18 Ekim 2025 Cumartesi

Yanılsama

...Yanılsama...
Sen yokkenden beridir saçlarım uzadı.
Üstelik kendi renginin üzerine göz kırpan
Beyaz ışıltılarım da hayli çoğaldı,
Bil istedim.
Lakin dişlerimi hiç sorma!
Ne vakit dara düşecek olup da
Gecesi, günü fark etmeksizin,
Farkında olmadan yine onları sıkmaya evrilsem,
Sanki çatımda olmayan tavan eksiği gibi,
Her biri beşe on kalaslarıma tutunmaya çabalamakta.
Çünkü hayat gibi işte, hayatımız gibi,
Biz hepsini gerçek sanırken her şey implant.
Yanılsama yani.
Cemre.Y.

9 Ekim 2025 Perşembe

Hiç Aldatmadım Ben Seni

...Hiç Aldatmadım Ben Seni...
Yorgunum biraz...
Biraz halsiz.
Üstüme üstüme nazar atıp
İçimden içeri girmeye çalışanlarla
Savaşmaktan hayli de mecalsiz!
Ama en çok da sensizim biraz...
Oysa bi katre nazar atsan yüreğime
Ki yüreğim hala sana yanar,
Ben sözümdeyim ey yar!
Hiç aldatmadım ben seni.
Ya sen?
Cemre.Y.

6 Ekim 2025 Pazartesi

Günaydın Ey Ömrüm

...Günaydın Ey Ömrüm...
Güneşli bir sonbahar sabahındayız sevdiğim,
Sevdiğim dediysem de lafıma bakma,
Nicedir sadece özümü sevmekteyim.
Terasımdaki sarmaşığın yaprakları nazlı nazlı salınmakta.
Çıkıp derin bir nefes alayım dedim.
Rüzgar öptü burnumun ucundan.
Omuz başlarıma dokundu hafiften.
Üşümeye daha çok vardı, ısınmalar çoktan uzaklaşmıştı.
Günaydın ey ömrüm dedim kendime.
Günaydın can özüm.
Çayıma birkaç taze güneş ışığı serpeyim.
Cemre.Y.

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

2 Ekim 2025 Perşembe

Şefkat

...Şefkat...
Uyurken şefkatle, yavaşça yastığa serdiğim saçlarımı,
Uyanır uyanmaz usulca okşadım en çocukluğundan.
Cemre.Y.

Aşk Öyle Bir Şey Değildir

...Aşk Öyle Bir Şey Değildir...
"Aşk'ın şavkı yaktıysa can'ını da canan'ını da,
Gerekiyorsa tamamen vazgeçebilmektir ondan." dedim.
"Yok!" dedi en sevdiklerimden biri.
Diyemedim ki; "Konu evlat aşkıysa!" diye.
O bu konuyu sadece kadınla adam arası bir şey sandı.
Sansındı.
Böylesi bir pes edişi kimse yaşamasındı.
Cemre.Y.

Oldu İşte, Oldurdular

...Oldu İşte, Oldurdular...
Ömrümden iliğimi, kemiğimi törpüleyen
Onca zemheri ayazından sonra,
Hiç aklımdan geçmezdi
Bir Eylül'e bunca telef olup
Bir daha o ağaca yaprak olmayı bırak,
Dalından bile filiz olmaktan cayacağım.
Oldu işte, oldurdular.
Cemre.Y.

29 Eylül 2025 Pazartesi

Güzeldi Tabi

...Güzeldi Tabi...
Bir kalbin OD hali, AŞK hali gibi değil mi?
O ateşle kıvıl kıvıl yanmaktayken,
Nasıl da gezinirdi damarlarımızda hızlıca.
Rengarenk kelebek kanatları gibi,
Süzüm süzüm süzülürdük her tarafa.
Güzeldi tabi, hayata ışık saçmak elbette güzeldi.
Cemre.Y.

27 Eylül 2025 Cumartesi

Çek Git Yoluna

...Çek Git Yoluna...
Yıllar önce dinlemiş olduğum sözsüz müziği,
Tam sekiz saat aralıksız araya araya sonunda bulmuş insanım ben.
Bana boşuna "İmkansızız!" deme istersen!
"Sevmiyorum." de mesela.
"Bi heveslenmiştim işte,
Şimdi de hevesim geçti!" de mesela.
Zira bu hayatta,
"İmkansız!" diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları,
Azaltabilmeye bakar her şey!
Şimdi çek git yoluna, bir daha da karşıma çıkma!
Cemre.Y.

