9 Ağustos 2019 Cuma

Ey Hayat

…Ey Hayat…
Kadının artık size dair,
Tek bir an'ı kalmadı bayım.
Eminim bundan!
Çünkü kadın saçlarında dahi vazgeçti.
Kadının…
Artık sana dair,
Tek bir an'ı kalmadı ey hayat…
Eminim bundan!
Çünkü kadın…
Kırıklarını aldırdı kalbinin.
Cemre.Y.

Ezan


…Ezan…
Bu akşam...
"Yok artık, kat'a olmaz,
Bu yaşadığım zebani ilçesinde ezan bile zebani derken!"
İlçem'de onca yıllık sabah ezanlarına,
Her biri ayrı megafondan ayrı korkarak uyanıp,
Dua edecek yere küfürler savurduğum,
Her biri ayrı telden salak nağmeler çalan sabah ezanlarına inat
Öyle bir sela okudu ki yeni gelmiş bir hoca!
Her nağmesine, dilini hiç anlamadığım her kelamına,
Her hecesine ayrı gözüm yaşım aktı
"Elhamdülillah müslamanım!"diye!
Kim bilir kaç kere menkıbelerini okuduğum Hz.Ömer'in
İlk kur-an okunuşunu duyup müslüman olduğu o an...
Bence böyle bir sesti onu nefes eden!
Yoksa öte mahallelerde,
Arka planda hala karışık sesler, tonlar, megafonlar!
Lakin bu sefer teşekkür ettim yaradan'ıma!
Epeyce bir vakittir halime, hatırıma, ruhuma, meşguldü ya!
Varlığını nicedir şikayet dilekçemden belli etmek dilemiş!
"Sanırım bize,
Biz maaşımıza bakarız." diyen memur cemiyeti değil de...
"Yav kardeş!
Bu da böylece kalsın ciğer ve yürek silsilende,
Hele ben bir sesleneyim de,
Yani hiç de öyle çok da yalnız değilsin,
Ben varım!" kıvamında ya...
Meğerki sen,
Orkestrasının her biri ayrı teli kopmuş,
Staj zamanı tiyatrocu yorgunluğuyla değil de...
Yarın sabaha beni, aynı billur sesle,
Aynı özenle uyandırırsan,
Hiç üşenmeyip, ojelerimi silip,
Gusül ve namaz abdestimi alıp,
Sabah namazımı kılacağım nice vakit sonra.
Allah'ım!
Yatsı ezanlarını da bir düzene koyuyorsun sanırım!
Sen'i Sultanahmet'e gittiğimde ayrı,
Kabe-i imam ezanıyla,
Ayrı sevmek istemiyorum ben o kadar şanslı biri değilim.
Lakin bana çeyrek adım atsan da,
Milyon mil kaçsan da ben hep seni seviyorum bil istedim.
Cemre.Y.

8 Ağustos 2019 Perşembe

Kestik

...Kestik...
O, bu, değil de...
Sen hiç...
Bir tek kadının bari!
Saçlarını dizlerine kadar olmasa da,
Hani öldüğünde bari,
Çırılçıplak kalacak göğüslerini,
En namusundan örtecek kadar uzatmasını sağladın mı?
Misal bir kere olsun, bir an bile,
Saçlarına kadar canı yanmasın bir kadının içi!
Aynalara her baktığında
"Artık değişsem mi acaba yine?" diye düşünemesin mutluluktan.
Senin onları taradığın anlara kıyamasın misal!
"Yok!" değil mi?
"Hiç yok!"
Öylesi bir mutluluk yok bu dünyada.
"Kestik!"
...
Cemre.Y.

7 Ağustos 2019 Çarşamba

Yorulursun

...Yorulursun....
Bazen yorulursun,
Kırgınlıklarının dehlizlerinde dolanıp durmaktan,
An gelir,
An'a ve sonrasına yetişmeye çalışmaktan,
Tıkanıp kalırsın da...
Aynanın sırrının arkasındakileri merak edersin!
Alırsın eline...
Hala yüreği kırık serçe kanatlı,
Kalbinin içi...
Can, cam ve hayal kırıklıkları dolu,
Kırk yama renkleri solmuş heybeni!
Vurursun da vurursun,
Vurursun da vurursun duvardan duvara!
Ta ki geçmişine dair,
Tek bir çivi izi kalmayana kadar.
Yorulursun...
Pes etmemekten de,
Vazgeçememekten de, savaşmaktan da,
Geçilmeden geçmeye çalışmaktan da.
"Hislerimi kaybettim,
Hükümsüzdür!
Birkaç zamandır şarkıların anlamı yok!
Kalbim yok!
Yüreğim yok.
Ruhum yok.
Sevincim yok!
Acım yok!" demiştim ya yıllar önce...
Siz ona...
"Artık kaybedecek...
Başka can'ım yok!" u da ekleyin lütfen.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2019 Pazartesi

