17 Temmuz 2019 Çarşamba

Sahi, Şimdi, Sen, Nasılsın Baba!

...Sahi, Şimdi, Sen, Nasılsın Baba!...
Sahi, şimdi, sen, nasılsın baba!
İşine gelmeyeni,
Duymadığını sanmaları gereken,
Zamanlardaki gibi mi beynindeki nefesim!
Misal...
Torununun taa uzaklardan gören, 
Duyan, yürekleri bile ciğerinden paralayan,
Sessiz avazlarını duyabilmekte misin?
Şimdi yaşlandın ya!
Hazır Kabe-i tavaflar falan da ettin geçen yıl,
Gece kalacağın oteli dahi unuturcasına!
Hani yerlerinde süründün aff-ı talebin de,
Dilencileri bile,
Ayaklarını döve döve kovaladın ya meleklerle arandan!
Misal...
Sahi, şimdi, sen, nasılsın, baba!
Hacı da oldun ya hazır!
Hani üç beş de dağıttın etrafa,
Rahmetli anamın hakkına düşen,
Geceleri seni uyutmayan,
Bir kere, bir maaş dahi boğazına lokma koyamadığı,
O emekli maaşından,
Caiz gördüğün faslından fitre yahut zekat niyetine!
Beni geçtim be baba!
Sahi şimdi nasılsın?
Senin bir torunun daha var, farkında mısın?
Ama dilsiz, ama sağır, ama kör...
Anası gibi...
Etini yer, et görmedim demez!
Lakin...
Sahi, sen, şimdi, nasılsın baba!
Anamı gördün mü misal son zamanlarda rüyanda.
Ne akıllı bir kadındı, senden öcünü öyle de aldı.
Babasının koynunu diledi de sana dair hiçbir iz bırakmadı!
Yaşlandın...
Hemen her gün anamın mezarlığına karşı olan bahçende,
Hala hayat ekmeye,
Meyve ağaçları, mevsim yeşilliklerini diri tutmaya meyletmektesin.
Gelenler yiyip, içip, sefa sürsünler diye lakin!
Sahi...
Şimdi...
Sen...
Nasılsın baba!
Beni görmedin, duymadın diyelim lakin,
Bir evlat ki hayata dair kendini umut feda etmemeye azimli.
Torunun...
Onun neyini hazmedemedin de tek kuruş dede edemedin?
Sen hala...
Arından ölmeye niyetsizsin madem,
Öldüğünde de ele güne karşı ar etmeyeceğim ben!
Af dilemen adamlığından değilmiş madem,
Varsa sana benim bütün hayatımın cehennemlerini atfetsem yeter!
"Eyvallah!" deyip çıkıp gidesim gelmişken...
"Neyse!" ile kapatmak en iyisi galiba konuyu.
"Farkımızın farkına kadar varamayacak halde hala" diye diye avunmalı...
Lakin...
Sahi, şimdi, sen, nasılsın baba!
Ben hazırım, ben doğmadan daha, ölelim mi!
O kadara dahi var mısın?
Ölmekten korkuyorsun belli ki!
Sana söz...
Rahmetli anama yaptığın gibi,
Son günlerinin, son anlarını yaşarken,
Etraftan mangalcıbaşılarının karadut ağaçlarından topladığım,
O son meyveyi boğazından aşırı akıtmalarına izin vermeyeceğim!
Sana söz...
Sen ölürken,
Nefsimle intikamım yan yana şerefsiz şeytanla tokalaşmayacak!
Sahi...
Şimdi...
Sen...
Nasılsın baba!
Sana söz...
Sen...
Bensiz öleceksin!
Ve umurunu unuttuğun kız torununsuz!
Adı Eylül...
Sen bütün bir cehennem boyunca zemheri ayazıyla donarken,
Bir tek onun ikinci adıyla kor olup yanacak dirileceksin.
Adı Nisa!
Bütün bu nidaların bir intikamı olmalıydı ama!
Cemre.Y.

15 Temmuz 2019 Pazartesi

Beni Affet Miniğim

...Beni Affet Miniğim...
Sana...
Bütün hayallerinin gümrah ırmaklar gibi çağladığı,
Sana...
Önüne çıkacak bütün engellerin sefil kuşlar gibi dağıldığı,
Sana...
Ömrüne törpü olacak bütün insanların aciz kaldığı bir dünya diledim.
Lakin...
Ben dahil...
Bir sen edemedim.
Beni affet miniğim.
Cemre.Y.

