4 Ekim 2018 Perşembe

Yorgunum

…Yorgunum…
Yorgunum be sevgilim…
Kırılgan kanatlarıma yeni umutlar takmaktan da,
Bütün insanlar tarafından iyi niyetlerimden vurulmaktan da,
Bütün hayal bulutlarımın,
İçinde hayli ayrık otlarını barındıran,
O ısırgan yapraklarıyla soldurulmasından da,
Yarına uyanmamayı dileyerek uyuduğum yatağımdan,
Yeni güne gözümü açıp…
Yeni gülümsemeler savurmaktan da…
Hayli yorgunum be sevgilim.
Cemre.Y.

Lazım

…Lazım…
Bana sesinin rengi lazım sevgilim,
Bana teninin o uyum içindeki ahengi.
Bana bakışların lazım,
Ne bileyim gülüşün, duruşun…
Bana varlığın lazım sevgilim,
Yoksa hayal dediğin ne ki?
Hiç kimsesiz sevda mı olur!
Cemre.Y.

"Geç" Miş

…"Geç" Miş…
Belki de hakikaten geçmişe 
"Geç" miş! demenin zamanı gelmiştir! 
Yıllar sonra çok çirkin görünüyorlar zira! 
Ama...
Yine de insan bir...
"Değdi Mi Yani? yi saklıyor uhdesinde...
Şöyle en mutlu anında, onun sefilliğine acıyarak bakarken...
Cemre.Y.

3 Ekim 2018 Çarşamba

Onu Bari Sevelim

…Onu Bari Sevelim…
Onlardan kaçıp kurtulmam için her şeyi yapanlardan sonra,
Benden kaçıp kurtulması için her şeyi de yapmıştım oysa!
Yükseklerden bakınca ufkun afakının kaçtığını öğrendiğimden beridir,
Yer de benim, gök de benim.
İki zaman arası cennette benim, cehennem de ben!
Yıldızlar mı?
Yıldızlar hep söner be sevdiceğim baksana yüreklerimize,
Ne kadar çok meteor sönüğü,
Ne kadar çok uydu çarpıntısı,
Ne kadar çok Güneş yanığı,
Ne kadar çok Ay karanlığı!
Nihayetinde Ay ile Güneş arası değil mi bu Dünya onu bari sevelim!
Cemre.Y.

Yaralıyım Sevgilim

...Yaralıyım Sevgilim...
Bırak yüreğini yüreğimle uyutayım diyorsun ya
Yaralıyım sevgilim...
Aylardan hazan, hayatlardan hüzün.
Kasım taneleri de düşer yakında.
Ben sana nasıl sevda yükleyeyim.
Cemre.Y.

2 Ekim 2018 Salı

İnsan Ve Hayvan

...İnsan Ve Hayvan...
"Ah keşke diyorum keşke!
Hayvanlara...
O çaresiz varlıklara var olmayı denemek için
Kurumlar, vakıflar kuran hak koruyucuları,
Her hakkını korudukları hayvanın yanında…
Birer de sahipsiz çocuk edinseler ya, hani onlar da çaresiz ya!
Ne bileyim onların yanında, biraz da insanların hayatları kurtulsa!
Cemre.Y.

1 Ekim 2018 Pazartesi

Hayat Bu

…Hayat Bu…
Bitirdin mi ki sen ömrünün bütün yaslarını.
Hani yaralarının kabuklarını da denize savuralı nice oldu ama!
Baksana bir kendine!
Hani çırılçıplak soyunacak olsan…
Her yanında hançer yarası izi, bıçak çiziği…
Ne bileyim birine yeniden güvenecek olsan!
Soyunsan…
Arkanı dönsen, sırtın, hançer yarası,
Önünü dönsen, yüreğin ciğer karası.
Ama hayallerinin kırıklarından,
Canlarının kırıklarından,
Gözyaşının ağusundan…
O yılkı atlarını yüzdürmenden tanırım ben seni.
Sonra gülümsersin yeni güne!
Ayrık otlarını toparlarsın ömründen!
Hayat bu…
Yaşamak zorundaysak meğer!
O nefesi almamız gerek.
Bu sefer de yine…
"Soyunmayalım sevgilim…
Bedenim tadilatta dersin olur biter!"
Cemre.Y.

