10 Kasım 2017 Cuma

Yok Hiç Özlemedim Seni

...Yok Hiç Özlemedim Seni...
Ben mi?
Yok!
Ben hiç özlemedim seni!
Sadece…
Sesim, özledi sesinle dertleşmeyi.
Dudaklarım,
Yanağının gül kıvrımından öpmeyi özledi.
Burnum,
Terinin kokusunu içine çekmeyi özledi.
Kollarım,
Sımsıkı içine sokacakmış gibi sarılmayı özledi.
Gözlerim, seni baştan sona seyretmeyi özledi.
Kalbim, heyecanla dolup kalbime
Kalbime değdiğindeki atışını hissetmeyi özledi.
Ruhum, hüzünle dolu olduğunda
Hüznünü alıp yok etmeyi özledi.
Tenim, ansızın döndüğünde,
Saçlarının savrulurken tellerin değmesini özledi.
Ben mi?
Yok!
Ben hiç özlemedim seni.
Cemre.Y.

Yeniden Sevmek

...Yeniden Sevmek...
Güne gülümseyerek gözlerini açtı kadın
Yüzüne serilmiş saçlarını
Sağ eliyle savurdu özensizce
Hafifçe esnedi, vücudunu serpiştirdi yatağına
Yanındaki boş yastığı okşadı
Biliyordu çoktan, bundan sonra
O yastık yüreğinde hep dolu olacaktı.
Asırlar kadar süren uzun zamandan sonra
Hayatı yeniden sevdi, yaşadığına şükretti.
Papatyaları ve gelincikleri bin kere daha sevdi.
Zira papatyalar onun gelinliğiydi.
Gelinciklerse duvağı.
Cemre.Y.

Mümkünse


...Mümkünse...
Ne ilginç değil mi sevgilim...
Sanki benim gidişime havai fişek patlatıyorlar gibi...
Halbuki ne düğün sesi var!
Ne de asker kutlaması!
Gecenin sessizliğinde...
Bulutsuz parlament mavisi ıssız gecemde...
Öylece yaşadığım ilçenin, .
Yaşadığım mahallesinin,
Yaşadığım sokağının,
Yaşadığım evimin penceresi önünde
Sadece en zifiri karanlığıma
Son kez güneş olmaya çalışıyorlar!
Gün değil ki başımı göğe kaldırdığımda
Hep açık olan alnımı ısıtsın, ışıtsın!
Ve ben ilk defa açmıyorum perdelerimi
Ne gündüze
Ne de geceye.
Sadece buruk bir tebessümüm var yüzümde.
Sessizce bu hayata ve sana
Elveda!
Mümkünse son kez
Yine alnımdan öp beni
Mümkünse de yeşil yazmalı
Tabutumun başında da yap bunu!
Cemre.Y.

Sarı Sayfa

…Sarı Sayfa...
Dışındaki o yorgun, o yenik,
O korkak, o kendinden bile kaçak,
Yüreğine hayli büyük gelen o adamı
Arındırdım sevdamdan.
Onu kendime dost koydum bir kenara.
Yeri geldikçe konuşur, dertleşiriz hala!
İçindeki sarı saçları hala okşanası,
Dizlerinde yatırılıp şefkatle uyutulası,
Yüreğine hayli küçük o gelen çocuğu,
Özenle sakladım bir kitap arasına.
Özledikçe gizlice sevip okşuyorum
Kırmızı uçurtmasının yapraklarını
Sonra yine kimsecikler görmeden
Yavaşça kapatıyorum
Zaman sandığındaki sarı sayfasını.
Cemre.Y.

Gri Deme

...Gri Deme...
Renklerinin bütünü olmalıyım derdim.
Hiç yoktan arafında kaldım.
Şimdi mevsim hiç sevemediğim günlere gebe!
Ama sakın bana gri deme!
Cemre.Y.