20 Eylül 2025 Cumartesi

Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler

...Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler...
Orada, tam da kalbimin tam ortasında,
Bir şey var, umuda dair bir şeyler.
Sanki böyle...
Hani her zamanki gibi,
Çim adamının olmayan saçlarını sularken,
Birden bire,
O ufacık tohumların çimlendiğini görmek gibi bir şey.
Hani böyle hayata,
Yeniden yenilenmeye çalışan yama gibi bir şey.
Umuda sarılıp, geleceğe hayallenmek gibi bir şey.
Alnını güneşe doğru dikleştirip,
Gözlerinin içini ışıkla doldurmak gibi bir şey.
Cemre.Y.

14 Eylül 2025 Pazar

Gülümse

...Gülümse...
Günaydın ey benim kırgın kirpiklerini tel tel öptüğüm.
Uyandıysan yeni güne,
Pencerenin perdelerini kenara sıyırırken,
Mor çiçekli sarmaşığın sana selam verdiyse gülümse.
Gitti, daha da gelmez dediğin güneş,
Bulutları kovalayıp konduysa terasının baş köşesine,
Hafif bir rüzgar öptüyse omuz başlarından gülümse.
Sade kahvenin yerine güne demli bir çayla başladıysan,
Aç karnına içilen ilaçlarına bu sefer ara verdiysen,
Derin bir nefes çektiysen sigaranın dumanından,
Her şeye rağmen, herkese rağmen yaşıyorsan,
Gülümse!
Hem de hayata inadına gülümse.
Günaydın ey benim pazar sabahım sana da günaydın.
Cemre.Y.

13 Eylül 2025 Cumartesi

Gri Günler

...Gri Günler...
Griye uyandım bu sabah.
Göz kapaklarım dün geceden yorgun.
Gönlüm desen ağlamaktan içi çıkmış.
Şöyle bir yokladım da yüreğimi,
Ne özlemek kalmış, ne de kırılmak!
İçim dışım hissizlik.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş başka bir coğrafyaya.
Başka ülkelerin,
Başka çocukların baharlarını yaza çevirmeye başlamış.
Saçlarını sarıya boyamaya hazırlanmış çoktan.
Yağmur yürekli insanların kalplerini ısıtmış yavaştan.
Öyle ya dönüp duruyor dünya bize hiç sormadan.
Sırası bizdeydi gri günlerin, onlar da gelip geçer elbet.
Cemre.Y.

11 Eylül 2025 Perşembe

İnadına Gülümse

...İnadına Gülümse...
Sana küçücük bir bebeğin gözlerinden bakıyorum ey hayat.
Ne kadar da kocaman, ne kadar da korkutucuydun öyle.
Bakma sen aradan tam elli yıl geçtiğine,
Hala en ufak bir kırgınlığıma bakıyor o günün, o anına dönmem.
Yine de mademki uyanıyorsak her yeni güne,
Küçücük bir bebeğin gözleriyle bakmak lazım hayata.
Ama bu sefer hiç korkmadan
Ve evet her sefer,
İnadına gülümseyerek bakmak lazım hayata.
Cemre.Y.

9 Eylül 2025 Salı

Yağmur Tıkırtıları

...Yağmur Tıkırtıları...
Cama vuran yağmur tıkırtıları,
Geceme ışık saçan şimşekleriyle uyandırdı beni.
Sonrası kızgın bulutların çarpıştığı gök gürültüsü.
Bir süre yatağımda kıvrılıp öylece dinledim onları.
Birkaç dua savurdum ölenime, gidenime, kalanıma.
Korkmadım bu sefer nedense.
Oysa ne çok korkardım gök gürültüsünden.
Mevsimindeyse demek ki haberli oluyormuş insan.
Sabahına yetişmem gereken bir yer olmadığından,
Varsın bu geceyi de sabaha erdirelim tam yarısından.
Kalktım çatımdan su sızan yerleri yokladım,
Çok şükür henüz akmamıştı duvarlarımın gözyaşları.
Aslında çoktan onartmalıydı onları ya!
İmkan meselesiydi işte her şey, imkan.
Cemre.Y.