Sevmeyi Hatırla

...Sevmeyi Hatırla...
Bir Eylül daha saklarız şiir defterlerimizin arasına...
Yani sonuçta yalnızlık da
Hele bunca alışılmışken kolay kolay vazgeçilmiyor.
Papatyalara da çoktan küsmüştük ya hani.
Şimdi kim bilir başka bir mevsimde güzel bir bahar gelir mi,
Daha sırada Ekim rüzgarları, Kasım lodosları vesaire varken?
Çoktandır sevdiğim çiçek adlarını da unutmuşum ya
Şimdi hiç yoktan gerek var mı yine sevmeyi hatırlamaya?
İlle de sonu ayrılık olduktan sonra.
Cemre.Y.

Kelebek


…Kelebek…
Yolunu şaşırmış bir kelebek,
Kaç gün ömrü olduğunu umursamaz…
Yanisi güzel günlerim oldu benim de…
Acılarımın çokluğu gibi.
Cemre.Y.

30 Eylül 2018 Pazar

Bayım

…Bayım…
Bana neyin var diye sorup durmayın bayım,
Solum ağrıyor, sen bilir misin orada ne var…
Yükü ciğerine ağır gelen bir yürek.
Kanadı kırık bir serçe misali, ıslak, korkak.
Cemre.Y.

Gün Batınca

...Gün Batınca...
Gün batınca, bir rüzgar...
Ansızın özlemeyi fısıldar!
Beş duvar arası yalnızlıklara dökersin mısralarını...
Sen cümle cümle hasret anlatıp,
Vuslat umarsın...
Nafile hayallere ömürlük umutlar harcarsın,
O gider en olamayacak duaya amin der.
Ve yaz biter.
Sonbahar hüzün yağmurlarını,
Hazan yapraklarına sarınıp,
Zemheri ayazlı kara kışlara sevdasını döker.
Hayat bu sevdiceğim,
Ömrümüzden ne mevsimler geçer...
Cemre.Y.

Artık Git

...Artık Git...
Ömrümde ilk defa...
Yaşımdan büyük birini sevmeyi denemiştim.
Oysa onun da benden hızlı yürüyordu adımları...
Ve hala kızıl bir bahara aşıktı.
İkimizde birer harika ötesi yanılsamaydık yani.
Ben unutmayı bile unutmuştum.
Oysa, kendine bile dair değildi.
Bazen...
Son'ların acısı içimizi kırsa dahi!
Hani yüreğine dokunup,
Senin onca...
Ona gitmişliğini piç edip...
"Artık...
Git!"
Derler ya!
Hiç batmayan ayak tırnakların batar,
Hiç yanmayan kaburganın sol yanı acır,
Durduk yere…
Yüksek!
Merdivenleri...
Uça kona uçuverirken birden başın döner!
Birden...
Ve aslında da hepten!
Kolundan tutsun istersin!
Yani n'olur ki...
Sonuç buysa!
Artık...
Hissetmekten de yoruldum la.
Sabah...
Kahvaltıya gelirim,
Gülümseyen maskelerimden birini bulabilirsem!
Cemre.Y.

Fotoğraf


…Fotoğraf…
Benim…
Pek aile fotoğrafım yoktur bayım!
Epeyce eksiğim yani.
Hatta boydan fotoğrafım da sayılıdır hani.
Ne kadar boydan fotoğrafı varsa dost dediklerimin,
Hepsini ben çektim zira!
Epeyce de yalnızım yani.
Cemre.Y.

