27 Mart 2022 Pazar

Günaydın Ey Sevgili Kendim


…Günaydın Ey Sevgili Kendim…
Durduk yere, dalgaların sahile vurduğu,
Güneşin güne saçlarını savurduğu,
İyot kokusunun burnumun ucundan öptüğü,
Açık büfe kahvaltıların sıra sıra dizildiği,
Sıcacık bir Avşa adasının,
Umutlu bir pazar sabahına uyandığımı hayal ettim.
En sadesinden Türk kahvemi yudumlarken,
Hiç yoktan, tebessüm ettim.
Yeniden gülümsedim misal!
Yeniden, "Günaydın, ey sevgili kendim,
Elim, yüzüm, gözüm,
Ağzım, burnum, kulaklarım." dedim.
Ne de olsa,
Gelecek, yine gelecek,
O güzel günler gelirken, geçmeyen ne varsa,
Geçip gidecek diye sevinçlendim.
Cemre.Y.

26 Mart 2022 Cumartesi

Gülümsedim

...Gülümsedim...
Nicedir...
Emekliğine eremeden,
Ömürlerinin baharını çoktan geçmiş,
Yaşlı teyzeler gibi,
Covit'ti, grip'ti, aralarına serpişen bilmem neydi,
Türlü çeşit hastalık halsizlikleriyle boğuşurken.
Ki ben ne vakit...
Kimselere, yeterince yetemediysem,
Kendimi de çoktan es geçtiysem,
Adları değişip duran hastalıklarla boğuşmuşumdur.
Nihayet...
Bugün, güneş gülümsedi yüzüme!
Kaç zamandır,
Aynada bakan yüzüme gülümsemediğimi fark ettim.
Renklerden mavi'ye, renklerden sarı'ya,
Renklerden yeşil'e ve renklerden kırmızı'ya,
Ve renklerin renklerine ve o renkleri hissetmeye,
Ne kadar da hasret kaldığımı fark ettim.
Ben bugünü,
İlkbaharın ilk günü farz ettim ve gülümsedim.
Hem de içimin içinden, dışıma kadar gülümsedim.
Cemre.Y.

19 Mart 2022 Cumartesi

Ayaza Vurdu Yine Düşlerim

…Ayaza Vurdu Yine Düşlerim…
Hiç olmayacak bir mevsimin,
Hiç olmayacak bir ayında,
Israrla, salım salım salınan mart karı gibiydi düşlerim.
Kah fırtınayla savruluyordular,
Kah nazlı bir ceylanın göz süzmesi gibi,
Kirpiklerimin ucuna yavaşça konuveriyordular.
Şimdiyse, ilkbaharın, ilk günlerine öykünmesi gereken,
Erik ağaçlarının çiçekleri bile geri uyudular.
Filizlerine don vurdu meyve ağaçlarının.
Oysa ben, daha sana,
Hayalimdeki, güneş güzeli ilkbaharlardan birinde,
"Yar saçlarımdan,
Ilık rüzgarlarla bir buse gönderdim dudaklarına.
Nazlı bir duruş gönderim kollarına denize nazır.
Gülüşümden sen akıyor bulutlara,
Sarılsana bana,
Sımsıkı sarılsana, bırakmasana!" diyecektim.
Bitmeyen kara kışın,
Kar taneleriyle ayaza vurdu yine düşlerim.
Cemre.Y.

Sen De Gideceksin Biliyorum

…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!
Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014

18 Mart 2022 Cuma

Mart Karı

…Mart Karı…
Nasıl olmuşsa olmuş,
Mart ayazı yerleşmiş ciğerlerime,
Nazlı bir kedi gibi hırıl hırıl, hırıldamakta.
Penceremden karlı kiremitlere bakarken,
Öksürük nöbetleri kaburgamı zorlamakta!
Hiç değilse sigarayı azaltsam diyorum,
Fincanımdaki çayım soğumuş,
Mutfağa gitmek lazım ayakları sürüyerek.
Hiç yoktan birkaç lokma kahvaltı etmek lazım.
Halsizliğime gücenip,
Bir sigara daha yakıyorum.
"Mart karı ağulu olur!" derdi rahmetli anam.
"Mevsiminde yağan kar gibi değildir,
Hasta eder insanı, içinin içi acır!" derdi.
İçimin içi acıyor annem, çok özledim seni derinden.
Cemre.Y.