Yenildim

...Yenildim...
Bazen bütün yalanlara inanmak ister insan.
Bazen de bu son yalan olsun ister.
Bazen gözlerden süzülen tek bir damla yaşın
Tamamını gerçek sanmak ister insan.
"İmkansızlık!" sandığı içindir,
"Sevmediği için değil!" demek ister insan...
Bazen bir kerecik olsun, sadece bir kerecik…
Gerçekten de çok sevildim sanmak ister insan...
İşte bu gözümden akan zehir tek o yüzden,
Yani sanmak aşkı yüzünden...
Bazen Don Kişot sanmak ister insan kendini...
Rüzgarı yenerim, yel değirmenini yenerim,
Her şeyi yenerim.
Ucunda ölüm bile olsa yenerim sanmak ister insan.
Sandım...
Yenildim...
Cemre.Y.

Yalnızlığa Dair

…Yalnızlığa Dair...
Kahveyi bile çift kişilik yapıyorum artık,
O kadar kanıksadım yalnızlığımı.
Mesela…
Çay demlerken,
Çayı koymayı unutmuş olmak da.
Sevdaya dahil olmalıydı.
Halbuki yalnızlığa dair.
Cemre.Y.

9 Kasım 2017 Perşembe

Hasret Rüzgarı

…Hasret Rüzgarı…
Aşk ki bir serçenin
Sadece bir kere göz kırpması,
Gerisi ömür törpüsü, gerisi hasret rüzgarı.
Cemre.Y.

Yara İzi


...Yara İzi....
Sen…
Bana katılıp aslında hiç
"Biz" olmayı hiç denemedin ya…
Yıllar sonra bir gün seni de aldatacağım demektir,
Dudağımda buruk bir tebessümle,
Öylesineymiş gibicesine.
Halbuki her yara izi kendisine münhasırdır.
Daha derini, daha acısı, daha kesiği,
Daha iyileşmeyeni olsa bile.
Her yara izinin, hep ayrı bir hayat hikayesi vardır.
Hiçbir yara izi…
Hiçbir zaman tam aynı yerde değildir.
Oysa sen yolunu şaşmak üzere olan
Herhangi bir yürek yorgununa,
Birbiri ardına anlatırsın ya
Yara izlerini sanki üst üsteymişçesine yol haritası niyetine.
Hiçbir yara izi…
Hiçbir insanoğlunda, aynı yerde, aynı şekilde değildir
Hiçbir zaman…
Farklıdır, farkını hep fark ettirir…
Silemediğin diğer yara izlerinin yanına öylece eklenir.
Sen sadece umut edersin belki biri olsun,
Yeni ve geçmeyecek bir yara izi da bırakmaz da
Bu sefer…
Belki sen uyurken birkaç damla gözyaşıyla dokunur
Bütün yara izlerine tek tek…
Öper belki yara izlerinden, seversin yeniden.
Cemre.Y.

Bu Aşk Burada Biter

…Bu Aşk Burada Biter...
Şimdi ben yollarına düşüp yanına gelsem
Gözlerinin kuytusuna bakıp içimde kalan o tek soru için.
Biliyorum...
Gözlerimiz ihanet eder bize!
Ellerimiz tutuştuğu an ihanet eder ayrılığa da,
Kollarımız bir daha ayrılmayacakmışız gibi sarılır
Dudaklarımız ihanet eder bize!
Nice ayrılık cümlelerini gömüp en derine,
Oracıkta öpüşüverirler yine!
Burnumuz ihanet eder.
Yine son kezmiş gibi ten kokularımızı bize yine hapseder!
Sonra ayrı ayrı evlerimize döndüğümüzde
Beyinlerimiz bize yine hükmeder, etmesin gayrı.
Şarkıda dendiği gibi "Bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim!"
Varsın içimde saklı kalsın o son soru…
"Peki ama neden?"
Cemre.Y.

Ömrüme Hoş Geldin Adamım


…Ömrüme Hoş Geldin Adamım…
Tam adamlığına göre sevmişim seni,
Ne çok fazla gereksiz laf!
Ne de safi cinselliğe dayalı boş beyin…
Tam adamlığına göre sevmişim seni,
Gülüşünün…
Gül kıvrımından öptüğüm,
Ömrüme hoş geldin adamım.
Cemre.Y.

