...Sızı... |
| Sızı sızı başlar her şey... |
| An/sız/ın, |
| Zaman/sız/ın, |
| Yar/sızı/n, |
| Aman/sızı/n |
| Ve sızı sızı biter her şey... |
| Ey benim yürek sızı/m |
| Sensiz ben |
| Can/sızı/m. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
23 Ekim 2017 Pazartesi
Sızı
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Dost Bile Olmadık?
...Dost Bile Olmadık?...
Sahi biz?
Yani senle ben…
Şöyle dostluğu en dibinden pekiştirip,
İki kadeh rakı bile içmedik değil mi?
Acılı şalgam eşliğinde...
Sövemedik daha hiç kimsenin
Gelmişine, geçmişine,
Hiç gelmeyişine!"
Yani...
Sahi biz?
Yani senle ben…
Şöyle dostluğu en dibinden pekiştirip,
İki kadeh rakı bile içmedik değil mi?
Acılı şalgam eşliğinde...
Sövemedik daha hiç kimsenin
Gelmişine, geçmişine,
Hiç gelmeyişine!"
Yani...
Biz...
Yani senle ben…
En sevdalısından sevgiliyi bırak,
En aşığından tutkulu aşkı bırak,
Şöyle en afili'sinden, en yürekli'sinden,
Dost bile olamadık dosdoğru
"He!" mi?
Cemre.Y.
Yani senle ben…
En sevdalısından sevgiliyi bırak,
En aşığından tutkulu aşkı bırak,
Şöyle en afili'sinden, en yürekli'sinden,
Dost bile olamadık dosdoğru
"He!" mi?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şeffaf
| ...Şeffaf... |
| Hemen herkes… |
| "Ne kadar da şeffaf! |
| Ve ... |
| Ne de güzel çırılçıplak'sın."dedi. |
| (...) |
| Hiç kimse... |
| Üzerime örtünmeyi |
| Akıl edemedi. |
| (...) Cemre.Y. |
Labels:
çırılçıplak,
Hiç kimse,
ne kadar
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ruhun Bile Duymaz
| …Ruhun Bile Duymaz… |
| Öyle biterim ki ruhun bile duymaz! |
| Uzansan elimi tutacak kadar yakın bile olsak, |
| Ruhumla ruhunun arasına uçurumlar koyarım. |
| Çıkmak için didindiğin yüreğe hasret kalırsın! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
İşim Ne!
...İşim Ne!...
İlk gençlik yıllarımızın buharlı camlarında bile,
Bir kalp içinde iki harf olurdu hep!
“Sen” ve “Ben” diye.
"Biz" olmak öyle kolay şey değil azizim.
Zoru başarıp kırk yaşında hem de!
Ömründe ilk defa "Biz" olmuşsan bir kere
Öyle kolayca vazgeçemiyor insan.
Alışıyor hemencecik “Biz” liğe!
Öyle her yiğidin harcı değil.
Yeniden en başa dönüp,
İkiye bölünmeye.
Üstelik artık hayaller de değil ki toz pembe.
Bundan sonraki ilk yağmurda
O kalp bomboş kalacak belli ki
Ve bir daha asla tek bir harf olmayacak içinde.
Öyle ya!
Bundan sonra
Benim sensiz bir kalbin içinde işim ne?
Cemre.Y.
İlk gençlik yıllarımızın buharlı camlarında bile,
Bir kalp içinde iki harf olurdu hep!
“Sen” ve “Ben” diye.
"Biz" olmak öyle kolay şey değil azizim.
Zoru başarıp kırk yaşında hem de!
Ömründe ilk defa "Biz" olmuşsan bir kere
Öyle kolayca vazgeçemiyor insan.
Alışıyor hemencecik “Biz” liğe!
Öyle her yiğidin harcı değil.
Yeniden en başa dönüp,
İkiye bölünmeye.
Üstelik artık hayaller de değil ki toz pembe.
Bundan sonraki ilk yağmurda
O kalp bomboş kalacak belli ki
Ve bir daha asla tek bir harf olmayacak içinde.
Öyle ya!
Bundan sonra
Benim sensiz bir kalbin içinde işim ne?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Öpüyorumdur Nefesini
…Öpüyorumdur Nefesini…
Şimdi biz!
Birbirimize yokuz ya,
Sen bana yoksun,
Ben sana hiç olmadım ya!
