18 Mayıs 2019 Cumartesi

Bazen

...Bazen...
Bazen,
Taş çatlar sabrının muhasebesinden,
Sabır tanelerim…
Ve bazen,
Yazdığın onca kelamın,
Nasıl olup da sen daha yazarken,
Notalarından kaybolabildiğini de biliyorum!
Bazen...
Bazen'leri...
Geç fark etmiş olabiliriz lakin!
Seviyoruz lan!
Biz seviyoruz en azından birbirimizi.
Sanırım şimdi "Sus!" vakti!
Cemre.Y.

Hiç Yoktan Hayyam'ı Yad Edelim Bu Akşam

...Hiç Yoktan Hayyam'ı Yad Edelim Bu Akşam...
Egenin kıyılarında şehirden çok da uzak olmayan,
Henüz keşfedilmemiş o koylardan birinde,
Yumuşak minderli rengarenk tahta sandalyeleriyle,
Bembeyaz masaları olan salaş bir balıkçı lokantası açalım misal.
Lakin masaların altına ayak uzatmalık yerleri de olmalı mutlaka.
Ben mezeleri, salataları hazırlayayım pür neşe,
Sen balıkları hazırla yavaştan.
Rakıyla şalgamı da koyalım buzluğa!
Geçen kış antikacıdan aldığımız pikabımızın tozunu alalım,
Taş plakları da dizelim sıra sıra!
Müzeyyen Senar'ın "Fikrimin İnce Gülü" en ilk sırada olsun.
"Seni Ben Ellerin Olsun Diye Mi Sevdim" i en sona koyalım.
Hiç yoktan Hayyam'ı yad edelim bu akşam!
Olur ya gelip geçen yolcular konar masamıza
Olur ya ortak oluruz yanık ciğerlerinin derinine.
Olur ya yeniden sevmeyi severiz belki ha ciğerim!
Cemre.Y.

17 Mayıs 2019 Cuma

Karşıdan Karşıya Geçer Gibi Sev Beni!

...Karşıdan Karşıya Geçer Gibi Sev Beni!...
Yine, mezarının başucundayım be sevgili,
Yine bir derdim daha var,
Senin o beni hiç duymayan kulaklarına anlatacak!
Yine, yeniden bir şiirimizi daha çalmışlar sevgili,
Hani tam beş yıl önce benim kabemin yıkıldığı gün gibi!
Tam dokuz yıl önce,
Sana son kez yakardığım o şiirimizi gibi çalmışlar bizi!
Hani yakarmıştım sana son kere ya...
"Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni;
Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.
Yol'unmuş gibi değil sevgilim
Han’ınmış gibi sev.
Ortalarına alma beni ömrünün seyrine
İLK’inmiş gibi, SON’unmuş gibi sev sen beni bu sefer.
Ruhum bembeyaz tüllerle,
Yemyeşil kırlarda uçuşmanın hayalindeyken.
Bütün gidenler gibi değil sevgilim
Kalanmış gibi sev.
Bensiz yaşanmazmış gibi değil sevgilim
Benimle de güzel yaşanırmış gibi sev sen beni bu sefer.
Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni;
Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.
Korkusuzca, yorulmadan sev." diye de...
Sen hariç herkes üzerine alınıp,
Üstüne nice ünlü şairlerin resmiyle,
Altına da adıyla, sanıyla ünlendirmişlerdi ünlüleri!
Sanki yazan adı, yaşayan san'ı ben değilmişim gibi!
Sen hariç...
Herkes alındı üzerine şu yürek kelamlarımı da imza ettiler!
Bir sen alınmadındı.
Oysa ne sen kaldı ortada ne de ben çoktandır!
Bir tek sana yazdığım,
Bu son şiirim kalmıştı uğruna ömrümü adadığım!
Gayri ondan da caydım!
Bir kere daha düşmeyeceğim hiçbir şiirimin peşine!
Bir kere daha gelmeyeceğim,
Kurumuş otlarla dolu artık benden başka da
Hiç kimsenin ziyaret etmediği şu yıkık viran şehrine.
Oysa...
Ne kadar da yorgun ömrüm!
Çatısını kurtarsam, tabanına kibrit çakılan ömrümden.
Sahi?
Ömrüme, ilk kibrit çöpünü, ilk kim yakmıştı?
Umutlarım mı yoksa hayallerim mi,
Yoksa her yeni günün sonunda batan o güneş mi!
Suçlu muydu misal ay?
Ya yıldızlar!
İntiharla ölünemeyeceğini çok gençken öğrendim ya hani.
Sahi hiç doğmamış olmayı seçmek gibi,
Bir hayal daha var mıydı acep!
Seçilmemi seçme hakkım olsaydı, hiç seçmezdim!
Yine olsa...
Yine...
"Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni;
Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.
Yol'unmuş gibi değil sevgilim
Han’ınmış gibi sev.
Ortalarına alma beni ömrünün seyrine
İLK’inmiş gibi, SON’unmuş gibi sev sen beni bu sefer.
Ruhum bembeyaz tüllerle,
Yemyeşil kırlarda uçuşmanın hayalindeyken.
Bütün gidenler gibi değil sevgilim
Kalanmış gibi sev.
Bensiz yaşanmazmış gibi değil sevgilim
Benimle de güzel yaşanırmış gibi sev sen beni bu sefer.
Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni;
Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.
Korkusuzca, yorulmadan sev." der miydim.
Sezen Aksu'nun şarkısı sözünde dediği gibi...
"Pişman değilim amma, göçtüm kederden" li
Ümit Besen'in şarkı sözünde dediği gibiydi de…
"Sana mutluluklar, sözüm kardeşçe!" değil gibiydi ya!
Neyse ya neyse.
Bir daha da kimse de artık beni…
Karşıdan karşıya geçer gibi sevmesin hani!
Cemre.Y.