13 Temmuz 2019 Cumartesi

Sen Bilmiyorsun



…Sen Bilmiyorsun…
Sen bilmiyorsun sesin benim sığınağım. 
Son limanım. 
Sen bilmiyorsun sesin benim korunağım, son durağım.
Cemre.Y.

12 Temmuz 2019 Cuma

Yürek Sızısı

...Yürek Sızısı...
Yüreğimin dehlizlerinden çıkıp,
Aklımın kıvrımlarında gezindim epeyce bir süre.
Yıllar yılı ete kemiğe büründürmedim nefsimi,
En kuytularıma hapsettim,
İnsanın insana ihtiyaç duyduğu eril kişi nefesini.
Kaç yıl oldu unuttum sevdiğim şarkıları dinlemeyi unutalı.
Hepsini, her şeyi eze eze affederek geldim bugünüme!
Başım dik, alnım ak...
Lakin...
Hiç yoktan...
Bir ezginin melodileri çalınmıyor mu şu kulaklarıma!
Ne diye oluşuverir insanın boğazının ilmeğinde bir yumru?
Ne diye çoktandır, kan pompalamaktan başka bir işe yaramayan şu kalp,
Koskoca bir yürek sızısına dönüşüverir?
Ne diye bütün ömrü boyunca unuttuklarını,
Nasıl da unuttuğunu olsun hatırlar insan.
Ne diye sızlar ki insanın yine burnunun direği?
Cemre.Y.

11 Temmuz 2019 Perşembe

Kar Sessizliğini Özledim

...Kar Sessizliğini Özledim...
Ömrümün...
Zemheri ayazlı ağulu anılarını değil elbette de..
Hani böyle huzurdan başka sesin duyulmadığı,
Hani böyle insanın kendi yüreğine daha bir ısındığı,
Kristal canlar...
Lapa lapa gökyüzünden ahenkle süzülüp dururken
İçine bir umut sevinci yağar ya,
İşte tam da o kar sessizliğini özledim.
Cemre.Y.

9 Temmuz 2019 Salı

Yolda Yürürken Kitap Oku

...Yolda Yürürken Kitap Oku...
Evime doğru giden yolda serviste giderken veya
Yolda yürürken kitap okuyor olmama hala şaşıranlar var,
Ben de onlara şaşırıyorum!
Otobüste, minibüste, metrobüste ya da herhangi bir araçta,
Hatta yolda yürürken bik bik telefonlarıyla oynayabiliyor ama kitap okuyamıyorlarmış!
Bu akşam tam kitabımın son sayfalarının en heyecanlı yerine gelmişim,
Apartman girişinin merdivenlerine konuşlanmış mahalle gençlerini yarıp,
Tam yine okuyarak kapıyı açacağım...
Alt kat kiracı komşunun aylak kardeşi durduk yere,
"Abla bir şey sorabilir miyim?"dedi.
"Sor tabi, nedir derdin?"dedim.
"Abla sen bu kadar usanmadan ne okuyon yollarda,
Arabalara çarpmıyon, taşa çarpmıyon,
Öle dümdük gözün kitapta okuyon da okuyon ne okuyon, ne tarz okuyon!"dedi.
Gözüm kitapta doğru anahtarı bulup kilidi çevirirken,
"Kitap okuyorum gördüğün gibi."dedim.
"E tabi kitap da ne üzerine, konusu ne, hem nasıl düşmüyon yürürken."dedi.
"Birincisi; Yolda yürüyerek kitap okurken,
Telefonlardaki sanal sosyal medyalardaki gibi
Dikkat dağıtacak resim, fotoğraf vs. olmadığı için,
İnsanların kulakları çok daha keskin duyar.
İkincisi; Arada bir yürüyeceğin yol mesafesine,
Karşına çıkabilecek insan veya çocuk sayısına,
Hatta hiç olmadık anda yoluna çıkacak araç ihtimaline dikkat edersen,
Öle dümdük yürüyerek kitap okuyablirsin yürürken.
Üçüncüsü; Ne bulursam okuyorum, mesela bu bir roman,
Polisiye bir roman ve en güzel yerini de sen şimdi böldün."diyorum.
"Aa! Ben duymuşdum bu Polisiye Roman kitabını çok güzelmiş he"dedi.
İnsani bir sabırla içimden "La Havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim."çekip,
"Kardeşim roman okuyorum, tarzı da polisiye!
Yazarı; Jean Christophe Grange
Romanın Adı; Ölüler Diyarı"dedim.
Hay demez olaydım...
"Tamam abla ya bir şey demedik öyle ölü mölü oluyo mu şimdi
Ama onu da duymuştum çok güzel bir kitaptır ha!"dedi.
Saat bu saat oldu hala kendi kendime gülüyorum ağlanacak hallerimize!
Oysa öyle sıkı bir dindar olmasam da,
Hatta taa çocukluğumdan çoğunlukla yaradıma gücenip,
Çoğunlukla da "Eh o da ne yapsın ki insanların bu kadar üreyeceğini öngörememiştir,
Nasıl ki her yerimiz mobese kamerası doluyken ve herkes her şeyimizi,
Her anımızı gözlem altında tutuyorken bunca şiddete, cinayete,
Kimse öncesinden dahil olamıyorsa,
O neylesin bi dünya dolusu insanın kaderiyle"diyerek yeniden barışsam da.
Rabbimizin Peygamber efendimize ilk emridir "İkra!" "Oku!"
Neyse belli ki yine dünyayı biz kurtaramayacağız azizim,
Şiirimize bakalım biz.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2019 Cumartesi