12 Mart 2022 Cumartesi

Kış

...Kış...
Nicedir kar soğuğu sabahlara uyanmaktaydı kadın.
Kış ayazı günlerden geçip,
Nihayet, cemreler de düşünce birer birer!
Meyve ağaçlarının, ilkbahara filizlenip,
Çiçek açmaya hazırlanması gereken bugünlerde,
Gelmeyi unutan bir bahar güneşinin yüzünden,
İstanbul'un üzerine çöken bu kar taneleriyle,
Üstelik, hiç de öyle,
Çocukluğunun yıl başı kartpostallarındaki,
Simli kardan adamlı, evlerin içinden ışıklar saçan,
Bacalarının dumanından yürekleri de ısıtan,
Mutluluk dolu hayallerine,
Sayfa sayfa, umut ektiren günlerden biri de değil bu kış.
Geçer ama!
Bu yalancı güneşin,
Elleri, ayakları, yürekleri dondurduğu günler de geçer!
Cemre.Y.

6 Mart 2022 Pazar

Artık Her Kim İsen Gelsen Ya!

…Artık Her Kim İsen Gelsen Ya!...
Sağ göğüs boşluğumdaki eksiklik,
Sen bana sarıldığında geçecekmiş diyorlar!
Doğru mu sevdiğim?
Sen bana sarıldığında,
Gönlümün de bütün kırıkları geçecekmiş diyorlar!
Doğru mu sevdiğim?
Sana…
Kara kıştan sıyrılıp, bahara öykünemeyen,
Mart ayazı bir pazar sabahından sesleniyorum,
Ellerim, ayaklarım üşümekte.
Artık, her kim isen, gelsen ya!
Her neredeysen, yürek yamacıma konsan ya!
Kışlarım, baharlarım artık güneşlense ya!
Sarsan, sarmalasan, sarılsan ya!
Cemre.Y.

4 Mart 2022 Cuma

Uykundan Öperim Seni Çocuk!

…Uykundan Öperim Seni Çocuk!...
Ne de güzel salınıyordur, saçların...
Işıl ışıl parlıyordur gün ışığında!
Cemreler de düştü birer birer,
Hava yine de buz ayazı!
Bundan gayri artık sana az gelmesem,
Yapabildiklerimle yetsem sana, yetebilsem.
Yine de kalsan da, gitsen de, ben her gece…
Uykundan öperim seni çocuk!
Saçların duyar da,
Yüreğin duymaz!
Kirpiklerinden öperim seni çocuk!
Kaşların duyar da,
Gözlerin duymaz!
Cemre.Y.

27 Şubat 2022 Pazar

Bir Vakit Sonra

…Bir Vakit Sonra…
Bir vakit sonra…
Hiçbir şeye isyan etmemeyi de öğreniyor insan.
Bunca yıllık ömründe,
O kadar çok başkaldırmıştı ki,
Savaşa, ölüme, tacize, tecavüze, kayboluşlara!
Bir vakit sonra…
Don Kişot'un,
Yel değirmenine saldırısı gibi olmaya başladı her şey.
Empati denizlerinde boğulurken,
Kendini unuttuğunu hatırladı.
Sahi?
Hangisi yanındaydı,
O yokluklarla, çaresizliklerle boğuşurken?
Hangisi elini uzattı da,
Kolundan tutup kaldırdı o yere düşerken!
Bunca yıllık ömründe,
Hangisi?
Hangi sevinci, hangi mutluluğu paylaşmıştı onunla!
Hangisi?
Hangi ekmeği kırıp bölüşmüştü onunla.
Dedim ya, bir vakit sonra…
Cemre.Y.