28 Eylül 2018 Cuma

Eylül

…Eylül…
Kim bilir kaç Eylül'dür…
"İhtimaller yüksek ki…
Biz bu Eylül'de kavuşuruz, söz!"dedin.
Ve ben sana…
Her seferinde inandım.
Bekledim.
Peki senin yıllık takvimlerinde…
Hiç mi Eylül yoktu ki sevdiğim!.
Hep mi olası benli yıllarının bütün Eylül'leri eksikti,
Yoksa sen mi, en baştan, yok saydın beni!
İstem dışı merak ediyorum!
Hepi topu kaç aydan ibarettin sen?
Hislerinin elektroniksel kimyasal iç açılarının toplamı neydi?
Bilemedim ki…
Senin ilk'iminin son coğrafyası hangisi!
Cemre.Y.

İnsan Umutları Kadar Sever Birini

...İnsan Umutları Kadar Sever Birini...
İnsan umutları kadar sever birini...
Umudu ne kadar çoksa, o kadar sever...
O umutlar son bulunca...
Vazgeçmeyi öğrenir, vazgeçemediklerinden.
Öğrenir yeniden ki insan kendi kaderini yaşar hem de yaşaması gerektiği kadar.
Zira böyle yüreklerde ayrılıklar da sevdalara dahildir,
Ta ki sesinden sonra, kokusunu da unutana kadar.
O vakte kadar dilinde kendi uydurduğu bir bestenin farklı bir güftesiyle
Ruhlarımızın ve bedenlerimizin kesiştiği o sonsuzluk anlarında,
Hem kimselere olmadığın kadar her şey'indeydim ben senin,
Hem kimselere olmadığın kadar her şey'indeydim.
Ruhlarımızla bedenlerimiz kesişemediği zamanlardaysa,
Ya ben senin dünündüm, ya da bugün'ün!
Yarının hiç olamadım ki be sevdiceğim.
Dedim ya!
İnsan umutları kadar sever birini...
O umutlar son bulunca vazgeçmeyi öğrenir, vazgeçemediklerinden.
Sakın yanıltmasın seni bu vazgeçişler!
Pes etmiş olsaydım eğer...
Bir bakışına kanardım yeniden,
Fakat bende pare pare olacak ne ciğer kaldı, ne de yürek.
Şimdi canımın kırık canlarına artık dokunma, nereden geldiysen oraya!
İnsan umutları kadar sever birini...
Umudu ne kadar çoksa, o kadar sever...
O umutlar son bulunca...
Cemre.Y.

Limit


… Limit…
Yapma böyle sevdiceğim…
Bana…
Bunu yapma…
Ömrüm tükendi sen yokluğuyla!
Bana baygın düşmüş bakışların…
O kadar gün, o kadar ay…
O kadar yıl boyunca bekledim ki seni.
Tam da seni unuttuğum anda çıkma karşıma!
Olur ya bu sefer…
Gönlüm ciğerinden yırtılmış olur,
Dayanamam…
Kıyamam ömrüme...
Yeni limitler açarım sana.
Baştan sona sen dolarım, yapma!
Cemre.Y.

27 Eylül 2018 Perşembe

Yapma Böyle

…Yapma Böyle…
Tam unuttum derken bir fırtına eser,
Sonra sen dolarsın ruhuma!
Aslım, şeklim, karakterim, kişiliğim alt üst olur,
Yapma böyle sevdiceğim!
Hayata dik duruşumu bozma!
Akşamdan kalma kırık canlarımı bedenime yapıştırıp,
Yeni güne…
Hiçbir şeyim yokmuş gibi uyanmak hayli zor oluyor zira!
Cemre.Y.

26 Eylül 2018 Çarşamba

İmkansızım

...İmkansızım...
Ey benim
Rabbimden gelen ikinci hediyem
Biliyorum sen imkansızımsın.
Sızı'm sın...
Şimdi uçabilirsin kafesinin üzerinden...
Sana da "Eyvallah!."
Cemre.Y.