Kadınla Adam

...Kadınla Adam...
Rahmetli annemin,
Polis radyosunu dinlediği zamanlardan birindeydik,
Anacığım kapı komşusuna akşam gezmesine gitmiş,
Baba desen her zamanki gibi kahvede pişpirik oynamakta,
Abla kardeş çocukluk canlarımız sıkılmış,
Ellerimize, her gün, türlü oyunlar oynadığımız,
Yandaki marangozhaneden aşırdığımız çekiçlerimizi almış,
Kararlıydık bu akşam,
Radyoda hiç usanmadan,
"Kimseye Etmem Şikayet" i söyleyen o kadınla,
"Bülbül Aşıkmış Güle"
Şarkısını söyleyen adamı çıkaracaktık içinden.
Vura kıra parçaladık pilli radyoyu lakin,
İçinden çıkaramadık bir türlü kadınla adamı.
Önce Zeki Müren gitti, epeyce sonra da anam!
Çok sürmedi gidiş araları ya,
Müzeyyen Senar'la,
İçli bir şarkının es notalarında kavuştular.
Cemre.Y.

2 Ağustos 2019 Cuma

Nefes


…Nefes...
Yazlığının verandasından uzun uzun denize baktı kadın,
Üstündeki tişörtü çıkartıp kumsala doğru yürüdü...
Tam denize kulaç açmaya ramak kalmışken durdu.
"Ne çok hayallerimi erteleye erteleye, vazgeçmişim ah ne çok!
Hem de hepsinden birden!" dedi kendi, kendine.
Ağrıyan sağ dizinin kapağını okşadı usul usul…
Omuz başlarına sarıldı, öptü teker teker sağlı sollu.
Şimdi yeni bir hayat bekliyordu onu!
Ya öylece, okyanusa, nefessiz teslim olacak, boğulacaktı,
Ya da orada çoktandır onu bekleyen yeni bir nefese kulaç açacaktı.
Cemre.Y.

Misket


…Misket…
Çocukluğumun can kırıntılarında
Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim,
Bir kavanozda doluydu
Ve mahallenin bütün kötü çocuklarını hep ben yeniyordum.
Günün birinde bir çocuk taşındı mahalleye,
Hiç oynamadı benimle ama bir gün durduk yere
Elinde bir çekiçle kırıverdi misket dolu kavanozumu!
Bir hafta ağladım o bulamadığım kayıp misketlere.
Sonra çok misketim oldu çok!
Ama hiçbiri kırık kayıp misketlerim kadar güzel değildi.
Dün senin mahallenden dönerken o kız çocuğu,
O kırık kayıp misketlerine yeniden ağladı bil istedim.
Yani sevdiceğim iki kavanoz renkli misket borçlusun bana!
Seni ancak öyle affederim.
Cemre.Y.

1 Ağustos 2019 Perşembe

Ahın Olmasın

...Ahın Olmasın...
Ahh be deniz gözlüm!
Seninle her konuştuğumda, aklıma her geldiğinde,
Acıyor yüreğimin şefkat yarası.
Ben bile çağlayan misali coşarak sevdim de,
Durgun bir göl gibi,
Yani senin beni sevdiğin gibi susarak sevemedim hiç kimseyi.
Gayrı ahın olmasın nolur üzerimde
Yoksa sittin sene daha da karşılık bulamaz
Bu yüreğinin bir ucu hep yanık sevdalı Cemre'nin karşılığı.
Cemre.Y.