Geçtiğin yollarda hiç yoktan
Ayağın tökezlerse o taşa iyi bak!
Kesin, bir damla gözyaşım damlamıştır
Belki kurumamıştır bile daha!
Yürüdüğün sokaklarda daha önce
Hiç de farkına varmadığın bir tabelada
Adımı değil de adını okuduğunda iyi bak!
Kesin, parmak uçlarım dokunmuştur
Belki sıcaktır bile hala!
Gribe meyyal ilk hapşırığında etrafına iyi bak!
Kesin, sadece “Çok Yaşa!” diyorlardır.
Belki, ben gribine rağmen
Geceleri sen uyurken
Başucuna gelip
Seni nefesinden öptüğüm gibi
Öpüyorumdur nefesini.
Cemre.Y.
Şimdi biz!
Birbirimize yokuz ya,
Sen bana yoksun,
Ben sana hiç olmadım ya!
Geçtiğin yollarda hiç yoktan
Ayağın tökezlerse o taşa iyi bak!
Kesin, bir damla gözyaşım damlamıştır
Belki kurumamıştır bile daha!
Yürüdüğün sokaklarda daha önce
Hiç de farkına varmadığın bir tabelada
Adımı değil de adını okuduğunda iyi bak!
Kesin, parmak uçlarım dokunmuştur
Belki sıcaktır bile hala!
Gribe meyyal ilk hapşırığında etrafına iyi bak!
Kesin, sadece “Çok Yaşa!” diyorlardır.
Belki, ben gribine rağmen
Geceleri sen uyurken
Başucuna gelip
Seni nefesinden öptüğüm gibi
Öpüyorumdur nefesini.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Ekim 2017 Pazar
Ömrüme Hoş Geldin Baharım
...Ömrüme Hoş Geldin Baharım…
Geçen yıllarımın başından sonuna kadar süren
Ömrümün en uzun, en yorucu, en eksilten
Bütün mevsimleri yüreğimi üşüten
Zemheri ayazı günleri sonunda bitti.
Şimdi annem söz verdiği gibi
Güneşi görür görmez
Açan ilk meyvenin çiçeğiyle selamlıyor beni.
Diyor ki;
"Çetin kışlar sonrası bile ağaçlar
Gelinlik tacını giyer ve hayatı selamlar
Hayatı selamla kızım!"
Selamlıyorum annem bundan sonra
"Her şey çok güzel olacak!"
Ömrüme hoş geldin baharım.
Daha yaşanacak çok günler var.
Cemre.Y.
Geçen yıllarımın başından sonuna kadar süren
Ömrümün en uzun, en yorucu, en eksilten
Bütün mevsimleri yüreğimi üşüten
Zemheri ayazı günleri sonunda bitti.
Şimdi annem söz verdiği gibi
Güneşi görür görmez
Açan ilk meyvenin çiçeğiyle selamlıyor beni.
Diyor ki;
"Çetin kışlar sonrası bile ağaçlar
Gelinlik tacını giyer ve hayatı selamlar
Hayatı selamla kızım!"
Selamlıyorum annem bundan sonra
"Her şey çok güzel olacak!"
Ömrüme hoş geldin baharım.
Daha yaşanacak çok günler var.
Cemre.Y.
Labels:
anne,
ayaz,
bahar,
güneş,
her şey,
hoş geldin,
mevsim,
meyve,
ömrüm,
selam,
yaşa,
yüreğim,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sana Da Kanarım
| …Sana Da Kanarım… |
| Ömrümce hep |
| Yalanlardan oluştu yaralarım. |
| Ben doğru oldukça |
| Çamur çamur oldu kanatlarım kırıktı hep |
| Şimdi inanmamı bekleme sana |
| Olur ya pörsümüştür |
| Eskimiştir artık kendime ördüğüm ağlarım |
| Sızıverirsin içerime |
| Sana da kanarım, kandırma! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Vakit Annem Öpse Yüreğimi

…Ne Vakit Annem Öpse Yüreğimi...
Acıyordu içimin içinin, bütün canları,
Sonra annem gelip,
Öpüyordu gözyaşlarımı,
Geçiyordu…çocuk yüreğimin tüm acıları,
Daha kurumadan geçiyordu her şey!
Ne vakit annem öpse yüreğimi,
Gülüyordum anneme...anneme...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ölüm Kokusu
...Ölüm Kokusu...
