19 Ekim 2021 Salı

Pes Etmek Değildir Bu!

…Pes Etmek Değildir Bu!...
İnsanlar…
Artık kolayca vazgeçilebilir olduklarını hissettikleri zaman,
Kalpleriyle beraber, umutları ve güvenleri de kırılır,
Ve eninde sonunda,
Kendilerinden vazgeçmeye meyilli olanlardan vazgeçerler,
Pes etmek değildir bu!
Durumu kabullenmek ve ruhunda sindirebilmektir.
Cemre.Y.

11 Ekim 2021 Pazartesi

Bir Kere De Olsun

…Bir Kere De Olsun…
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
Şöyle ağız dolusu bir yaz gülüşü sığdırsın dudaklarıma,
Boynumdaki kuş tüylü kolyeler uçuşsun.
Rengarenk ojelerim, parmaklarımdaki yüzükleri kıskansın.
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
O benim, en güvenli limanım olsun.
Karnımdaki gebe izleri teker teker yok olsun.
Eşim, dostum demeden,
Hazımsızım, seni bana çok görenim demeden,
Senin içimdeki varlığını kutsasın.
Benim içindeki varlığımı kutsasın.
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
Her yeni güne gülümseyebildiğim kadar,
Acımın acı,
Sancımın da sancı olduğunu anlayacak kadar ben olsun!
En nihayetinde…
Sevdiğim kadar sevilmeliyim ben de.
Hem de…
En sevdiceğimce!
Bir kere de olsun, sadece bir kere…
Ben onun gözlerinin yosununda boğulmaya razıyken,
O, benim en sadık limanım olsun.
Cemre.Y.

10 Ekim 2021 Pazar

Gitmek Gerekir Bazen

…Gitmek Gerekir Bazen…
Gitmek gerekir bazen,
Her şeye biraz es verip öylece gitmek gerekir.
Yüreğinin telleri senin için hiç titrememiş bir kalpten,
Güvenini en fedakar yerinden kırıp,
Hırçın bir rüzgarla toz ettiği bir bedenden,
Senin, onu sevmelerinin anlamını bile unutan,
Kadrini kıymetini bilmeyen herkesten,
Gitmek gerekir bazen.
Cemre.Y.

26 Eylül 2021 Pazar

Vuslatsızlık

…Vuslatsızlık...
Düşünsene, bahçende gül'ün var…
Mis gibi kokusunu içine çekerken
Burnunun ucundan öptürmüyorsun!
Vuslatsızlık olsa gerek bu!
Cemre.Y.

24 Eylül 2021 Cuma

Mesele

…Mesele…
Her zaman bulutlu günlerde yaşanmadığı gibi,
Her anımız da, güneşli geçmiyor elbette!
Mesele...
Bulutla da, güneşle de,
Yağmurla da gülüşle de,
Kış ile, yaz ile de iyi geçinmekte.
Yoksa baharlar gelip geçiyor bir şekilde.
Her zaman zifiri gecelerde yaşanmadığı gibi,
Her anımız da, yıldızlı, yakamozlu geçmiyor elbette!
Mesele...
Akşamına vardığın her günün, her saatinin,
Her dakikasıyla, her salisesiyle iyi geçinmekte.
Yoksa zamanlar gelip geçiyor bir şekilde.
Cemre.Y.

17 Eylül 2021 Cuma

Eylül De Gelmiş Çoktan

…Eylül De Gelmiş Çoktan…
Yaz yorgunu bir adanın,
Neredeyse, kemik üşüten bir akşamındayım şimdi.
Yıllar yılı zaman zaman gelirim buralara.
Hangi yaz ayının, hangi anındaysak,
Yanımda kim olursa olsun,
Yalnızlığım yüzüme her vurulduğunda,
Hep merak ederdim,
Dudağımdaki o buruk tebessümümle,
Buraların sonbaharı nasıldır acep?
Yaz boyu, bütün kumsallarını
Sıra sıra, sıralanıp kucaklayanlar,
Onu teker teker ettiğinde misal!
Neler hisseder?
Ya da...
Nasıldır misal,
İlk kar tanesi yağmaya hazırlanırken,
Onun için,
"Evim de evim" diyenlerin de,
O, son bavulları gemilere binerken ki halleri!
Meğer, üşüyormuş o da benim gibi,
Hem de çok olanından.
Eylül de gelmiş çoktan.
O da toparlanıp gider hiç yoktan!
Bir şiirimde;
"Belki bir şiirin,
Son mısrasında karşılaşırız" demiştim bir zamanlar...
Şimdi şiir bile can kırığı.
Sen yine de,
Boynundaki kırlangınçları ters çevir,
"Hiç yok!"tan iyidir.
Cemre.Y.

