26 Ocak 2018 Cuma

Bağışıklık

…Bağışıklık…
Hayallerin tek tek kırılıp, 
Gerçekler'inle baş başa kalınca
Hayata bağışıklık sistemin çöküyor!
Cemre.Y.

Bayım

…Bayım…
Benim hatırlanacak kadar güzel günlerim olmadı bayım...
O yüzdendir mutlu tek bir çocukluk fotoğrafım,
Tek bir gençlik fotoğrafım yoktur arşivimde.
Gün bugün ise, ben yokum bu işte.
Cemre.Y.

Gök Gürültüsü


…Gök Gürültüsü…
Gök gürültüsünden nefret ederim,
Hayatımın çoğunluğunda yanımda olmayan asıl patronun
Egosunu tekrar tatmin etme dürtüsü gibi gelir bana ve bu hiç hoş değil...
Cemre.Y.

Mutluluğun Resmi

…Mutluluğun Resmi…
İnsan mutluluğun resmini kaç renkle anlatabilir ki…
Oysa acının renkleri sonsuz bir palet karışımından oluşmaz mı?
Gülüş her yüzde aynı değildir,
Oysa gözyaşı her yüzde ve her gözde aynı hüzünle akar…
Cemre.Y.

25 Ocak 2018 Perşembe

Aşık

...Aşık...
Kimi sana şiir olur,
Kimi sen şiir olursun.
Bir türlü karşılaşmaz
Yolun başındaki alfabenin
İlk harfiyle başlayan,
İki aynı aşık (A/Şık) insan.
Cemre.Y.

Bazı Kadınlar

...Bazı Kadınlar...
Bazı kadınlar derin göğüs dekoltelerini çok kullanmazlar bayım...
Bazı kadınlar çok özel bir davet değilse gideceği yer
Öyle paletler dolusu makyaja bulanmaz.
Bazı kadınlar güldü mü gözlerinin içi bir güler...
O da bütün dünyaya değer!
Cemre.Y.

Mezar

…Mezar…
O birkaç zaman bilemez
İki kişilik bir mezarı son kez ziyaret ettiğini...
Bildiğindeyse artık o mezardaki cesetlerin
Çürümüş kemikleri bile kalmamış olacaktır.
Bir zamanlar ona hediye edilmiş bir tutam
Kızıl saç telidir ona ondan tek kalan!
Gün gelir dilin lal, yüreğin kül olur,
Sessizce toparlarsın hatıralarını çöpe atılmak üzere.
Yarın kaldığın yerden başlayacakmışsın gibi öpersin yanaklarından.
Birkaç zaman sonra kaldığın yerden başlayacakmışsın gibi
"Hoşça kal" dersin giderken dudaklarında bir gülümsemeyle,
Ardına dönüp uzaklaşırsın ondan.
O birkaç zaman bilemez…
İki kişilik bir mezarı son kez ziyaret ettiğini.
Cemre.Y.

Günaydın

…Günaydın…
Gün aydın....
Güneşe yeniden gözlerimiz açılmışsa
Başkaca şansımız yok zaten.
Cemre.Y.

Yara

...Yara...
Hani ben bütün yaralarımı, hani en kanayanını da...
Hani kurumuş, izi yok olmaya yüz tutmuş olanını da...
Hani sınırsız ve sonsuz sundum ya kendimi sana...
Hani kitap okumayı sevmezsin ya sen...
Şöyle bir özetle hayat kitabımın sonunu bile sundum ya sana...
Sen sadece daha derin
Daha kanayan ve kanaması durmayacak bir yara açmayı seçtin ya...
Yalan değil bir an dedim keşke Şehrazat olsaydım!
Ama ben ne Şehrazat ne de bir Zümrüdüanka'ydım
Ben sadece beni kaderimin seçtiği sade bir Cemre'ydim.
Cemre.Y.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Aşk

...Aşk...
Kalabalığın içindeki yalnızlıklarda
Daha doğru cevaplar alıyor insan kendine dair.
Bir kere hürsün, teksin, yalnızsın ama
Omzuna vurup duran insanlardan anlıyorsun ki değilsin.
Ben seni benden azaltmak için gittim İstiklal Caddesi'ne.
Yüreğimde çoğaltıp, yine sana döndüm.
Uzun zamandır çıktığım her yol sende bitiyor sevdiğim.
Sen de beni azaltamıyorsun işte yüreğinden.
Anladım ki...
Son kararım'sın aşk.
Cemre.Y.

Hoş Geldin

…Hoş Geldin…
Dedim; Kolum kanadım kırık,
Üstüm başım kan içinde can kırıklarıyla dolu,
Kendi masalımı yaşamaya çalışırken yüreğimi parçaladılar.
Benim bir masalım hiç yokmuş.
Kafesine kapatma beni sadece sar yaralarımı...
Dedi; Bunca zaman hep bunu bekledim,
Üstüm başım yalnızlık içinde kimsesizliklerle dolu,
Kendi masalımı yaşamaya çalışırken yüreğimi parçaladılar.
Yine de ben seni kendi masalımda yaşatırım,
Ömrüme hoş geldin.
Cemre.Y.