25 Şubat 2022 Cuma

Ne Çabuk!

…Ne Çabuk!...
Şöyle bir ansızca, geriye dönüp bakınca,
Farkına varıyor insan,
Ne çabuk geçip, gidiyor zaman!
Biz daha o zamanın bile farkına varamadan.
Kim bilir, böyle böyle…
Kim bilir, daha ne kadar?
Ne kadar da çok, vaktimiz…
Ömrümüzden geçip, gidiyor,
Biz hiç farkına varamadan!
Yani aslında, hiç yaşamadan!
Cemre.Y.

Ne Çabuk!

…Ne Çabuk!...
Şöyle bir ansızca, geriye dönüp bakınca,
Farkına varıyor insan,
Ne çabuk geçip, gidiyor zaman!
Biz daha o zamanın bile farkına varamadan.
Kim bilir, böyle böyle…
Kim bilir, daha ne kadar?
Ne kadar da çok, vaktimiz…
Ömrümüzden geçip, gidiyor,
Biz hiç farkına varamadan!
Yani aslında, hiç yaşamadan!
Cemre.Y.

24 Şubat 2022 Perşembe

Ama Artık Yeter!

…Ama Artık Yeter!...
Günlerden ve aylardan da, tam da, bu zamanken,
Yıllardan, iki bin on dört iken,
İçimden gelmiş, "Gideyim de,
İki kocaman kokulu öpücük daha çalayım anamdan,
Hem artık…
O da koklayarak öpüyorken beni daha da lezzetli.
Terini tadayım, tenini tadayım.
Hani olur ya azıcıktan fazla gücü varsa,
Dizlerine yatayım da, saçlarımda kalsın avuçlarının izleri." demişim!
Sanki anama daha yeni kavuşmuşum gibi,
Doya doya, doyamadan öpmüş, koklamışım her yerini!
Şimdi ne rahmetli anam var, ne de o kokulu öpücükleri.
Aynı yılın temmuzunun yirmi dokuzuydu bizden gidişi.
Ve yine şimdi insanlara bakıyorum da!
Sanki bu dünyaya kazık çakacakmış da,
Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıyor zehirli dilleri.
Bir yerde kaybediyorum işte,
Sanki kimsesizliğim,
Alnımın ortasında floresanla yazılı gibi,
Sanki sahipsizliğim,
Kolumun, kanadımın kırıklarından görünüyor gibi,
Gelen, giden, hıncını benden almaya çalışıyor işte!
Bir yerde kaybediyorum işte!
Orası...
Neresi bilmiyorum!
Ama artık yeter, sabır taşı bir çatlarsa,
Yıkılır tüm şehirler!
Cemre.Y.

Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!

…Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!...
Eskiden…
Ben çok gençken…
Ben daha henüz, yeterince büyüyememişken…
On dokuzumda, nihayet çok sevildim sanıp,
Yirmi birimde, en çok sevdiğim sanıp,
Evcilikli hayallerime büyük büyük, büyülü kanıp,
Masal kahramanlarının bütün masallarını,
Gayet de, mutlu, mesut yaşamaktayken,
Daha yirmi altı yaşımdayken,
Kocam tarafından aldatılarak, kucağımda bir bebeyle ana evine döndüğümde,
Yıllar yılı, her kalabalık ortamda üzerime, üzerime gelinip,
"Sen de bul birini, evlen de yerin, yuvan olsun." diye saldırdıklarında,
Onları susturabilmek için sığındığım tek cümlemdi.
"Ben, babama güvenemedim ki,
Kızımı elin adamına güveneyim,
Sizin dediğiniz yaşa gelirsem, huzur evine yerleşirim,
Hiç olmadı oradan kendime huzur baba alırım da,
Hiçbirinize yine yük olmam!" der,
Hepsinin çenelerine ot tıkardım!
Lakin o huzur evleri çok da huzurlu değilmiş meğer!
Yıllar yılı, ne zaman bu tür röportajlar görsem,
İnsanlara ezberletilmiş cümlelere değil de,
Gözlerine bakarım ben!
Hiç gülümseyince,
Gözlerinin içi de gülen bir tek yaşlıya rast gelmedim!
İşin kötüsü, aile yanında yaşayan yaşlıların da,
Gözlerinde bir tek gülümseme kırıntısı göremedim!
Yani hayalim de hayal oldu çoktan!
Kafam çalışmaz, elim, ayağım tutmaz olunca,
Ötenazi yollarını arayacağım ben!
Bu da böyle biline!
Ancak o zaman belki gözlerimin içi gülümseyerek,
İnsan cinsine yük olmadan,
Geçip gidebilirim bu hayattan.
Kim bilir!
Cemre.Y.