16 Mayıs 2019 Perşembe

Benim Mevsimim Gelmiş Belli

...Benim Mevsimim Gelmiş Belli...
Kim demiş ki...
Sırtıma sarındığım güvensizlik hırkam yüzünden
Ben artık hiçbir şeyi sevemezmiş'im diye!
Bana mevsiminde "Erik!" de misal,
Misal "Çilek!" de en organiğinden mis kokulu!
"Kiraz!" de misal bana,
Ne çok tatlı, ne de ham olmasın misal.
Ben o ilkbaharların,
Ben o yaz'ların,
Ben o son baharların,
Ben bütün kışlarımın,
En mutlu geçecek günlerinin
Tümüne birden hayallerim.
Mis gibi toprak...
Taze kesilmiş çimen...
Ve rüzgarda salınan pembe bir gülün kokusu!
Koca bir fincan çay ve sigaramın havaya savruluşu...
Olmasın mı üstüne birkaç damak çikolata'm!
Benim mevsimim gelmiş belli!
Bir de hamak kurabilseydim ömrümün sahilindeki yar ile.
Şöyle denize nazır...
Köşe başında bir mangal yakmalı şömine filan.
Ne bileyim...
Ben mezeleri hazırlardım bir yandan!
Sen de soframıza samimiyet,
Güven, şefkat, aşk, sevda falan katardın?
Cemre.Y.

15 Mayıs 2019 Çarşamba

Orada Da Kaldı

…Orada Da Kaldı…
"Bence sarılmamız gereken,
Acil nedenler var!
Ama yine de sen bilirsin!"demek isterdim 
Tipini FAV'ladığıma...
Lakin sabahı varsa "İyi geceler!"i yoktu,
"İyi geceler!"i varsa da ertesinde"Günaydın!"ı…
Ben yürümedim, o zaten taştan bir duvardı, orada da, kaldı.
Cemre.Y.

Sitem Etme

...Sitem Etme...
Senin ışıltılı gözlerinin derin denizinde boğulurdum
Ya da gökyüzü semasında uçardım da sen istedin sana karşı mesafelerimi.
Bundan gayri sakın ha sana yokluğuma sitem etme!
Halbuki bir de...
Sevdasına karşılık verecek bir yüreğim kalmadığı için,
Dostluklarını da kaybettiklerim var benim
Oysa ne de güzeldi şefkat ve ilgileri!
Sorun bendeydi yani bir türlü aşık gibi sevemedim.
Cemre.Y.

14 Mayıs 2019 Salı

Eyvallah

...Eyvallah...
Bazı...
"Eyvallah!" lar vardır,
Yüreğe mühür gibi kilitlidir de...
Başka hiçbir gülüşlü veda ediş, sığmaz ya o an'a!
Hani olmayanlara, oldurulamayanlara,
Hiç olmayacaklara "Eyvallah!" lı o gülüşüm var ya!
Cemre.Y.

Neyse Kadın

...Neyse Kadın!...
Neyse kadın, bakma böyle yarı giyinik yarı çıplak inatçı iki keçi duruşumuza!
Saçlarının diplerinden başlayacağım bu sefer...
Boşuna hiç alttan alttan soyunup beni denemeye kalkışma.
Saçlarından sonra gözlerinin derinine gelecek sıra!
Kirpiklerinden sonra öpeceğim kaşlarını ki sonrasında alnının apaklığını!
Durup dinlenip yüreğini öpeceğim kalın kazakların ardında!
Daha soyunukluğuna çok var beni lütfen deneme beni bir daha!
Cemre.Y.

