
kader,
kim bilir,
kumsal,
kuşlar,
labirent,
martı,
yaşa
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Mayıs 2020 Cuma
Yüreğim Bayram Yeri
...Yüreğim Bayram Yeri...
Az önce sokağımdan hayat geçti duydun mu?
Sanki yazlık mekanın açılışındaymış gibi,
Sonuna kadar açmış müziği,
Salına salına yavaşça ilerledi.
Terasımdan uzanıp el salladım ama,
Görmedi beni...
Beni burada bırakıp öylece geçip gitti.
Olsun ama...
Hiç yoktan ömre dair umutlandım.
Hiç yoktan, limon ağacımın yaprağından öptüm.
Hiç yoktan, filizlenen sebzelerime gülümsedim.
Hiç yoktan, yağmur tanelerine teşekkür ettim.
Yüreğim bayram yeri gibi sevinçlendi,
Hiç yoktan bugünüme de şükür ettim.
Cemre.Y.
Az önce sokağımdan hayat geçti duydun mu?
Sanki yazlık mekanın açılışındaymış gibi,
Sonuna kadar açmış müziği,
Salına salına yavaşça ilerledi.
Terasımdan uzanıp el salladım ama,
Görmedi beni...
Beni burada bırakıp öylece geçip gitti.
Olsun ama...
Hiç yoktan ömre dair umutlandım.
Hiç yoktan, limon ağacımın yaprağından öptüm.
Hiç yoktan, filizlenen sebzelerime gülümsedim.
Hiç yoktan, yağmur tanelerine teşekkür ettim.
Yüreğim bayram yeri gibi sevinçlendi,
Hiç yoktan bugünüme de şükür ettim.
Cemre.Y.
Labels:
bayram,
geçti,
gitti,
gülümse,
hayat,
hiç yok,
ömür,
öyle,
sanki,
sokak,
teras,
umut,
yağmur,
yaprak,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Mayıs 2020 Salı
Şiir'imize Bakalım
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Mayıs 2020 Pazartesi
Yeter Ki
...Yeter Ki...
Daha sana...
Gök mavisinin bütün tonlarını anlatacağım sevdiğim.
Daha sana...
Unutma beni çiçeklerinin özündeki güneş sarılarını,
Daha sana...
Taze kesilmiş çimen yeşillerini anlatacağım.
Daha sana...
Yalnız uyuduğum gecelerin ay kokusuyla,
Seninle uyandığım yaz sıcağı kokularını anlatacağım.
Sen yeter ki, gelmeyi,
Sen yeter ki, kalmayı bil.
Ah bir bilsen!
Daha sana...
Nice ömre yetecek ömürler anlatacağım sevdiğim.
Cemre.Y.
Daha sana...
Gök mavisinin bütün tonlarını anlatacağım sevdiğim.
Daha sana...
Unutma beni çiçeklerinin özündeki güneş sarılarını,
Daha sana...
Taze kesilmiş çimen yeşillerini anlatacağım.
Daha sana...
Yalnız uyuduğum gecelerin ay kokusuyla,
Seninle uyandığım yaz sıcağı kokularını anlatacağım.
Sen yeter ki, gelmeyi,
Sen yeter ki, kalmayı bil.
Ah bir bilsen!
Daha sana...
Nice ömre yetecek ömürler anlatacağım sevdiğim.
Cemre.Y.
Labels:
çiçek,
çimen,
gece,
güneş,
koku,
mavi,
ömrüm,
ömür,
sevdiceğim,
sevdiğim,
sevdim,
unut,
uyan,
yalnız,
yeşil,
yeter
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Mayıs 2020 Perşembe
Değil Mi Ki
…Değil Mi Ki…
Seni üzerime alınıyorum ey hayat! Yarınki gün doğumunda da sana inat yaşayacağım.
Değil mi ki…
Ertesi sabaha kalmamayı dilediğim çocukluğumu yedin.
Bundan gayrı sana inat bütün geceleri de seveceğim!
Cemre.Y.
Labels:
çocuk,
gece,
güneş,
hayat,
inat,
kız çocuğu,
sabah,
sevdiceğim,
seviyorum,
yarın
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Mayıs 2020 Çarşamba
Acımasız

...Acımasız...
Her akşam, haberlerde açıklanan,
Ölüm sayılarının içinden birinin,
Kendi yakının olması kadar acımasızdı hayat!
Üstelik, defalarca,
Test sonuçları negatif çıkmış olmasına rağmen,
Geçirdiği kalp krizi neticesinde,
Nefes alamama halini,
İlk başta test falan yapmadan virüs şüphesi yazdıkları için
Corona ya dair hiçbir şeyi olmamasına rağmen,
Ölüm raporuna corona virüs yazıyorlar
Ve rahmeti bol olsun,
Ömrü boyunca, yüzü gülmemiş olan yengem,
Yapayalnız, tek başına,
Mezarı başında helallik alınıp verilmeden,
Kireçlenerek acelece gömülüyor!
Şimdi ben nasıl inanayım,
Her akşam haberlerde çıkan o rakamlara?
Virüslü olmayana virüs teşhisi yazan,
Virüsten ölene de,
Kalp krizi yazan bir sisteme nasıl güveneyim?
Beraber aynı binada yaşayan herkese test yapılmış
Ve çok şükür hiçbirinde virüs çıkmamış
Buna rağmen sırf teşhis hatalarını düzeltmedikleri için
Bütün bina halkı karantinaya alınmış,
Kimse gidemedi cenazeyi defnetmeye!
Hakkım yoktur ne haddime de var ise de helal olsun yengeme.
Rabbim dayıma ve evlatlarına sabır ve metanetler versin,
Mekanı cennet olsun.
Amin.
Cemre.Y.
Labels:
acı,
akşam,
amin,
cennet,
Corona,
haber,
hata,
hayat,
mezar,
nefes,
ömür,
rahmetli,
şüphe,
yalnız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Mayıs 2020 Salı
Ömrüm
...Ömrüm...
Ey benim yorgun ömrüm,
Gün geceye dönerken güneşle yüzleştin mi?
Gece, yatağını güne terk ederken dolunayla yüzleştin mi!
Yeterince unuttun mu unutamadıklarını,
Olanca hissizliğinle affettin mi kendini, onu ve sebeplerini?
Sonunda gülümseyip aynadaki göz bebeklerine...
"Gönül teatisindeysek demek ki...
Çekirdekten yetiştirdim ben seni,
Tohumun da ithal değil üstelik…"dedin mi,
Sarıldın mı kendine?
Cemre.Y.
Ey benim yorgun ömrüm,
Gün geceye dönerken güneşle yüzleştin mi?
Gece, yatağını güne terk ederken dolunayla yüzleştin mi!
Yeterince unuttun mu unutamadıklarını,
Olanca hissizliğinle affettin mi kendini, onu ve sebeplerini?
Sonunda gülümseyip aynadaki göz bebeklerine...
"Gönül teatisindeysek demek ki...
Çekirdekten yetiştirdim ben seni,
Tohumun da ithal değil üstelik…"dedin mi,
Sarıldın mı kendine?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Mayıs 2020 Pazartesi
Kim Bilir
| …Kim Bilir… Uzanıp usulca dokunacağım kirpiklerine… Ki kirpiklerin güneşe meftun. Kim bilir sen bana gelene kadar, Kaç mevsim geçmiştir. Kaç teli, kaç zemheri ayazına kurban gitmiştir. Sen uyurken, Kaç şiir geçecek kim bilir ömrümüzden. Ki daha kaşlarına dokunmadım, Alnına, saçlarına dokunmadım daha! Ağzını, burnunu, yüzünü, Dudağının gül kıvrımını saymıyorum bile. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Mayıs 2020 Pazar
Çocuk
...Çocuk...