22 Şubat 2022 Salı

Az Kaldı

…Az Kaldı…
Az kaldı,
Baharın hani o en taze yeşiline,
Çimen kokusunun sardığı huzura.
Papatyaların verdiği sevgiye,
Az kaldı, çok az.
Cemre.Y.
22.02.2015 Pazar 10:56

20 Şubat 2022 Pazar

İnsan Hiç Eskimez Mi?

…İnsan Hiç Eskimez Mi?...
Sırf mavili bir şiirime yakışır diye,
Mavili gülümsemelerle baktığım,
Eski fotoğraflarımdan birini koydum diye.
"İnsan hiç eskimez mi?" demişti biri!
İnsan olan...
Hiç eskimez mi?
Öyle bir eskir ki,
Yüzü eskir, ağzı, burnu, dudakları eskir.
Bakışlarındaki gülümsemeleri eskir bir kere!
Hele hele yaşından evvel eskimişse,
Nice yeni fotoğraflarını çekse de,
Nice yeni şiirler yazsa da,
Hadi yüreğini falan da es geçtim de,
Hiç yoktan, o şiirleri yazan elleri eskir.
Cemre.Y.

Günaydın Olsun

…Günaydın Olsun…
Gecenin kabuslu yorgunluğundan,
"Kirpiklerinin tanelerine kurban olduğum!
Sen ne zaman…
Yaş olup akıttın, benle olan zehrini de,
Ben göremedim!" diyerek gözlerini açtıysan,
Şöyle bir derin nefes alarak,
Geceyi, geçip gittiğine şükürle yollayıp,
Uykudan arınıp, güneşi görebildiğin her gün,
Yeni hayatının başlangıcı demektir.
Gülümseyişlerin solmadığı,
Yüreğimizin papatyaların,
Sevinci ile dolduğu bir gün olsun.
İçimiz, dışımız,
Pazar gününün keyfiyle dolsun.
Gün, sade kahveli,
Havaya ilk Cemre düşmüş gibi,
İlkbahar başlamış gibi bir günaydın olsun.
Cemre.Y.

18 Şubat 2022 Cuma

Toz Oldu, Bitti!

…Toz Oldu, Bitti!…
Sebepsiz öfkesine,
Gereksiz kibrini katık ederken,
Sabır taşının da,
Paramparça olabileceğini hesaba katmalı insan.
Üstüme yüklenen yüklerin ağırlığındaki
Feryatları “Kapris” olarak değerlendirirken ise,
O taş parçalarının da toz olabileceğini hesaba katmalı.
Elbette hiç kimse, bulunmaz hint kumaşı değildir.
Evlat bile vazgeçebiliyorken anasından!
Herkes herkesten ve her şeyden vazgeçebilir.
Sabır taşım sadece parçalanmadı, toz oldu!
Bitti!
Cemre.Y. 18.02.2014

14 Şubat 2022 Pazartesi

Boş Sandalye

…Boş Sandalye…
Bazen…
Bazen iyidir o bazen'ler,
Şarkılar hep güzeldir,
Kafalar daha da güzel.
Bir eksik varsa,
O da masada hala yeri dolmayan,
Boş sandalyedeki o şiirdir.
Ey şiirim…
Hala, daha, neredesin?
Cemre.Y.