31 Temmuz 2019 Çarşamba

Kapını Kilitlemeyi Unutma

...Kapını Kilitlemeyi Unutma...
Derinlerimin dehlizlerinde yüzerken rastladım,
Bana, az sonra yapacağıma inanamayan, 
Korkulu, inat dolu yosun yeşili bakışlarına!
"Gidemem'i hadi geç de gitmem, asla gitmem ki"desen...
Koskoca bir sevdalık daha sarılacaktım boynuna
Lakin sen uzunca yıllar kozasında hapis kalmış bir tırtılken,
Nasıl engel olurdum kelebek ömrüne alışmana,
Neyse kapını kilitlemeyi unutma!
Cemre.Y.

Özen

…Özen…
Ben umut ettim ki, biri olsun bari, 
Yok "slm", yok "mrb", 
Yok "nbr" bilmem ne arasındaki sesli harfleri
Bana bari çok görmesin de benim için tabiatına özensin!
On'dan sonra hiç kimse olamadı tabi!
Yoksa…
Kim istemez susa susa sevdiceğine sarılmayı!
Cemre.Y.

30 Temmuz 2019 Salı

Geçmiş

…Geçmiş…
Bazen…
Ayakların geri geri adım atmak istese de,
Gitmek gerekir geçmişten!
Yani pes etmiyorum ama vazgeçtim be yar senden.
Zira çoktan beridir,
Kanayan bir yaradan başka bir şey değildin zaten de,
Artık damarımda,
Sana kanayacak can kalmadı bil istedim.
Cemre.Y.

29 Temmuz 2019 Pazartesi

Bilmiyorum


…Bilmiyorum…
Bilmiyorum ki…
Şimdi ne yapılır?
Daha önce hiç annem ölmedi ki!
Cemre.Y.

Ah Be Anam

…Ah Be Anam…
Burnumda kesif bir kapı kolu kokusu…
Sanki bir daha girmemek üzere arkadan kapatılmış,
Gözyaşlarını silerken istemsizce koklanmış da sinmiş gibi.
Dudaklarımda acımış kekremsi bir demir tadı…
Sanki bir daha söylenmemek üzere son ünlemler tüketilmiş,
Yılların gün dönümüne ererken istemsizce dilden dökülmüş gibi.
Ah be benim kaderi kara yazgılı, allı güllü çiçek fistanlı anam!
Benim ilk sevdam sendin, daha neleri, neresizliklerinden ansam.
İnsan olan çoktan ölmüş birinin onu yıkarken ki halleri gibi,
Ölü bedeninin olsun ayak tırnaklarını bile öpmeyi özler mi?
Nasıl da pir-ü paktı en son yüz sürdüğüm ayacıklarının altı.
Yani şimdi sen…
Ölüp gittin de, beni büsbütün terk ettin de...
Yani şimdi sen, sana olan sevdalığımdan geçtim mi sandın.
Yanıldın ah be anam çok yanıldın.
Cemre.Y.

28 Temmuz 2019 Pazar

Pazar Sabahım

...Pazar Sabahım...
Ey benim saçlarına güneş yaprakları astığım,
Ey benim yanaklarının gül gamzesine sevinçli buseler bıraktığım,
Ey benim yeni güne huzurla uyandığım pazar sabahım.
Günaydın ömrüm sana da günaydın.
Cemre.Y.

27 Temmuz 2019 Cumartesi

Ne Tuhaf Biliyor Musun!

...Ne Tuhaf Biliyor Musun!...
Ne tuhaf biliyor musun!
Tuhaf olan ne?
Ne vakit ömrünün ekmeğine kan doğranacak olsa!
Can kırıklarım bir olup beni korkutsa da!
Ömür-ü hayatımca,
Hep üçtü  de geçemedi sayıları!
Üstelik...
Öyle yürek çiziği, öyle de ciğer çiziği de değiller ha!
Yani...
Ne içten içeri'm,
Ne de, dıştan dışarı'mdılar.
İçime öz...
Özüm'e gurbettiler lakin,
Bir tek onlar'ım…
Hep var'dılar!
Oysa ben...
Ne'lerime, nelerim'i serdim.
Neyse, nihayet'e sukuta vardı ortalık.
Yeni, yine, yeniden, yeni cinayetlere gebe.
Cemre.Y.