"Annen öldü!" dediklerinde,Sadece annen ölmemiştir aslında.
Annenle beraber bütün çocukluğunda ölmüştür.
Artık hiçbir anneler gününde,
Ona bir demet çiçek toplayamayacaksındır misal!
Yahut o sana küs olsa bile,
Ona aldığın hediyeyi dolap köşelerine fırlatıp,
Sonradan alıp sevindiğini göremeyeceksindir.
İçinin içi sevinip,
Çocukluk edip eline ayağına sarılıp,
Onu öpücüklere boğamayacaksındır misal!
O, istemez görünüp seni uzaklaştırırken,
İnadına gitmeyip iki öpücük daha çaldığında,
Onun da gözlerinin içinin güldüğünü göremeyeceksindir misal!
"Annen öldü!" dediklerinde,
O gün bir daha çocuk olamayacağı da öğrenmişsindir.
Allah ikimize de rahmet eylesin.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Mayıs 2020 Cumartesi
Eksik
…Eksik...
Neyi eksiksiz yapsam, neyi hiç yapmasam, Hiçbir şeye tam değilim işte!
Benim bir yanım deniz yıldızlarının hayatını kurtarır,
Bir yanım karavanla dünyayı dolaşır.
Eksik yanımsa kabeyi tavaf eder, öylesine saçmayım yani.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Mayıs 2020 Çarşamba
Dilek
...Dilek...
Ne yeni gül bahçem vardı dileklerimi gömecek, Ne de yürek yangınım kaldı umuda hayali süsleyecek
Sanki gül bahçemiz mezarlıktaydı ve biz mezarın altında.
Yapacak tek bir şey vardı bizi mezarımızda unutmak.
Yeterince unuttuysak...
Kim bilir belki bu hıdırellez gecesi yeni dilekler asılırken,
Birinin dileği oluruz kim bilir?
Birkaç polen uçuşuverir toprağımızın üzerine.
Birkaç damla can suyu damlar yüreğimize de,
Filizlenip yediveren gülleri açarız belki ömrümüze.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
3 Mayıs 2020 Pazar
Yağmur Hüznü
...Yağmur Hüznü...
Yağmur hüznü sinmiş pazar sabahıma,
Hadi yalnızlık aynı yalnızlık da...
Ben şimdi bu corona belasına,
Karantinalı günlerimde,
Çaysız, kahvesiz,
Rakısız, şalgamsız, sigarasız,
Hüzün kokulu yağmuru,
Nasıl anlatayım bir şiirin mısrasında!
Kim, nasıl anlayacak,
Kaç zamandır tek başıma,
Okuduğum kitapları,
Yeniden okuyup bitirdiğimi.
Kim, cümlelerimi okudukça,
Hissini hissedecek,
Yüreğimin tellerinin kederini.
Cemre.Y.
Yağmur hüznü sinmiş pazar sabahıma,
Hadi yalnızlık aynı yalnızlık da...
Ben şimdi bu corona belasına,
Karantinalı günlerimde,
Çaysız, kahvesiz,
Rakısız, şalgamsız, sigarasız,
Hüzün kokulu yağmuru,
Nasıl anlatayım bir şiirin mısrasında!
Kim, nasıl anlayacak,
Kaç zamandır tek başıma,
Okuduğum kitapları,
Yeniden okuyup bitirdiğimi.
Kim, cümlelerimi okudukça,
Hissini hissedecek,
Yüreğimin tellerinin kederini.
Cemre.Y.
Labels:
Corona,
cümle,
çay,
hüzün,
kahve,
keder,
kitap,
koku,
mısra,
rakı,
sabah,
sigara,
şalgam,
şiir,
yağmur,
yalnız,
yeniden,
yüreğim,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Nisan 2020 Salı
Kendi Pisliğinizde Boğulun
...Kendi Pisliğinizde Boğulun...
E-Devletten #Maske ye baş vuralı 20 gün oluyor,Hala mesaj bekliyorum derken,
SGK'lı çalışanlara #Maske verilmeyeceğini,
#İşveren in dağıtacağını bildirmişler!
Kendi vatandaşını kotarmadan,
ABDye gönderilen maskeler gibi hissediyorum şu an kendimi!
Neyse ki işverenim #covit19 belası yüzünden,
Kısmi Süreli'ye baş vurmazdan önce,
Daha en başından dağıtmıştı maskelerimizi,
Dezenfektanlar ve dahi kolonyalarımızı!
Allah razı olsun,
Hiç değilse,
Yıkayıp yıkayıp kullanıyorum markete gitmem gerektiğinde.
Geçen gün kardeşimin eşi, kendisine çıkan maskeleri bana verdi,
"Biz kardeşine iş yerinden verilenlerle idare ediyoruz." diyerek,
Ondan da, kardeşimden de Allah razı olsun.
Peki şimdi sorarım devlet büyüklerime!
Herkesin çalıştığı yer benim çalıştığım yer gibi,
Özellikle sağlık konularında hem kendilerine,
Hem de çalışanlarına karşı,
Geçen gün kardeşimin eşi, kendisine çıkan maskeleri bana verdi,
"Biz kardeşine iş yerinden verilenlerle idare ediyoruz." diyerek,
Ondan da, kardeşimden de Allah razı olsun.
Peki şimdi sorarım devlet büyüklerime!
Herkesin çalıştığı yer benim çalıştığım yer gibi,
Özellikle sağlık konularında hem kendilerine,
Hem de çalışanlarına karşı,
Bu kadar hassas ve özverili değilken nasıl olacak o iş?
Vatandaşına maske dağıtamayan devlet,
O vatandaşların çalıştığı şirket ve kurumlara nasıl ulaştıracak o maskeleri?
Daha daha söylenecek, sorulacak, kurulacak nice cümleler var da,
Bizim şirket sağ olsun sigaraya karşı...
Mapusa falan düşersem iyi kötü bakarlar bana da sigara yollamazlar işte!
Yoksa neler neler dönüyor fikrimden!
Lakin güzel ülkemde düşünmek, düşündüğünü dile getirmek yasak!
Cemre.Y.
Vatandaşına maske dağıtamayan devlet,
O vatandaşların çalıştığı şirket ve kurumlara nasıl ulaştıracak o maskeleri?
Daha daha söylenecek, sorulacak, kurulacak nice cümleler var da,
Bizim şirket sağ olsun sigaraya karşı...
Mapusa falan düşersem iyi kötü bakarlar bana da sigara yollamazlar işte!
Yoksa neler neler dönüyor fikrimden!
Lakin güzel ülkemde düşünmek, düşündüğünü dile getirmek yasak!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Durduk Yere
...Durduk Yere...
Sanal gerçekliğin gizleminde,
Yeşilin binbir tonu seriliyor gözlerimin gerçekliğine!
Aylardan nisan belli!
Öyle belli ki, neredeyse sonuna yakın gibi...
Durduk yere hava yağmurlanmış,
Durduk yere güneşin şavkı vurmuş yaprağın tutunduğu dala,
Durduk yere meyveler filizlenip, çiçeklenmiş,
Durduk yere, sanki cennet tasviri gibi, her şey güzelleşmiş.