Ölüm...
Hep aynı kokar!
Nasıl anlatayım ki sana,
Hani dedeciğinin
Ölü yüzü gülümsüyordu öylece hepimize,
Huzurluydu ama!
Formaldehit...
Etil alkol ve sönmüş et kokusu yayılmıştı etrafa.
Çoktan vazgeçilmiş bir bedene ruh kokusu!
Sen...
Sadece iki kez bildin, oysa ben!
Oysa bu sefer acele etmedim yetişmek için,
Toparlanmana yetecek kadar
Uzun tuttum gidişini,
His işte!
Ama teninin kokusu,
Neredeyse solacaktı
Formaldehit kokusuna...
Neyse ki yetiştim
Gözlerinin yosun yoksuluna...
Neyse ki affettim anında
İkimizi, ikimize en eksilen yamalarımızdan!
Neyse ki,
Anamdan cayıp,
Sana geldim!
Henüz sen bari bize donmadan,
Biz henüz bitmeden geldim.
Son bir nefes çektim derinden.
Sonra gülümsedim,
O, gittiğinde yaptığım gibi!
Cemre-ce!
Cemre.Y.
Hep aynı kokar!
Nasıl anlatayım ki sana,
Hani dedeciğinin
Ölü yüzü gülümsüyordu öylece hepimize,
Huzurluydu ama!
Formaldehit...
Etil alkol ve sönmüş et kokusu yayılmıştı etrafa.
Çoktan vazgeçilmiş bir bedene ruh kokusu!
Sen...
Sadece iki kez bildin, oysa ben!
Oysa bu sefer acele etmedim yetişmek için,
Toparlanmana yetecek kadar
Uzun tuttum gidişini,
His işte!
Ama teninin kokusu,
Neredeyse solacaktı
Formaldehit kokusuna...
Neyse ki yetiştim
Gözlerinin yosun yoksuluna...
Neyse ki affettim anında
İkimizi, ikimize en eksilen yamalarımızdan!
Neyse ki,
Anamdan cayıp,
Sana geldim!
Henüz sen bari bize donmadan,
Biz henüz bitmeden geldim.
Son bir nefes çektim derinden.
Sonra gülümsedim,
O, gittiğinde yaptığım gibi!
Cemre-ce!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ölü Çocuk
...Ölü Çocuk...
Suçsuz kere suçsuz….
Ölü bir çocuğun
Küskün bakışlarını görüyorum profil resimlerinde
İçim buruluyor, hücrelerim bölünüyor
Ama bu hayata inadına
Başka renkler giydiriyorum hayat sayfama
Zira!
Düşünemiyorsunuz acıdan!
O çocuğun, en yakınlarına hatırlatıyorsunuz
Hala bakabilen gözlerini.
Günah değil mi?
Hangi ana…
Yerine koyabilir ki
Kendisi yerine
Evlat acısının o derin cehennemini!
Cemre.Y.
Suçsuz kere suçsuz….
Ölü bir çocuğun
Küskün bakışlarını görüyorum profil resimlerinde
İçim buruluyor, hücrelerim bölünüyor
Ama bu hayata inadına
Başka renkler giydiriyorum hayat sayfama
Zira!
Düşünemiyorsunuz acıdan!
O çocuğun, en yakınlarına hatırlatıyorsunuz
Hala bakabilen gözlerini.
Günah değil mi?
Hangi ana…
Yerine koyabilir ki
Kendisi yerine
Evlat acısının o derin cehennemini!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sıkıntı Yapma
...Sıkıntı Yapma...
Bizim bir yanımız
Bahar bahçedir hep,
Bir yanımızsa
Sonsuz vuslata dair hep hasret!
"Neyse!
Sen
Yine de,
Yine...
Sıkıntı yapma!"
Cemre.Y.
Bizim bir yanımız
Bahar bahçedir hep,
Bir yanımızsa
Sonsuz vuslata dair hep hasret!
"Neyse!
Sen
Yine de,
Yine...
Sıkıntı yapma!"
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Gelmedin!
…Gelmedin!...
“Yar'dir!" dediğim de
"Yar'dır!" dediğim den de!
Hep öylece caydım.
Beni uçurum boylarından savurup
Öylece boşluğa attılar da
Ölmedim sen için...
Kimsen artık sen bana hiç
Tam gelmedin!