Yüreğim Üşüyor

...Yüreğim Üşüyor...
Tam unuttum artık diyorsun,
O oradan bir gülümsüyor senin ciğerin titriyor.
Elin telefonuna gidiyor
"Yüreğim üşüyor sevdiğim,
Ellerim ellerini, ayaklarım ayaklarını özledi.
Tenini, terini, dudaklarını saymıyorum bile." diyesin geliyor,
Vazgeçiyorsun...
Biliyorsun çünkü...
Gidenler dönmezler geri.
Oturup bir şiir daha demliyorsun.
Cemre.Y.

Güz Ayazı

…Güz Ayazı…
Sonbaharın böyle günlerine,
"Güz ayazı." derdi rahmetli anam!
Güz ayazı yüreğine çöreklendiyse eğer,
Yaz güllerinin kokusunu özlemişsindir.
Misal kızgın kumlardan serin sulara dalmayı özlersin.
Oysa yine ilkbaharın şenliği dolacak ruhumuzda,
Yine haziran gülüşleri dolacak içimize,
Yine temmuz akşamları Akdeniz de en güzel olacak.
Şimdilerde güz ayazı geçiyor ya ömürlerimizden.
"Bekle yüreğim." diyorum kendime...
"Bekle ve sabret yine yaz gelecek!"
Cemre.Y.