Her yer, her şey, gün ortası, gece karası, fark etmeksizin,
Kundağa yeni sarılmış, ceninliğini geçmiş,
Fetüslüğünde afallasa da onu da es geçmiş,
Onca günleri, haftaları, ayları aşmış da gelmiş, hoş gelmiş!
Amma ve lakin,
Mademki çoğu, hayallice doldurulamamış güncesine...
Ömrünün, en baharına öykünürken, ömrü, hep ayaz geçmiş!
Hayatların kaderini, alnının tam ortasına yazılı kaderini,
Alnının tam ortasından silercesine,
Sinesinin tam ortasına, kader diye çizmiş!
Ve belli ki az kalmış, gelecek ardından kiraz mevsimi.
"Ateşin közü,
Odunun özüne yakın olmalı!" derdi hep rahmetli anam!
Cennetimden bildiriyorum, benim dünyam, bu değildi,
O kiraz mevsimi,
Ben bir kere daha, yeni bir evren değiştirmeden, gelmeliydi!
Cemre.Y.
Sanal gerçekliğin gizleminde,
Yeşilin binbir tonu seriliyor gözlerimin gerçekliğine!
Aylardan nisan belli!
Öyle belli ki, neredeyse sonuna yakın gibi...
Durduk yere hava yağmurlanmış,
Durduk yere güneşin şavkı vurmuş yaprağın tutunduğu dala,
Durduk yere meyveler filizlenip, çiçeklenmiş,
Durduk yere, sanki cennet tasviri gibi, her şey güzelleşmiş.
Her yer, her şey, gün ortası, gece karası, fark etmeksizin,
Kundağa yeni sarılmış, ceninliğini geçmiş,
Fetüslüğünde afallasa da onu da es geçmiş,
Onca günleri, haftaları, ayları aşmış da gelmiş, hoş gelmiş!
Amma ve lakin,
Mademki çoğu, hayallice doldurulamamış güncesine...
Ömrünün, en baharına öykünürken, ömrü, hep ayaz geçmiş!
Hayatların kaderini, alnının tam ortasına yazılı kaderini,
Alnının tam ortasından silercesine,
Sinesinin tam ortasına, kader diye çizmiş!
Ve belli ki az kalmış, gelecek ardından kiraz mevsimi.
"Ateşin közü,
Odunun özüne yakın olmalı!" derdi hep rahmetli anam!
Cennetimden bildiriyorum, benim dünyam, bu değildi,
O kiraz mevsimi,
Ben bir kere daha, yeni bir evren değiştirmeden, gelmeliydi!
Cemre.Y.
Labels:
çiçek,
evren,
gece,
gelme,
gerçek,
gizli,
güneş,
hava,
her şey,
kader,
mevsim,
meyve,
nerede,
nisan,
öykü,
öyle,
sanal,
sonunda,
yağmur,
yeşil
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
24 Nisan 2020 Cuma
Ömrüm
…Ömrüm…
Zor günlerden geçiyoruz ömrüm, Üstelik bu görünmez kelepçelerin boğazımızı sıkması da ilk değil.
Sebebi değişip dursa da hayat yolumuzun önüne çıkan setlerin,
Bu saatten sonra yolu değiştiremeyeceğimize göre
Yine, yeniden ilmek ilmek aşmak gerek bütün engellerin dikenli tellerini.
Hani en vazgeçip, pes etmeye ramak kala zamanlarında,
Hayata dair o son gayretindeyken kendi kendine hep derdin ya;
"Hayat…
Hep kötü el gelse de,
Bir kez olsun iyi oynayacağına inanabilme meselesidir
Ve…
O, son tek atışlık elin kazanmasının tecrübesiyle sabittir."
Dar günlerden geçiyoruz ömrüm.
Şöyle ağız dolusu bir of çekip, bir kez daha savurmak gerek zarları.
Kim bilir gelecektir nihayet o güzel günler.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Nisan 2020 Çarşamba
Mesela
...Mesela...
Yüreğin üşüyünce Güneşe çık sevdiceğim,Belki eriyiverir,
Geceleri uyanık kalmaktan buz tutan yüreğin!
Arada bir terasa çık mesela,
Terasın yoksa balkona çık.
Balkon da yoksa pencerenden uzat kafanı.
Gökyüzüne bak!
Salıncağında salla ruhunun çocukluğunu.
Bulutlara selam ver, kuşlarla muhabbet et.
Arada bir...
Arada bir insan ol mesela!
Cemre.Y.
Labels:
balkon,
belki,
bulut,
çocuk,
gece,
gökyüzü,
güneş,
insan,
kuşlar,
mesela,
muhabbet,
pencere,
sevdiceğim,
teras,
uyan,
yoksa,
yüreğim,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Nisan 2020 Pazar
Farkında Değilim
...Farkında Değilim...
Dünya denen bir kapsülün içindeyim,Nicedir, gün ne zaman doğmuş, ne zaman batmış,
Günlerden hangi gün, aylardan hangi ay farkında değilim.
Sanki gemimiz su almış da ben, suya ilk atılan fazlalık gibiyim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Nisan 2020 Cuma
Hediyem Olsun
| …Hediyem Olsun… Burnumun direğine, Yine sızı olduğundan beridir, Artık her akşam yeşil çay demliyorum. Seni özlediğim hiçbir geceyi unutmayayım diye. Senin saçlarını kokladığım o son kokunu, Senin gözlerinin içinde gördüğüm o son yosunu, Senin dudaklarının kenarında öptüğüm o son gamzeni, Unutmamak için o son günü! Artık akşamları yeşil çay demliyorum. Bu da benim sana, Sen beni unuturken hediyem olsun! Cemre.Y. |
Labels:
akşam,
burnumun direği,
çay,
dudak,
gamze,
gece,
hediye,
koku,
özledim,
sızı,
unut,
yeşil,
yosun gözlüm
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Nisan 2020 Perşembe
Ey Yosun Gözlüm
| …Ey Yosun Gözlüm… Yosun gözlüm ben, bir ucu gözyaşlarım ile dantel nakışlı Şiirler işlerken sevda yanığımın kan sızılı, Hasret prangalı özlemlerini koyarken hayatımın sarı sandığına, Susarak kavga ederdi benle! Sonra okurdu satır satır, Bana küskünlük saklı kesesine koyardı onları. Sadece dönüp bana, gözlerimin içine bakarak, “Ben ne zaman senin şiirin olucam annem!”derdi. Onun gözlerinin içine bakarken gülümserdim. “Sen benim bundan sonraki bütün şiirlerim olacaksın ciğerimin çiziği.”derdim. O, mutlulukla salınarak odasına giderdi. Ben hıçkırıklara boğularak ağlardım. O, sevda yanığıma ağladığımı sanırdı. Ben son iyileşmeyecek yanığın yakında o olacağına! Biz on yedi yıl boyunca, Sadece bir kere kopacak kadar anlaşamadık. Hayat o son gün bile hala tiyatroydu, O, ilk defa gerçeği oynadı. Ben, ilk defa yalan’ı. "Sen benim bundan sonraki bütün şiirlerim olacaksın ciğerimin çiziği.” Sen, Beni, Resim resim arındırdıkça ömrünün paragraf başlarından, Ben, Seni, Resim resim ekliyorum Ömrümün zamansız cümlesinin noktasına! Ararsın gün gelir ey yosun gözlüm, Göz bebeklerinin derinine… Anne anne bakan o bir çift kahverengileri ararsın. Ömrünün saati bensizliği özlediğinde, Yüreğinin atışına dokun, yüreğim ellerinde. Cemre.Y. |
Labels:
anne,
bundan sonra,
ciğer,
cümle,
gözyaşı,
hasret,
hayat,
nokta,
ömrüm,
resim,
saat,
saklı,
sevda,
şiir,
yanık,
yosun gözlüm,
yüreğim,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Nisan 2020 Salı
Şiirim
...Şiirim...