İftar

...İftar...
Nicedir, vakit iftar vakitlerine her yaklaştığında,
Elimde koca bir kapıcı kızı sepetiyle, burnumun direğine direğine,
Buram buram pide kokan fırın kuyruklarında bekleyişim gelir yanıma!
Rengarenk makyajlar yapmış oruçsuz teyzeler acıyarak bakarlardı oruçlu halime!
Ne de olsa onlar zevkten bekliyordular aynı kuyruğu, bense mecburiyetten.
Bazı günler, "Bize de bir pide al demezdi ya annem!"
O bir pidenin bile beşe bölündüğü umurumda olmazdı ya hani.
Çok gücenirdim anneme çok,
Madem öyle ne diye bu kokuyu burnuma burnuma diredi diye!
Çok gücenirdim Allah Babaya çok...
Ne diye bir kere olsun,
Diğer kardeşlerimi oruçluyken o pide kuyruğuna göndermedi ki?
Epeydir de en başına sarıyorum ömrümü,
"Neden?" lerimin...
Ve hani ölsem cennetlik olan yaşlarımın nasıl bir vicdanla,
Nasıl bir sınava tabi tutulduğunu bulmak derdindeyim!
Neyse yakalım mı bir sigara daha?
İftarınız sadist ruhundan arınmış yaradanınızla sevap ola!
Çünkü Allah en çok çocuk çığlıklarını duymalıydı.
Çünkü Allah küçücük bir yavruyu gen havuzu yüzünden,
Hiçbir sınava tabi tutacak kadar sadist olmamalıydı!
"Ol!"dese olurdu ya hani, olanı, olacağı o an oldurmalı,
Hiçbir intikamını,
Gelecek nesillerin suçsuz meleklerine cehennem etmemeliydi!
"Kontrol edemediğin şeylere fazla kafayı takma,
Hayatını yaşa!" diyor bir film repliğinde.
Yaşayacak bir hayat sunmadıysa yaradan insan olan neylesin!
Cemre.Y.

13 Mayıs 2019 Pazartesi

Eyvallah


...Eyvallah...
"Tanımadığım insanlarla tanışmayı sevmiyorum!
Tanıdığım insanlarsa, zaten benden haylice...
Uzak ara olsalarda yürekdaşım!"
Bunun neresi, anlaşılamayan bir cümle ediyor beyinlerde!
Benim...
Ne yeni bir "Merhaba!" yı kaldıracak gücüm,
Ne de yeni bir "Eyvallah!" ı yok edecek ömrüm kaldı bende?
Cemre.Y.

Güya

...Güya...
Yeni yıla ramak kalaydı ilk kelamlaşmamız,
Şiirdaşlık geldi sonraki günlerde.
Günler olmayan gecelerin sabahına ayarken,
Yaralarımızı açtık birbirimize...
Ne çok yaramız vardı ah ne çok!
Açtıkça her bir kabuğun altı yeniden kanayan!
Sonra bir gün dayanamayıp,
Öptük dizlerimizden, dirseklerimizden,
Yüreğimizden öptük sonra birbirimizi hiç görmeden.
Bilmem ki nedendi durduk yere hırçınlaşmalarımız!
Birbirimize destursuz s*ktir çekmelerimiz lakin...
Dayanamıyorduk da yokluğumuza,
Ellerimizde rengarenk misketler,
Küsüp barışan küçümen çocuklardık işte.
Karlı bir mart akşamına sözleşmiştik güya,
İlk defa göz göze gelip,
İlk defa birbirimize sımsıkı sarılıp,
İlk defa yeniden yine sevmeyi deneyecektik.
Şöminenin başında gitar çalacaktı bana!
Üşüyen ellerimin, donan ayaklarımı,
Zemheri ayazı yüreğimin kışını alacaktı güya!
O gelmedi o akşam,
Kırılmış çocuk yüreğinden öptüm de gittim ona lakin.
Kimse kimseye bir tastamam güvenemedi.
O gelmedi, ben de bir tamam gidemedim gibi bir masal bu işte.
Dudaklarımızda başlayamayan bir sevdanın kırık nağmeleri.
Belli ki kalp daha hiçbir şeye hazır değildi.
Yoksa gelirdi, yoksa severdi, yoksa kalırdı.
Bazen,
Ne çekip giden umurunuzdadır artık
Ne de, yıkıp giden...
"Eyvallah!" der geçersiniz...
Cemre.Y.

12 Mayıs 2019 Pazar

Hercai Sevda


…Hercai Sevda…
Nicedir hercai sevdalılardan yorgun bu yürek!
Ondandır her gece sevgili diye,
Omuz başlarımı yalnızlığımla örtüşüm.
Bir kerecik daha inansaydım,
Birinin beni sonsuza dek seveceğine…
Bir kerecik daha güvenebilseydim birine.
Sevecek yürek mevcuttu elbet bende de.
Cemre.Y.