8 Kasım 2017 Çarşamba

Çiçekli Kalpler

...Çiçekli Kalpler...
Ne tuhaf!
Zamanlar arası yolculuğu
Ne de kolay yapıyor buzdan yürekler!
Sayfalarını silince hayatın
İzleri de yok olacak diye
Garip hayaller kuruyorlar!
Sadece tebessüm ediyorum onlara...
Yazık ki siz!
Çiçekli kalpleri ancak seralarda görürsünüz.
Cemre.Y.

Zümrüdüanka

...Zümrüdüanka...
Ulannn!
Ruhum ruhunu öpüyor şu anda
Her nerede, ne anlarındaysan.
Evet, ulan seni hala seviyorum,
Boynundan öpmek istediğim o, ilk an, gibi...
Kokunu duyamadığımı mı sanıyorsun,
Her zerren nefesimde...
Unuttun mu astım hastasıyım ben,
Her kokuyu, her zerresinden nasıl ayırt edebildiğimi!
Bir tek yokluğun koyuyor yıldızlar konunca gecelere...
Kendime bağlıyorum imkansızlığımızın ip uçlarını...
Sonra ona da susuyorum,
Zira geçen geçmiş, ölen ölmüştü çoktan.
Soran olursa hani nasılız diye yaşıyoruzdur çok şükür.
Şimdi...
Şu an...
Gülümsüyorsun.
İşte tam da gülüşünün kal gamzesinden öpüyorum seni,
Kıskanma sevgilim, hala şiir yazabiliyorum diye,
Eski şiirlerime azıcık ucundan sen katıyorum, yeniliyorum,
Yeniliyorum, bu aralar yeni şiir geçmiyor içimden.
Sakın korkma, hala mümkün olduğunca çok seviyorum seni,
Zira ne kadar çok seversem, sen de ne kadar çok gelmezsen...
İşte o kadar çok çabuk unutabileceğim seni.
Az kaldı sevgilim,
Yüreğimdeki bütün yara kabukları öylece kayıp düşecek.
Önce birer yıldız kayması gibi, yanık izi gibi,
Birer hücre kaybı gibi görünecek,
Sonra sonra bütün dokular yenilenecek...
Unuttun mu Zümrüdüankayım ben.
Hep küllerimden doğarım ya
Bu sefer ne kül olacak, ne yangın, ne de kor!
Bu sefer...
Yüreğimi sen de dahil, hepinize terk ettim ben.
Hislerimi kaybettim.
Öyle hükümsüz falan da değil.
Ulann!
Şah damarlarından öptüklerim,
Siz hepiniz birer cinayetimin,
Faili çoktan belli maktulüsünüz.
Hepiniz birer sevdamın celladısınız.
Ama yine de, hakkım helal olsun hepinize.
Gerek falan yok, mahşerde kul hakkıyla falan görüşmeye.
Son kere bu şiirimi, çok uzattım biliyorum.
Varsın bundan sonraki geceler,
Bütün yıldızlar size kaysın.
Ha bu arada, haberiniz olsun...
Zümrüdüanka da zaten bir efsane.
Neyse ya neyse!
Eyvallah mirim,
Bu hikaye de burada biter.
Cemre.Y.

Seni Bekliyorum Yağmur Ortasında

...Seni Bekliyorum Yağmur Ortasında...
Yağmur yağıyor yine olanca haşmetiyle...
Kaçılamayan tek şey olduğunun bilinciyle
Bu sefer de saçaksızım.
Çil yavrusu gibi dağılıveren insanları gördükçe
İstem içi gülümsüyorum hallerine!
Nasıl da kalkansızlar,
Nasıl da kınsız kılıçsız biçareler!
Hele içlerinden bazılarının
Akıyor maskeleri kirpiklerinden
Delinin teki bakışları yönüme siper
Ağır adımlarla arşınlıyorum
Nihayet boşalan bana kalan sokakları.
Onlar saçak altlarında yağmura küfrederken
Usulca yürüyorum neredeyse
Her damlayı içe içe.
Bu sefer hazırlıksız değildim ama
Dünden biliyordum haberler söylemişti.
Marmarayı sağanak basacaktı.
Bile bile şemsiyesiz çıktım sabahtan evden.
Ipıslak bir kedi yavrusu masumiyetiyle
Sen-i bekliyorum.
Kim bilir kaç yüz milyon kere
Koltuğuna oturduğun o kafede.
Yooo erken gelmedim hiç de!
Çünkü...
Ama önce...
Kendimi hatırlamalıydım.
Buz gibi bir bira söyledim
Yanında da elma dilim patates
Hardal sosları yokmuş ya neyse!
Yağmurdan kaçak insanlarla
Çoktandır buraya ortak insanların
Tam ortasındayım.
Sen-i bekliyorum yağmur ortasında.
Kırkımı geçmeye azimli geçen yıllar içinde
Kim bilir kaç defalar
Bekledim ben seni, beni, bizi?
Her seferinde buldum da kendimi.
Yalnız kalkmışlığım çoktur
Böylesi masalardan
Ya işi çıkar, ya acil bir şeyi...
Bu sefer hazırlıksız değilim ama
Bu sefer bile isteye unuttum evde şemsiyemi.
Bilirsin nadiren tarih düşerim yazdıklarıma.
Seni bekliyorum
Bugün günlerden sen olması gereken seni.
Cemre.Y.