Kendine İyi Bak

…Kendine İyi Bak..
"Kendine iyi bak!" bazen bir vedadır aslında.
Sessiz, kavgasız, suskun bir gidiştir…
Ve bir kadın böyle giderse dönmemek üzere gitmektedir.
Yolun sonuna varmadan yetişir de tutarsan kollarından ne âlâ…
Tutamazsan kaybettin demektir.
Oysa…
Bizde, bir kere sevmişsen derinden…
Yıl, ay, hafta, gün, saat gibi zaman ayrımı yok mesela...
Her nefesi besmele gibi onun adıyla almak var!
Neyse sen yine de "Kendine iyi bak!"
Cemre.Y.

5 Temmuz 2019 Cuma

Üşümüşüm

...Üşümüşüm...
Ey benim...
Nisan zülüflü Temmuz düş'üm,
Gül gamzesinin çukurundan ömürler öpüşüm.
Ey benim...
Zemheri bakışlı Ağustos gülüşüm,
Yosun kokulu saçlarından güneşler örmüşüm.
Ey benim...
Gönül yaram, yürek sevdam,
Ey benim...
Yosun gözlüm.
Ben senli her mevsimin içindeyken bile,
Her daim yaz ortasındaymışım...
Ama sensizliğe hep üşümüşüm.
Cemre.Y.

2 Temmuz 2019 Salı

Gel Sen Yine Şiirim Ol Yine

…Gel Sen Yine Şiirim Ol Yine…
Sana…
Birkaç şiir değil…
Seri sıra bir roman yazmak gerek çocuk.
Lakin mısralarım soğur,
Lakin hecelerim kırılır,
Ve lakin kelimelerim biter de,
Öylece kifayetsiz kalır diye çok korkarım.
Gel sen şiirim ol yine bana.
Ne bileyim…
Belki bir gün…
Uzlaşırız papatya özlü bir lalenin kalp kapağında.
Cemre.Y.

29 Haziran 2019 Cumartesi

Gel Be Sevgili

...Gel Be Sevgili...
Yorgun yıldızları söndürdükten sonra,
Yakamoz tozları serpiştireceğim dudaklarıma,
Şafak vakitlerinde burnunun ucuna bir buse konduracağım.
Sarıp sarmalayacağım bütün yokluklarını,
Ama sen artık...
Bir gel be sevgili...
Cemre.Y.