12 Eylül 2021 Pazar

Kaybettin Sen Beni

...Kaybettin Sen Beni...
Güzel bir gün batımın,
Yorgun bir anında,
Bitmek tükenmek bilmeyen,
Şiir kırıntılarıyla, can kırıklarını harmanlandığın,
Ömrünün bütün zehirlerini,
Zifiri kötücül gün doğumuna karıştırdığın
O iki zaman arası kaybettin sen beni.
Kapıların kilitleri, sürgüleri dağılıp açılırken,
Yüreğimin en derinine kilitledim kendimi.
Yine "Sev!" desen severim sevmeye lakin!
Bilmiyorum ki bir daha nasıl bulurum,
Bendeki...
Bendeki, o eski sen sevgisini.
Cemre.Y.

11 Eylül 2021 Cumartesi

Bana Ne

…Bana Ne…
Ben de isterdim,
Sabah gün doğumunu izlemek için,
Gece boyu yıldızları saymayı.
Lakin...
Hadi diyelim bir yıldız kaydı ve dileğimi tuttum,
Bu kimin umurunda ki.
Umurunda olmadıklarımın,
Umurumun dışına koymayı da öğretti hayat!
Akşamüstü kayıntını at çantana,
Çık odana sere serpe yan gel yat.
Kim geceyi nerede öldürmüş bana ne!
Yorulmaya gerek yok yani.
Cemre.Y.

5 Eylül 2021 Pazar

Öylece Gitti Kadın

...Öylece Gitti Kadın...
En ilk...
Sözlerinin anlaşılmaz,
Yüreğinin sızılarının da,
Umuda hasret neşe kıpırtılarının da,
Anlaşılmaz, paylaşılmaz olduğunu fark etti kadın.
Sonra doğru hatırladığı anıların,
Ne kadar da çarpıtılıp karartıldığını,
Neredeyse unutkanlık hastalığına tutulduğuna,
İnandırılmaya çalışıldığını fark ettiğini anladı kadın.
Öyle ki...
Neredeyse yetememezlikten,
Hiç durmadan güncellenen dertlerine,
Yeni yeni kederler ekleyecekti.
Sonra sonra...
Onun ne kadar da çok...
"Ben."
"Ben."
"Ben." deyip durduğunu fark ettiğinde anladı kadın,
Aslında hiçbir zaman,
O'nda bir tek kere "Sen." etmediğini.
Sözler, yeri göğü delip deşip,
Ömrünün bütün fedasınca,
Bir intihar mektubuna zorladığında anladı kadın.
Kalp kapısı kırıldığında anladı kadın.
Sus kere sus yandı da tek kelam eylemedi.
Bütün bu kırılıp dökülmelerinden sonrası,
Hani ay dolunayken, birdenbire,
Onun ömrüne, uğur getirsin diye,
On yedi yaşında...
Boynuna taktığı kırlangıçların,
Artık uçmadığını gördü kadın.
Kapılar kırılmadan,
İntihar mektuplarına zorlanmadan,
Sözler birbirine dokunmadan,
Yürekler uzaklaşmadan öncesine kadar aradı kadın,
Bulamadı.
Belli ki...
O...
Çok daha önce...
Vazgeçilmişti,
En sevdikleri yerdeki hatıraların,
En çoğundan da caymıştı çoktan.
Nihayetinde bunca anlamalarına da,
Ne de çok geç kaldığını da anladı kadın.
Çoktan vazgeçilmişti ondan,
Kadının sandığından da çoktan!
Acının, her deminin,
Her bir ilmeğini, çoktandır...
Şiir şiir dokunup bitirdiğine göre!
Küçük bir valiz hazırladı kendine,
Bütün olması ya da olmaması gerekenlere,
Şöyle bir selam çakıp,
Kendi kırlangıçlarından ilk kez emin olup,
İlk kez gerçekten mutlu olduğu,
O yere...
Öylece gitti kadın.
Şimdi, o yoksa bile...
Çocukluğu sırnaşıp duruyor elleri elinde!
Yüreğinin telleri yüreğinin ta dibinde.
Cemre.Y.