25 Eylül 2018 Salı

Yorgun

....Yorgun...
"Sen benim..." deyip...
Yutkunup...
"Yorgun olduğumu şimdi nereden anladın!" diyorsun ya!
Hani o sırf ben daha fazla üzülmeyeyim diye,
O çocukluğunun yüzüne de böyle vakitlerimizde taktığın,
En şen şakrak masken geliverdi aklıma.
Hani sınırsız kımıldanan dudaklarının şifresini,
Bütün aile efradımızla çözemezdik!
Sorduğumuzda sana...
"Hiç kötü şey söylemedim ki,
Sadece şarkı söyledim içimden!" derdin.
Sonraları bütün sevdiğin şarkıların sözlerini ezber ettim ben.
Bütün dinlediğin nağmelere kulak verip,
Bütün yaptığın sulu boya resimlerinin diyagramını öğrendim.
Haberin yokken ben,
Sen bensiz iken yeni sevdiğin şeyleri de keşfedip,
Onları da senle beraber sevmeyi öğrendim.
Tıpkı senin...
Benleyken öğrenmeyi zehir saydığın şeyler gibiydi tadı!
Böyle fasulye turşusundan öte...
Arnavut biberi gibiydi...
Ondan sonramda da asla hiçbir tatlı şey sevemedim ki zaten!
Sonra...
Beraberce büyüyüverdik!
Biz..
"Yaz yağmurları bunlar,
Sonra sonbahar, sonra da kış gelecek mecbur!
Ama eni konu sonu ilkbahar!" derken...
Bize hep ilkbahardan sonra zemheri ayazlı karlar yağdı.
Elbette...
Ezhel'de dinlerdik...
Hidra'nın da en dibine de vururduk...
Elbette ki...
Ümit Besen'le Pamela'nın düetini dinler,
Yenilerden Ersan Er falan karıştırıp,
Araya birkaç da remix savururduk,
Sonra bir Hande Yener'e uğrayıp,
Funda Arar'ı geçerken,
Durduk yere Emma Shaplin'e bağlayıp,
Bir tur Chopin open no 9 yapıp,
Andrea Bocelli ile Celine Dion'a
Araya da Lorena macanet'i kattıktan sonra...
Hani nasıl da atardı yüreklerimiz,
Sanki gitmemiz gereken bir yer varmış da,
Biz yetişememiş gibi atarken!
Bir gün...
Cover yapmayı öğretmiştin sen bana ya!
Ben bütün sevdiğim, her şarkıyı aynı anda başlatmıştım da...
İkimiz de hiç içmeden durduk yere sarhoş olmuştuk!
Yalnızken deniyorum bazen!
Arada birçok da işime yarıyor ama...
Ama...
Keşke...
Sen...
Benden Neşet Ertaş falan duymasaydın be kuzum!
Sen...
Benden Yunus .emre falan duymasaydın!
Yıllar önce nasıl edip de ağzımdan çıkmışsa!
"Neşet Ertaş sevmeyen sevdalık çektim!" demesin demişim.
Yıllar önce nasıl edip de ağzımdan çıkmışsa!
"Yunus Emre sevmeyen sevdalık çektim!" demesin demişim.
Onca şiir...
Onca şarkı...
Onca güfte ve bestekar arasından,
Sevdiğinin topuğuna,
Sırf o sevdiğiyle kaçsın diye,
Bütün parasını koyan Yunus Emre'yi es geçip,
Benim gibi...
Bir pencere pervazında onları izlerken...
"Cahildim dünyanın rengine kandım!" demişsin.
Bugün günlerden Neşet Ertaş'tı be yavrum!
Ben hepsini de yaşadım.
Ah be tanrım!
Uzak geçmişlerin süzgecinden geçerken sana rastladım.
Sana yine sondan bir önceki kere daha niyaz ediyorum!
Lütfen...
Ama lütfen...
Belki benim annem bu kadar cesur değildi,
Tamam kabul!
Benim annem beni o kadar sevmiyordu olabilir ama tanrım!
Benim yavrumun yaralarını kendi yaralarıma sarma!
Olmasın benim yavrumun yarası falan!
Ne biçim tanrısın sen hem!
Hepsini okka okka bana yaşattın ya lan!
Ben...
Evladımı..
Bu dünya'ya hep...
En platotiğinden acı çeksin diye doğurmadım!
Mademki yarattım diye övünmektesin hala!
Kızım...
Ben...
Annem...
Anneannem!
Hatta onun annesi...
Daha ötesimi bulmaya yüreğim razı olamadı da!
Hiç de hoşnut olmamışız bu hayattan!
Soruyorum sana!
Biz'i yaratmaya inat etmekten,
Yaratmaya devamı meyl ettirmekten...
Sen nasıl bir zevk aldın?
Kızımın...
Bütün çocukluğu adına soruyorum bunu sana!
Madem onu benim rahmime var ettin...
Ne diye ona biçtiğim güzelim kaderi eylemedin de...
Onun yüreğinin bütün acılı atışlarını bana raks eyledin ki,
Doğru adres ben miydim?
Evet...
Haklısın...
Meryem anamızdan belli çocuk...
Tohumsuz ekilebiliyordu!
Eyyy...
Sizz...
Bütün tanrılar!
Zeuslar...
Athenalar...
Allahlarr!
Bir daha benim kızım kızım...
Normal bir sonbahar günü sanırken,
Üstü, başı vesairesi...
Hadi elleri yalnızlıktan her daim don ya!
Onun var ya...
Ayaklarının parmak uçları...
Mademki...
Bir yerinden hala sevemiyorsa bu kadar
Sikerim lan...
Bize bütün kaderleri yazıp duran
O, Allahlarınızı!
Cemre.Y.

Benim Sana Çok İhtiyacım Var

...Benim Sana Çok İhtiyacım Var...
Belki de bir şiirin ilk mısrasında karşılaşırız onunla.
Kim bilir ne çok yalnızlık içmiştir o da benim gibi.
Bakışlarımız birbirine kenetlendiğindeyse...
"Bulutlu günlerden geçiyoruz sevdiğim.
Ve benim sana çok ihtiyacım var." diyeceğim ona.
Cemre.Y.