8 Eylül 2025 Pazartesi

Yağmurda Çıkılan O Yokuş

...Yağmurda Çıkılan O Yokuş...
Yağmur çisil çisil yağarken,
O, o kadar hızlı gidiyordu ki,
Küçük adımlarım ona yetişmekte zorlanıyordu.
O, tepedeki bir çatı kenarına sığınmışken,
Ben nefes nefese, zar zor çıkmıştım yokuşu.
Onun hiç aklından geçmemişti nedense,
Benim koluma girip bana destek olmak.
Yetişemeyen o olsaydı, ben öyle yapardım misal.
Hayat böyleydi işte,
Herkes, kendi vicdanının el verdiğince.
Asıl zor olan ise, yağmurda çıkılan o yokuştu işte.
Cemre.Y.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Ölü Yapraklar

...Ölü Yapraklar...
Güneş bile, bize hiç de haber vermeden ansızın yüzünü dönüp,
Kim bilir hangi ülkenin, hangi şehrine yazı müjdelemeye gitmişken,
Bulutlar elbette yine ağlayacaklardı ardından.
Alışıklardı ta kalubeladan ama...
Onlar bile bu sefer, kırılan hayallerinin yerine
Yeni hayaller kurmaya meyillenmişlerdi belli ki
Ve sanki bu sefer, hiç de hazırlıklı değillerdi bu yeni gidişe.
Oysa nicedir ölü yapraklar hazırlıklıydı eylülün gelişine,
Öyle ki gelen geçen çatur çutur basıp geçiyordu üzerlerine.
Hiç, hem de hiç düşünmemişlerdi,
Onların her birinin, bir zamanlar taze çimen yeşili olduğunu.
Rüzgarlar bile acımamıştı, her fırsatta savurup durmuştu onları bir köşeye.
Amma velakin, güneş kandırıyordu hep bizi.
Bu sefer gitmemeye, bu sefer kalmaya meyilliydi sanki ama!
Eylüle hazırlamadan, sonbahara uyarmadan öylece gitti işte.
Hiç, hem de hiç, geride kalanları umursamadan.
Küçücük bir not bırakmış çıplak bir ağaç dalına,
"Bekle beni!" demiş, "Beni bekle!"
Oysa yağmur bile aynı yağmur değil artık,
Her yer bol köpüklü çamur kıvamında, artık beklesem ne, belemesem ne?
Cemre.Y.

Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem

...Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem...
Herkeste bir eylül telaşı almış gidiyor!
Oysa ben daha yaz'ıma doyamadım.
Güz kokulu günlere hazır değilim henüz.
Güneş yanığı yaprakların çıtırtılarına hele hiç!
Hazır değilim.
Daha dün denizle kucaklaştım misal.
Öyle umarsızca sırt üstü uzandım göğsüne.
Şöyle bir de ayak ayak üstüne attım ki değmeyin keyfime.
Sonra bir rüzgar esti ki sorma,
Utanmasam üşüyecektim hani,
Öyle tabi, mevsimler de değişiyor nihayetinde.
İlkbahar ile sonbahar eskisi gibi üçer ay sürmüyor artık.
Eylül gelmiş diyorlar, gelsin madem.
Asıl ben ondan sonrası gelecek olan
O zemheri ayazlarına hiç, hazır değilim!
Cemre.Y.

30 Ağustos 2025 Cumartesi

Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi

...Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi...
Sana kulak memesi kıvamında şefkatler biriktirmiştim oysa.
Hani böyle sarılınır ya en kocamanından,
Sanki kalpler yer değiştirmiş gibi birbirine atar ya
Öyle derin, öyle sıcak sevdalar biriktirmiştim oysa.
Akşam önü, ikindi vakitleri yavaştan yaklaşınca,
Sen mangalı yakardın hafiften,
Ben penceresi denize bakan mutfağımızda salata yapardım.
Şöyle acılı şalgamı da rakıya yakıştırdıktan sonra,
Günbatımını şereflerimize tokuştururduk misal.
Buselerimizden bizi, bize içerken,
Radyodan denizi dalgalandırırdı kanun taksimi.
Olamaz mıydı, bence olabilirdi.
Hayallerimizin hayalini bile bize, çok görmeselerdi,
Olabilirdi.
Cemre.Y.

24 Ağustos 2025 Pazar

Günaydın Yalnız Gönlümün Kırk Yaması

...Günaydın Yalnız Gönlümün Kırk Yaması...
Yaz sonu serinliğiyle,
Pazar sabahı mahmurluğu el ele tutuşmuş
Hafiften omuz başlarıma dokunmakta.
Çıplak ayaklarımsa üşüyüp üşümemek arası utangaçlıkta.
Nefessiz nem yapışığı günler bitti sevgilim.
Yakında soyunur bütün ağaçlar,
Yer, gök sararır solmuş yapraklarla.
Henüz kışı düşünmeye meyilli değilim.
Lakin mevsimler geçip gidiyor bize hiç sormadan.
Sen gelmedin.
Sen hala gelmedin.
Sen hiç gelmedin.
Oysa sana ne çok "Günaydın sevgilim!" biriktirmiştim.
Olsun.
Ben yine kendi kendime söylerim.
"Günaydın pazar sabahım,
Günaydın yalnız ömrümün kırk yaması
Günaydın ey sevgili kendim, elbette günaydın."
Cemre.Y.