17 Ağustos 2021 Salı

Artık Bundan Eminim

...Artık Bundan Eminim!...
Asıl değerini bilmesi gereken kişiler,
Değer'ini bilmeseler de...
Her insan...
Kendi "Değer!" ini bilmeli.
Bu saatten sonra da...
Her şeyin en iyisine,
En önce ben "Değer!" im.
Her şeyin en iyisi...
Bana değdikçe de, etrafımdakilerin her günü,
Daha da güzelleşecek.
Artık bundan eminim!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2021 Pazar

Ruhun Gönlü Yorgun Olunca

...Ruhun Gönlü Yorgun Olunca...
Ey benim doğup ta büyüyemiş gençliğim,
Ömrümden ömrünü çıkartsam,
Şimdi ancak sana yeniden erişirim lakin!
Evvellinden yazılmış bizim şiirimiz,
Hem de tarafımca!
"Ruhun gönlü yorgun olunca,
Beden dans etmek için çırpınsa,
Ne fayda!"
Daha...
Bunca yaşımın,
Bunca hayatımın,
Hiçbirini insan gibi yaşayamamıştım oysa.
Neyse, kuru dolma yaptım,
Hem de kıymalı, yer misin!
Cemre.Y.

12 Ağustos 2021 Perşembe

Doğmuş Da, Doğurmuş Da Bir Kere!

...Doğmuş Da, Doğurmuş Da Bir Kere!...
Küs değilim,
Hadi kırgınlığı da, geçtim de,
Benim...
Sana olan...
Gönlümün bağı, kökünden, koptu.
Koptu artık...
Bil cümle, saz, tambur, keman, kanun,
Kemençe ve de çello'nun telleri!
Güven'in kalmadığı yerde...
Gayri ne yapsan, ne yapmasan...
Boş!
Ben seninle,
En sondan bir önce...
Denizi olmayan bir şehirde,
Başlarımızın üzerinden geçen,
Onca martı çığlıklarıyla,
Bir tahterevallinin iki ucundan,
En öteki olduğumu anladığımdan beri,
Ve hala...
Bunca zor olan hayatlarımıza inadına,
Olmayan gücümle ama inadına bir inatla,
Karşımdaki...
Eş, dost, akraba fark etmeksizin,
Onlar yükselsinler diye, çabalarken,
Kaybettim, en ilk geleceğime dair,
Nihayet, mutluluklu şiirlerimin mısralarını!
Sonrası da sırasıyla geldi zaten!
Kadın...
Bunca yıl, bunca nefes almak sonrası,
Yıpranmış, etleri bile...
Gönlüyle pörsümüş...
Hatta içinden içinden çürümüş de, hala...
Bir gülüşe, bin hayat sığdırmaya çalışıyor,
N'apcan!
Ömür işte.
Doğmuş da, doğurmuş da, bi kere!
Cemre.Y.

8 Ağustos 2021 Pazar

Öyle İşte

...Öyle İşte...
Bir yandan, gül dibindeki fesleğenim inadına çiçekler açarken,
Ağaçların dallarını yavaş yavaş terk ediyor yapraklar.
Bir yandan da...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla, iyot kokusu bir olmuş,
Denizin yumuşak dalgalarıyla sarılırken,
Yaz yorgunu güneşim kavuruculuğunu hafifletmekte, öyle işte.
Cemre.Y.

1 Ağustos 2021 Pazar

Oysa Bugün Pazar

...Oysa Bugün Pazar
Yapış yapış,
Buhran dolu bir geceden geliyorum sevgili,
Sensizlik yetmiyormuş gibi,
Uykusuzluk da yoldaşım şimdi.
Kışı çok sessiz olan bir sahil kasabasındaki,
Gecekondu evinin pencere önüne dizilmiş,
İki küçük kırmızı tahta sandalyenin,
Kimsesiz başlarını okşayan fesleğen yaprakları gibiyim,
Kim bilir, belki birilerinden biri,
Yazları kalabalık olan bu yerde,
Yolumdan öylece geçip giderken,
Durup iki tutam şefkat sunarlar belki.
Oysa bugün pazar,
Ağzım, yüzüm, buram buram kahve kokusu şimdi.
Birazdan kahvaltı sesleri yankılanır sokaklardan,
Çay kaşığı tıngırtıları eşlik eder onlara.
Hiç yoktan, güneşe, buluta gülümsemeli.
Günaydın ömrüm demeli.
Cemre.Y.