Nihayet

…Nihayet…
Geçmişin,
Yaralarının kabuklarını kaldırdım nihayet!
Belli belirsiz,
Yürek yanıklarının dışında iyiyim bence.
Sonbaharın en fırtınalı günlerinden geçerken
Eylül'ün son demlerindeyiz şimdi.
Yine de hayata günaydın sevdiğim diyeceğim.
Yüzüme gülümsemelerimi takıp,
En güzel gülüşümü giyeceğim.
Cemre.Y.

24 Eylül 2018 Pazartesi

Sevemiyorsun Oğlum

…Sevemiyorsun Oğlum…
Uğruna ölümlerden ölüm beğendiğin insanları merak etme!
Sevdiceğim dediklerinin…
Hepi topu kaç kişiyse sanki!
Hepsi evli, mutlu, çocuklular şimdilerde.
Seninle provasını yaptıkları hayatın sezon finalini oynuyorlar!
Sen mi?
Sen…
Boğazının ilmeğinde koca bir yumruyla baş başasın.
Yutkunsan ciğerine zarar!
Yutkunmasan yüreğine.
Bir kere daha içinin içi can kırıkları dolmasın diye
Sevemiyorsun oğlum bir daha hiç kimseyi!
Bir daha da güvenemiyorsun hiç kimseye, olay bu!
Cemre.Y.

Delirelim

…Delirelim…
Akıl düzleminde işe yaramıyorsa hiçbir şey…
Biraz sapıtmanın kimseye zararı yok!
Hadi gel birlikte delirelim sevdiceğim.
Cemre.Y.

23 Eylül 2018 Pazar

Seviyoruz İşte


…Seviyoruz İşte…
N'oldu güzelim…
Merak etme!
Kimseye zararlı ziyanımız yok.
Seviyoruz işte!
Gelmişine…
Geçmişine…
Hiç gelemeyenine!
İnsanı…
Edebininden etmeseydiniz siz de!
Bundan gayri…
Evvelime de…
Ebedime de…
Seviyoruz işte!
Gelmişine de…
Geçmişine de…
Hiç gelemeyenine de!
Cemre.Y.

Neden Ki?

...Neden Ki?...
Tanrım, sevdanın bu derecesi çok fazla ama ya!
Ben çağlayan misali akmak isterken...
"Lal" olup...
"Sus!" malıyım öyle mi, neden ki?
Cemre.Y.

O Zaman Günaydın

…O Zaman Günaydın…
Belki de yağmuru değil de…
Ardından gelecek gökkuşağını düşünmek gerekir. 
O zaman…
Yine günaydın.
Cemre.Y.

Koku

…Koku…
Sesini bile hatırlayamıyorum
Ama kokusu...
Burnumun direğinde sızı hala...
Cemre.Y.

22 Eylül 2018 Cumartesi

Eylül

...Eylül...
Yaz aşklarının terk edip gittiği günlerdeyiz sevdiceğim.
Günler sararan yapraklarından kurtulma çabasıyla,
Geceyi akşam ayazlarıyla karşılar oldu.
Adına en çok yazılan şiirdir Eylül.
Bir sorsalardı ona...
Yüreğindeki incinmişlikleri Ekim'e dökerken o!
Aşk avcıları Kasıma doğru koşar adım gidiyordu.
Sevişgen gecelerin sabahlarını geçip,
Öpüşürken dahi ne kadar da yalnızlardı.
Eylül işte...
O içini dökerken gözyaşlarına onlar hep gidiyorlardı.
Yaktığı ateşin közünü kardı.
Cezvesinde her zamanki gibi tek kişilik kahvesini koydu.
Suyunu eklerken bir damla yağmur damladı.
Kahvesi köpürürken "Bu son." dedi.
Bu...
Son!
Yağmur çiselerken tek kişilik çadırına girip kahvesini yudumladı.
İçinin içini canının kırıklarına sardı.
Hayattı işte...
Bir şekilde yaşanıyordu aylardan hangisiyse!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...