Sen, kahkahamın tam ortasında,
Dudaklarımın kenarına yerleşiveren,
Derin bir iç çekişlik şiirimsin,
Daha ne'm olmak derdindesin.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Nisan 2020 Pazar
Kader Değil
...Kader Değil...
Sanki hiç Titanic'i seyretmemişler gibi,"Hepimiz aynı gemideyiz."diye bir türkü tutturmuşlar!
Doğrudur bayım!
"Hepimiz aynı gemideyiz!"
Fakat günün sonunda,
Öncelik…
Filikaları çoktan satın almış olanların olacak.
Kazan dairesinin camlarından fışkıran,
Bi çare fakirleri ittire ittire yol alıp, onlar hayatta kalacak.
Tıpkı, zengin malikanelerinin birer odalarını,
Oksijen tüplü, yoğun bakım odası hazırlığı yapmış olanlar gibi.
Havada asılı kalmış Corona rüzgarı,
Sanki iki gün ekmek yemese ölecekmiş gibi!
Bir gecede bütün karantinaları piç eden bütün beyinsizler,
Sokakları yağma yağma yağmalarken,
Cahil cühala herkesin burnuna dolanmakta.
Bu Corona canavarı tümevarım bileşkesiyle ilerlemekte…
Çimen yeşili, çimen kokulu günlerimle,
İyot kokusunu özledim en çok!
Lakin benim denizim bu değil.
Kabuğumdan sıyrılıp kurtulamadığım bu yer,
Benim seçtiğim kader değil.
Cemre.Y.
Labels:
buğu,
cam,
canavar,
Corona,
çimen,
deniz,
gece,
gemi,
hava,
hayat,
iyot,
kader,
koku,
rüzgar,
sokak,
sonunda,
yoğun,
zengin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Nisan 2020 Perşembe
Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...
...Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...
Nicedir, "Neyin var?" diye soranım bile yok ki, "Hiçbir şeyim yok!" diyeyim de...
Buna, sen de dahilsin'i, varsın da, yine, anlayamasınlar!
Haberler'in şefkatli bir anına denk geliyorum misal,
Aksi, nalet, huysuz, umursuz bir ihtiyar olacaktım güya,
İstemsiz akıveriyor gözyaşlarım,
Yine kötü kraliçe taç yapraklarının taçlarını takmış,
Hüzün zırhındaki kötücül hücrelerine.
Seveni sevdiğinden ayırmakta hala,
Ve haz almakta hayatı çürütmekten,
Sevenin ciğerini de yara yara.
Şimdi adı da konmuş üstelik Corona!
Nicedir, günde üç öğün gözüm yaşını içiyorum,
Epeydir öğün vakitlerimse, çok bilinmeyenli denklem zaten.
Ve eminim ki seni de çoktan unuttum epeydir,
Şimdi adı da konmuş üstelik Corona!
Nicedir, günde üç öğün gözüm yaşını içiyorum,
Epeydir öğün vakitlerimse, çok bilinmeyenli denklem zaten.
Ve eminim ki seni de çoktan unuttum epeydir,
Yani sebeb' i mazeretim değilsin.
Şimdi mi sormasınlar sakın diye de,
Şimdi mi sormasınlar sakın diye de,
Ömrüme yeni insan dahi, dahil etmiyorum?
Hani es kaza biri soracak olsa...
Daha "Hiçbir şeyim yok!" un...
"Hiç!" faslında büzülüveriyor dudaklarım,
Hani es kaza biri soracak olsa...
Daha "Hiçbir şeyim yok!" un...
"Hiç!" faslında büzülüveriyor dudaklarım,
Titremeye başlıyor kirpiklerim,
Karanlıktan çoktan korkmuş,
Karanlıktan çoktan korkmuş,
Elbiseleri limelenmiş, saçları dağılmış,
Yırtık kırmızı pabucunun teki ayağının ucunda asılı kalmış,
O kız çocuğu hallerime dönüp,
Hemencecik, büzülüveriyorum olduğum yerde...
Çocuk olamadan büyümüşlüğümün,
Yırtık kırmızı pabucunun teki ayağının ucunda asılı kalmış,
O kız çocuğu hallerime dönüp,
Hemencecik, büzülüveriyorum olduğum yerde...
Çocuk olamadan büyümüşlüğümün,
Büyümeden küçülmüşlüğümün,
Hiç'liğimin neresine sığınacağımı şaşırıyorum,
Beynimin bütün kıvrımlarında şimşekler çakıyor,
Kalbimin ritmine yetişemiyorum!
Boğuluyormuyum diye kendimi sınarken,
Derin derin nefes alıyorum, alabiliyorum,
Hiç'liğimin neresine sığınacağımı şaşırıyorum,
Beynimin bütün kıvrımlarında şimşekler çakıyor,
Kalbimin ritmine yetişemiyorum!
Boğuluyormuyum diye kendimi sınarken,
Derin derin nefes alıyorum, alabiliyorum,
Hava, hala sekiz aylık halimdeki gibi zemheri!
Tahta beşiğimin üstünde hala beş karış kar, korkuyorum,
Ölmedim hala lakin, yaşamıyorum da!
Cemre.Y.
Tahta beşiğimin üstünde hala beş karış kar, korkuyorum,
Ölmedim hala lakin, yaşamıyorum da!
Cemre.Y.
Labels:
Corona,
gözyaşı,
haber,
hava,
hayat,
hiç yok,
hiçbir şey,
ihtiyar,
karanlık,
kız çocuğu,
küçücük,
nicedir,
şefkat,
vakit,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Zamanın Kelepçeleri Çınlıyor Zihnimde
...Zamanın Kelepçeleri Çınlıyor Zihnimde...
Cancağızım…
Uzunca bir süredir,
Uzunca bir süredir,
Benden haber alamadığının farkındayım.
Bugün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
Şu hayatta hiçbir şeyin,
Bugün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
Şu hayatta hiçbir şeyin,
Sanal yanılsamalardan ibaret olmadığını,
Sana az çok öğrettiğimi umuyorum.
Yoksa hala elinde bir telefon,
Yoksa hala elinde bir telefon,
Hiç durmadan bütün sanal alemlerden insanları dikizleyip,
Onların anlık fotoğraf karelerine mi haset etmektesin?
Ya da asalak kocan evde yan gelip yatarken,
Sen bir mutfağın kilerinde, yine birileriyle mi flörtleşmektesin.
Bilmiyorum ki nihayet ondan kurtulup,
Onların anlık fotoğraf karelerine mi haset etmektesin?
Ya da asalak kocan evde yan gelip yatarken,
Sen bir mutfağın kilerinde, yine birileriyle mi flörtleşmektesin.