11 Mayıs 2019 Cumartesi

Günün Kutlu Olsun

...Günün Kutlu Olsun...
Tam...
"Bu sensiz beşinci anneler günüm annem!" diyecektim ki vazgeçtim.
Sen beni bırakıp bu sefer sonsuzluğa gittin diye,
Benim biricik annem olduğun gerçeği hiç değişmedi ki!
Tıpkı doğumumda kız evlat olduğumu öğrenip,
Beni sevgisizliğine terk ettiğin o gün gibi!
Ben beni bildim bileli kız evlatlar en ilk, babalarına aşık olurdu.
Ben babama hiçbir zaman o kadar güvenemedim.
Ben en ilk, anasına aşık olmuş tek bebeydim.
Anasının son günlerinde,
"Gel de bir koklaya koklaya, sarıla sarıla bir öpeyim seni kuzum,
Zaten ömrümce yeterince sevemedim!" denilen cinsinden
Sen benim...
"Anneler günün kutlu olsun be anam!" dediğim sevdam.
Biliyorum bu sene...
Sana aldığım bütün o hediyelerimi dolaba tıkmayacak,
Ben yokken açıp öpmeyeceksin.
Biliyorum bu sene...
Bütün heyecanınla açacaksın sana sunduğum armağanlarımı!
Öyle ya!
Daha kalubelam okunurken,
Zıt gitmiştim tanrıya neden bana böyle bir kaderi reva gördü diye
Kendime sunulan onca yalan cennetlerden öylece caymışken ben!
Ömrümün bütün zemherilerine göğüs germişken,
Senin için kaç ömür kaç vakit, kaç zaman,
Abdest alıp, namaz kılıp, nice dualar ettim bir bilsen.
Anneler günün...
Analar günün...
Her neredeysen, yaşadığını hissettiğin her günün kutlu olsun anam!
Cemre.Y.

Sana Yalnızlığı Anlatayım Mı?

...Sana Yalnızlığı Anlatayım Mı?...
Kimsesizliği bilemem lakin,
Sana yalnızlığı anlatayım mı?
Hiç gelmeyecek bir sevgiliye,
Hiç yapamam dediğin yemekleri,
İftar sofrasına yetiştirip,
Yaptığın onca yemek masada öylece dururken,
İftar niyetine bir sigara yakıp,
Nicedir tutmalara küstüğün orucunu açmaktır.
Cemre.Y.

10 Mayıs 2019 Cuma

Yoksa Bu Kadar Yaralanmazdım

...Yoksa Bu Kadar Yaralanmazdım...
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Onlar ki...
Kalbimin gizemli patikalarından yola çıkıp,
Yüreğimin gazellerini bahara çevirendiler!
Her biri kendi sıfatınca...
Sevginin de, şefkatin de, sevdanın da en has haliydiler.
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Ben miydim bunca koşulsuz sevgiye aç olup,
Reklamlardı, dizi dizi filmlerdi hepsine kanan,
Yoksa onların hepsi mi, aynı tiyatronun ustasıydılar?
Yok yok, reklam olsa,
Hiç seyretmediğim anlık olaylara kanmazdım,
Dizi dizi film repliği olsa asla inanmazdım.
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Her biri karşına kader çarkını ezber etmiş,
Kendi yalanına dahi önceden kendini inandırmış,
Mükemmel birer teatral trajedi performanslarını sergilediler de,
Ben, kendi ömrümü unutup, onları ayakta, yüreğimle selamlarken,
İhtimal o ki,
Seyirci olduğumu unuttum da kandım ben bütün o oyunlara.
Yoksa anısı dahi hatırıma geldiğinde,
Hiçbirinden hala...
Bu kadar derin yaralanmazdım.
Geçmişe özlem değil bu,
Her bir anı...
Sanki siyah beyaz birer Türk filmi kahramanı!
Şimdiye dönersek...
Ne jön aynı kahraman gençliğinde,
Ne de artist aynı saflıkta lakin,
Hayatıma dokunup da,
Ömrümü yakıp giden insanları düşünüyorum da bazı bazı!
Sadri Alışık diyor ya hani, o filmde...
"Ben seni unutmak için sevmedim..."diyor ya!
Her biri karşına kader çarkını ezber etmiş,
Kendi yalanına dahi önceden kendini inandırmış,
Mükemmel birer teatral trajedi performanslarını sergilediler de,
Ben, kendi ömrümü unutup, onları ayakta, yüreğimle selamlarken,
İhtimal o ki,
Seyirci olduğumu unuttum da kandım ben bütün o oyunlara.
Yoksa bu kadar yaralanmazdım hiçbir anımdan!
Cemre.Y.

7 Mayıs 2019 Salı

Ey Şefkat Neredesin?