13 Şubat 2022 Pazar

Bana Kalan



...Bana Kalan...
Uyandım, gün, griye bulanmış.
Bembeyaz pamuk bulutlar güneşe küsmüş,
Çekip gitmişler, mevsimi bahar olan diyarlara.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş,
Mevsimi yaz olan,
Sevgililerin koyun koyuna beklediği,
Gün doğumu manzarasıyla,
Denizin iyot kokusunun buluştuğu,
Sahili altın sarısı olan kumdan diyarlara.
Ben mi?
Bana kalan...
Pazar sabahıma hiç de yakışmayan,
Puslu ve soğuk bir pencere manzarasından,
Yaprakları çoktan solmuş, fesleğen yalnızlığıyla,
Çiçeksiz sardunyalarım bir olmuşlar,
Öylece bakıp duruyor kahve fincanıma.
Cemre.Y.

10 Şubat 2022 Perşembe

Yeniden Doğmuş Gibi

…Yeniden Doğmuş Gibi…
Battaniye altı, titreyerek uyanılan günlerden sonra,
Şubat güneşinin yüzümüzden makas aldığı günlere geldik.
Bulutlar, yaz bulutu gibi serilmişler masmavi gökyüzüne.
Sanki ilkbaharın ilk günleriymiş gibi,
Sanki fesleğenlerim yeniden çiçek açacakmış gibi,
Sanki bütün virüsler, bütün hastalıklar bitmiş gibi.
Sanki hayat, yeniden doğmuş gibi bir gün bugün.
Cemre.Y.

5 Şubat 2022 Cumartesi

En Şefkatli Özürler

…En Şefkatli Özürler...
Önce, nicedir, sürgüleri lime lime dökülmekte olan,
Yüreğimin kilidinin pasını sildim güzelce.
Sonra, bol sirkeli, bol çamaşır sulu yara bantlarıyla,
Kalbimin bütün odalarını tertemiz, mis, temizledim iyice.
Dudağımın kenarındaki uçuğa,
Sıcak kahve telvesi sürdüm özenle.
Zorla da olsa, aynaya, gülümseyen iki gözümü astım.
Kendime dair en şefkatli özürlerimi,
Tavuk suyuna çorba yaptım.
Korkularımla yüzleşmeye hazırdım,
Covid pozitif olsam ne yazar!
Cemre.Y.

2 Şubat 2022 Çarşamba

Bir Tutam Hayal Bile Kuramıyoruz

…Bir Tutam Hayal Bile Kuramıyoruz…
Ben...
Sana sığındım da!
Sen kendini sana "Dert" mi oldum sandın!
Geçmez!
Derin suların asi Don Kişot'u!
Diğer yara izleri gibi, geçmeyenler gibi,
Geçmez!
Sana da meydan okuyorum.
Bütün azalarım parçalansa da!
Senden sonram, yok nasıl olsa.
Sınır sensin,
Gerisi öte dünya!
Oysa sesin…
Dünyadaki bütün sakinleştiricilerden de,
Çok üstün bir güven'di.
Bana yetti.
Sana dar geldi.
Suskunluğun kabulümdür.
Sen sustukça da bu, böyle olacak!
Sen benim hayatımda ilk kez gördüğüm,
Koca bir ömre bedel,
Masalımsı bir rüya olarak kalacaksın.
Oysa daha sana...
"Gel sevdiceğim uykum ol.
Uzan göz kapaklarıma kirpiklerim yorganın olsun kaşlarım yastığın,
İyi ki varsın!" diyecektim.
Sahi!
Nerede kaldı o, zamanlı zamansız,
Bana şekerden kuleler yapanlar!
Şimdilerde her yer,
Bitterli çikolata rengi, çamur eziği.
Artık, şöyle bir ağız dolusu…
Bir tutam hayal bile kuramıyoruz ne yazık ki!
Cemre.Y.