25 Temmuz 2019 Perşembe

Nilüfer Çiçeği

...Nilüfer Çiçeği...
Ömrü hayatımca papatyaları çok sevmiştim oysa,
Tıpkı onun da laleleri çok sevmesi gibi!
Sonra ne mi oldu?
Ben öyle kolayca kavuşulacak bir şey iken,
Hiçbir zaman vuslatına eremediğim papatyalara küstüm,
Tuttum ömrümde aslını hiç görmediğim nilüfer çiçeğini sevdim.
O...
Hiç bıkmadan, zaman zaman yorulsa da hiç usanmadan...
Lale mevsimi geçtikçe meyve çiçekleri ekmeye devam etti.
Benim o zamanlarımdan çok daha genç ve çok daha da akıllıydı tabi!
Cemre.Y.

24 Temmuz 2019 Çarşamba

Düşün Ki

...Düşün Ki...
Düşün ki yapayalnızsın bu hayatta
Bütün ömrün en sevmediğin griye çalan bir soyut,
Sadece o kırmızı elma, kıpkırmızı, somut!
Düşün ki...
Kanıp ta uzansan elmaya siyaha kesecek yüreğin bir ömür!
O en sevmediğin grinin üzerinden bir yağmur bulutu geçip,
Hiç olmadık bir anda güneş açıp,
Altında altın aradığımız rengarenklikte,
Sen de, bildiğin gökkuşağı,
Ben diyeyim ebemkuşağıyla,
Alem-i semavat!
Hangisini seçerdin?
Misal mavi yeterdi bana,
Biraz da yeşil.
Beyaz badanalı ömre bir güneş sarısı da yaraşırdı illa!
Biz...
Kırmızıyı da, öyle sonu, siyaha kesmeyeceğinden seçeriz billa!
Ondandır on'a çok az renge denk gelişlerimiz.
Cemre.Y.

23 Temmuz 2019 Salı

Yok Başka Yolu

…Yok Başka Yolu…
Ey benim, daha mini minnacıkken,
Yüreği gümrah ırmaklar gibi çağlarken,
Zemheri nakışlı kara kışlarından korkan kardelenim.
Ey benim, daha ergenliğine yeni basmışken,
Yüreği en yüksek şelalelerden çağıldarken,
İlkbahar bakışlı solup gidecek diye ürken lale özüm.
Ey benim, genç kızlığının gençliğinde doymalara çabalarken,
Yüreği,
Can kenarı,
Mor menevşeleri gücenirse diye üzülen meyve çiçeklerim.
Sen sabret bir hele!
Ben senin kalbinin ilk atışını duyduğum her gün.
"İçimden maviler süzerek seviyorum seni,
Ve hiç usanmadan yıllar yılı da
"Her şey çok güzel olacak!"diyorum ki olacak, yok başka yolu.
Cemre.Y.

22 Temmuz 2019 Pazartesi

Pardon

…Pardon…
Pardon!
Bir teğet geçecektiniz lakin...
Saplandınız kaldınız yüreğime...
Ne vakit,
"Çok şükür, nihayet unuttum." desem...
Unutmayı unuttuğumu hatırlıyorum ya,
İşte asıl o koyuyor adama!
Sayende yüreğim olmuş kırk yama,
Tek bir yeni dikiş daha tutacak yeri kalmamış.
"Pardon!
Bir teğet geçecektiniz lakin...
Saplandınız kaldınız yüreğime..." derken,
"Giderken sapladığınız hançer!" diyorum.
"Hani lazım olur size!"
Cemre.Y.

21 Temmuz 2019 Pazar

On'a Bilmem Kaç Kala

...On'a Bilmem Kaç Kala...
O, bu, şu, öbürü değil de...
Kahve!
Diyorum, kahve!
Nasıl da silip süpürüyor
Arkandan edilen onca yaftaları!
Sen söyle saki!
Mademki berduşluğu da baki'yken,
Ne diye,
Delilik gömleğine sarıp sarmalayıp
Ömrünü de içinden içeri hasbel kader.
Sarıp sarıp sarmalayıp
Terk edememiş kendini sahi?
Ne diye on'a bilmemem kaç kalada'sın hala?
Cemre.Y.

