16 Haziran 2018 Cumartesi

Cancağızım

...Cancağızım...
Şimdilerde herkes nasıl da sanal seviyor birbirini değil mi?
Artık belki de defalarca yüz yüze geldiğimiz insanlarla bile,
Şöyle bir cafe'de oturup iki lafın belini kırabilecekken
Sosyal medyalarda birbirimizi stalk'layarak
Özel hayatımızda neler olup bittiğinin
Senoryalarını kurmaya çalışıyoruz.
Hoş ben o gruba pek girmiyorum sanırım.
Öyle stalk filan beceremiyorum.
Sosyal medyalarda gezinirken tanıyayım veya tanımayayım,
Beğendiğim bir paylaşım görürsem basıyorum beğeniyi!
Öyle sonradan kimse bana
Dönüp de teşekkür etsin diye filan da yapmıyorum bunu.
Tanışıklığım olan insanlarla ilgili
Merak ettiğim bir şey varsa da yüz yüzeyken soruyorum.
Gerçi çok da meraklı biri de değilim sanırım.
Zira beni tanıyan herkes bilir ki anlatmak istediği,
Paylaşmak istediği herhangi bir şey varsa
Zaten anlatır ve paylaşır ki bu konuşma sadece bende kalır.
İçim dışım birdir benim.
Öyle gizemlere, rollere bürünemem!
Hakkımda ne merak ediliyorsa kim sorarsa sorsun
Doğru'm neyse onu öğrenir.
Yine de yetmez insanlara!
Herkesin bildiğinden daha farklı,
Daha olaylı, daha sırlı hikayelerim olsun isterler.
Yok!
Çünkü çoğunuzun içinde büktüğü acı anılar ve an'lar da dahil
Hepsiyle önce kendim yüzleşmişimdir.
Mutluluklar yok mu içlerinde, aşk, sevda, hasret,
İhanet, vuslat... yok mu?
Var.
Ama üzgünüm be cancağızım!
Herkesin bildiğinden farklı değil hikayelerim.
Evet hepsi benim.
Evet hepsi bana ait ama ötekine anlattıklarımdan farklı değiller.
Mesela hiçbir insan evladı yaramdan vuramaz beni.
Ya da bir sırrımı aşikar etmekle tehdit edemez.
Hiç kimseye gebeliğim yoktur bu hayatta.
Ben o yaraların üstünde kaç şiir, kaç mısra, kaç cümle, kaç hece,
Kaç harflik can kırıklarıyla çize çize gezdim bilemezsiniz.
Arada bir kendi kendime mutluluk oyunu oynayacak oluyorum,
Ona bile...
"Şair insan az gizemli olur, ne bu paylaşım." diye yorum yaparsınız.
Hep aynı cevabı veririm.
"Ben şair filan değilim ve bu hayat bana ait, benim hayatım.
Canım öyle istedi."
Ah be cancağızım sen bile,
Ben senle bunları konuşurken
Oturup gözlerimin içine bakmak yerine
Bloğumdan, facebook'umdan, twetter'imden…
Belki paylaştıysam instagram'ımdan okuyorsun beni.
Büyüte büyüte bakıyorsun bütün fotoğraflarıma!
Sen gittiğinden beri saç diplerim beyazlamış mı?
Bu sene nerede tatil yapmışım, yalnız mıymışım (Yine!)?
Ayak tırnaklarım ne renkmiş?
Ben nasıl olup da çocukluğumun müzmin hastalığı
Tırnak yeme alışkanlığımı uzun zamandır terk edip
Şimdi rengarenk ojeler sürebiliyorum!
Ah ne kadar zenginim.
Çünkü bir başına,
Belli bir maaş alıyorum ve benim faturalarım yok,
Geçindirmem gereken bir evim yok, mutfağım yok,
Temizliğim yok, üniversite de okuyan kızım için
Elimden gelen kadarını sağladığım desteğim yok!
Hatta giyinmiyorum ben, ayakkabılarım eskimiyor,
Çantamın fermuarları bozulmuyor!
Ne kazanıyorsam hepsi bana kalıyor.
Hesabımı yapması da size!
Ah be cancağızım.
Artık herkes nasıl da sanal seviyor birbirini değil mi?
O da benim paylaşımımı beğensin'li beğenmeler,
Facebook yorum yapmazsan
En yakın akrabanı bile arkadaşlıktan atıyor diye korkup
Her yoruma teşekkürle karşılık vermeler...
Arada bir salak saçma mesajlardan bıkıp
"Bize özelden yazdığınız methiyeleri,
Eşiniz veya sevgilinize yapsanız
Eminim daha mutlu olurdunuz!" gibi