24 Haziran 2019 Pazartesi

Çocuk

...Çocuk...
İçimde...
Henüz çocukluğunu kaybetmemiş,
Henüz kötücül canavarlar rüyalarına el değmemiş,
Yeni bir ruh geziniyor.
İçimde...
Henüz ergenliğinin asiliğini giyinmemiş,
Henüz kötücül canavarlarla hiç yüzleşmek zorunda kalmamış,
Küçümen, özgür ve cennet kokulu bir kız çocuğu var şimdi.
Öyle ki...
Sanki beş yaşıma geri dönmüşüm de,
Savaştığım tek şey denizin dalgalarıymış!
Nasıl olsa annem beni sahilde kucak açmış bekliyor.
İçimde...
Çoktan kabuk bağlamış o yaranın parmak izi!
Korkmuyorum bu sefer, 
Onu kazıyıp hep aynı geçmişimle yüzleşmekten.
Her şey...
Yazgımıza yenilmekten ibaretmiş meğer!
Beş yaşınızdaki özgürlüğünüze dönebildiğinizde...
Her şey çok güzel olacakmış meğer!
Şimdi ben, keyfim ve de kahyası,
Epeyce yorgun, lakin epeyce de dingin, 
Birazdan biraz fazla gururlu, biraz da mutlu bir kız var içimde.
Hayallerim, ümitlerim ve ben
Anam'la yavrum aynı lakin...
"Baba!" karakteri boyuyoruz resimlerce...
Nihayetinde baba hariç,
Bütün renkler hep güzel.
Lakin!
Siyahı hiç kimse sevmese de...
O bile yaşlanıp, saçları ağarıp, küçümen bir çocuk olunca,
Yürekten affedilmeyi artık, hak ediyor bence!
Çünkü...
Onun da kendince olabiletesi en güzel çocukluğu...
Çünkü onun da kendince değiştirmek istediği
O kader çizgisi mutlaka vardır.
Yeter ki..
Daha çok çocuk ol!
Cemre.Y.

20 Haziran 2019 Perşembe

Hayat Dizisi

...Hayat Dizisi...
"Yüzün yüzümden,
Sesin sesimden uzak olsun,
Küfründe hakaretinde senin olsun.
Elveda." dedi kadın.
"Elveda..." dedi adam.
Böyle bitti işte,
Yüz yıllık...
Uzun soluklu...
Sanılan...
Hayat dizisinin...
Bir sonu daha...
Cemre.Y.

Olmadı Şimdi

...Olmadı Şimdi...
Ben ne vakit...
Ömre ömür geçirmelik bir seyrü-sefer'e meyl etsem!
Nedendir ki...
Neresinden olursa olsun yakalıyor yakamdan aşk!
Ah ki ne vah o minel aşk-u sevdalı yağmurlu yakamozlar.
Ben duyuyorum da bütün bu mısraları...
Ruhum'un ikizinin yüreği nasıl da don tutmuş ki...
Ömrümün ömrüne yakınlaşmama kırk dört yıl geçti
Ama hala yoktun sen!
Olmadı şimdi.
Mademki onca yol kat edip de konmuşsun
Paralel'inden olsa da evrenime...
Gelemiyorsan...
Konamıyorsan...
Kalamıyorsan...
İçimin çeperini de göremeyenlerim'e göre
Kitaplığımdaki o anlamsız ayraç ol bari.
Bir ben bileyim...
Bir ben o boşluğa baktıkça hayalime gülümseyeyim.
Zira insan geçici amma velakin eşya baki!
Gelebildiğinde...
Üzülme ama, eşyalarımın arasından sana,
Sensizliğime, onca yıl nasıl hasretle baktığımı göreceksin,
Ve seni nasıl da hasretle sevdiğimi,
Şimdi kapat kapıları sevdiğim, sana geldim.
Cemre.Y.

16 Haziran 2019 Pazar

Kime Ne

...Kime Ne...
Yalnızlık durağında bekleşip duruyorduk,
Bir dünya dolusu yapayalnızlıklar seçmiş ordusuyla!
Hiç yoktan, anason kokusunu özlediğimiz düşmüştü aklımıza da!
Hani, hiç yoktan kazıklanmak istemiyorduk yeni hayatlarımızda da!
Belki de bize yeni yıl henüz gelmemiştir,
Daha zamanı vardır diye erteliyorduk bütün kokuları!
Bu akşam şanslı günümdeydim.
Buram buram, burcu burcu ödüllendirdim kendimi.
Önceden acılı şalgamı hazır ettim ki,
Anason kokulum bana kendince gelsin.
Ki zaten özel günlere bindirimlere ifrit'liyim!
Anason kokulum bana uçmuş da gelmiş,
Meğerki ,
Kim bilir yılının başı sonradanmış,
Son'u ilk'inden...
Kime ne'y miş?
Ömrünün o anında, yarının umutlu hayalindeymiş.
Kime ne'y miş!
Cemre.Y.