19 Temmuz 2019 Cuma

Kelebek Etkisi

...Kelebek Etkisi...
Uzunca yıllar kozasında hapis kalmış bir tırtıl,
Sonunda ışığı görüp, ona uzandı.
Eli, kolu, yüzü, yüreği yaralı, yeni güne uzandı.
Yırttı yüz yıllık kefeninin,
Güneşte unutulmuş da,
Elde lime lime kalacak atlas kumaş halini.
Uzatıverdi o ipek telli saçlarını,
Bakındı soluna, sağına, sonra tekrar soluna,
Karşıdan karşıya geçer gibi uzanıverdi yeni hayatına!
Ömrünün gün ışığı saydığı lale mevsimleri gibi,
Çabucak geçmez ise kelebek etkisi.
Çoktan hazırdı Zümrüdüanka'lığa...
Öyle ya bunca yüz yıl...
Aşa aşa bitiremediği o kaderin ağları,
Bugünlerinin de kelebek etkisini aşıp,
Zümrüdüanka'lığının anahtarına ulaşması içindi.
Asıverdi kapısına kilidinin anahtarını.
Koyuverdi ortalığa bunca yüz yıl biriktirdiği bütün varlığını.
Onun yüreğinin kapısı dıştan da açılabiliyor şimdi.
Fare görmüş kedi gibi korkmanıza gerek yok eskisi gibi!
Siz...
Hepiniz...
Anahtarın yönüne doğru karar verin yeter ki!
Çarpmasın sizi kelebek etkisi.
Cemre.Y.

17 Temmuz 2019 Çarşamba

Sahi, Şimdi, Sen, Nasılsın Baba!

...Sahi, Şimdi, Sen, Nasılsın Baba!...
Sahi, şimdi, sen, nasılsın baba!
İşine gelmeyeni,
Duymadığını sanmaları gereken,
Zamanlardaki gibi mi beynindeki nefesim!
Misal...
Torununun taa uzaklardan gören, 
Duyan, yürekleri bile ciğerinden paralayan,
Sessiz avazlarını duyabilmekte misin?
Şimdi yaşlandın ya!
Hazır Kabe-i tavaflar falan da ettin geçen yıl,
Gece kalacağın oteli dahi unuturcasına!
Hani yerlerinde süründün aff-ı talebin de,
Dilencileri bile,
Ayaklarını döve döve kovaladın ya meleklerle arandan!
Misal...
Sahi, şimdi, sen, nasılsın, baba!
Hacı da oldun ya hazır!
Hani üç beş de dağıttın etrafa,
Rahmetli anamın hakkına düşen,
Geceleri seni uyutmayan,
Bir kere, bir maaş dahi boğazına lokma koyamadığı,
O emekli maaşından,
Caiz gördüğün faslından fitre yahut zekat niyetine!
Beni geçtim be baba!
Sahi şimdi nasılsın?
Senin bir torunun daha var, farkında mısın?
Ama dilsiz, ama sağır, ama kör...
Anası gibi...
Etini yer, et görmedim demez!
Lakin...
Sahi, sen, şimdi, nasılsın baba!
Anamı gördün mü misal son zamanlarda rüyanda.
Ne akıllı bir kadındı, senden öcünü öyle de aldı.
Babasının koynunu diledi de sana dair hiçbir iz bırakmadı!
Yaşlandın...
Hemen her gün anamın mezarlığına karşı olan bahçende,
Hala hayat ekmeye,
Meyve ağaçları, mevsim yeşilliklerini diri tutmaya meyletmektesin.
Gelenler yiyip, içip, sefa sürsünler diye lakin!
Sahi...
Şimdi...
Sen...
Nasılsın baba!
Beni görmedin, duymadın diyelim lakin,
Bir evlat ki hayata dair kendini umut feda etmemeye azimli.
Torunun...
Onun neyini hazmedemedin de tek kuruş dede edemedin?
Sen hala...
Arından ölmeye niyetsizsin madem,
Öldüğünde de ele güne karşı ar etmeyeceğim ben!
Af dilemen adamlığından değilmiş madem,
Varsa sana benim bütün hayatımın cehennemlerini atfetsem yeter!
"Eyvallah!" deyip çıkıp gidesim gelmişken...
"Neyse!" ile kapatmak en iyisi galiba konuyu.
"Farkımızın farkına kadar varamayacak halde hala" diye diye avunmalı...
Lakin...
Sahi, şimdi, sen, nasılsın baba!
Ben hazırım, ben doğmadan daha, ölelim mi!
O kadara dahi var mısın?
Ölmekten korkuyorsun belli ki!
Sana söz...
Rahmetli anama yaptığın gibi,
Son günlerinin, son anlarını yaşarken,
Etraftan mangalcıbaşılarının karadut ağaçlarından topladığım,
O son meyveyi boğazından aşırı akıtmalarına izin vermeyeceğim!
Sana söz...
Sen ölürken,
Nefsimle intikamım yan yana şerefsiz şeytanla tokalaşmayacak!
Sahi...
Şimdi...
Sen...
Nasılsın baba!
Sana söz...
Sen...
Bensiz öleceksin!
Ve umurunu unuttuğun kız torununsuz!
Adı Eylül...
Sen bütün bir cehennem boyunca zemheri ayazıyla donarken,
Bir tek onun ikinci adıyla kor olup yanacak dirileceksin.
Adı Nisa!
Bütün bu nidaların bir intikamı olmalıydı ama!
Cemre.Y.