22 Ağustos 2025 Cuma

Az Önce Güneşi Batırdım

...Az Önce Güneşi Batırdım...
Az önce güneşi batırdım,
Yosun gözlerinin maviye çalan ela tav'ında.
Gözlerinin irislerinde ne çok mavi gizli,
Ne çok gri, ne çok sarı, ne çok kahve.
Belki sen bile bilmiyorsun ama!
Ne çok yeşil saklı her bir haresi birer hazine gibi.
Birkaç damla gözün yaşı saklanmış kirpiklerinin ucuna,
Alıp usulca öptüm onları hissettin mi?
Sana...
"Beni şimdi sevme!" diyemem ama!
"Sakın ha, beni şimdi özleme, sakın ha kınalı kuzum."
Birçok şiir gibi...
Birbirimizden...
O son gün, son kez...
Geçip gittik biz.
Sen benden çoktan caydın,
Ben bana kaldım hepsi bu.
Az önce güneşi batırdım,
Yokluğunun bilmem kaçıncı akşamında
Geceye de selam olsun ki
Bazı bazı yokluyor bizsizliği!
Yoksa şiir dediğin ne ki!
Cemre.Y.

20 Ağustos 2025 Çarşamba

Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da

...Selam Olsun, Gidene De, Kalana Da...
Sade kahveyle güne uyanmayalı çok vakit geçti lakin,
Şöyle bir yorgunluktan sonra da,
Kocaman bir fincan sade Türk kahvesiyle,
Günü selamlamak gibiydi kendi kendime gülümsemek.
Gözümden düşeni gönlüme yük etmeyi terk ettiğimden beri,
İyiydim iyi, hem neden olmasaydım ki?
Aferin bana, hem de en kocamanından.
Derin bir nefes kadar yaşıyorum şükür.
Selam olsun, gidene de, kalana da.
Cemre.Y.

16 Ağustos 2025 Cumartesi

İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!

...İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!...
Ey benim gözlerinin yosunundan çiy damlaları topladığım.
Sana hafif rüzgarlı bir ağustos ikindisinden sesleniyorum.
Her ne kadar sesim,
Ses tellerime ulaşıp dudaklarımdan çıkmasa da,
Ruhumun derininden avaz avaz fısıltılarla sesleniyorum.
Seni affedemediğimden beri,
Bütün affettiklerimin, tüm aflarını da sildim bilesin.
Bana bütün ayıp edenlere nefret dahi hissetmezken,
Yani tamamen duygusuzken,
Sana, sadece sana hissiz değilim bilesin.
Ciğerim ve yüreğim ve dahi ruhumun her yeri sana kırgın olsa da,
Sana bir daha asla kaburgalarımızı çatlatırcasına,
Eskisi kadar saf güven ve sevgiyle sarılmayacak olsam da,
İçimde bir yerler, söz geçiremediğim hücrelerim her bir tanesi,
Seni hala seviyor ya, sen kendini benden nasıl mahrum ettin duy istedim.
Cemre.Y.

15 Ağustos 2025 Cuma

Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal

...Hoşça Kal Gözümün Nuru, Hoş Kal...
Sana nevbahar umutlar hayal etmiştim halbuki!
Lakin gecesi uyunulamayan sabahlara da,
Kendi kendime uyanmaya vakit kalmadan,
Kavgalı, nefretli insan seslerine,
Bir de korkmuş çocuk çığırtkanlığı bulaşınca,
İyice soğuyorum bu dünyada var olmaktan ya!
Bunca acının, bunca korkunun içinde,
Seni özlemek aklıma dahi gelmesin diye,
Yordum kendimi iyiden iyice,
Pazara gittim misal!
Bilirsin o çığırtkan seslerden nasıl da korkar, nefret ederim.
Ömrü hayatımda ilk defa kışlık sebzeler koydum buzluğa!
Kışı görebilmek için değil ha!
Yoruldukça daha da yorulmak için,
Yeter ki beynimin süzgecinden,
Gelecek kaygılarımla geçme diye.
Sırf seni düşünmemek için.
Durduk yere,
Uzunca bir zaman sonra sakarlığım tuttu misal!
Bardaklar, şişeler, tabaklar şakır şukur döküldü mutfağıma.
Bazıları sekip ayak bileğimi kanatmış,
Her şeyi bitirince fark ettim.
Mutfaktaki dolap prizine onlardan taşan sular dolmuş,
Cızır cızır edip kokunca şalteri kapattım.
Yordum, yoruldum,
Durdum, duruldum.
Sonra mı, ne mi oldu?
Birazdan gece çökecek yorgun omuz başlarına,
Ama, sen...
Bensiz olsan da, sakın korkma ha!
Dolunaydan topladığım ne kadar yıldız tozu varsa,
Serin bir yaz meltemi gibi yıldız tozu saracağım omuz başlarına.
Sanki yeni gün doğumuymuş gibi,
Sanki yeni günbatımıymış gibi,
Sanki en sevdiğin denizin, en sevdiğin akşamıymış gibi,
Duamsın, en güzel olası rüyalarımı seve seve ısmarladığımsın.
Hoşça kal gözümün nuru, hoş kal.
Cemre.Y.