...Ey Şefkat Neredesin?...
Ben seni en çok...
Altı yaşımın, ilk ramazan ayında bekledim.
Sıcacık ekmek kokan bacalardan dumanlar süzülürken misal.
Annemle babam,
Gizlice ziyafete konuyorlardı gecenin üç otuzu.
Kardeşimi de uyandırıp zar zor,
Kafalarımıza sümsüğü yiye yiye,
"İyi madem, tekne orucu tutarsınız sizde!" diye diye,
Boğazımıza takılan o lokmalarda bekledim.
Lakin yine de tuttum orucumu,
İftarında da ilk duamı,
"Ey şefkat neredesin?" diye ederek!
Ben seni en çok...
On üç yaşımın ramazanında bekledim.
Oruçlu ağzımla, kapıcılık yaptığımız dairelere,
Sıcak pide yetiştirmeye çalışırken,
Süslü kokana teyzelerin başımı acıyarak okşadıkları anlarda,
Eve geldiğimde, sofrayı hala kurmadan gitmişim diye diye,
Ulu orta dayak yiyerek orucumu iftar ettiğim o zamanlarda.
Lakin yine de tuttum orucumu,
İftarında da..
Orucumu açarken...
İlk duam olan,
"Ey şefkat, ya şimdi neredesin?" diyerek açarken misal.
Ben seni en çok...
On dokuz yaşımın ramazanında bekledim.
Oruç ağzımla,
Sıfatına baba denen biyolojik kimyasalın oruç falan tutmayıp,
Yine memelerime ayrı bir dokunmaya çalıştığı zaman.
Ölüme razı atlatıp,
Lakin yine de orucumu bozmadım,
Hani iftarında hani!
"Ey şefkat,
Peki ya şimdi bari neredesin?" diye dua ederek açtım orucumu!
Ben seni en çok...
Yirmi üç yaşımın ramazanında bekledim!
Karnımda beklenen o yavrunun doğumuna üç ay kala,
Eniştemin arabasıyla,
Yavrumun babasının eski sevgilisiyle kaza yaptığı gün!
Hani ben suçlanmıştım akrabalarımca,
Akrabalık bağını kuran ben oldum diye!
Ne aldatıldığımın ispatına yanabildim,
Ne de kan bağım olan insanların akrepliğine!
Lakin yine orucumu bozmadım,
İftarında da...
"Ey şefkat, ey güven, ey sevda ,
Ey yürek, neredesin?" diye dua ederek açtım orucumu.
Ben seni en çok...
Tam her şeyin artık güzel olacağına inanarak, yeni bir adımla,
Hayata yeniden başladığım o son iftarımda bekledim!
Hani sabaha kadar sarmaş dolaş sevişmişsiniz de,
Evinizden an olup çıkıp gelmişken,
Dönüşünüz boşaltılmış gibi!
Elinize haberinizde de,
Şüphenizde de olmayan bir tebligat tutuşturuluyor!
Ve siz boşanıyorsunuz!
O gün bugündür iftarım filan yok benim.
Yaktım bir sigara!
Açtım bir bira!
İftarsız açtım orucumu!
Bütün atmış bir gün cezalarım hepinize ayrı bir girsin.
Günah mı?
Baştan okuyun, yaşadıklarımı,
Bana bu kaderi yazanın adaletinin ve dahi cevapsız sorularımın,
Cevaplarını eksik bırakan, ulaştıran, ulaştıramayan,
Sorgu ve şahit melekeliğinin,
Yetki ve melekelerinde eksiklik yapan her ne cins var ise...
Taaaaaaaaaaa!
Şefkat mevkat istemiyorum ben.
Sevgi, sevda, şehvet, aşk, güven vs. de istemem!
Üstü size kalsın.
Var mı öte aleme gidip de gelen!
Bana babamın da...
Anamın da anlattığı bütün gerçekler yalanken.
Tanıdığım eril veya dişil her kim varsa,
Hani es kaza ilk anda dahi sevdiğim olsa,
"Sevişmeyelim,
Bedenim tadilatta!" demek istiyorum her seferimde!
Yakalım mı bir sigara!
Çünkü şefkat falan yazmıyor,
Okunmuyor, hiçbir ramazan mukabelelerinde!
Zulamıza saklamış mıyızdır hani, var mıdır ki iki de bira!
Neyse,
Pide kokusunu özledim ben!
Cemre.Y.

6 Mayıs 2019 Pazartesi

Sabır

...Sabır...
Hayat öyle, herkesin aksine,
Benim sabrımı bayım!
Öyle açlıkla falan sınamıyor!
Bir sabahtan ertesi sabaha,
Kuru bir lokma ekmek,
Ve suyla...
Günlerimi ertesine, aşırmışlığım çoktur yokluk zamanlarımda.
Hayat öyle, herkesin aksine,
Benim sabrımı bayım!
Bollukla da sınanmıyor!
Bir sabahtan ertesi sabaha,
Sultanlara yakışır günlerim de oldu elbette.
Hayat benim sabrımı bayım...
Bir doğumumla başımı yakan babamla,
Bir de yeterince özgür olamadığım devletle sınıyor!
Ulan babamı bile affedebildim de...
Nedir bu hiç yoktan olmayan faturaları bana yüklemleme dertleriniz.
(Adıma hat açılmış, iki yıl önce kapanmış olan bi telefon şebekesine,
Olmayan aboneliğime hacizci amcalar sarmış,
Sordum soruşturdum lakin,
Yeterli açıklamayı yapamıyorlarmış!
Kimlik bilgilerimiz miş,
Herkesin eline geçebilirmiş,
Bayiye gidip itiraz etmeli,
Öncesinde bilmem ne mail adresine,
Durumu izah eden o maili atıp, itirazımı sunmalıymışım!)
Benim sabrım bayım...
Sonunda bütün sabırlarımı kustuğum o anlarla sınanıyor!
Durduk yere...
Haciz yedin denen yerden, alacaklı oluyorsun!
Durduk yere sana yanlışlıkla yazılmış olan,
O cüzi miktarı uğraşmamak için ödeyip,
Durduk yere de
Ödediğinin yüzde on beş fazlasını çoktan kapanmış bir operatörden,
Alacak hakkın olduğunu öğreniveriyorsun!
Kimsenin kimseye borcu yoktur lakin.
"Yanında değilim lakin, seni güzel stalklarım!" diyen,
Olamayan en sevgili yerinden vurur seni.
Neyse ben epeyce küfürü yutup,
Zavallı operatöre,
"Eğer ki niyetliyseniz,
Size hayırlı iftarlar olsun!" diyecek kadar nezaketliyim.
Çok şükür bu ramazan o bari yok!
Ben burada tek başıma derdime yanarken,
O sefil iki alt katımdaki ilk iftarında,
Yine, hep olduğu gibi, bütün kaseleri, bütün tabakları,
Bütün hazırlanmış güzelim iftar sofrasından öç ala ala,
Vura kıra iftarın böğrüne böğrüne saplamıyor açlığını!
Nadirdir akşam yemeklerim benim.
Çok şükür dün yosun gözlümle doya doya yedim.
Ben babamdan sonraki,
Bütün ramazan iftarlarımda yalnız değildim.
Ve bir daha asla hiçbir iftarda,
Çatalla kaşık, tabağı dövmedi!
Hayyam işte...
Var olsun, hiç bırakmadı ki,
İlk iftarlarımın o hüznünde tek başıma beni!
Cemre.Y.