Yoruldum

…Yoruldum…
İçimde bir hüzün var ve benim
Hüzün hislerim hiç boş geçmez,
Ya ölüm vardır ucunda ya ayrılık...
Ben ikisine de razı değilim.
Yoruldum galiba her şeyden.
Ben ben olayım artık,
Sen de sen
Ve olacaksak biz de biz…
Yoksa karışacak rollerle replikler birbirine
Ve bu hiç de iyi olmayacak!..
Cemre.Y.

Aşk Odur

...Aşk Odur...
Sevdiğinin kolları yastık, sıcaklığı yorgan olabiliyorsa,
Yastık ve yorganın bir arada olamadığı yerde,
İstemiyorsa arkan ona dönük olsun bir an bile,
Sen uyanana kadar öpücüklere boğuyorsa seni şefkatle,
Uyandığında güzel yüzü hala sana dönükse,
Ağrıların sancıların onun yanında yok oluyorsa işte aşk odur.
Yoksa birkaç çalıntı zamanda
Birkaç mutluluk oyunuyla herkes herkesle sevişir,
Mühim olan Aşkla tanışabilmektir.
Cemre.Y.

Zehir

…Zehir…
Bir noktadan sonra
Bütün perdeler sökülür de ardındaki maskeler çıkar ortaya…
Yapabildiklerin ve aslında hiç inşa edemediklerin…
Elinde olanlar ve olamayacaklar…
Bir an, bir çift göz çakışmasında ve bir korku filmi tadındaki
Kahkahaların çınlamasıyla tek bir su yeşili göz çakışması…
Sanki geleceğini görebildiğin
Bir fanus gibi öyle korkutur öyle şaşırtır ki seni...
Hiç şaşırmadığın kadar şaşırsın ve hiç korkmadığın kadar korkarsın...
Dua edersin, gerçek olmasın diye.
Kendini ikna etmeye çabalarsın
Bu sadece bilinçaltı korku kabusun
Su yeşili gözlünün küçük bir intikamı
Hiçbir zaman gerçek olmayacak…
Bırak şimdi boşaltsın içinin zehrini kalmasın sonraya!
Cemre.Y.

23 Ocak 2018 Salı

Özlersin

…Özlersin…
Sesini özlersin mesela!
Kokusunu özlersin!
Bir tek kelimesini özlersin ya da sana sarılışını...
Ararsın…
Beklediğin ses değildir o tonlama!
Çünkü sen özledikçe o azalır senden azar azar.
Çünkü sen onu önemsemedikçe özlenen sendin.
Yani boşver gitsin!
Cemre.Y.

Öğrenemedim

…Öğrenemedim…
Aşktan yana ağır hasarlı olunca,
Herkesten her şeyi bekliyor insan?
Sonra korku ve şüpheler kemiriyor bir ömür sürebilecek
Güzelim hayat resminin yanık tarafından bir ucunu!
Öğrenemedim gitti!
Ömür belki bir gün, bir an!
O da bugün, şu an!
Cemre.Y.

Geçmiş

…Geçmiş…
Eskiden papatyaları da çok severdim...
Bilmem anlatabiliyor muyum?
Geçmiş adı üstünde geçmiş!
Geçmiştir.
Cemre.Y.

Yarın Öleceğim


…Yarın Öleceğim…
"Yarın öleceğim."dedim. 
Ertesi gün sordu "Hani bugün ölecektin?"
Dedim ki "Bugün demedim ki ben, yarın öleceğim."
Yani beni hiç bitmeyecek yarınlar kadar sevebilen'im, 
Yaşasam da, ölsem de, sonsuzum olur!
Cemre.Y.

Ne Anlamı Var

…Ne Anlamı Var…
Yağmurun sesi ile geceye uyanmak nedir bilir misiniz?
Ben yanarken hiç yaş damlatmamışsa gözlerim.
Bulutlar ağlar…
Mutlaka ağlar.
Bilirim o zaman yeniden.
Kimse sevmese bile,
Beni seven bir yaradanım,
Rabbim var!
Olmalı!
Yoksa!
İnanılmaya bari…
Güvenip sığınmanın ne anlamı var?
Cemre.Y.

Öğrendim

…Öğrendim…
Ben nefes almakta zorlanırken sensizlikten,
Nefesine ve kokuna muhtaç olmamayı öğrendim.
Sen bir tek cümle söyledin aşkım öldü.
Sen bir tek cümle daha söyledin sevdam öldü.
Ben yine sustum farkındaysan.
Ve sen benim susmalarımın anlamını bilirsin.
Cümlelerinin içinde boğulmakla meşgulsün şimdi.
Ben bundan sonra sana hep susacağım, sustukça da…
Sen bitmiş kalmaya devam edeceksin.
Cemre.Y.