13 Haziran 2019 Perşembe

Seni Nan Gibi Seviyorum

...Seni Nan Gibi Seviyorum...
Saçların
Yanaklarımı,
Yaz meltemi gibi daha yeni
Okşamışken,
Şemsiyelerimiz,
Sokaklarda
Sarmaş dolaş...
Ellerimizde birer, Güneş...
Biz, ayrı ayrı işlerimize giderken,
Yağmurlar...
Hiç bitmesin istiyor insan.
Seni nan gibi seviyorum inan!
Cemre.Y.

Sakın Ha!

...Sakın Ha!...
İlk bakışıyla yaktığı bir yüreği
Son bakışıyla
Donduran adam da tanıdım
Ona da helal olsun!
Sakın ha şiirim,
Şiirine çarpmasın bir yerlerde
Artık ne sevmelerden yorgunluğuna
Ne sevilmelerden yoğunluğuna
Ne de susmalardan yokluğuna
Acımam bilesin...
Cemre.Y.

10 Haziran 2019 Pazartesi

Mühür

...Mühür...
Dokunsam yüzüne,
Nice vakittir,
Her hücresini,
Hayalden ezber ettiğimin.
Kim bilir,
Dudakları nemli midir hala,
Tadını rüyalarımdan ezber çektiğimin.
Mühürlesem gözlerimi,
Ömrümün sonu dediğimin gözlerine.
Mil çeker gibi öpsem kirpiklerini tel tel.
Seve seve, sever mi ki gerçeğinde de...
Cemre.Y.

8 Haziran 2019 Cumartesi

Yalnızlık

...Yalnızlık...
Yalnızlık diyorum bayım!
Uzaktan bakanların özgürlük sandığı hani.
Yalnızlık diyorum bayım!
Sanal pencerelerden bakanların zenginlik sandığı hani.
Sayamadım ki kaç yalnızlıktır,
Benim bayramlarımın boynu bükük kaldı kapı önlerinde.
Bazen diyorum ki...
Ey Allahım al benden bu yalnızlığı,
Her kim ömrüme özenip iç geçiriyorsa sar onun boynuna!
Sonra kıyamıyorum aile hayatlarına.
Neyse diyorum, neyse ya!
Cemre.Y.

7 Haziran 2019 Cuma

Karşılaştığımızda

...Karşılaştığımızda...
Karşılaştığımızda sana sımsıkı sarılıp,
Vakit sensizliği beş geçiyor sevgilim,
Bir bilsen sana ne çok sevda şiiri biriktirdim diyeceğim.
Cemre.Y.

6 Haziran 2019 Perşembe

Gelmiş

…Gelmiş…
Gelmiş yine sevdiceklerimin vakti...
Ben,
Keyfim ve de kahyası!
Ben mavi!
Diğer ikisi...
Bizi reklam etme…
El'e güne dedi.
Cemre.Y.

Merak Etme

...Merak Etme...
Bana...
Şöyle yanak yanağa mehtabı seyre dalacağımız,
Mutlu akşamlar biriktir sevdiceğim!
O çok methedilen adına Eyfel Kulesi denen
Paris'in teneke direğine karşı olmasa da olur.
Merak etme "İyi Geceler!"i ben yanımda getiririm.
Bana...
Şöyle yanak yanağa en güzel rüyalara dalacağımız,
Mutlu hayatlar getir sevdiceğim!
O çok methedilen İtalya'nın,
Sonradan dilek paraları çalınan Aşıklar Çeşmesi denen
Çalıntı dilek havuzuna karşı olmasa da olur.
Merak etme!
"Günaydın Kirpiklerini Tel Tel Öptüğüm!"ü...
Ben yanımda getiririm.
Cemre.Y.