5 Mayıs 2019 Pazar

Amin Olsun

…Amin Olsun…
Sana güzel yıldızlar biriktirdim çocuk...
Sana umutlu dileklerin gerçek olacağı,
Güzel dualar biriktirdim çocuk...
Amin olsun.
Cemre.Y.

4 Mayıs 2019 Cumartesi

İstersen Gel

...İstersen Gel...
"Biliyorum, biraz geç kaldım ama, istersen gel!" dedi.
Onun da, kendince,
Güne yetişmekle ilgili benden ayrı bir dünyası vardı elbet!
Amma ve lakin ben...
O vuslat anı gelip de geçmesin diye kaç saat saydım bilseydi.
Kaç zamanımı hırpaladım, hiç olmayacak işlerle kendimi avutarak!
Bir bilseydi.
"Biliyorum, biraz geç kaldım ama istersen gel!" dedi.
"Benim canım senden yorgun be kadın, ille de gel!" demedi yani.
Bende ona, öyle yürek üzecek şiirler dizmedim tabi!
Ki bu zamanda...
Kimin umuruydu ellerimde yasemin kokulu,
Bil cümle dolusu taze lale çiçekleri...
Sanki ben hep...
Bir şekilde unutturulmuş bir zamanda gelmişim de,
Sen bana hep...
Hiç gelmek istememişsin gibi bir turuncu duygu bu!
"İstersen gel, lakin ben,
Şimdiki sana,  hiç hazır değilim gibi!"
Neyse, sen, yine de...
Tenhalarda fazla da kaybolma!
Cemre.Y.

Sevdiğim

...Sevdiğim...
Saçlarına meyve çiçekleri esmiş sevdiğim
Gün batımı güneş kırıntılarına karışmış güzelliğin.
Bir bilsen sana sarılmayı, kokunu içime sarmayı nasıl özledim.
Sen benim yorgun ömrümün en nadide bahar çiçeğisin.
Sen benim lale mevsiminde ömrüne can verdiğim...
Bilemiyorum ki seni daha nasıl sevebilirim.
Cemre.Y.

3 Mayıs 2019 Cuma

Ömrüme Bir Bak Bakayım Bir, Tastamam Geçebilmiş Mi?

…Ömrüme Bir Bak Bakayım Bir, Tastamam Geçebilmiş Mi?…
Bazen…
En can kanından dahi olsa bile, ilk karındaşın dahil…
Yaşanmış derin yaralarını konuşurken,
Yaşayan bizzat kendisi ve kız çocukları olmadığından,
"Geçmiş, işte, geçmiş de, bitmiş gitmiş, artık hatırlama!" diyorlar ya!
"Ömrüme bir bak bakayım bir, tastamam geçebilmiş mi?" diyesim geliyor!
Boğazıma bir yumru takılıyor da dilimden çıkamıyor,
Ya o geçmiş dediğin, şimdi olsaydı da, ben senin en küçük çocuğun olsaydım!
Cemre.Y.

Sadece Bir Saniyelik Düşünün

…Sadece Bir Saniyelik Düşünün…
İnsanları önden önden, yargılarken sadece bir saniyelik düşünün!
"Sizce bugün geri kalan ömrünüzün kaçıncı günü,
Ölüp gitmenize daha kaç gün kalmış olabilir?"
"Yok, ben zaten cehennem seviyorum." derseniz ona karışamam.
Cemre.Y.