15 Temmuz 2019 Pazartesi

Beni Affet Miniğim

...Beni Affet Miniğim...
Sana...
Bütün hayallerinin gümrah ırmaklar gibi çağladığı,
Sana...
Önüne çıkacak bütün engellerin sefil kuşlar gibi dağıldığı,
Sana...
Ömrüne törpü olacak bütün insanların aciz kaldığı bir dünya diledim.
Lakin...
Ben dahil...
Bir sen edemedim.
Beni affet miniğim.
Cemre.Y.

13 Temmuz 2019 Cumartesi

Sen Bilmiyorsun



…Sen Bilmiyorsun…
Sen bilmiyorsun sesin benim sığınağım. 
Son limanım. 
Sen bilmiyorsun sesin benim korunağım, son durağım.
Cemre.Y.

12 Temmuz 2019 Cuma

Yürek Sızısı

...Yürek Sızısı...
Yüreğimin dehlizlerinden çıkıp,
Aklımın kıvrımlarında gezindim epeyce bir süre.
Yıllar yılı ete kemiğe büründürmedim nefsimi,
En kuytularıma hapsettim,
İnsanın insana ihtiyaç duyduğu eril kişi nefesini.
Kaç yıl oldu unuttum sevdiğim şarkıları dinlemeyi unutalı.
Hepsini, her şeyi eze eze affederek geldim bugünüme!
Başım dik, alnım ak...
Lakin...
Hiç yoktan...
Bir ezginin melodileri çalınmıyor mu şu kulaklarıma!
Ne diye oluşuverir insanın boğazının ilmeğinde bir yumru?
Ne diye çoktandır, kan pompalamaktan başka bir işe yaramayan şu kalp,
Koskoca bir yürek sızısına dönüşüverir?
Ne diye bütün ömrü boyunca unuttuklarını,
Nasıl da unuttuğunu olsun hatırlar insan.
Ne diye sızlar ki insanın yine burnunun direği?
Cemre.Y.

11 Temmuz 2019 Perşembe

Kar Sessizliğini Özledim

...Kar Sessizliğini Özledim...
Ömrümün...
Zemheri ayazlı ağulu anılarını değil elbette de..
Hani böyle huzurdan başka sesin duyulmadığı,
Hani böyle insanın kendi yüreğine daha bir ısındığı,
Kristal canlar...
Lapa lapa gökyüzünden ahenkle süzülüp dururken
İçine bir umut sevinci yağar ya,
İşte tam da o kar sessizliğini özledim.
Cemre.Y.