30 Ocak 2022 Pazar

Seven Sevdiğine Söylesin Bence!

...Seven Sevdiğine Söylesin Bence!...
O değil de, kaç yıl oldu,
Sevdiceklerimizle,
Şöyle yürek yüreğe sarılmayalı,
Ama öyle böyle değil ha!
Sarılmak dedimse,
Şöyle...
Kaburga kemiklerini falan kıtlatırcasına.
Kokusunu, burnunun direğine çekmelisinden,
Bir yandan da,
Biriktirilen bütün özlemlerle beraberce,
Şöyle şapur şupur öpmeli falan yani!
Kaç ay, kaç hafta, kaç gün,
Kaç saat, kaç dakika, kaç salise oldu ha!
Hani kıyamet günü,
Seven sevdiğini tanımaz gelecekti ya!
Kaç zaman oldu,
Şu Covid ve varyantlarından sebep,
Göz göze bile değdirmeye korktuğumuz, kaç an geçti.
Yeter be.
Seven sevdiğine söylesin bence!
Sarılmasak da olur, koklamasak da,
Ne bileyim, öpmesek de olur da.
Bir şekilde...
Seven, sevilene, sevdiğini hissettirsin bence.
Cemre.Y.

26 Ocak 2022 Çarşamba

Güneşi Bekleyeceğim

…Güneşi Bekleyeceğim…
Artık!
Her şey, yerli yerinde…
Gri duvarlarından,
Kendine bent yapanım,
Renkleri tanısın!
Renklerinden yorulanım,
Şeffaf yağmurlarla arınsın.
Ben mi?
Güneştir benim gezegenim.
Her yağmur damlasına,
Her kar tanesine inat!
Güneşi bekleyeceğim.
Cemre.Y.

24 Ocak 2022 Pazartesi

Öylece Gitti

…Öylece Gitti...
Ve sonra kadının biri,
Çivit mavisi gözlerini, gökyüzüne asıp
Ülkemin her yerinde lapa lapa karlar yağarken,
Soğuğa falan aldırman,
Öylece gitti.
Oysa daha birkaç zaman önce ne de güzel yaşıyordu....
Hayatın hepsini birden ne de çok seviyordu....
Dört yapraklı yoncanın yaprağından biri dondu.
Bugün Fatma Girik öldü.
Boğazımda bir yumru!
Hani "Işıklar içinde uyu!" falan desem…
İki metre mezarın altında, bu soğukta,
Işık mı kalır!
Yutkunamıyorum ki yutkunsam.
Rahmetli anacığım da üşüyor mudur acaba!
Yoksa çoktan mı gittiler cennet denen o evrene.
Cemre.Y.

23 Ocak 2022 Pazar

Kar Sessizliği...

…Kar Sessizliği…
Kim bilir ne zamandır,
Güne gülümseyerek uyanmamıştı kadın.
Yüzüne yapışmış tebessümle yatağından kalktı.
Aç karnına içilecek ilaçlarını içti, bir sigara yaktı.
Nasıl olsa günlerden pazardı,
Telaşsız adımlarla sade kahvesini yapıp salona geçti.
Penceresini araladığında fark etti kar sessizliğini.
İstanbul, gelinliğini giymiş, çatılara duvaklarını asmıştı.
Terasındaki limon ağacının yapraklarına,
Lapa lapa karlar konmuştu.
Gül dalındaki goncayı da ihmal etmeden,
Hepsine teker, teker "Günaydın"lı bakışını sundu.
Hava ılımış, zemheri ayazı dinmişti.,
Koltuğuna yerleşip, ayaklarını sehpasına uzattı.
En kısığa aldığı elektrik sobasının karşısında,
Kendi kendisinin yüreğinin de ısıttığını hissetti.
Penceresinden gökyüzüne baktığında,
Gökyüzünden ahenkle süzülen,
Lapa lapa yağan karlara teşekkür etti.
Ne trafik sesi kalmıştı, ne korna sesi,
Ne de sinirli insanların öfkeli sesi,
Çok şükür kırılmıştı hepsinin kötücül sesi.
Sokağında sadece, çocukların sevinçli sesleri vardı.
İçindeki kavgalar da nihayet son bulmuştu.
Ne yetişemediği bir şey kalmıştı.
Ne de yetemediği herhangi biri!
Oturduğu yerden usulca kalktı,
Bir fincan çay daha koydu kendisine.
Daha kahvaltıya zamanı vardı.
Bugün pazardı.
Seyredilmesi gereken karlar vardı.
Duyulması gereken sessizliğin huzurlu sesi vardı.
Cemre.Y.