Haklı bir serzenişime
"Evli değilim, sevgilim de yok
Ama herkesin eşi veya sevgilisi de
Sizin kadar güzel değil ki!" li banal banal cevaplarla karşılaşmalar.
Aldatmayın kardeşim!
Aldatmak illa fiziksel ya da cinsel bir eylem değildir.
Aldatmak beyinden geçse bile aldatmaktır.
Mutlu değilseniz ayrılın!
"Bunu söylemek kolay!" diyor bazıları.
"Yoo hiç de kolay değil!"
Yirmi altı yaşımdaydım aldatılarak ayrıldığımda...
Gerisini biliyorsunuz zaten!
Yine de kızımın babasına her rastladığımda
O başka şeylerden bahsederken
İçimden teşekkür ediyorum ona ve şimdi ki eşine!
Çektiğim onca yokluk, onca çile, onca acı, onca sıkıntıya rağmen
Hiçbir şey bir ömür aldatılmaktan daha kötü değildir.
İyi ki çekip gittiler!
Mesela sen?
Ah be cancağızım,
Yıllar boyu kendince kafanda haklı sebepler uydurmuşsun.
Yıllardır evlilik cüzdanında eşin olarak adı yer alan adamı,
Soy adını taşıdığın adamı/kadını
Önüne çıkan her fırsatta aldattın, aldatıyorsun.
Oğlunu/kızını aldatıyorsun.
Ama keşke gece yatağına yatmadan önce
Aynaya baktığında da
Seviştiğin insanla olduğun kadar mutlu kalabilseydin.
Çünkü sevişmek biter!
Çünkü sana gelen zaten sevmek için değil sevişmek için gelir.
Anlık hazlar, anlık tutkular, anlık mutluluklar...biter.
Oysa ben de bütün aldatılmalarımın öcünü
Aldatmalarla almayı deneyebilirdim.
Ama ne vakit biri aklımı, yüreğimi çelmeye meyl edecek olsa,
Salonunun ışıkları yanık, tam yedi gece, yedi gün bekleyen
O kadın gelir aklıma.
Kendimin o zamanları mühür gibi saklıdır anılarımda
Olur da vazgeçer de gelirse onu unutup uyudum sanmasın da
Zile basıp içeri girebilsin diye.
Gelmedi tabi, o zaman gelmedi.
Yıllar sonra geldiğindeyse ben artık o evde değildim.
Ben artık o insan da değildim.
Özürler duydum, baktı olmadı
"İyi ki terk etmişim seni!" ler...
Ben şimdiki karımı hep seviyordum." lar duydum.
"İş yerinin az ilerisindeyim
Bir öğle yemeğine ne dersin?" ler duydum.
Sonra yine hakaretler duydum.
Hepsi eski kocamla o istiyor diye tekrar yatmadığım içindi.
Evet boşandıktan sonra da onunla ara sıra yattım
Ama bütün bunlar gerekli mesajın
Gerekli yere ulaştığından emin olmak içindi.
Ben o kadının bana kurduğu o cümleyi
Hiç mi hiç hak etmemiştim çünkü.
Sonunda mesaj yerine ulaştı.
"Kadın olsun da kocasını elinde tutsun,
Ben bu adamla bir evlilik daha yaşayamam!"
Bitti.
Bir daha da asla
Eski eşim de dahi olsa evli bir adamla beraber olmadım.
Olmam da.
Uzun yıllardır soruyorlar bana
"Arada bir yüz yüze geliyorsunuz,
Belki kızınız için buluşuyorsunuz, ne hissediyorsun?"
Ah be cancağızım,
"Hiçbir şey!" diyorum.
"Hiçbir şey!"
Ne eski koca, ne eski sevgili, ne eski dost,
Ne eski arkadaş, ne eski tanıdık, ne eski akraba!
Hiçbir şey!
O böyle espriler yapıp günü olağanca kurtarmaya çalışırken
Kızım için olağan olması gereken neyse ona odaklanıyorum
Ama karşımdaki insan bana hep sadece
Eskiden gülmüş olduğum güldürü dizilerindeki
Herhangi bir karakter gibi.
Kızımıza karşı şimdiki oğluyla geçirdiği vakitlerin
Kızımızla geçirmediği vakitler kadar
Bedelini ve ederini en azından yürekçe karşılasın yeterli.
Ah be cancağızım,
Çok şükür gururum, huzurum,
Mutluluk değilse de rahatım yerinde!
Çünkü ben hiç kendimi başkalarıyla aldatmadım.
Peki ya sen daha ne kadar kendini aldatacaksın.
Neyse sen yine beni duymayacaksın nasıl olsa!
Sana iyi sanal sevmeler!
Eyvallah!
Cemre.Y.