Bilmiyorum ki nihayet ondan kurtulup,
Kendine yeni ve düzenli bir hayat kurabildin mi?
Bizi bizden uzaklaştıran çalışkan hormonların,
Nihayet,
Bizi bizden uzaklaştıran çalışkan hormonların,
Nihayet,
Yaşına uygun bir sevdaya tutundu mu misal bilmiyorum.
Sen benden güvenimi aldın,
Sen benden güvenimi aldın,
Lakin umuyorum ki ben ömrüne çok şeyler kattım.
En azından tanıştığımızdan bu yana,
En azından tanıştığımızdan bu yana,
Geceleri yarasa gibi salon koltuğunda yaşayıp,
Gündüzleri fosil gibi uyuyup,
Gündüzleri fosil gibi uyuyup,
Başkalarının getirdiği yemeklerin tencere diplerini sıyırmıyorsun.
Hiç yoktan kendi yeteneğince,
Hiç yoktan kendi yeteneğince,
Güzel bir işin, günün, güneşin, gecen ve uykun oldu sayemde.
Arada bir seni çok ama çok özlüyorum, hele bugünlerde,
Ama unutamıyorum ki, yalanlarının yükünü.
Ne bileyim bir arasam, yıllardır değil de,
Arada bir seni çok ama çok özlüyorum, hele bugünlerde,
Ama unutamıyorum ki, yalanlarının yükünü.
Ne bileyim bir arasam, yıllardır değil de,
Sanki birkaç gün geçmiş gibi saatlerce telefonda konuşsak!
Benim her saniyem sana dair safi yalansızken,
Kırk ayağının üstünde kırk yalan dolapların vazgeçiriyor beni.
Yine de benden önceki yıktığın dostların gibi,
Benim her saniyem sana dair safi yalansızken,
Kırk ayağının üstünde kırk yalan dolapların vazgeçiriyor beni.
Yine de benden önceki yıktığın dostların gibi,
Hala meraktasın ömrümün günlerini.
Bugün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
Bu covid19 belası Çinden aşıp ülkemizi sarmaya başladığında,
Atmış beş yaş üstü ve kronik hastalıkları olanlara,
Bugün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
Bu covid19 belası Çinden aşıp ülkemizi sarmaya başladığında,
Atmış beş yaş üstü ve kronik hastalıkları olanlara,
Sokağa çıkma yasağı geldiğinde,
İlk önce yıllık izinlerimizi kullanalım dedik kronik hastalığı olanlarla,
Lakin bu Corona denen deccal başlı virüs,
İlk önce yıllık izinlerimizi kullanalım dedik kronik hastalığı olanlarla,
Lakin bu Corona denen deccal başlı virüs,
Başı bozuk azgın birer canavar gibi şehrimize de çökünce,
Üç aylık kısa süreli çalışma ödeneğine karar verilmek zorunda kalındı şirketimizce.
İlk günler puslu, yağmurlu, karanlık ve kasvetliydi,
Üç aylık kısa süreli çalışma ödeneğine karar verilmek zorunda kalındı şirketimizce.
İlk günler puslu, yağmurlu, karanlık ve kasvetliydi,
Güneş bile göstermiyordu yüzünü bana!
Saatlerce haberleri dinlerken,
Saatlerce haberleri dinlerken,
Dinlenmeksizin sirkeli, çamaşır sulu, kolonyalı duvarları mı silmedim,
Koltukları, halıları, kapıları, pencereleri mi silmedim, sonra içime kuşku düşüp,
Ya birinden diğerine yapışmışsa korkusuyla,
Koltukları, halıları, kapıları, pencereleri mi silmedim, sonra içime kuşku düşüp,
Ya birinden diğerine yapışmışsa korkusuyla,
Sondan başa yeniden mi yıkamadım derken,
Yoğun deterjan kokusu nefesi kesip,
Yoğun deterjan kokusu nefesi kesip,
Tırnaklarımı sayfalara ayırmaya başladığında bir durdum.
Sonra gittim kendime nakış ve oya ipleri aldım rengarenk!
Üç gün bekledim kutularından yeni açıldıkları halde virüsler geberip gitsin diye.
Aldığım sigara paketlerini bile köpürtüp yıkıyorum hala.
Bu gün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
Mandra Filozofunu ilk seyrettiğimde, alarmsız, zamansız,
Öylece gelişine yaşanan hayata bir heveslenmemiştim desem yalan olur.
Lakin ne bir avuç toprağım, ne ineğim, ne tavuğum,
Ne ağacım, ormanım, derme çatma evimin önünde uzayan masmavi denizim,
Ne de darda kaldığımda bana hemencecik el uzatacak bir anam vardı.
Filmi izleyişimin üzerinden iki saat geçmeden savuşturmuştum bu hayalimi
Bütün olmayanlarımdan biri daha olması nedeniyle.
Çok şükür iki gündür güneş gösteriyor yüzünü de,
Sonra gittim kendime nakış ve oya ipleri aldım rengarenk!
Üç gün bekledim kutularından yeni açıldıkları halde virüsler geberip gitsin diye.
Aldığım sigara paketlerini bile köpürtüp yıkıyorum hala.
Bu gün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
Mandra Filozofunu ilk seyrettiğimde, alarmsız, zamansız,
Öylece gelişine yaşanan hayata bir heveslenmemiştim desem yalan olur.
Lakin ne bir avuç toprağım, ne ineğim, ne tavuğum,
Ne ağacım, ormanım, derme çatma evimin önünde uzayan masmavi denizim,
Ne de darda kaldığımda bana hemencecik el uzatacak bir anam vardı.
Filmi izleyişimin üzerinden iki saat geçmeden savuşturmuştum bu hayalimi
Bütün olmayanlarımdan biri daha olması nedeniyle.
Çok şükür iki gündür güneş gösteriyor yüzünü de,
Elektrik faturam hafifleyecek sevincindeyim.
Çay posalarına yeşil soğan ve kıvırcık ektim,
Çay posalarına yeşil soğan ve kıvırcık ektim,
Yakında domatesle salatalık da eklemek niyetim.
Kaçta yattığım, kaçta kalktığım hiç önemli değil,
Kaçta yattığım, kaçta kalktığım hiç önemli değil,
Haberlere de şöyle bir bakıp geçiyorum.
Bu sabah internetten lokanta usulü Ezo Gelin çorbası öğrenip yaptım misal,
Yanında da bol soğanlı meyhane pilavı, biraz turşu kalmıştı dünden.
Neyi, ne zaman, kime göre,
Bu sabah internetten lokanta usulü Ezo Gelin çorbası öğrenip yaptım misal,
Yanında da bol soğanlı meyhane pilavı, biraz turşu kalmıştı dünden.
Neyi, ne zaman, kime göre,
Hangi usulde yapmam gerektiği umurumda olmadığından,
Yemeği yaparken mutfak penceresinin tozuna takıldı gözüm camları sildim yeniden.
Ki bilirsin yemeği ben yapmışsam o yemek kokuları gitmeden yemek yiyemem,
Bulaşıkları da yıkadım, bir güzel mutfağı havalandırdım.
Sade Türk Kahvemi uyanır uyanmaz içmiştim zaten,
Yemeği yaparken mutfak penceresinin tozuna takıldı gözüm camları sildim yeniden.
Ki bilirsin yemeği ben yapmışsam o yemek kokuları gitmeden yemek yiyemem,
Bulaşıkları da yıkadım, bir güzel mutfağı havalandırdım.