Hikayelerimin Rengi

...Hikayelerimin Rengi...
Yazdıkça,
Hikayelerimin rengi soluyordu aslında ve ben artık
Bazı şiirsel düşlerimi
Romanıma renk kılmaya karar verdim.
Artık hep o an gibi gülümsenip,
Unutulacak bir resim değilim!
Cemre.Y.

Ya Denk Gelirsek Aynı Şiirde Birbirimize


…Ya Denk Gelirsek Aynı Şiirde Birbirimize…
Ölesiye ödüm kopuyor aslında,
Ya hiç ummadığımız bir anda
Şiirlerimiz çarpışırsa birbiri ile….
Ya aynı geçmişe,
Sevmişe, sevmemişe
Saydırırken öylece…
Ya yine denk gelirsek 
Aynı şiirde birbirimize.
Bir daha asla no’lur!
Çarpışmasın hecelerimiz dahi.
Hiç yoktan!
“Hiç yok”larımızla
“Biz”e aşık olmayalım yine yeniden!
Ben sakarım ya biraz,
Sen temkinlisin ya,
Çok dikkat et!
Aman sakın ha!
Olmadık zamanda!
Cemre.Y.

Onu Da Söküp Almasını Bilirim

...Onu Da Söküp Almasını Bilirim...
Günler bana,
Zemheriye doğru akıp giderken,
Bahardan çalınma kır çiçeklerini serme yoluma!
Kendime doğru,
Damağımda kekremsi şiirlerimle çekilirken,
Destansı şiirlerinle yağma son durağıma!
Sonbaharın,
Son yaprakları da ayaklar altında ezilirken
İlkbahardan kalmış
Bir papatyayla çıkıverme karşıma!
Değil bir tek papatya,
Aniden bir fırtına çıkıverirse,
Gazeller yerine,
Birkaç yağmurlu yaprak
Takılıverir ayak tabanına!
Sana ben öylece
Doğru mevsimlerim le gelirken,
Aklına, kim, ne koyuyor bilemem ama!
Ya usanmadan var olma,
Ya da hiç yok olma!
Öyle bir giderim ki senden.
Kaç mevsim geçse de üstümden,
Ağustos sıcağında
Ellerin üşüyüverir aniden!
Bakıp durduğun resimlerimde
Hep gülümseyen yüzüm,
Kalbimdir benim.
Ama merek etme
Onu da söküp almasını bilirim
Cemre.Y.

7 Kasım 2017 Salı

Rengarenk Balonlar

...Rengarenk Balonlar...
Bazen de eser rüzgar en kasım lodoslarından.
Zaten zemheri ayazında kim bana
"Benimle bir yaz düşü kur." dedi ki.
Lunaparkın önünden geçerken biri yanlışlıkla
Rengarenk balonlar tutuşturmuştur elime,
O kadar da hazırlıksız ve sevinçli bir çocukmuşum,
Balonlarım hep benim olsun diye ipini
Koluma bağlamaya çalışırken
Hepsi birden uçuvermiş gökyüzüne.
Öyle işte...hepsi o kadar!
Hepsi o kadar!
Cemre.Y.

Durma, Başla Yeni Hayatına!