13 Haziran 2018 Çarşamba

Ola Ki

...Ola Ki...
Etraflarınıza kurmaya çalıştığınız paratonerler
Sizi sadece yıldırım çarpmasından korur,
Ancak bu bir yıldırımın hedefi olamayacağınız anlamına gelmez!
Ola ki, savunmasız bir anınızı yakalar,
Ola ki, şimşek çakar,
Ola ki, gökyüzü çok sinirlidir,
Bulutlar olanca heybetiyle birbirine çarpar,
Ola ki, gözyaşları damlamak istemez,
Ola ki hayat, sadece size güzel olmaktan yorulur,
Ola ki ellerinizde yine cep telefonlarınız olur,
Koruma sahanızdan çıkmış olursunuz,
Yıldırım bu, çarpar!
Bence yağmurları fazlaca üzmeyin!
Ben bile bunca yıl sonra her şeyi affetmişken.
Yıldırım bu, çarpar!
Beni bile kaç kere çarptı,
Hem de en soy adımdan.
Cemre.Y.

12 Haziran 2018 Salı

Elde Ne Var

…Elde Ne Var…
Açalım bakalım avuçlarımızı, elde ne var!
Hayallerimiz ve can kırıkları! 
Sanki onlar kurdurttu bize o hayalleri, 
Sanki onlar kırdı canlarımızı! 
Kaale ve edere almasaydık hiç’ini! 
Ne kadar yakardı ki canımızı, 
Hep yanlış yaptıkları ve hiç doğru yapmadıkları?
Cemre.Y.

Merak Etme Anne


…Merak Etme Anne…
Küçücük beyaz bir tüy tanesi ile etrafımda dolaşıp, 
Varlığından haberdar edip, 
Varlığımı yoklamaya geldiğini aşikar ettin ya!
Merak etme anne! 
Her şey yolunda gitmese de
En azından eskisi kadar kötü değilim.
Şimdi seni daha çok seviyorum,
Senin beni eskisinden daha çok seviyor olduğunun bilinciyle.
Cemre.Y.

10 Haziran 2018 Pazar

Eninde Sonunda


…Eninde Sonunda…
Eninde sonunda gülmeyi bulmalı insan!
Yoksa…
Onlar kazanır.
Cemre.Y.

Oysa

…Oysa…
Oysa...
Terinin kokusu, misk-i amber'im...
Teninin dokusu, cennet yatağım...
Gözyaşının damlasını yuttuğumdaysa,
Zemzemimdin be yarim.
Ben artık cennette değilim!
Dünyaya hiç hoş gelmedim.
Cemre.Y.

9 Haziran 2018 Cumartesi

Yorgun

...Yorgun...
İstisnasız her yeni günün sabahında
Küçük küçücük anılar bırakıyordum can kenarlarına,
Hayallerimin kırıkları çoğaldıkça,
Eski şiirlerimi güneşe asıp,
Yeni şiirler seriyordum gecelerime.
Olmuyordu.
Hiçbir şey olmasını umduğum gibi olmuyordu.
Yolun neresindeyim bilmiyordum ama
Çoktan beridir yorgundum.
Cemre.Y.

8 Haziran 2018 Cuma

Ucuz

…Ucuz…
Ucuz hayallere,
Eskilerden kalma çeyizlerinizi yamalamaya değmez,
Şimdi her köşe başında üç kuruşa satılıyor,
Makine artığı ince işler….
Farkını fark edemeyenler çoğaldıkça.
Cemre.Y.