26 Temmuz 2021 Pazartesi

Kırık

...Kırık...
"Sen de, artık, canını yakan her şeyine,
Kırılmış diyorsun!" demişti bir keresinde.
Kaburganı incitmişsin,
"Kırıldı." diyorsun!
Dizinde sadece bir yırtık var,
"Kırık." diyorsun!
Midende gastritli ülser var,
"Kenarı kırılmış." diyorsun!
Kalbini üzmüşler,
"Zaten hep kırıkmış." diyorsun!
"Sen de, her şeye kırık diyorsun." demişti.
Ona...
Bunca zaman sonra,
Bunca kırıklarım hakkında,
İlk kez, tek bir cevap vermiştim.
"Artık, canımın canını üzen her ne olsa da,
Çoktan kırılmıştır benim için,
Canımı yakan her yerim, kırıktır benim için,
Kırılmıştır yani, çoktan olanından!
Ve buna birilerini inandırabilmek için,
Ayrıca bir çabam yok!
Kırıksa bana kırık,
Acısını da ben çekiyorum yani!" demiştim.
Anlamamıştı...
Yine hiçbir şey anlamamıştı.
"Sen öyle mutlu oluyorsan,
Herkese hep öyle de madem." demişti.
Bir kere daha kırılmıştım.
Ama bu sefer...
Canımın yongası, ciğerimin çiziği,
Taa en dibinden kırılmıştı.
Elbette, ben, ondan,
Onun bebekliğinden ergenliğine kadar,
Ayağına taş değse,
Büyüme ağrılarından kemiklerine acı değse,
Yüreğine gam değse,
Onu şefkatimle zerre zerre öptüğüm gibi,
Her şeylerimin yerlerine koyduğum sevgilerim gibi,
Ne kaburgamın,
Ne dizimin, ne midemin,
Ne de kalbimin kırıklarını,
Teker teker öpsün de geçsindili,
En ufak bir şefkat belirtisi beklemiyordum ama!
Ama, bu kadarı da...
İnsan olan,
Anahtarı, hem elinde, hem de cebindeyken,
Girip çıkacağı bir kapıyı,
Koca bir hayatın intikamıyla, öylesine dolu,
Kocaman bir tekmeyle,
O yürek kapısını darmaduman eder mi?
Neyse ya neyse...
Cemre.Y.

21 Temmuz 2021 Çarşamba

Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki

...Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki...
Onca özlem sonrası,
Vuslatına razı geldiğim o deniz,
Artık yüzülemeyecek kadar berbat olsa da,
En azından uzunca bir yürüyüş oldu.
Gördüm ki, hiçbir yerde, hiçbir şey!
Hiçbir şey artık eskisi gibi değil!
Her yer, taş, kum, moloz,
Acısı yeniden, kanatılmış hatırat!
Çoktan...
Darmadağınık olmuş zamanın eleklerince!
Yine yetişemedim, ben sana,
Daha başından belli, mademki...
Mademki yine artık,
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa,
Daha da neyi...
Yeniden, hani en yenisinden...
Daha da neyi,
Kime, yenileyecekler onu da anlamış değilim!
Cemre.Y.

20 Temmuz 2021 Salı

Bayram

...Bayram...
Uyandım...
İlk iş, her zamanki gibi,
Aç karnına içilecek ilaçlarımı içtim,
Yatağımın kenarında duran sehpamdan bir sigara yaktım,
Sade kahvemi ocağın üzerine koydum,
Pencere kenarındaki fesleğenlerimin başını okşadım,
Kahvemi fincana koyarken,
Bir yandan da çaydanlığa su koyup ocağa koydum.
Bir sigara daha yakıp,
Terasımdaki minderime kurulmadan önce,
Kenardan kenardan, bana bakan,
Kokulu güllerimin burunlarından öptüm.
Bayramımı kutlayıp, usulca elimi öptüler, sevindim.
Kahvaltı mı?
Yoook daha acıkmadım!
Kavurmasız kurban bayramı kahvaltısı mı olurmuş,
Acıkmadım o yüzden.
Aslında ben en çok sevgiye, şefkate acıktım.
Neyse bir çay daha içeyim en demlisinden.
Sevenin sevdiği tarafından incitilmediği,
Nice güzel bayramlar olsun.
Amin olsun.
Cemre.Y.