...Durma, Başla Yeni Hayatına!...
Üşüyorum...
Donuyor yine ellerim, ayaklarım, hatta iliklerim.
Ama en çok da gider ayaklarım.
Ve artık...
Çok iyi biliyorum bu sanrısız olasıca sanrıları.
Bu varlık içindeki yokluğunu...
Hani kör olsam da ezberimsin ya!
Sen benden başka herkesin seçeneğisin.
Benden başka herkese
Bana çeyrek bilet, herkese tam olan sen...
O en eşsiz, en sessiz şarkılarını söylerken
Bana papatya, kendineyse sarı laleler uzatıp durmasan!
Ama o en eşsiz, en sessiz şarkılarımı,
Sana lale, banaysa papatyalı uzatıp durmasam!
Kim bilir kaç kere hiç buluşmamak üzere ayrılırdı yollarımız!
Ey benim benden sonra bile bütün yolları
Bensiz geçmeni istediğim.
Kaderime rast gelmesin dilediğim.
Kederlerimden uzak dileklerim.
Artık daha da büyüme sen.
Zaten geç kaldın bana çocuk olmaya
Beni de affet öylece çekip gidiyorum diye!
Artık yeniden doğamazsın elbette
Bende doğamamıştım zaten!
Ama...
Yılma!
Yorulma!
Korkma!
Ve artık üzülme.
Sahi sen çocuk…
Benden önce neresinde kalmıştın çocukluğunun!
Durma, başla yeni hayatına!
Cemre.Y.

Yemedim

...Yemedim..
Ekmek aldıydım,
Son haftanın akşamında eve gelirken.
Acıkmıştıysam da bir hayli!
Yani senle bari…
Bir yumurtaya bulayıp bir meşk edebilirsem,
Billahi kızartıp yiyecektim!
Bütün yemek ikramları da sanaldı...
Vazgeçtim, yemedim.
Cemre.Y.

Kaç Harf Etti

…Kaç Harf Etti...
Senin adın her ne zaman harf harf mısra olup,
Hiç ummadığım o anda önüme çıksa…
Yüreğim oynar yerinden de kaburgalarımı zorlar!
Nefesim hıçkırıklara dolanır ömrüme de
Hayatımı yoklar!
Ben bir kere daha ölürüm sensizlikten de.
Neyse üzülme!
Yarın yine başka doğarım yar.
Sana demiştim oysa zamanında
"Hiç kimse sen gibi, hiç kimse ben gibi,
Hiç kimse biz gibi…
"Biz" i böyle sevmeyecek bir daha ey yar!"
Şimdi söyle bana kaç harf etti
Üstümüze…
"Biz!"siz yapışıp kalan bütün o adlar!
Cemre.Y.

Virane

...Virane...
Ne yolcu olabildim şu hayatta
Diyar diyar gezen...
Ne hancı olabildim
Her önünü geleni kondurabilen!
Dağ başı, dere kenarı
Hayallerden yemyeşil bir orman ortası,
Derme çatma önü bahçeli bir viraneydim...
Ya sıkıldılar, ya korktular,
Ya da daha büyüktü hayalleri!
Bir insanoğlu da demedi ki
"Ben, bu viraneyi saray yaparım"
Belki istemekte hala
Ocağında dumanı tütsün!
Belki istemekte hala
Odalarında rengarenk minderler olsun!
Belki istemekte hala!
Kırk yama rengarenk
Yorganlarda yüzler gülsün!
Hiç kimsede demedi ki,
"Belli, bükülmüş direği insan bedeninin,
Yıkılmış sevmekten...
Onu yıkan sevdaya muhtaç!
Ben bir, sadece seveyim hele...
Yoksa çürür!"
Dedim ya...
Ne yolcu olabildim
Şu hayatta diyar diyar gezen...
Ne hancı olabildim
Her önünü geleni kondurabilen!
Dağ başı, dere kenarı hayallerden
Yemyeşil bir orman ortası,
Derme çatma önü bahçeli bir viraneydim...
Ya görmeyi bilmediler,
Ya da görmek istemediler!
Cemre.Y.