Kırılmış

…Kırılmış…
Başka ülkelerdeki,
Başka hayatlar hep bizden daha çok mutlu sanıyorduk.
Andersen'den masallar hep böyle diyordu en azından.
Oysa bir adam…
İçindeki hüzünleri saklamaya çalışırken,
Gözlük camlarından yansıyordu canlarındaki bütün kırıklar!
Belli ki…
İçinde…
İçinden kırılmış bir çocuk vardı.
Tıpkı benim gibi.
Cemre.Y.

Geçmiş Zaman

…Geçmiş Zaman…
Di'li geçmiş zaman kipinin,
Bu kadar canımı yakabileceğini düşünmemiştim hiç…
Oysa ben yokluğunda bile için için yanan
Küllenmiş bir kor gibi seviyordum be koçum seni.
Şimdi tek sözümü iki etmesen ne fayda!
Bana sensiz nefes alamayan beni getirebilir misin ki geri!
Ya sana sonsuz olan güvenimi?
Cemre.Y.

7 Haziran 2018 Perşembe

Mezar Taşı

...Mezar Taşı...
Toprağını sulamamışlar, ben gelmeyeli,
Başucundaki, zambaklar çoktan solmuş!
Ayakucundaki, arsız otlar bile çürümüş!
Ah be sevgili,
Ben nasıl da, terk ettim seni!
Oysa bana,
Toprağın bile misler gibi, zambaklar kokuyordu.
Vaadindeki cennetler gibi kokuyordu,
Artık adının bile silinmiş olduğu mezar taşın!
Anladım...
Sen,
Sadece bana,
Zambak kokulu,
Sen,
Sadece bana,
Cennet kokuluydun be yarim.
Ben,
Sadece sana,
Hiç bilinmedik çiçekler kokuyordum be yar!
Cemre.Y.

Sen Yoksan

…Sen Yoksan…
Demiştim ya sana hani!
Sen, benden gidersen,
Hiç kimse sen gibi tutmaz ellerimden,
Ve
Öpmez dudaklarımdan!
Ne tuttular elimi sen gibi,
Ne de öptüler dudaklarımı!
Sahi,
Ben..
Seni hiç aldatmadım, değil mi?
Yarim…
Yanında yer aç bana da!
“Sen yoksan!
Olmayacaksan!
Ve tutmazsa hiç kimse hala,
Ellerimden ve dudaklarımdan?” demiştim ya sana.
Bil işte be!
Zambak kokulu,
Ya da çoktan ölmüş de,
Artık, çürümüş et kokulu yarim ben sözümdeyim.
Ölüyorum yavaş yavaş sensizlikten
Ya da hiç kimsesizlikten!
Cemre.Y.

5 Haziran 2018 Salı

Yüreğinden

…Yüreğinden…
Yüreğinden öperim senin kadın.  
Şimdi yalnız kalınca kimsesiz kaldın sandın öyle mi?
Bazen sessizliğe bürünmek istersin…
Her şeyden uzaklaşıp,
Kendi kendinin omuz başlarına sarılıp,
"Geçecek!"demek istersin.
Ve buna kendini inandırmak.
Zira geçiyor ama…
Öyle teğet filan geçmiyor be azizim,
Bayağı, bildiğin, delip geçiyor!
Yüreğinden öptüğüm...
Sensiz geçemezdi ki o vakitler boğaz'ımdan…
Kız Kulesi şahit....
Şimdilerde geçmişlerime birer af'lı gülümsemeler savurup,
Olmayan salıncağımda sallanıp huzur buluyorum,
Zira…
Biliyorum ki…
Sen hep vardın!
Varsın!
Olacaksın.
Daim'im sende bilesin.
Fırtınalarımda boğulduğum vakitler
Beni nasıl da ciğerden anladığın zamanları hatırlıyorum.
Her şey boğazında düğümlenen birer şiir'miş meğer!
Öpüyorum seni yine,
Hayata en yakın yerinden, yüreğinden!
Cemre.Y.

Korkuyorum

…Korkuyorum…
Bu hayatta hiçbir şey,
Korkularımın üstüne gitmek kadar adrenalin yaratmadı bende!
Korkuyorum ama bitecek.
Geçip giden bütün korkularım gibi…
Cemre.Y.

Bil İstedim

...Bil İstedim...
İyot kokusunu ruhuma çektiğim
Burada hiç martı yok.
Bil istedim.
Cemre.Y.