19 Temmuz 2021 Pazartesi

Güneş

...Güneş...
Birkaç gündür ortalığı kasıp kavuran güneş,
Nihayet bu sabah,
Bulutların arkasına saklanmış, gölgelenmekte.
Kim bilir derdi neydi de,
İnsanoğlunun bütün gözeneklerini ağlatacak kadar,
Yaktı kavurdu ortalığı!
Bulutlar, bulut bulut başımı okşarken,
Durduk yere maviyi özlediğim aklıma geldi.
Biraz iyot kokusu, bir parça rüzgar,
Belki de ömrüme yeniden gelir, o taze bahar.
Cemre.Y.

26 Haziran 2021 Cumartesi

Pişman

...Pişman...
Yıllar yılı, yaşadığım onca acıya rağmen,
Şöyle bir geçmişlerimize bakınca,
"Yine de pişman değilim hakim bey!" derdim,
Bana her...
"Pişman mısın peki?" diye sorduklarında."
Meğer fazlası varmış bazı aldanmaların da,
Yeni haberim olmuş kadar ağrıyor kaburga kemiklerim.
Üstüne bir de...
Yıllar yılı aynı temcit pilavı önüne sürülünce,
Geç kalınmış pişmanlığın acı ağrısı ekleniyor işte.
Geçecek ama...
Geçecek!
Diğer bütün geçenler gibi bu da geçecek.
Şimdi mi?
Geçmişi geriye doğru saramayacağımıza göre,
Hani onun...
O ilk adına rastlama anına dönemeyeceğimize göre,
Görmezden gelip, yüzümüzü çevirip,
Bambaşka hayatlar yaşayamacağımıza göre!
"Milyon kere pişmanım." desem ne fayda!
Şimdi ben...
Hayallerim ve de kırıkları,
Hep beraber oturmuş gölgeleniyoruz.
Cemre.Y.

22 Haziran 2021 Salı

Yırtık Yama

...Yırtık Yama...
Özümden,
Özünü çıkarttığım,
Bana hep üvey muamelesi çektiğinden beridir,
Onaramadım bir türlü,
Onun kalbinin yırtık yamasını!
Ne yapsam,
Ne yapmasam,
Olduramadım,
Sebebi olmadığım yarım yanlarını.
Oysa o,
Boynuzu kırık boğa yavrusu gibi,
Hep beni suç bildi.
Ne vakit...
Yorulup da yorgunluğuma yenilmişsem,
İşte tam da oramdan vurdu beni.
Cemre.Y.