Cemre.Y.
“Yar'dir!" dediğim de
"Yar'dır!" dediğim den de!
Hep öylece caydım.
Beni uçurum boylarından savurup
Öylece boşluğa attılar da
Ölmedim sen için...
Kimsen artık sen bana hiç
Tam gelmedin!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Keşke Diye Bir Şey Var!
| …Keşke Diye Bir Şey Var!... |
| Keşke...diye bir şey var, Takılıyor adamın gırtlağına! |
| Yutkunuyorsun "Keşke sonumuz böyle buruk olmasaydı."derken. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
İlle De Gel
...İlle De Gel...
Ve taze kesilmiş çimen kokusunu tenine,
Açmaya hazır ıhlamur kokusunu
Saçlarına sürün de gel.
Bugün gelemezsen, bu gece gel.
İlle de gel.
Cemre.Y.
Ve taze kesilmiş çimen kokusunu tenine,
Açmaya hazır ıhlamur kokusunu
Saçlarına sürün de gel.
Bugün gelemezsen, bu gece gel.
İlle de gel.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ölmedim!
...Ölmedim!...
Yeri değildi yaşatılmaya çalışıldığım ansızlıkların.
Hele zamanı hiç değildi.
Ömrümün yaşanamamış onca yaşlarıma bedel oldu.
Yine de...
En erken zamansızlığında en azından ölmeliydim.
Ölemedim.
Ölmemeyi seçmedim ölemedim!
Kan kustum ben zaman zaman.
Ağzım, burnum, yüzüm gözüm,
Dilsiz başka yerlerim bile,
Lal kırmızı zamansızlıklara hep susarken.
Kan damladılar azar azar ömrüm boyu!
Midem bile zaman zaman kanadı.
Kan kustum ben zaman zaman.
Ya babadan, yahut sevdadan!
Ya olması gerekip de olmayanlardan.
Ya olması gerekip de olamayanlardan.
İkisi, hep aynı kapıya çıkıyordu ve ben!
Hep ardındaydım o kapının.
Ölüme en yakınken ben...
Harici dileğime gerek bile yokken bir gün...
İki çift göz gördüm.
Bir çifti kahverengi,
Bir çifti yosun yeşili.
Ben kusarken ömrümü safra safra!
Onlar hayret ve korku ile yansıyordular aynama.
Bir çifti ölüme...
Bir çifti hayata bakıyordular.
Bir bilseniz, o yıl ölmem ne büyük bencillikti.
Zira onlar, onlara dair,
Yaşama dair tek sebebimdi.
Hele kahverengi yoksun yoksul,
O gözleri bir görseydiniz!
Onlardan önce gitmem fena edepsizlikti
Doktordan gelip,
"Midemdeki polipler yok olmuş" dediğimde
Sanki üç ay daha uzadıydı ömrü
O kahverengi gözlerin.
Üç ay sonrası bizden gittiğine göre de kesin öyle!
Zira sonra kahverengiler toprak olan rengine gitti
Giderken bir çift şefkatli
Ela gözleri bana musallat ederek.
Şimdi ben bir çift yosun yeşilim'e...
Bir çift ela'ma...
Hangisine en çok öleyim?
Ölmemek için kendime daha ne edeyim?
Hele zamanı hiç değildi.
Ömrümün yaşanamamış onca yaşlarıma bedel oldu.
Yine de...
En erken zamansızlığında en azından ölmeliydim.
Ölemedim.
Ölmemeyi seçmedim ölemedim!
Kan kustum ben zaman zaman.
Ağzım, burnum, yüzüm gözüm,
Dilsiz başka yerlerim bile,
Lal kırmızı zamansızlıklara hep susarken.
Kan damladılar azar azar ömrüm boyu!
Midem bile zaman zaman kanadı.
Kan kustum ben zaman zaman.
Ya babadan, yahut sevdadan!
Ya olması gerekip de olmayanlardan.
Ya olması gerekip de olamayanlardan.
İkisi, hep aynı kapıya çıkıyordu ve ben!
Hep ardındaydım o kapının.
Ölüme en yakınken ben...
Harici dileğime gerek bile yokken bir gün...
İki çift göz gördüm.
Bir çifti kahverengi,
Bir çifti yosun yeşili.
Ben kusarken ömrümü safra safra!
Onlar hayret ve korku ile yansıyordular aynama.