13 Ağustos 2025 Çarşamba

Pamuktan Bulutlar

...Pamuktan Bulutlar...
Gökyüzünde pamuktan bulutlar dizilmişken.
Çocukluğumun hayaliydi onların birinde yüzüstü uzanıp,
Şöyle bir dünyanın seyrine dalmak.
Hayalimin hayali kırılmasın diye olamayacağını kimse söylemedi demek ki.
Bunu öğrendiğimde mecburen büyüdüm tabi.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

7 Ağustos 2025 Perşembe

Yağmur

...Yağmur...
Ey benim gül yaprağındaki yağmur tanelerim.
Nasıl da güzelce, elini yüzünü yıkadınız İstanbul'umun.
Terasıma çıkıp kahveme birkaç damla yağmur damlatayım hele!
Seveyim, sevineyim hiç yoktan.
Öpeyim gülümseyişlerinizin kıvrımlarından.
Aylardır yokluğunuz kavuruyordu yüreğimizi.
Geldiniz, iyi ki geldiniz...
Hoş geldiniz.
Size söz verdim bu gece,
Sitem etmeyeceğim artık çatımdaki tıkırtılarınıza.
Yeter ki ağlatmasın odalarımın duvarlarını.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2025 Çarşamba

Akıllı Telefonlar

...Akıllı Telefonlar...
Hayatın renkleri insanlıkta gizliydi.
Şimdiki zamanlardaysa mekanik robotlarla dolu kaldırımlar,
Her birinin ellerinde akıllı telefonlar,
En "Sevdim, seviyorum." dediklerini bile tanımıyorlar.
Hala da kendilerini insan sanıyorlar!
Oysa bağlanmak kalbe giden bir yoldu.
Unuttular, unutturuldular.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2025 Salı

Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim

...Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim...
Nihayet rüyası yaşanılası geçen bir geceden sonra,
Sabahına gülümsemelerle uyanılan bir gündeyiz.
Kaç zamandır nefesimiz bile kavrulmaktaydı,
Yıkanır yıkanmaz bile yeniden oluşan terden, nemden,
Yapış yapış iklimden bıkmıştık artık.
Nihayet çay ile kahveyi aynı anda yapacak kadar mutluyum bu sabah.
Hadi gel...
Yeniden sevelim.
Hiç yoktan sevmeyi sevelim.
Cemre.Y.

2 Ağustos 2025 Cumartesi

Oysa

...Oysa...
Dalgaların sahile vurduğu bir rüyaya öykünerek yatmıştım oysa,
Hani gece sırt üstü yüzerken yıldızların seyrine dalarsın ya,
Sonra kulağında o şarkının nağmeleriyle,
Yavaş yavaş evinin verandasından yatak odana süzülüp,
Öyle mutlu, hafifçe yorgun uzanmışım yatağına da,
Sabaha kadar sandaki meyhanenin müzikleriyle
Dans ediyormuşsun gibi bir rüyaya öykünerek yatmıştım oysa.
Gece boyu çıkamadığım merdivenlerin basamaklarından kayarak
Beni kovalayanların eline düşmekten son anda kurtuldum uyanarak.
Cemre.Y.

31 Temmuz 2025 Perşembe

Neyse Gülümseyelim Bari

...Neyse Gülümseyelim Bari...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla uyandım yeni güne.
Gündüzü yaşadığım kabustan sonra,
Gecesi gördüğüm rüyaları hatırlamıyorum çok şükür.
Sabah sabah domatesli pirinç pilavı düştü aklıma
Hatta biraz da zencefil de kattım.
Mükellef bir kahvaltı yapmayalı ne kadar oldu acaba?
Ne çok severdim oysa peynirin her çeşidini,
Zeytinin her rengini sunum sunum kendime sunmayı.
Neyse gülümseyelim bari.
Gülümseyince o da, bu da, hepsi de geçmiş oluyor nasıl olsa.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...