17 Haziran 2021 Perşembe

Yine De Siz Bilirsiniz

…Yine De Siz Bilirsiniz…
Ben…
Hayallerim ve kırıkları hariç,
Canımdan öte can saydıklarım yüzünden,
Ölüp ölüp, dirildiklerim hariç…
Yapamazsın diyenlere inat!
Sabırla, acı anların üstesinden gelmeler ustasıyım!
Yıllarca, ilmek ilmek dokuduğum bunca sabrımıysa,
Aşmaya…
Aşama dahi kaydetmeye çabalamayın derim.
Sonra ben susarım.
Sabreder, bekler, affederim de,
Yaradanımıza havale ederim.
Yarattığının neler ettiğini, nihayet, görünce…
O, neylerse, işte o vakit, çok da güzel eyler!
Zira; "Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!"
Yine de siz bilirsiniz.
Çünkü, hani insanım ya, bir vakitten sonra,
Neyi fazla yaptım, neyi eksik yaptım da,
Bu olması gerekenler, olmamış ve olmuyorken,
Bu hiç olmaması gerekenler, nasıl olup duruyor diye,
Kendi kendimin beynini de,
Yüreğini de yemekten yorulup,
Hem vazgeçiyorum, bütün o vazgeçemediklerimden,
Hem de pes ediyorum, her şeyden.
Sonra sonra çıkıyor karşıma evrenin hikayesi.
Meğer ben suçlu değilmişim!
Suç'un unsuru hiç değilmişim!
Meğer ben sadece tesadüfen,
Soyu sopu bozukların eseriymişim de,
Kader denen o paslı zincirin,
Bütün genetiksel kalıplarını silip,
Yeni bir hayat ağacını filizlendirmeye çalışırken,
Yüreğimin bütün parsellerini satmışlar!
Ki zaten şu hayata dair,
Tek bir kalplik bir mülkiyetim bile yok!
Yine de her şeye rağmen,
Bana gelen yollara doğru giderken,
Her bulduğum meyvenin çekirdeklerini,
Otobanların toprak kenarlarına doğru atarım,
İnadına hayat!
Çünkü hayat...
Bir gün o meyve çekirdeklerini görür,
Yağmurlar canına su verirken,
Güneş yanaklarından makas alır bir gün,
Rüzgarlar saçlarını tararken
Bir gün, bir çocuk, dallarındaki yemişlere uzanır.
Çünkü hayat...
Senden sonra da, benden sonra da devam eder.
Eninde sonunda, o paslı zincir kırılır da,
Bütün kalıtımsal kötülüklerin kötü ruhlarından kurtulur.
Bazılarının cennetleriyle cehennemleri ters yüz olur.
Yine de siz bilirsiniz!
Cemre.Y.

7 Haziran 2021 Pazartesi

Aldatmış

...Aldatmış...
Kimilerine, anasının günahı yok,
Nasıl çizsin doğurduğunun kaderini,
"Anası hariç, orrospu çocuğu!"dersin ya hani.
Kimilerine de, çocuğun günahı yok,
Nasıl yazsın doğrultulmasının kaderini,
"Gavatın tohumu!"dersin ya hani!
Nicedir de nicelerimle boğuşmaktayım ya yani,
Anam rahmetli, ne yazık ki, dünyanın en namuslu kadıydı,
Ben ve de dünyaya getirdiğim kızım gibi!
Babam şerefsizi desen,
Trilyonlarca kere aldatmıştı rahmetliyi,
Yer, gök aldatılış dolu yani, doğduğum andan beri...
Şimdilerimdeyse...
Bütün renklerime es vermişim, öyle derin bir aldatılış!
Neyim var, neyim yok beyaza boyuyorum!
Olması gereken bir renk varsa, olsun varsın, yer, gök,
Antik beyaz...
Cemre.Y.

30 Nisan 2021 Cuma

Nihayet

...Nihayet...
"Geçecek!" diye diye geçti ömrümüz.
Ve sonra yaşından haylice ihtiyarlamış bir kadın,
Ilık bir bahar akşamında...
Nihayet, kendi anına, kendi zamanına yüreğini açıp,
Usulca batan güneşe döndü yüzünü.
Nicedir derin bir nefesi şöylece ağrısız çekemiyordu ya,
Akşamüzeri yediği ağrı kesici iğneden midir nedir?
Derin bir nefes çekip, genzine doldurdu denizin iyot kokusunu!
Hiç üşenmeden usulca kumsala doğru yürüdü,
Hiç ağlamadan da kumdan kaleler yaptı kendisine,
Ama bu sefer...
Çocukluğunda yaptığını yapmadı.
"Nasıl olsa üstümüze basıp geçerler!" diye,
Kendi elleriyle yıkıp gitmedi kumdan kalelerini.
Küçük bir anne, küçük bir baba ve küçük kardeşler yaptı kendine.
Sonra birden çocukluğunun hayal resimlerini çizerken,
Kendisini ya hep en sona bıraktığını,
Ya da hiç resmetmediğini hatırladı.
Hemen evine koşup, aynanın karşısına geçip,
Gözlerinin ta öbeklerine bakıp,
Defalarca kendisinden özür diledi,
Herkesi affede affede unuttuğu kendisini,
Gülümseyerek en içinden affedip,
Kendisine sarıldı, hem de sımsıkı sarıldı.
Kalbinin atışını hissetti yeniden,
Damarlarında gezinen kanların ığıl ığıl aktığını,
Canını hatırladı kadın nihayet!
Perdesini araladı, penceresini açtı,
Önünde hafif hafif dalgalanan denize selam etti.
Uzun yıllardır belki de ilk defa...
Bu gece kabus görmeyecek,
Bu gece...
Huzurlu ve hep mutlu bir geleceğin rüyasını görecekti.
Karaya vurmuş, yanından kalabalıklar geçerken,
Kendi seçtiği yalnızlığıyla avunan,
O içi kırık kayığıysa artık onarmanın vakti gelmişti.
Nihayet denize açılmak vaktiyse,
Rengi mavi olmamalı bu seferki hayalin,
Deniz zaten mavi, güneş zaten sarı!
Lakin güzel bir lal kırmızısı da iyi yakışır sanki.
Cemre.Y.