Sade Türk Kahvemi uyanır uyanmaz içmiştim zaten,
Çayımı yudumlarken sana yazdım,
Yarıda bırakıp karnımı doyurdum,
Yarıda bırakıp karnımı doyurdum,
Koca bir fincan çay eşliğinde, seninle tanıştığımız ilk günleri,
Birbirimize ne kadar da dost olduğumuz o güzelim zamanları özlediğimi hatırladım.
O günlerimizin hatırına lütfen artık iyi davran kendine,
Birbirimize ne kadar da dost olduğumuz o güzelim zamanları özlediğimi hatırladım.
O günlerimizin hatırına lütfen artık iyi davran kendine,
Zira, ben, bir kere daha özlemeyeceğim seni!
Varsa yeni dostların onları da hançerleme yalan zincirleriyle.
Beni merak etme sakın…
Senden sonramda ömrüme değil yeni dost, sevgili, akraba, arkadaş,
Hayatıma yeni insan dahi almadım.
Şimdi teşekkür ediyorum sana,
Varsa yeni dostların onları da hançerleme yalan zincirleriyle.
Beni merak etme sakın…
Senden sonramda ömrüme değil yeni dost, sevgili, akraba, arkadaş,
Hayatıma yeni insan dahi almadım.
Şimdi teşekkür ediyorum sana,
Hiç yoktan, durduk yere onlar için de yarılacaktı ciğerim.
Evladıma dualar edip, onunla beraber
Evladıma dualar edip, onunla beraber
Kardeşime, yeğenlerime, yengeme, sevdiklerime hasretteyim.
İş yerimi, masamı, sandalyemi, bilgisayarımı
İş yerimi, masamı, sandalyemi, bilgisayarımı
Ve dahi içinde ve etrafındaki insanlarımı çok özledim.
Birazdan güneş çıkar karşı apartmanın kiremit uçlarından,
Terasa çıkar, sokağa bakar,
Birazdan güneş çıkar karşı apartmanın kiremit uçlarından,
Terasa çıkar, sokağa bakar,
Virüstü bilmem neydi umuru olmadan oynayan çocuklara bakıp,
Onları yaratıp yaratıp sokağa atan ana babalarına küfreder evime girerim.
Bugün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
İyiyim sanırım, sanırım hiç yoktan iyiyim.
Cemre.Y.
Onları yaratıp yaratıp sokağa atan ana babalarına küfreder evime girerim.
Bugün karantinada kaçıncı günüm hatırlamıyorum!
Kime göre nasıl olmam gerektiğini hiç bilmiyorum.
Zamanın kelepçeleri çınlıyor zihnimde.
İyiyim sanırım, sanırım hiç yoktan iyiyim.
Cemre.Y.
Labels:
cancağızım,
Corona,
fark,
fotoğraf,
haber,
hasret,
hava,
hayat,
hiç yok,
insan,
kahve,
nefes,
nihayet,
sanal,
yalan,
yoksa,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Nisan 2020 Salı
İç Ses
...İç Ses...
Belki de...Bilim kurgusu iyi kurgulanmış bir fantastik filmin
Sadece küçücük bir iç sesiyiz.
Kim bilir?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Nisan 2020 Perşembe
Evde Kalmak
...Evde Kalmak...
Geçen ay iş yeri hekimimiz birer tane istediğim mide ilaçlarımı,
Geçen ay iş yeri hekimimiz birer tane istediğim mide ilaçlarımı,
Mümkün olduğunca çoklu adet yazmıştı.
"Adamın kafası dağınık demek ki
"Adamın kafası dağınık demek ki
Neyse bir kaç ay yazdırmam bari!" deyip mesai arkadaşımla gülüşmüştük.
Çünkü kim düzenli kullandığı ilacını yazdırsa,
Çünkü kim düzenli kullandığı ilacını yazdırsa,
Onlara da mümkün oldukça çokar tane yazmıştı.
Meğer adam geleceği görüyor da söyleyemiyormuş!
Meğer, bari, ilaçlarını almak için
Meğer adam geleceği görüyor da söyleyemiyormuş!
Meğer, bari, ilaçlarını almak için
Sokağa çıkmak zorunda kalmasınlar diye bizleri düşünüyormuş!
Güya yıllık iznime çıkıp işime geri dönecektim
Güya yıllık iznime çıkıp işime geri dönecektim
Ama durumlar bu kadar vahim olunca,
Hepten parasız kalmayalım diye
Kısmi Süre'ye şirketimiz de başvurdu.
Lakin bizler zaten normal maaşlarımızla ancak geçinebiliyorken,
Lakin bizler zaten normal maaşlarımızla ancak geçinebiliyorken,
Şimdi %60 ile nasıl geçineceğiz?
Isınmak için elektrik sobasının derecesini arttırsam ay fatura kol gibi gelecek.
Evde yıkamadık yer bırakmadım, yorganlar, battaniyeler,
Isınmak için elektrik sobasının derecesini arttırsam ay fatura kol gibi gelecek.
Evde yıkamadık yer bırakmadım, yorganlar, battaniyeler,
Örtüler falan derken su faturası da kol gibi gelecek.
Limonun tanesini 3,5-TL aldım dün.
Kafamda deli sorular!
Allah yardımcımız olsun.
Şirketimi özledim, masamı, sandalyemi, bilgisayarımı özledim.
Hadi TV seyredeyim de vakit geçsin desem
Limonun tanesini 3,5-TL aldım dün.
Kafamda deli sorular!
Allah yardımcımız olsun.
Şirketimi özledim, masamı, sandalyemi, bilgisayarımı özledim.
Hadi TV seyredeyim de vakit geçsin desem
Ya birileri birilerini boğazlamış, ya da ötekinin saçının kurdelası uymamış.
Uzun insan bir de her yerde ortaya çıkıp 10-TL bağış yap deyip duruyor!
Elalemin memleketindeki gibi
Uzun insan bir de her yerde ortaya çıkıp 10-TL bağış yap deyip duruyor!
Elalemin memleketindeki gibi
"Vatandaşlarım düşünmesin,
Biz ne fatura yatırmanızı isteyeceğiz
Ne de kredi kartı borçlarınızı ödemenizi isteyeceğiz.
Çalıştığınız zamanlardaki kadar da geliriniz olacak,
Çalıştığınız zamanlardaki kadar da geliriniz olacak,
Yeter ki hayatta ve sağlıkca kalın!" da denmiyor bize.
Evde oturacak biri olarak yaradılmamışım lakin
Evde oturacak biri olarak yaradılmamışım lakin
Şimdi zaman her yeni güne sağlıkla uyanabilmeye şükretme zamanı
Ve elimizden başka bir şey gelmiyor.
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Zaman
...Ne Zaman...
Hayal mi gördüm,
Yoksa bir kuş mu geçti,
Perdesiz penceremin önünden?
Ne zaman bitecek tanrım,
Etrafıma örülen bu görünmez,
Zincirsiz kafesler?
Ne zaman güneş doğacak yeniden,
Umutlu ve mutlu sabahlara?
Cemre.Y.
Hayal mi gördüm,
Yoksa bir kuş mu geçti,
Perdesiz penceremin önünden?
Ne zaman bitecek tanrım,
Etrafıma örülen bu görünmez,
Zincirsiz kafesler?
Ne zaman güneş doğacak yeniden,
Umutlu ve mutlu sabahlara?