2 Mayıs 2019 Perşembe

Yürek İsterdi

…Yürek İsterdi…
Birkaç zamandır yeni şiir yazmıyor muşum?
İnsan olan gözlerinin içinden güneş doğmuşken,
Geceyi de aynı gülümsemeyle kapatmışsa,
İçine derin derin resmetmekten başka şiir yazamaz ki!
Yürek isterdi elbette hiç yoktan bir şiir etsin diye, 
Hiç yoktan bir sevdaya yine gönderme yapayım lakin.
Mesele dingin, kaygısız bir huzursa…
Nicedir hasretiyle yandığı o anları salise salise,
İçine derin derin resmetmekten başka şiir yazamaz ki şair!
En çok…
Cebinde üç beş kuruşu varsa, rakıya, tabağındaki balığı,
Tabağındaki balığa eşlik eden acılı şalgamı,
Ve her birine teker teker tanıttığı kalamarı,
Güveçte hala kaynamakta olan o kaşarlı karidesi,
Tanıştırırdı yeniden birbirleriyle,
Tam da o anda…
Göz göze gelip "Şerefimize!"diyerek
Tıngırdatabiliyorsak kadehleri…
Acılı şalgam bile sevinirdi bu işe.
Cemre.Y.

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Ben Bir Adam Tanıdım

...Ben Bir Adam Tanıdım...
Resmi tatillerde bile mesaisini vermeden işçisine
"Bizde böyle işine gelmiyorsa yol orada" diyerek,
Çalışmak zorunda bırakan patronları da gördüm.
İş olmasına rağmen "1 Mayıs'ta bari dinlensinler." diyen işvereni de.
Çalışanın maaşını SGK bordrolarında eksik gösterip,
Vergisini eksik ödeyen patronları da gördüm.
Yanında çalışan emektarları için
"Bari emekli olduklarında rahat yaşasınlar,
Emeklilik maaşlarını eksik almasınlar." diyerek,
Ne ücret alıyorlarsa,
Kuruşu kuruşuna bordrolarına yansıtıp vergisini ödeyen iş vereni de.
Çalışanın maaşlarının,
Küsüratlarını cebe indiren patronları da gördüm.
Bütün küsüratları yukarı yuvarlayıp işçisine fazlasıyla ödeyen iş vereni de.
İş yerine, özel şoförünün sürdüğü son model jipiyle gelip,
Kasım kasım kasılarak,
Daha kapıdaki görevlisinden sayıp sövmeye başlayan patronları da gördüm.
Ekmek teknesine gelirken ofisine çıkmadan önce,
Bütün çalışanlarının halini, hatırını soran iş vereni de.
Kalem oyunlarıyla ortaklarının hakkını gasp eden patronları da gördüm.
"Aman be kızım kefenin cebi mi var, sakın hak geçirme kimselere,
Kul hakkıyla gitmeyeyim öte aleme." diyen iş vereni de.
Şimdi bu olanı biteni yazarken ben içinizden diyeceksiniz ki;
"Paragrafın patronlu başlarını hepimiz tanıyoruz da,
İkinci satırlarda bahsettiğin o iş veren nerede?"
Ben bir adam tanıdım,
Hem işçisi ekmek teknesinin ve hem de iş vereni yanındaki emekçilerinin
Ve de kendisine asla ve asla "Patron!" dedirtmeyen,
Keşke benim babam olsaydı dediğim ey insan,
Ey yüce gönüllü adam,
İyi ki dört yıl önce kapını çalıp senden iş istemişim,
Senin de...
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günün kutlu ve mutlu olsun, ellerinden öperim.
Cemre.Y.

Günaydın, Kahve?

...Günaydın, Kahve?...
Sana kulak memesi kıvamında,
Yumuşacık vuslatlar biriktirip de gelmiştim oysaki,
İstesen...
Yıldız yakamoz kurabiyeler asardın karanlık gecelerimize,
İstesen yaz güneşinde,
Yağmur yağmış da,
Sanki ufkumuza gökkuşağı salınmış gibi eserdin.
Lakin ne sen vuslatı diledin,
Ne de ben gökkuşaklarının geçici hevesine kandım.
Biz bir sabaha doğduk lakin, sen bir geceyi bile biz edemedin.
Fakat yine de iyi olsun gecelerimiz sevdiğim.
Hiç yoktan,
Birimizden birimiz güzel ve gerçek olası rüyalar görsün mesela!
Zaman dilimlerimiz ayrı nasıl olsa,
Sen nereden bileceksin sana ne iyi dilekler dua eylediğimi?
Hayat!
Bana doğan bir an mı yoksa çoktan mı batmış ömrüm?
Neyse...
Günaydın, kahve?
Ben sade içerim de!
Cemre.Y.

30 Nisan 2019 Salı

Ey Hayat Sen De Beni Affet

…Ey Hayat Sen De Beni Affet…
Geleceğin bana da geleceğinden o kadar emindim ki,
Her sabaha uyandığımda aldım elime güneşin renklerini,
Boyadım ömrümü geçmişinden bugüne, hem de en olması gereken renklerde.
Her gün batımında da olduramadığım renkleri sildim birer birer.
Lakin bir şeyi unutmuşum bütün ömrümce, zira, haylice, yıprandı ömrümün tuvali.
Ey hayat sen de beni affet, yeni bir tuval alacak kadar da gereksiz macera ruhum yoktu!
Ben sadece, kendi hayatımın, kendi mutluluğunun resmini yapmaya çabalıyordum.
Cemre.Y.