26 Nisan 2021 Pazartesi

Kağıttan Gemiler

...Kağıttan Gemiler...
Ömürlerimizin...
Kendi ömrümüze yetemediği kadar uzunca bir süredir,
Mütemadiyen her gün...
Kağıttan gemiler yapıp yapıp, öylece suya bırakmıştık lakin!
Biz durgun nehir deltalarına saldıkça kağıttan gemilerimizi,
Ya hiç olmayacak anda bir tufana kapılıp alabora olmuştuk,
Ya da hiç olmayacak bir zamanda,
Koskocaman bir çağlayan kenarındaki kayaya ayağımız takılıp,
Öylece uçuvermiştik yar'larımızdan oluşan yaralarımızdan.
Şimdi durduk yere ona bari "El aman!" olur muyum diye düşünüp,
"Haydi şimdi el ele,
Gidelim madem uzak diyarlara!" diyecek olsak...
"Senin yukarı uçman lazımken, benim aşağı uçmam gerek!" derken,
Ki o esnada da, senin hangi anının,
Hangi salisesinde hayata dair,
Sana yeni bir hayat sunabileceğimi hesaplayabilmem gerek.
Seni, daha yaprağın kımıldamadan, dalından düşmeni kurtarmam gerek!
Ya da...
Şimdi...
Sezen Aksu'nun dediği gibi,
"Bi'lodos lazım şimdi, bana bi'kayık!"
Neyse...
Zamanında yeterince ölebilseydim!
Olamayacaktı zaten bütün, bütün bu olasılıksızlar,
Bari imkansızlıkları azaltmaya dahil edelim.
Unutturma sakın!
Yarın, sana, yine, aynı, gülümseyerek...
"Hayata, inadına günaydın!" diyeceğim.
Cemre.Y.

25 Nisan 2021 Pazar

İnadına Gülümse

...İnadına Gülümse...
Olmak istemediğin yerden bir türlü gidemiyorsan,
Kaldığın yerde her gün ama her gün,
Kendine yeni küçük mutluluklar yaratıp,
Hayata, inadına gülümseyeceksin ki,
Karşı pencerelerden sana bakanlar,
"Vay be! Nasıl da yenilmedi!"diyerek iç geçirsinler.
Cemre.Y.

18 Nisan 2021 Pazar

Suç Desen Hala Ortalıkta Yoktu!

...Suç Desen Ortalıkta Yoktu!...
Bir, olmadan iki...
İki, olmadan da üç olunamayacağını,
Üç, olmadan hele!
"Biz" olamayacığımızı bildiğimden beridir,
İki'nin bizi terk edip,
Üç ile bir'i öylece bırakınca...
Üç ile bir'in, birbirine asla,
Şöyle bir tastamam yetemeyeceğini de öğretti hayat!
Suç desen...
Ortalıkta yoktu!
Ne o "Bir", kendi kendine yetebildi ki üç'e yetsin,
Ne de o "Üç", kendi kendine aşabildi ki bir'e kalsın.
"İki" vardı bir zamanlar...
Suç desen...
Ortalıkta yoktu...
Sonra sonra ortaya çıktı "İki"!
Kendince geçmişini kızına affettirmeye çalışan,
Kendince ona yaşatamadığı babalığı yaşatmaya çalışan!
Sonra onu da unutturdular iki'ye,
O "Bir"i "Üç"ü ve "Biz"i unutturdukları gibi...
Suç mu?
Suç desen hala ortalıkta yoktu!
Sanki o hiç ölmeyecekmiş gibi.
Cemre.Y.