22 Ocak 2022 Cumartesi

Kendine İyi Bak Bence!

…Kendine İyi Bak Bence!…
Hastalık kol geziyor yosun gözlüm, zemheri günler bunlar.
Covid denilen bela bile, hala ayrılıyor katrelerce.
Yüreğin de üşüyordur şimdi senin, kendine iyi bak bence!
Cemre.Y.

19 Ocak 2022 Çarşamba

Menekşeler


…Menekşeler…
Sen...
Menekşelerini okşar, severdin,
Ben...
Menekşelerini sevmeni.
Onların yerine…
Beni sevebilme ihtimalinden bile,
Menekşelerini sevmeni daha çok severdim!
Sen hep...
Bütün, o ektiğin çiçeklerini...
Rahminden çıkanlardan daha çok!
Çok daha çok, severdin ya hani.
İşte tam da bu yaramdan,
Sen...
Menekşelerini okşar, severdin,
Ben...
Menekşelerini sevmeni.
Cemre.Y.

16 Ocak 2022 Pazar

Meğerki Uyanmışsak Yeni Güne

...Meğerki Uyanmışsak Yeni Güne...
Mademki cümlelerimiz,
Rüzgarda salınan gazel gibi boşa gidiyorsa.
Sonbahara savurmaya gerek yok!
Ki zaten önü sonu kara kışsa...
İlkbahar da gelir elbet!
Cümle kelimelerimizi
Bir de, elma çiçeklerine sarf ederiz bizde!
Duyarsa "Elma!" olur, çıkıverir ortaya.
Duymazsa çilek çiçeklerine şiir ederiz,
Olmadı erik çiçekleriyle kiraz çiçeklerine!
Hala, daha da duyamazsa!
Artık ona dair,
Hiçbir mevsimin hükmü yok bana!
Gitmedim de, kalmadım da.
Neyse bugün Pazar.
Çatıların kiremitlerinde kırağı var.
Az evvel, güneş çıktı geldi salına salına,
Donmuş bacaların saçaklarını okşamakta.
Sonra sıra fesleğenimle,
Sardunyamın yapraklarına gelecekmiş.
Hazır gelmişken de evimin içine gelip,
Benimle bir iki hasbıhal edip gidecekmiş.
Sade kahvemin sırasının geçmesi önemli değilmiş,
Bir fincan çay, bir gülümseme, sohbeti bal eylermiş.
Meğerki uyanmışsak yeni güne...
Her türlü yaşamaya değermiş.
Cemre.Y.

14 Ocak 2022 Cuma

Nasıl Da Kıymışlar

…Nasıl Da Kıymışlar…
Nerede yanmış senin, elin, yüzün, ağzın gözün a çocuğum!
Ulaşılmaz mı ki şimdi kimselerine, yok mu senin, anan, baban, akraban?
Rahat dur hele, değme göğsüne, su toplamış işte!
Terk edip kaçtığın kimlerdi a çocuğum, kimlerden korktun sen?
Etmişler edeceklerini de, nasıl da kıymışlar sana!
Nasıl geçer ki bundan sonra, bunca yanıklarla ömrün!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...