Çok Özlemek Var

...Çok Özlemek Var...
Özlemek var bir de...
Aşkı özlemek,
Sevdayı özlemek...
Kalbini, kaburga kemiğinden,
Fırlayacak sandığın zamanları
Çok özlemek var!
Cemre.Y.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Gidelim Kaptan

…Gidelim Kaptan...
Bazen sessizliğinin nefesine sığınırsın
Bazen kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin
Yeni bir sen daha olmasın diye
Savaşırsın incelirsin ve koparsın.
Ve en nihayet ihtimal o ki
Yenilirsin yeni ümidinde bile
Yine yeniden başlarsın
Kimi, sessizliğin nefesine sığınırsın
Kimi, kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin yeni bir sen olmasın diye
Savaşırsın, incelirsin ve sonunda
"Unut gitsin be!" dersin
Zaten ömrümüzde kaç kişi kalmıştı ki
Varlığı ile yokluğunu mizana kurduğun
Varsın onlar da "Gitme!" diye diye
Yolladılar seni makus kimsesizlikli kaderine.
Ki zaten artık sana ihtiyaçları kalmamıştır hani,
Yanlarında yeni yoldaşları vardır çoktan.
Ardımıza bir daha bakmadan gidelim kaptan yolumuz uzun.
Cemre.Y.

Ayna

...Ayna...
Aynadaki yüzümüz gülümsüyorsa bize hala!
Hala çenemiz dik,
Alnımızsa çalınmaya hazır karalara rağmen,
Apaksa hala…
"Aferin" bana, sana, bize.
Cemre.Y.

Son Umutlar

...Son Umutlar...
Denizin gecesine yüzdürdüm umutlarımı,
Son martılar...
Söz verdiler bana usulca süzülürken,
Yarın güneş doğar doğmaz
Bütün umutlarımı bulutlara uçuracaklar.
Cemre.Y.

Uyusam Dizlerinde


...Uyusam Dizlerinde...
Sus pus uzansam, dizlerine
Yorgun başımı koyup kıvrılsam öylece!
Sor masan,
Yor masan,
Ger mesen,
Sadece...
Usulca sevsen!
Saçlarıma dokunurken,
Yüreğinin titrediğini duysam
Ve bu en güzel ninni fısıltısında,
Uyusam...
Uyusam…
Uyusam!
Cemre.Y.

Unutmayı Unuttuklarımız Var Bizim

...Unutmayı Unuttuklarımız Var Bizim...
Unuttuklarımız var bizim!
Yüreğimizin tellerinden
Koparılan sevdaları
Söküp attıklarımız.
Geçmişin küllerine gömdüklerimiz var bizim!
Gücendiklerimiz,
Kırıldıklarımız,
İncitildiklerimiz,
Küstüklerimiz var.
Artık sevmeyi sevmediklerimiz var bizim!
Amma velakin...
Saçının teline zarar gelse,
Hani olmadık zamanda hastalansa,
Yataklara düşse...
Unutmayı
Unuttuklarımız var bizim!
Cemre.Y.

Kimsesizlik

…Kimsesizlik…
Zemheri ayazlı,
Nefesimin donduğu günlerden geçiyorum sevgilim.
Sensizlik koymuyor artık bana.
Yıllar oldu alıştım yokluğuna.
Bir ellerimi ısıtamadım, bir de yüreğimi.
Yoksa yalnızlık değil,
Kimsesizlik koyuyor adama.
Cemre.Y.

5 Kasım 2017 Pazar

Beni Biraz Rahat Bırakın


…Beni Biraz Rahat Bırakın…
Uçurumlardan uçuyordu
Yar dan yaralarım
Baktım tek başıma yetişmiyor
Kalbimin kırık camlarına kanatlarım
Şair şiir topladım ne buldumsa heybeme
Bende eve gidince...
Yalnızlığıma yaren edeceğim hepsini
Kimini bir saliselik bakışından
Kimini şen kahkahasından
Kimini uzaklardaki ışıklara umut yakışından
Kimini suskunluğunun süzgeciyle
Sabırla un eleyişinden
Kimini daha yeni aşk yüklenmiş heyecanından
Kimini bitimsiz heyecanından
Kimini kararsızlığa kararlılığından
Yareni olacaklar yalnızlığımın
Ben mi...
Beni...
Biraz...
Rahat...
Bırakın.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...