29 Nisan 2019 Pazartesi

Rengarenk Renkler

...Rengarenk Renkler...
Benim sadece güneşe ve renklere ihtiyacım vardı,
Fark etmezdi ki yerleri,
Yağmur sonrası çıkacak gök kuşağında da olabilirdi,
Sahil kenarı ayağıma takılacak istiridye kabuklarında da!
Ya da ne bileyim,
Issız bir ressamın gün doğumunu resmettiği,
Rengarenk renklerin karıştığı o tuvalde de!
Fark etmezdi ki.
Benim sadece, akşam olunca yitip gitmeyecek güneşe...
Benim sadece...
Gün yerini geceye terk ettiğinde yitip gitmeyecek renklere...
Benin sadece...
Bazı rüyaların gerçek olabileceğine inanmaya ihtiyacım vardı!
Oysa mütemadiyen her gece,
Güneş bana bakan yüzünü geceye terk ettiğinde,
Gece, hep renklerimi çaldı.
Gecelerin de renkleri vardı oysaki,
Gün griye terk edip geceyi siyaha keserken,
Misal birkaç mum alevi, iki kadeh kıpkırmızı şarap,
Ne bileyim üstüne sere serpe yerleşiverecek mavi bir peluş…
Fark etmezdi ki yerleri,
Misal o gece de koynunda yatacak biricik yavrunun,
Uykuya doğru yol alırken gözüne çarpan, o son dalgalanışıyla,
Aralara serpişmiş güneş sarısı saçları.
Sana yoldaş olmuş teninin, kalp atışının kokusu…
Gecenin renkleri…
Yanında kimin olursa olsun rüyasında seni sayıklamasıdır aslında.
Oysa gece hep…
Benim bütün, rengarenk, renklerimi çaldı.
Benim sadece güneşe ve renklere ihtiyacım vardı,
Fark etmezdi ki yerleri,
Yağmur sonrası çıkacak gök kuşağında da olabilirdi,
Sahil kenarı ayağıma takılacak istiridye kabuklarında da!
Ya da ne bileyim,
Issız bir ressamın gün doğumunu resmettiği,
Rengarenk renklerin karıştığı o tuvalde de!
Fark etmezdi ki.
Benim sadece, akşam olunca yitip gitmeyecek güneşe...
Benim sadece...
Gün yerini geceye terk ettiğinde yitip gitmeyecek renklere...
Benim sadece...
Bazı rüyaların gerçek olabileceğine inanmaya ihtiyacım vardı!
Cemre.Y.

28 Nisan 2019 Pazar

Bu Dünya

…Bu Dünya…
Bütün o efsaneler, bütün o masallar falan hepsi yalan,
Kimse, o salak saçma yarışta,
En birinci olduğu için gelmedi bu dünyaya!
Sadece o, yaradan karar verdi, ananla babanın o sevişme anında,
Senden önce gelen milyonlarca sırada bekleyen sperm varken,
Bu yaşam formuna dahil etmeye sadece seni seçti.
Ve kapadı kapılarını ananın rahminin bütün hücrelerin!
Seni, bir damla öz suyu, bir damla öz suya katık eyledi.
Hep sorarım bilinmeze,
Keşke yaradanım beni o ilk an anamın rahmindeki,
Yumurtasına bebelik seçtiği o andan,
Doğduğum ana kadar an be an takip edip işlediği gibi,
Hiç değilse ben reşit olana kadar bütün anlarımı da,
Koruyup kollayacak kadar beni hala sevseydi!
Yaradanım hariç, herkesi affettim.
Cemre.Y.

27 Nisan 2019 Cumartesi

Neyse


...Neyse...
Sonra birden perde kapanıyor!
Herkes seni an'a gülümsüyorsun sanıyorken,
Sen...
Bütün gelmişine,
Bütün geçmişine,
Bütün gelemeyenlerine...
Neden hala gelmediklerine,
Kocaman kocaman gülümseyip,
Sessiz bir hıçkırıkla,
İçine gömdüklerine kahkahalar atıyorsun!
Hayat!
Söküp aldı işte...
Geriye, herkesin mutluluktan sandığı,
Bu güzel gülümseyiş kaldı.
Neyse iyi olsun bütün geceler!
Cemre.Y.

26 Nisan 2019 Cuma

Avaz

…Avaz…
Üç bebem olacaktı benim lakin,
Ondan öncesini, nikah gecemizde, sessiz avazlarla,
Alaturka bir tuvalette,
Mavi bir leğene kan uyuşmazlığından düşürüp,
Bana inanmazlarsa diyerek sessiz çığlıklarla,
Bir konserve kavanozunda çeyiz olarak götürmüştüm,
Hala da bazı geceler, ağlar ardımızdan.
Ondan sonrasını, ilk aldatıldığımı öğrendiğim gün ile,
Yeniden hamile olduğumu öğrendiğim gün olan o gün
Kürtajdan uyandığımda avaz avaz…
"Ama onun babası vardı,
Hepsinin babası oydu diye." diye koya ağladığım gün gömdüm.
Lakin arada en güzel, en destansı,
En hayal o vardı, işte, bende onu doğurdum!
İyi ki de, seni, doğurdum!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...