Bir çifti ölüme...
Bir çifti hayata bakıyordular.
Bir bilseniz, o yıl ölmem ne büyük bencillikti.
Zira onlar, onlara dair,
Yaşama dair tek sebebimdi.
Hele kahverengi yoksun yoksul,
O gözleri bir görseydiniz!
Onlardan önce gitmem fena edepsizlikti
Doktordan gelip,
"Midemdeki polipler yok olmuş" dediğimde
Sanki üç ay daha uzadıydı ömrü
O kahverengi gözlerin.
Üç ay sonrası bizden gittiğine göre de kesin öyle!
Zira sonra kahverengiler toprak olan rengine gitti
Giderken bir çift şefkatli
Ela gözleri bana musallat ederek.
Şimdi ben bir çift yosun yeşilim'e...
Bir çift ela'ma...
Hangisine en çok öleyim?
Ölmemek için kendime daha ne edeyim?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hayata Gülümse
...Hayata Gülümse...
Yüzümüze...
Kendi gölgemizden başkası,
Öyle kolayca düşmez bizim.
İşte bu hep yüzdendir
Hayata inadına gülümsemelerimiz.
Cemre.Y.
Yüzümüze...
Kendi gölgemizden başkası,
Öyle kolayca düşmez bizim.
İşte bu hep yüzdendir
Hayata inadına gülümsemelerimiz.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hayat Aslında
…Hayat Aslında…
Hayat aslında
Hep yanlış anlaşılmaya müsait.
Ne yapsan,
Ne yapmasan
Hep diledikleri gibi anlayacaklar...
Cemre.Y.
Hayat aslında
Hep yanlış anlaşılmaya müsait.
Ne yapsan,
Ne yapmasan
Hep diledikleri gibi anlayacaklar...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Candan Sonra
…Candan Sonra… |
|||||||
| |||||||
| Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kul Yarası
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Ekim 2017 Cumartesi
Sen Ölmeden Önce Ölür Kimileri
...Sen Ölmeden Önce Ölür Kimileri...
Sen ölmeden önce ölür kimileri.
Sadece en emin ve en mütevekkil şekilde
Defnine hazırlanırsın sevdiceğinin de
Sen kıyamazsın ona!
Ama diğerleri…
İtinayla toprak doldururlar onun!
Gelmişine...
Geçmişine...
Sana hiç gelememişine!
Dayanamazsın.
Ağzını, burnunu,
Gözlerini kurtarmaya çalışırsın.
Olmaz işte...
Sana düşen son görev ise!
O, elini kolunu sallaya sallaya yaşasa da
"O!" diye biri hala
"Ruhuna El Fatiha!" saygısıdır sadece.
Ölmeden önce ölür kimileri.
Cemre.Y.
Sen ölmeden önce ölür kimileri.
Sadece en emin ve en mütevekkil şekilde
Defnine hazırlanırsın sevdiceğinin de
Sen kıyamazsın ona!
Ama diğerleri…
İtinayla toprak doldururlar onun!
Gelmişine...
Geçmişine...
Sana hiç gelememişine!
Dayanamazsın.
Ağzını, burnunu,
Gözlerini kurtarmaya çalışırsın.
Olmaz işte...
Sana düşen son görev ise!
O, elini kolunu sallaya sallaya yaşasa da
"O!" diye biri hala
"Ruhuna El Fatiha!" saygısıdır sadece.
Ölmeden önce ölür kimileri.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mumya
...Mumya...
Ne kadar da
Kaç yüz milyarlık yıl kadar,
Ona olan sevdam kadar,
Aksine mülteci bir eylem şiddetinde,
Eylemli, söylemli depremleri varmış!
Nihayet izin verdim.
Gülümseyerek...
Ne'm kaldıysa!
Onu da başımdan alaşağı…
Öylece...
Yok edip gitti!
Şimdi her yerimiz,
Sel göçüğü!
Artık kim?
Nasıl!
Kurtarabilir ki bizi?
Öldük biz nihayet!
Evlada aşık bi anayla.
Onun hayatına hep debelenmelerini,
Hiçe eş değer sayanlarla
Savaşıp bir yandan,
Onları haklı saymaktan da yorgunum!
Bittik biz!
Nihayet...