Meğer


…Meğer…
Fırtınalarım da boğulduğum vakitler
Beni nasıl da ciğerden anladığın zamanları hatırlıyorum.
Her şey...
Boğazında düğümlenen birer şiirmiş meğer!
Cemre.Y.

4 Haziran 2018 Pazartesi

Gidiyorum

…Gidiyorum…
Ben tırmanmaya çalıştıkça
Önüme yeni duvarlar ören hayat karşısında...
Yapabileceğim fazla bir şey kalmamıştı.
Şimdilerdeyse çıkmaz sokaklarımın sonunda
Karşıma çıkan çıkmaz basamaklara
Koca bir avazlık küfür savurup,
Arkamı dönüp gidiyorum.
Cemre.Y.

3 Haziran 2018 Pazar

Belki

...Belki...
Belki de her şey...
Günü güneşle yıkamaya çalışmakla...
Geceyi yıldızlarla aydınlatmaya uğraşmakla geçen
Bir sonsuzluk düzlemiydi.
Neresinde vazgeçip,
Neresinde pes edip,
Neresinden koptuğun önemlidir belki.
Peki ya sen?
Öldün mü şimdi!
Cemre.Y.

Geçti

...Geçti...
Haziran bakışlı zemheri günlerden geçtim.
Yalancı baharlar kadar,
Güzel hayallerim vardı benim de...
Sonra bütün geceler,
Günün güneşini alıp giderdi
Yalnızlığın,
Derin dehlizlerinde kıvrılıp uyurdum,
Geçti,
Gitti.
Cemre.Y.

2 Haziran 2018 Cumartesi

Ölüyor

...Ölüyor...
Ömürden gerekli gereksiz birer yaprak ayrıldıkça istemli, istemsiz...
Sadece adımları atacak dizleri ağrımıyor ki insanın.
Yürek, sığınağı olan kafesinden sıyrılıp dağılıyor,
Beyin diren diye diye ölüyor...
Ulan ölüyorum kimsesizlikten de!
Bütün kulaklar sağır.
Cemre.Y.

1 Haziran 2018 Cuma

Onkoloji

…Onkoloji…
Yanıma yaklaşınca,
Hatta biriniz diğerinin kolunu hafifçe dürtüp diğerinize beni gösterip,
Aniden önüme çıkan arkadaşınız ve benim başımı,
Okumakta olduğum kitaptan kaldırmadan
Hiç tereddütsüz bir refleksle sağa çekilmem ve yoluma
Yüzünüze bile bakmadan devam edebilmem karşısında,
Birbirlerine aynı anda...
"Nasıl yaa!
Bu nasıl bir şey böyle!" cümlesini söyleyen iki kadın stajyer doktor!
Sayfanın en heyecanlı yerinden geçtikten sonra size cevap veriyorum;
"Artık ritüel olmuşsa herhangi bir yere gidiş gelişleriniz,
""Gözüm kapalı bulurum.""cümlesi deyim olmaktan çıkar.
Onkoloji koridorlarında geçtiyse epeyce bir süreniz…
En acil hastanın hangi anda, hangi kapıdan karşınıza çıkacağını,
En heyecanlı doktorun,
Hangi koridordan karşınıza çıkacağını hissedersiniz.
Onkoloji kuralları kesindir içeride ilaç alan hastanın yanına
Kemoterapi işlemleri bitene kadar giremezsiniz.
Çoktan beridir,
Mermerlerinin sayısını bile ezber ettiğim bir hastanenin,
Bir kat altına gidip,
Uzun dönemeçli koridorunu geçip, karşıdan karşıya geçip,
Kendime demli bir çay alıp
Kitabımı hâlâ başımı kaldırmadan
Ve hiç kimse ile çarpışmadan okuyabiliyorum.
Bir telefon gelmeseydi daha da devam edecektim.
Annem kanserden ölüyor, siz duymuyor, görmüyorsunuz,
Buraya her geliş gidişimizde biraz daha ölüyor annem.
Çabalıyoruz zamanı akıtmamak uğruna ama…
Annemin ömrü azalıyor ben onkoloji köşelerinde kitap okumayınca!
Çünkü o zamanlar,
Çok korkuyorum onun kemoterapi aldığı bütün saatlerden.
Daha çok ağlıyor içim kim bilir ne kadar vakti kaldı diye!
Annem hücrelerinden bölünüyor siz hiç hissetmiyorsunuz!
Şimdi beni o köşeden izlemeyi bırakınız lütfen!"
Cemre.Y.