Cemre.Y.
Labels:
geçti,
güneş,
hayal,
kafes,
kuşlar,
mutlu,
pencere,
perde,
sabah,
tanrı,
umut,
yoksa,
zaman,
zincir
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
1 Nisan 2020 Çarşamba
Çünkü Her Şey Tepetaklak
İlk paramı kazandığımda!
İlk okul birinci sınıftaydım sanırım,
O vakitler Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesinde yaşıyor,
Rahmetli anacığımın en gençlik zamanlarında,
Babama künk dövmekte yardım edip, ona harç kararken,
Bir yandan da...
Gün, güneşe yüzünü dönüp,
İlk okul birinci sınıftaydım sanırım,
O vakitler Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesinde yaşıyor,
Rahmetli anacığımın en gençlik zamanlarında,
Babama künk dövmekte yardım edip, ona harç kararken,
Bir yandan da...
Gün, güneşe yüzünü dönüp,
Babam kahvede pişpirik oynamaya giderken,
Küçücük derme çatma evimizin bahçesinde ektiği,
Fasulyeler, kıvırcıklar,
Küçücük derme çatma evimizin bahçesinde ektiği,
Fasulyeler, kıvırcıklar,
Domatesler, soğanlarla dolu tarlasından,
Kardeşimle beraber kıvırcık aşırıp,
Ertesi gün, kafalarımızda kıvırcık tepsisiyle,
Pazar yerlerine dalıp onları satışımız geldi aklıma!
Anama ilk kez hediye almış,
Kardeşimle beraber kıvırcık aşırıp,
Ertesi gün, kafalarımızda kıvırcık tepsisiyle,
Pazar yerlerine dalıp onları satışımız geldi aklıma!
Anama ilk kez hediye almış,
Bolca da dayak yemiştik bizi merak ettiği için!
O günden bugüne,
O günden bugüne,
Bir daha da hiçbir kıvırcık öyle kokmadı burnuma.
İlk okul ikinci sınıftaydım ikinci paramı kazandığımda!
Bu sefer darbe olmuş, ortalık siyasal kangrene dönmüş diye,
İlimizin köylerinden birine çoban olarak taşınmıştık.
Yine rahmetli anacığımın en gençlik zamanlarında,
Babama koyun gütmekte yardım edip,
İlk okul ikinci sınıftaydım ikinci paramı kazandığımda!
Bu sefer darbe olmuş, ortalık siyasal kangrene dönmüş diye,
İlimizin köylerinden birine çoban olarak taşınmıştık.
Yine rahmetli anacığımın en gençlik zamanlarında,
Babama koyun gütmekte yardım edip,
Elin çobanlarına eşlik ederken,
Bir yandan da,
Gün güneşe yüzünü dönüp,
Bir yandan da,
Gün güneşe yüzünü dönüp,
Babam kahvede pişpirik oynamaya giderken,
Küçücük, derme çatma evimizin karşısındaki mezarlıkta,
Ziyaretçilerinin bütün o mezarların başlarına,
Nedendir hala bilemem!
Tuz, şeker,
Küçücük, derme çatma evimizin karşısındaki mezarlıkta,
Ziyaretçilerinin bütün o mezarların başlarına,
Nedendir hala bilemem!
Tuz, şeker,
Ve de bolca bozuk paralar bıraktığını keşfetmiştik kardeşimle!
Ertesi gün,
Ertesi gün,
Dillerimizde bolca Subhaneke'lerle dalmıştık mezara!
Ne de çok paramız olmuştu o günün sonunda!
Anneme ilk kez fistan almıştık da,
Ne de çok paramız olmuştu o günün sonunda!
Anneme ilk kez fistan almıştık da,
Bir araba dayak yemiştik mezar soyuculuğundan!
Sonra terk etti annem bizi, babamla kol kola...
İstanbul diye bir yer varmış!
Toprağını sıksan altın çıkarmış!
Koskocaman apartımanlarda,
Sonra terk etti annem bizi, babamla kol kola...
İstanbul diye bir yer varmış!
Toprağını sıksan altın çıkarmış!
Koskocaman apartımanlarda,
Ekmek derdi olmadan mis gibi yaşarmışsın,
Koca koca kalorifer kazanlı,
Koca koca kalorifer kazanlı,
Koca koca kömürleri nar gibi yanarmış!
Ne varmış ki iki merdiven silip,
Ne varmış ki iki merdiven silip,
İki çöplerini toplayıp, iki kömürü de sen atsan,
Üstelik, elektrik, su, kira, vesaire hepsi bedavaymış!
Aralarda üst perdeleri çoktan yazdım.
Şimdi konumuz bu değil azizim, azizem!
Hala aklımın ilmeğindedir rahmetli anamı,
Kapıcı dairelerinde de olsa dahi,
Evlatlarıyla kavuşturan manevi annem!
Nicedir acep şimdi,
Üstelik, elektrik, su, kira, vesaire hepsi bedavaymış!
Aralarda üst perdeleri çoktan yazdım.
Şimdi konumuz bu değil azizim, azizem!
Hala aklımın ilmeğindedir rahmetli anamı,
Kapıcı dairelerinde de olsa dahi,
Evlatlarıyla kavuşturan manevi annem!
Nicedir acep şimdi,
Londra'nın o puslu duvarlarında iki evladıyla halleri?
Orta biri geçemeyince...
Onca ilk okulu,
Orta biri geçemeyince...
Onca ilk okulu,
Onca farklı yerde okuyup,
İstanbul'lu olamayınca ben!
Zaten akrabalar vesaire,
Zaten akrabalar vesaire,
"Kız kısmı okur muymuş!" lugatındayken.
Manevi annemin,
Manevi annemin,
Veteriner kliniğinde ilk işçi oluvermiştim işte!
Kitap okumak varken,
Kitap okumak varken,
Hasta kedi çişleri doluyordu burnuma,
Ya da gençlik hastalığından muzdarip,
Ya da gençlik hastalığından muzdarip,
Çaresiz sokağa atılmış minnak köpek kokuları!
Çaresiz çarelerle,
Çaresiz çarelerle,
Kazandığım aylıkları,
Anamın ellerine saya döke bitirdim o sınıfı.
Nedenini bilmem kovulduk oradan.
Çıktık Bahçeli evlerin,
Nedenini bilmem kovulduk oradan.
Çıktık Bahçeli evlerin,
En bahçesiz bir kapıcı dairesine daha!
Üç ayda bir kanalizasyon basardı o evi de!
Güya anamı kurtaracaktım ya!
Okul araları,
Üç ayda bir kanalizasyon basardı o evi de!
Güya anamı kurtaracaktım ya!
Okul araları,
Ben de gitmeye başlamıştım anamla evlere temizliğe!
Misal, hala arap sabunu kokusundan nefret ederim,
Misal, hala arap sabunu kokusundan nefret ederim,
Ama o mermer taşların beyazlığını severim.
Siz bilmezsiniz!
Siz bilmezsiniz!
Hele yaz akşamı topladıysanız o apartmanın çöplerini...
Beyaz beyaz kurtçuklar doluşur,
Beyaz beyaz kurtçuklar doluşur,
Apartmanın çöp atma yuvasında.
Hala kesif kokulu tuz ruhundan nefret ederim!
Neyse, konumuz,
Hala kesif kokulu tuz ruhundan nefret ederim!