"Ama bu sefer bari gitme!" diye diye,
Tirilyonca kere yalvarırken gözlerine
O, Benim o'na değerlerimi,
Hiç değersizmiş gibi,
Başımdan aşağı yağmur ediyordu!
Yağdım...
Arındım...
Ama sen de be ruhum,
Hala hiç yoktun!
Aile nişanlarınızda bari,
Buruk birer tebessüm olsa da takın.
Bundan sonra bari...,
Benden bari sonranızda dedim ama!
Yükünü almıştı omzuna çoktan!
Tam tamına yirmi yıllık aşkını ve nefretini.
Ve yüz milyon yıllık hissizliğinin
Bila bedelsiz
Mumyası bulunmuşlar gibi...
Kustu...
Gitti...
Bilsem yine dirilecek!
Trilyon yıllık daha!
Öylece gülümseyip,
En çok iki bira içen…
Ama sonsuz sevgili bir tek!
O mumya olurum o'na!
Cemre.Y.
Ne kadar da
Kaç yüz milyarlık yıl kadar,
Ona olan sevdam kadar,
Aksine mülteci bir eylem şiddetinde,
Eylemli, söylemli depremleri varmış!
Nihayet izin verdim.
Gülümseyerek...
Ne'm kaldıysa!
Onu da başımdan alaşağı…
Öylece...
Yok edip gitti!
Şimdi her yerimiz,
Sel göçüğü!
Artık kim?
Nasıl!
Kurtarabilir ki bizi?
Öldük biz nihayet!
Evlada aşık bi anayla.
Onun hayatına hep debelenmelerini,
Hiçe eş değer sayanlarla
Savaşıp bir yandan,
Onları haklı saymaktan da yorgunum!
Bittik biz!
Nihayet...
"Ama bu sefer bari gitme!" diye diye,
Tirilyonca kere yalvarırken gözlerine
O, Benim o'na değerlerimi,
Hiç değersizmiş gibi,
Başımdan aşağı yağmur ediyordu!
Yağdım...
Arındım...
Ama sen de be ruhum,
Hala hiç yoktun!
Aile nişanlarınızda bari,
Buruk birer tebessüm olsa da takın.
Bundan sonra bari...,
Benden bari sonranızda dedim ama!
Yükünü almıştı omzuna çoktan!
Tam tamına yirmi yıllık aşkını ve nefretini.
Ve yüz milyon yıllık hissizliğinin
Bila bedelsiz
Mumyası bulunmuşlar gibi...
Kustu...
Gitti...
Bilsem yine dirilecek!
Trilyon yıllık daha!
Öylece gülümseyip,
En çok iki bira içen…
Ama sonsuz sevgili bir tek!
O mumya olurum o'na!
Cemre.Y.
Labels:
aile,
bedel,
bu sefer,
bundan sonra,
deprem,
eylem,
gitme,
hiç yok,
mülteci,
ne kadar,
nihayet,
öyle,
ruhum,
sevda
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
O Öldü
...O Öldü…
Kağıt ve kalem olmasa,
Ya da bir bembeyaz sayfa!
Hele uçları parmaklarımın bir klavyenin ucunda,
Sanırım şu an ben…
Bir akıl hastanesinin ziyaretçi kapısındaydım!
Rahmetli anacığımın onca çocuk yaşımızda,
Neden bizi arada, ille de oraya götürdüğünü,
Hiç mi hiç hala anlamasam da!
Sanırım ben o kapının girişinde
Oncacık halimle,
Benden bir dal sigara dilenen olurdum o kesin!
Sonrasında, elimizdeki oyuncaklara,
Hatta her oraya her gelene,
Her saçlarını okşayana "Aanne!" diyen
Onca çocuğun!
Kimsesizler yurdunun
Tam ortasına götürüp durmasaydı.
Bunca yıllarımca hala tam sırrıyla çözemeden
Sırını çözemesem de o benden giderken
Her sarıldığım omuzu,
Bana da "Ana!" sanırdım,
Sırası sevdaysa!
Yutkunmaz dilenirdim o kesin sevgili ağabeyim!
Bizlere...onca susarak öğretilerini,
O andan tam 30 yıl sonra,
Algılamalar utancı içindeyim.
Olsaydı şimdi yine!
"Annnee!" diyerek
Koşardım yatağının başucuna yine!
Yine ben hatırlamıyorum kaç kere öptüğümü
Ayaklarının parmak uçlarının ama öperdim işte.