5 Haziran 2019 Çarşamba

Sevgilim

...Sevgilim...
Gel seninle biz...
Bizi kimselerin tanımadığı yerlere gidelim sevgilim.
Can bildiklerimiz hariç kimseler bilmesin yerimizi.
Bize kendilerimizin dışında, aslında bizi hiç de ilgilendirmeyen,
Yeni yeni dert güncellemesi yapmayacak,
Pozitif ruhlu insanlar bulalım eş, dost, akraba niyetine!
Gel seninle biz...
Yeniden doğalım sevgilim.
Deniz kokusu doğsun sabahlarımıza,
Güneş saçlı ağaçlar batsın akşamlarımıza!
Cemre.Y.

Benim Bayramım Sensin Bil İstedim

...Benim Bayramım Sensin Bil İstedim...
Güneş ışıltılı saçlarına burnumu gömüp,
Her bir telinden, yaseminler, zambaklar,
İğde çiçekleri, nergisler, hanımeliler,
Leylaklar, sümbüller kokladığım.
Yosun gözlerinin derin okyanuslarında kulaç atarken,
Yüzünün her zerresini, gülüşünün gamzesini,
Boynunun, omzunun, sinenin,
Yüreğinin her bir ben tanesini ezber çektiğim.
Benim bayramım sensin bil istedim.
Misal sen şimdi gittin ya...
Omzumda saçlarının kokusu,
Sehpa da ellerinin dokunuşu,
Halılarımda ayaklarının izi kalmış.
Birkaç gün de öyle bayram ederim.
Cemre.Y.

3 Haziran 2019 Pazartesi

Kalbimi Tatile Gönderdim

…Kalbimi Tatile Gönderdim…
Bana; "Senin bir kalbin yok mu,
Hiç mi kimseler giremez içinden içeri?" diye sorarlar bazen.
İşte o vakit…
Açarım içimin bütün kilitli odalarına açılan,
Koskoca can kırıklarıyla dolu sarı sandığımın kilidini!
Son ses de…
Misal, aynı anda
Bon Jovi'den, It's My Life…
Ve aynı anda da…
Emma Shapplin'den, Spente Le Stelle'yi
"Cover!"lıyabilirim.
"Buyrunuz efendim biletler benden,
Malum bugün bayram" diyebilirim!
Durduk yere nice bitişleri hatırlattığınıza,
İçimden küfürler ede ede de!
Siz?
Emin misiniz hala aynı,
"Capre Diem!" havalarında kaldığınıza!
Meğerki öyleyse yazıklar olsun sizin de insanlığınıza!
Adele'den, Set Fire To The Rain'e bile geçmeyi hak etmemişsiniz
Evet…
Şarkıların ruhunu ve sözünü bilemedikçe…
Benim bir kalbim yok!
Çünkü onu, güvenli bir alanda
Yüreğimle beraber...
Kalbimi tatile gönderdim.
Cemre.Y.

Bayram Geliyormuş

...Bayram Geliyormuş...
Dediler ki bayram geliyormuş,
Kalbimin odalarını tertemiz ovaladım,
Camlarını, duvarlarını onardım.
Yüreğimi dikişsiz iplerle sarıp sarmaladım.
Kendime yepyeni bir kalp yarattım.
Canımın kırıklarını bembeyaz tüllerle yamadım.
Bundan gayri gelen de hoş gelsin,
Gidene yollar hep açık zaten.
Cemre.Y.

1 Haziran 2019 Cumartesi

Yorgun Akşamlar

...Yorgun Akşamlar...
Sana...
Yorgun akşamlarımda bile...
Güzel gülümseyişler biriktirdim sevgili.
İşten gelmişimdir misal
Bunca yıllık yalnızlığımın kapısının
Cebimde hazır anahtarımı kilidine dayadığım anda
Sen açıyormuşsun kapıyı!
Sana...
Yorgun akşamlarında bile...
Güzel gülümseyişler biriktirdim sevgili.
İşten gelmişsindir misal
Bunca yıllık yalnızlığının kapısının
Cebinde hazır anahtarını kilidine dayadığın anda
Ben açıyormuşum kapıyı!
Cemre.Y.