9 Temmuz 2019 Salı

Yolda Yürürken Kitap Oku

...Yolda Yürürken Kitap Oku...
Evime doğru giden yolda serviste giderken veya
Yolda yürürken kitap okuyor olmama hala şaşıranlar var,
Ben de onlara şaşırıyorum!
Otobüste, minibüste, metrobüste ya da herhangi bir araçta,
Hatta yolda yürürken bik bik telefonlarıyla oynayabiliyor ama kitap okuyamıyorlarmış!
Bu akşam tam kitabımın son sayfalarının en heyecanlı yerine gelmişim,
Apartman girişinin merdivenlerine konuşlanmış mahalle gençlerini yarıp,
Tam yine okuyarak kapıyı açacağım...
Alt kat kiracı komşunun aylak kardeşi durduk yere,
"Abla bir şey sorabilir miyim?"dedi.
"Sor tabi, nedir derdin?"dedim.
"Abla sen bu kadar usanmadan ne okuyon yollarda,
Arabalara çarpmıyon, taşa çarpmıyon,
Öle dümdük gözün kitapta okuyon da okuyon ne okuyon, ne tarz okuyon!"dedi.
Gözüm kitapta doğru anahtarı bulup kilidi çevirirken,
"Kitap okuyorum gördüğün gibi."dedim.
"E tabi kitap da ne üzerine, konusu ne, hem nasıl düşmüyon yürürken."dedi.
"Birincisi; Yolda yürüyerek kitap okurken,
Telefonlardaki sanal sosyal medyalardaki gibi
Dikkat dağıtacak resim, fotoğraf vs. olmadığı için,
İnsanların kulakları çok daha keskin duyar.
İkincisi; Arada bir yürüyeceğin yol mesafesine,
Karşına çıkabilecek insan veya çocuk sayısına,
Hatta hiç olmadık anda yoluna çıkacak araç ihtimaline dikkat edersen,
Öle dümdük yürüyerek kitap okuyablirsin yürürken.
Üçüncüsü; Ne bulursam okuyorum, mesela bu bir roman,
Polisiye bir roman ve en güzel yerini de sen şimdi böldün."diyorum.
"Aa! Ben duymuşdum bu Polisiye Roman kitabını çok güzelmiş he"dedi.
İnsani bir sabırla içimden "La Havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim."çekip,
"Kardeşim roman okuyorum, tarzı da polisiye!
Yazarı; Jean Christophe Grange
Romanın Adı; Ölüler Diyarı"dedim.
Hay demez olaydım...
"Tamam abla ya bir şey demedik öyle ölü mölü oluyo mu şimdi
Ama onu da duymuştum çok güzel bir kitaptır ha!"dedi.
Saat bu saat oldu hala kendi kendime gülüyorum ağlanacak hallerimize!
Oysa öyle sıkı bir dindar olmasam da,
Hatta taa çocukluğumdan çoğunlukla yaradıma gücenip,
Çoğunlukla da "Eh o da ne yapsın ki insanların bu kadar üreyeceğini öngörememiştir,
Nasıl ki her yerimiz mobese kamerası doluyken ve herkes her şeyimizi,
Her anımızı gözlem altında tutuyorken bunca şiddete, cinayete,
Kimse öncesinden dahil olamıyorsa,
O neylesin bi dünya dolusu insanın kaderiyle"diyerek yeniden barışsam da.
Rabbimizin Peygamber efendimize ilk emridir "İkra!" "Oku!"
Neyse belli ki yine dünyayı biz kurtaramayacağız azizim,
Şiirimize bakalım biz.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2019 Cumartesi

Kendine İyi Bak

…Kendine İyi Bak..
"Kendine iyi bak!" bazen bir vedadır aslında.
Sessiz, kavgasız, suskun bir gidiştir…
Ve bir kadın böyle giderse dönmemek üzere gitmektedir.
Yolun sonuna varmadan yetişir de tutarsan kollarından ne âlâ…
Tutamazsan kaybettin demektir.
Oysa…
Bizde, bir kere sevmişsen derinden…
Yıl, ay, hafta, gün, saat gibi zaman ayrımı yok mesela...
Her nefesi besmele gibi onun adıyla almak var!
Neyse sen yine de "Kendine iyi bak!"
Cemre.Y.

5 Temmuz 2019 Cuma

Üşümüşüm

...Üşümüşüm...
Ey benim...
Nisan zülüflü Temmuz düş'üm,
Gül gamzesinin çukurundan ömürler öpüşüm.
Ey benim...
Zemheri bakışlı Ağustos gülüşüm,
Yosun kokulu saçlarından güneşler örmüşüm.
Ey benim...
Gönül yaram, yürek sevdam,
Ey benim...
Yosun gözlüm.
Ben senli her mevsimin içindeyken bile,
Her daim yaz ortasındaymışım...
Ama sensizliğe hep üşümüşüm.
Cemre.Y.

2 Temmuz 2019 Salı

Gel Sen Yine Şiirim Ol Yine

…Gel Sen Yine Şiirim Ol Yine…
Sana…
Birkaç şiir değil…
Seri sıra bir roman yazmak gerek çocuk.
Lakin mısralarım soğur,
Lakin hecelerim kırılır,
Ve lakin kelimelerim biter de,
Öylece kifayetsiz kalır diye çok korkarım.
Gel sen şiirim ol yine bana.
Ne bileyim…
Belki bir gün…
Uzlaşırız papatya özlü bir lalenin kalp kapağında.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...