Neyse, konumuz,
Bizim üzerimizden kazanılmaya çalışılanlar değil azizim!
İyi kötü...
Yaz tatilleri bolca çalışmalı, üstelik sigortasız!
Lise ikinci sınıfa gelmiştim, staj zamanıydı.
01.10.1991 diyor E-Devlet başlama zamanımı.
Ne okulum, ne de o vakitler çalıştığım kurum bir,
On bir gün bari yatırmamış ki şimdi emekli olayım!
Haftada üç gün çalışır, iki günü okurduk!
Rahmetli anama ütüleyip ütüleyip verirdim o paraları ki,
Kardeşimin haftalığı kadar kıymetli sayılsın!
Sayılmadı tabi nasıl sayılsın?
Ustasının çırağına,
İyi kötü...
Yaz tatilleri bolca çalışmalı, üstelik sigortasız!
Lise ikinci sınıfa gelmiştim, staj zamanıydı.
01.10.1991 diyor E-Devlet başlama zamanımı.
Ne okulum, ne de o vakitler çalıştığım kurum bir,
On bir gün bari yatırmamış ki şimdi emekli olayım!
Haftada üç gün çalışır, iki günü okurduk!
Rahmetli anama ütüleyip ütüleyip verirdim o paraları ki,
Kardeşimin haftalığı kadar kıymetli sayılsın!
Sayılmadı tabi nasıl sayılsın?
Ustasının çırağına,
O zamanlar kendince BES yaptığı paraları bile öğrenip,
Onu bile topluca talep etmişti rahmetli anam!
Tomar tomar sayıp şimdiki evimizin arsasına yatırım yapmıştı.
Sonra sonra en iyi yaptığıma inandığım bir işim oldu.
Sonra sonra kendime güvenim geldi,
Onu bile topluca talep etmişti rahmetli anam!
Tomar tomar sayıp şimdiki evimizin arsasına yatırım yapmıştı.
Sonra sonra en iyi yaptığıma inandığım bir işim oldu.
Sonra sonra kendime güvenim geldi,
Ben oldum, bir oldum, birey oldum.
Epeyce çoğalıp, epeyce azaldım zaman zaman...
Tam..
Artık...
"Çok şükür gelecek kaygım kalmadı."derken!
Dünya alt üst oldu.
Bir kalbur saman çöp oldu.
Ah...
Bu satırları okuyamadığına,
Epeyce çoğalıp, epeyce azaldım zaman zaman...
Tam..
Artık...
"Çok şükür gelecek kaygım kalmadı."derken!
Dünya alt üst oldu.
Bir kalbur saman çöp oldu.
Ah...
Bu satırları okuyamadığına,
Çok mu çok memnunum be hey anam!
Ve bu satırlarımı,
Ve bu satırlarımı,
Yeterince de anlayamadığına da çok memnunum,
Şu birkaç zamandır affettiğim babam!
Lakin...
Ben...
Yaşamadan,
Yaşatmadan,
Kazanmadan,
Bir işe yaradığımı anlamadan,
Duramam!
Teşekkür ederim bana yaşatmadıklarınız için!
Yoksa şu an yaşayamazdım.
Malum kısmi süreli işsizlik var!
Öperim, olan olmayan ellerinizden tabi ki mesafeli.
Çünkü her şey tepetaklak!
Cemre.Y.
Şu birkaç zamandır affettiğim babam!
Lakin...
Ben...
Yaşamadan,
Yaşatmadan,
Kazanmadan,
Bir işe yaradığımı anlamadan,
Duramam!
Teşekkür ederim bana yaşatmadıklarınız için!
Yoksa şu an yaşayamazdım.
Malum kısmi süreli işsizlik var!
Öperim, olan olmayan ellerinizden tabi ki mesafeli.
Çünkü her şey tepetaklak!
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
anam,
baba,
güneş,
hediye,
her şey,
kahve,
kardeş,
kitap,
koku,
mezar,
neden,
rahmetli,
sokak,
toprak,
vakit,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
31 Mart 2020 Salı
Sarılmamız Gereken Acil Durumlar Var
Derin özleminden sesleniyorum biriciğim.
"Sarılmamız gereken acil durumlar var...
Ki ayak izlerinden topluyordum,
Bütün uykusuzluklarını ben.
Sarılmamız gereken acil durumlar var sevgili...
Belli ki...
İkimizin de bir yanı boşlukta..."demişim yıllar önce!
Kim bilir ayrılığımızın, kaçıncı gününde, kaçıncı haftasında,
Kaçıncı ayındaydık,
"Sarılmamız gereken acil durumlar var...
Ki ayak izlerinden topluyordum,
Bütün uykusuzluklarını ben.
Sarılmamız gereken acil durumlar var sevgili...
Belli ki...
İkimizin de bir yanı boşlukta..."demişim yıllar önce!
Kim bilir ayrılığımızın, kaçıncı gününde, kaçıncı haftasında,
Kaçıncı ayındaydık,
Özlemin uykularımı kaçırmayı abarttığında.
Sonra sonra çok sarıldık yüreklerimizin atışıyla.
Çok çok öptük birbirimizi koklaya koklaya!
Şimdi yeniden gönül koymuşsun bana...
Olmayacak dualara,
Sonra sonra çok sarıldık yüreklerimizin atışıyla.
Çok çok öptük birbirimizi koklaya koklaya!
Şimdi yeniden gönül koymuşsun bana...
Olmayacak dualara,
"Amin!" demekten yorulmadın mı dedim diye.
Bilmiyorum ki kaç nefeslik ömrüm kaldı şu dünyada!
Fakat artık cesedime bile sarılamayacak olman,
Uykularımı bölüyor, yüreğimi yarıyor,
Bilmiyorum ki kaç nefeslik ömrüm kaldı şu dünyada!
Fakat artık cesedime bile sarılamayacak olman,
Uykularımı bölüyor, yüreğimi yarıyor,
Ciğerimi söküyor yerinden.
Sen sesini bile yoksun bırakıyorken benden,
Gülüşün solmasın diye fotoğraflarını bile öpemiyorum ben.
Bu devran geçip giderse sağ salim kalırsak şu hayatta.
Bana epeyce bir sarılmak borcun var bil istedim.
Cemre.Y.
Sen sesini bile yoksun bırakıyorken benden,
Gülüşün solmasın diye fotoğraflarını bile öpemiyorum ben.
Bu devran geçip giderse sağ salim kalırsak şu hayatta.
Bana epeyce bir sarılmak borcun var bil istedim.
Cemre.Y.
Labels:
acil,
boşluk,
ciğer,
dua,
eksik,
gönül,
hayat,
kim bilir,
koku,
nefes,
ömrüm,
ömür,
özledim,
sarıl,
sevgilim,
sonra,
şiir,
uyku,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Mart 2020 Cumartesi
Kırgın
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Mart 2020 Perşembe
Yoruldum
…Yoruldum…
Bir gün ölürsem,
Güzel diyarlardan birine gideceğimi umuyorum.
Aslına bakarsan…
Fragmanları hariç…
Bu Dünya yeterince cehennemdi bana!
Ki zaten burada her sabah güne uyandığımda,
Cennete uyanmış gibi hayallenip,
Gece gözümü yumana kadar,
Türlü çeşit afili reklam kuşakları arası,
Bana yazılmış kaderi yaşamaktan da hayli yoruldum.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...




