16 Nisan 2021 Cuma

Öyle Bir An Gelir Ki

...Öyle Bir An Gelir Ki...
Öyle bir an gelir ki,
Dün ile yarının birbirine karışır da,
Günün, o an'ına yetişebilmek için,
Harcadığın çabanın da boş olduğunu görürsün!
Bu sefer de erken kalmışsındır işte,
Yine, kendine dair'li zamanı tutturamamışsındır.
Cemre.Y.

13 Nisan 2021 Salı

Her Şey Çok Güzel Olacak

...Her Şey Çok Güzel Olacak...
Ah benim...
İki lisan, bir insan görünce,
Saçlarına güneş ışıltıları konup,
Ömrünün bütün zemherisini,
Yeni bahar goncası eyleyip,
Mevsimsiz lalelerini açtıranım.
Ah benim...
İki insan, bir çift, sarmalanmış el görünce,
Gülüşlerine yıldız tozları konup,
Sonbaharını da, yaz eyleyip, her şeye rağmen...
"Her şey çok güzel olacak!"ı dileyenim!
Gönül dediğin, içinden dışarı olur mu?
Senin her mevsimin,
İki göğsünün arasında açan lale mevsimi,
Ah benim ciğerimin tek çiziği,
Eylül'üm, Lülü'm, Lülücan'ım!
Yeter ki...
Solmasın hiç sen gülünce dudaklarında açan,
Kahkahalarında coşan o mavi gül!
Ciğer de dediğin ne ki!
Ne kadar eksik kalmış olsa da bütün bir hayata,
Bir damla can'a,
Bir damla hayata dair kan'a bakar!
İşte o zaman...
Yeniden fışkırır ömre dair yeni bir ömür!
Varsın artık,
Ömürlerimizi törpüleyen bütün o ömürler düşünsün!
Cemre.Y.

3 Nisan 2021 Cumartesi

Güneş Sarsın İçimizi

...Güneş Sarsın İçimizi...
Nicedir tozlarını alıyordum ömrümün,
Oksidasyona uğramış yüreğimin,
Pencere pervazlarının kilidini,
Sökmeye çalışıyordum.
Yıllar yılı, gün be gün...
Canımın kenarlarına ördüğüm o duvarları,
İlmek ilmek, şiir şiir yıkıyordum yeniden.
Nihayet...
İyice görünür oldukça,
Yara izlerimin hepsi birden!
Çok da uğraşmaz oldular ömrümle.
Artık merak edecekleri,
Ya da...
Eşeleyip deşecekleri bir şey kalmamıştı çünkü.
Şimdi...
Beklemedeyim.
Geçmişimi onarmaya çalışmaktan unuttuğum,
Onca an'ı, onca zaman'ı, onca bugün'ü,
Mümkün olduğunca yaşamaya çalışarak.
Neyse güneş sarsın içimizi.
Cemre.Y.

12 Mart 2021 Cuma

Bu Sefer

...Bu Sefer...
Şu mart yarısının, kocakarı soğukları da bitip gidince,
Zemheri ayazlı, kış yanığı günler bitecek sevdiğim.
Ki zaten ne vakittir çocukluğunun o soğuk,
O karanlık, o yalnız odalarını da dolaşmaktaydın.
Epeyce bir vakittir de...
Unuttuklarını hatırlamakla yorulmaktaydın.
Sonra bahar güneşi doğacak yüreğinin pencerelerine!
Sımsıkı kapattığın perdelerini aralayacaksın.
Laleler boy verecek toprağın altından.
En sevdiğin meyve ağaçları çiçek açacak yine,
Bu sefer...
Onlar bahar rüzgarıyla salınıp saçlarına sarılırken,
Çocukluğunu, gençliğinin üzgün günleri hatırına bile olsa,
Görmezden gelemeyeceksin mutluluğu, umudu, sevinci.
Durduk yere dans edeceksin sokak ortasında.
Durduk yere yeni gelinler gibi salınacaksın,
O meyve ağacının altında.
Üzerine baharlar yağarken yeni bir söz vereceksin kendine,
Ömrünün bundan sonrasının her gününü hevesle karşılamaya!
Bu sefer...
Kaygılandıkça kaşınmayacak omuz başların.
Başka yaralar açamayacak hiç kimse yeni ömrüne.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...