Şükür


…Şükür…
Açtınız mı orucu,
Yediniz mi envai çeşit yemeklerinizi? 
Üstüne tatlıları vesaireleri!? 
Peki... 
Kimlerle paylaştınız!? 
Belki yalnızlıktan…
Akşam yemeğini yiyemeyenler vardır, 
Haberiniz oldu mu?
Şükür mü yani!
Cemre.Y.

Korktuğum Yer

…Korktuğum Yer…
Olmaktan korktuğum yerdeyim,
Yine binbir parçayım ve her biri ayrı birer Cemre…
Bundan gayri…
Artık kime hangisi denk gelir bilemem.
Bir bütün olmak mıydı iyi olan,
Yoksa böyle iyi mi ona bile karar veremedim.
Her gece iyi veya kötü vedalaşıyorum hayatla.
İstisnasız her gece…
Eğer sabaha gözlerimi açarsam yine
Bu sefer her şey çok güzel olacak diyorum.
İstisnasız her akşam…
Yalnızlığımın kollarına koşar adım yürüyorum.
Olmaktan korktuğum yerdeyim, yalnızlığımın dibinde.
Cemre.Y.

31 Mayıs 2018 Perşembe

Sensizim

...Sensizim...
Doğduğum toprak gibi ol istedim sadece.
Seni vatanım saydım da yeniden doğdum sende.
Oysa senin yüreğin işgalcilerin istilasındaydı çoktan,
Dumanı tüten son ocak bile yıkık ve virane.
Bilemedim yangın yerinden
Ot bile bitmezmiş, ben papatya hayalindeyken.
Artık vatanım yok benim.
Ne yer yüzünde, ne gökyüzündeyim.
Arafta yersiz, yönsüz, kimsesizim.
Sensizim.
Cemre.Y.

Hayaldiler

…Hayaldiler…
Bir kere bile yanlışlıkla,
Mantık girdiyse o aşk'ın içine...
Artık bir hayır bekleme!
Oysa...
Senle sonu gelmez,
O geceler boyu kurulu tahtlara layık hayaller
Ne kadar da güzeldi be...
Belki hiçbiri olmayacaktılar...
Ama ben senin gelinin oldum o hayallerde...
Ben senin her şeyin...
Ve artık sonunda
Sen de benim her şeyim...
Hayaldiler…
Güzeldiler…
Cemre.Y.

Hançer


…Hançer…
Etrafıma ördüğüm duvarların farkındayım.
Sırtımda yeni dost hançerlerine yer kalmadı zira.
İyiyim böyle…
Cemre.Y.

30 Mayıs 2018 Çarşamba

Öleyim

…Öleyim…
Şimdi öleceksin deseler…
Sol elimden ilk ahım, 
Sağ elimden son ahım tutsun isterdim. 
Göğsümde kızımın aşkı öylece öleyim…
Sevdiklerim ve sevenlerim görmesin ölümümün soğuk yüzünü…
Bi onlar görsün beni nasıl yok ettiklerini.
Cemre.Y.

Daha Neler

…Daha Neler…
Ve ben o ilk nefes alamadığımdan beridir,
Bütün tıkanışlarımı aldatılmak sanırım.
Güven sendromlarım sendrom hala!
Hala…
En ufak bir şüphemde…
Aldatılıyorum!
Zira ömrümü "Yok daha neler!" demekle eskittim.
Cemre.Y.

29 Mayıs 2018 Salı

Tükettim

…Tükettim…
Senin bendeki değerin,
El işi, göz nuru, iğne oyası çiçeğinin özündeydi.
Dünyaları verseler emeği ödenmezdi sevdamın.
Ömre değer sanıyordum seni.
Oysa etiketinde hep üç kuruş yazıyordu.
Bi ben göremiyordum yok pahası bir herif olduğunu.
Sonunda gördüm görmesine de
Bir yürek, iki ciğer tükettim uğruna!
Mazimde bile kalamadı eder'in.
Cemre.Y.

28 Mayıs 2018 Pazartesi

Seni Bekliyorum

…Seni Bekliyorum…
Seni bekliyorum…
Belki içinde biraz sevgi, birkaç doz şefkat ile…
Gel de seninle sağlığıma çay tokuşturalım, bir lokma aşk ile…
Belli…
Ben sensiz iyileşemeyeceğim!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...