30 Mayıs 2019 Perşembe

Küpe Çiçeği

...Küpe Çiçeği...
Hani en çok küpe çiçeklerini severdin de,
En güzel sırlarını ona söylerdin mırıldana mırıldana!
Ne çok kulak kabartsam da,
Sadece duymamı istediklerini sesli söylerdin be anam!
Bütün rastladığım küpe çiçeklerine sorardım,
"Anam sana ne dedi n'olur bana da söyle,
Misal beni senin kadar seviyor muymuş?" derdim her seferinde.
Sen beni ebediyete terk edeli epeyce zamanlar geçti be anam!
Nice vakittir, sit alanı ilan edilmiş olan, ahşap oymalı evlerin,
Yırtık perdelerinin aralarında bile rastlayamıyorum ona,
Ben hala burada dururken, götürdün mü onları da yanında!
Cemre.Y.

28 Mayıs 2019 Salı

Kal İstersen

...Kal İstersen...
Pes etmedim lakin...
Vazgeçtim.
Gayri beklemekten,
Lime lime sandık lekesi olmuş,
Nice umudum, nice hayalim varsa,
Nice rüyam, nice nice olmayan neyim varsa...
Hepsinden vazgeçtim.
Bir sigara yaktım,
Radyo Voyage'ı açtım,
Kapattım gözlerimi,
Derin bir nefes aldım,
Sonra yavaşça bıraktım.
Sonra bir kez daha,
Bir kez daha derken,
Tam üç kez tevbe ettim,
Dün'ümün, bugün'ümün olmayanlarına
Bir kez daha hayıflanmayacağıma dair!
Pes etmedim lakin...
Vazgeçtim.
Şimdi an'lar var ciğerimde en derin nefesinden.
Gel istersen.
Sev istersen.
Kal istersen.
Her kim'imsen.
Cemre.Y.

26 Mayıs 2019 Pazar

Günaydın Pazar Sabahım

...Günaydın Pazar Sabahım...
Kuş cıvıltılarıyla uyandım bugün,
Yastığım yorganım yine "Ben" kokuyordu.
"Sen" kokmalıydı oysa ve hatta,
"Biz" kokmalıydı ya neyse!
"Günaydın pazar sabahım." dedim kendi kendime.
Hep gitmelere öykünürken,
Kalmalara mecbur bırakılmış ömrüme tebessüm ettim.
Verandaya çıkıp, denizi kucakladım.
İyot kokusunu derin derin burnuma çektim.
Sade bir kahve koydum ocağa,
Tek kişilik pazar kahvaltısı hazırladım servis tabağıma.
Birkaç dal hanımeli, birkaç dal iğde çiçeği,
Birkaç dal da pembe gül serpiştirdim masaya.
Gülümsedim her birine...
Artık gelse ne...
Gelmese ne!
Cemre.Y.

24 Mayıs 2019 Cuma

Sen Bilemezsin Lakin

…Sen Bilemezsin Lakin…
Sen bilemezsin lakin…
Ben iyi bilirim yokluğuna kaç yağmur damlası yağdı bu şehre!
Kaç kaldırım taşının altından çamurlu su sıçratmaya kalkışıldı ömrümde.
Kaç aracın camı sırıttı üstüme sırf onlara binip kendimi satmıyorum diye!
Yıllar yüzümün çizgilerini bana inat belirginleştirse de…
Göz pınarlarımda nasıl hazırsa yağmurum,
Bir kuş kanadının neşeli sesine de bir kahkaha patlatırım.
Sen bilemezsin lakin…
Akşamında süslü porselen bebekler gibi lüks arabalarda,
Gecesi için alınmış,
Cafcaflı fırfırlı eteklerinin altından beni küçümseyen hatunların,
Ertesi sabah benimle aynı minibüse binip,
Yırtık ayakkabılarının çamurlu yağmur suyunu alışını da seyrettim ben.
Sen bilemezsin lakin…
Artık beşinci duvarım da yüzünü dökmeye başlasa bile,
Tavanıma bakmak için dahi başımı kaldırıp,
Çenemi dikleştirdiğimi unutmam illa!
Sen bilemezsin lakin…
Gururumu ve dahi hayata inadına dik duruşumu çok severim ben.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...