22 Ocak 2018 Pazartesi

Gelmiş Geçmiş

…Gelmiş Geçmiş…
Şimdilerde cinayetlerimin maktullerini çözüyorum bir bir…
Yüreğimin can kırıklı dolu mezarlarında 
Yürüyorum ağır aksak…
Belki de artık cam kırıklarıyla,
Can kırıkları birbirine karışmayacak
Süpüreceğim ömrümden
Gelmiş geçmişimi
Öylece affederek geçmişimin sarı sandıklarına koyup
Hiç gelemeyenimde dahil her şeyi.
Belki de artık acımayacak,
Çizilmeyecek ciğerim ben birini bari severken,
Belki de artık…
Korkmayacağım ileri doğru koşarken
Bir kere daha hayata düşüp yenilmekten.
Cemre.Y.

Artık Uyan

...Artık Uyan...
Durgun ve berrak bir göl...
Hele bir de içi dışı ayrı güzelse,
Çoğu insanoğlunun içindeki şeytan
Bulabildiği en büyük taşı atıp bulandırmak ister.
Ya da bulanıp, bulanmayacağına,
O güzelliğin ve berraklığın yok olup
Olmayacağına bakmak için atar o taşları.
Oysa bir gölün bulanıp bulanmayacağı,
Atılan taşın büyük veya küçüklüğüne göre değil,
Gölün sığ veya derin oluşuna bağlıdır.
Ön yargılarından artık kurtul insanoğlu,
"Derin" dersin sığ çıkar…
"Sığ" dersin derin çıkar!
Artık uyan.
Cemre.Y.

Sevmiş

…Sevmiş…
Benim bütün hücrelerim isyanda iken 
Senden pes ediş değil de…
Senden sadece suskun bir vazgeçiş ise! 
Senin uykusuz gecelerin…
Yenilemeyen lokmaların...
Ağaran saçların....
Ve sonsuz susmaların delil sayılacaksa bu aşka!
Yalanların, yalanına şahit tuttukların yerine…
Ama inadına inadına yüreğim
"Aslı böyle bu hikayenin de" diyorsa…
İnandım ki…
Sen beni derin eslerle benden de derin sevmişsin!
Cemre.Y.

21 Ocak 2018 Pazar

Fena!

…Fena!...
Yıldızlar mı artık sönük
Yoksa ışıklar mı artık fena!
Cemre.Y.

Yoksun


…Yoksun…
Eylül sabahının serinliğinin içimi ürpertmesi ile,
Nisan sabahının ılık güneşinin,
Omzumu okşamasını özlediğimi,
Fark etmek gibi bir duyguydu seni özlemek.
Senden uzak, kokuna burun sızısı,
Dokunmana ten yarası, sevmene aşk acısı…
Bu sabah da yoksun işte…
Peki ya ötesi var mı?
Ötesi yok değil mi.
Cemre.Y.

Sonra

…Sonra…
Ve sonra...
Hayattan bütün şartları zorlayarak aldığın o derin nefesi,
Lanet olası bir kanser alır götürür hiç beklemeden, hiç acımadan!
Paran yoksa ölüm bile acele ediyor!
Her şeyim sana feda ama sen bana kalsaydın be annem!
Cemre.Y.

Sus Yüreğim

…Sus Yüreğim…
Sus yüreğim.
Boşuna çırpınma.
Her halükarda boğulan sen olacaksın.
Kim dedi ki sana…
Yüzme bilmeden denize sevdalan diye…
Cemre.Y.

Özür Dilerim

…Özür Dilerim…
Paşa'm!
Özür dilerim!
Yoksul duygularımın, hümanist düşüncelerini
İlk defa olsun seninle yıkmaya çalıştığım,
Duygusal açlık duvarımı…
Nefesin ve kokunla değil de
İlk defa hayvani iç güdülerimle yenmeye çalışıp,
Ona göre hareket ettiğim için ve seni hasta ettiğim için
Ben zaten hastayım da…
Sana çorba yapacak biri lazım!
Yanında olup, sıcacık bir çorbayı ellerimle içiremediğim için…
İçimden gelen sesi dinleyip, yüreğimin götürdüğü yerde
O yolculukta olacak kadar cesur olamadığım için…
Ya da…
Şimdiden seni üzen her şeyim için sevgilim affet beni…
Özür dilerim!
Cemre.Y.

Daha Önce


…Daha Önce…
Sana yaptıklarımı ve yapamadıklarımı
Acemiliğime ver sevdiğim!
Çünkü…
Daha önce hiç…
Senin beni sevdiğin kadar 
Baş harf'imden son noktama kadar sevilmemiştim!
Cemre.Y.

Sevseydin


…Sevseydin…
Ben seni, cennetin o sonsuz ırmakları gibi
Sevdim be sevdiceğim.
Göz bebeklerinin yıldız yıldız güneş saçan
Yakamozları kadar sevdim be sevdiceğim.
Çöz bakalım ben seni ne kadar sevdim?
Ki senin yüreğinde hiçbir şey olmasaydı
Sen benim hiçbir hayat çizgimde olamazdın.
Önceden yazılmış kader düzlemimdeydin,
Cennetimin sonsuz ırmaklarında da sen vardın.
Eğer ki sen de beni benim seni sevdiğim kadar…
Sevseydin.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...