Son burnumdaki sızısı…
O, parmakların ölüm kokusu olamasın diye!
Yani anam aslında bizi değil de
Yıllar boyunca…
Meğer bizimle beraber,
Geleceksizliğe hasretsiz en olabileceği,
Kendini götürüyormuş aslında oralara...
Sonra da bize yine kıyamayıp!
Bir çay demliyormuş!
Bakırköy deki o çamlıkta!
Evimize dönüyor muşuz sonra,
Babamızın kahvehaneden,
En son çıkacağı insan olmasına rağmen!
Meğer!
Bazı anaların hakikaten…
Saçları süpürge oluyormuş yollarımıza!
Bir gün Silivri Anadolu Hastanesinde,
Artık olmayan saçlarını hala var sansın diye usul usul
Yavrumun bebe fırçasıyla taramakta olduğum an
Onun gözlerinde ben gördüm!
"Ne kadar da uzun taradın be yavrum saçlarımı!
O kadar kaldı mıydı ki!" dediğinde.
"Annaaammm!
Saçların ah o sana hayran olduğum saçların
Hem emdiğim memelerini örtüyor,
Hem de en avret yerlerini, korkma sen!
Merak etme!
Yok olduğunda saçların tamamen,
Kazıtacağım ben de!" dediğim an...
Bir an...gözleri öyle ışıldadı ki...
Yaşayacak sandım bana birkaç yıl daha!
Oysa ölümüne daha 17 gün daha 9 saat vardı!
Demedim.
O öldü!
Cemre.Y.
Kağıt ve kalem olmasa,
Ya da bir bembeyaz sayfa!
Hele uçları parmaklarımın bir klavyenin ucunda,
Sanırım şu an ben…
Bir akıl hastanesinin ziyaretçi kapısındaydım!
Rahmetli anacığımın onca çocuk yaşımızda,
Neden bizi arada, ille de oraya götürdüğünü,
Hiç mi hiç hala anlamasam da!
Sanırım ben o kapının girişinde
Oncacık halimle,
Benden bir dal sigara dilenen olurdum o kesin!
Sonrasında, elimizdeki oyuncaklara,
Hatta her oraya her gelene,
Her saçlarını okşayana "Aanne!" diyen
Onca çocuğun!
Kimsesizler yurdunun
Tam ortasına götürüp durmasaydı.
Bunca yıllarımca hala tam sırrıyla çözemeden
Sırını çözemesem de o benden giderken
Her sarıldığım omuzu,
Bana da "Ana!" sanırdım,
Sırası sevdaysa!
Yutkunmaz dilenirdim o kesin sevgili ağabeyim!
Bizlere...onca susarak öğretilerini,
O andan tam 30 yıl sonra,
Algılamalar utancı içindeyim.
Olsaydı şimdi yine!
"Annnee!" diyerek
Koşardım yatağının başucuna yine!
Yine ben hatırlamıyorum kaç kere öptüğümü
Ayaklarının parmak uçlarının ama öperdim işte.
Son burnumdaki sızısı…
O, parmakların ölüm kokusu olamasın diye!
Yani anam aslında bizi değil de
Yıllar boyunca…
Meğer bizimle beraber,
Geleceksizliğe hasretsiz en olabileceği,
Kendini götürüyormuş aslında oralara...
Sonra da bize yine kıyamayıp!
Bir çay demliyormuş!
Bakırköy deki o çamlıkta!
Evimize dönüyor muşuz sonra,
Babamızın kahvehaneden,
En son çıkacağı insan olmasına rağmen!
Meğer!
Bazı anaların hakikaten…
Saçları süpürge oluyormuş yollarımıza!
Bir gün Silivri Anadolu Hastanesinde,
Artık olmayan saçlarını hala var sansın diye usul usul
Yavrumun bebe fırçasıyla taramakta olduğum an
Onun gözlerinde ben gördüm!
"Ne kadar da uzun taradın be yavrum saçlarımı!
O kadar kaldı mıydı ki!" dediğinde.
"Annaaammm!
Saçların ah o sana hayran olduğum saçların
Hem emdiğim memelerini örtüyor,
Hem de en avret yerlerini, korkma sen!
Merak etme!
Yok olduğunda saçların tamamen,
Kazıtacağım ben de!" dediğim an...
Bir an...gözleri öyle ışıldadı ki...
Yaşayacak sandım bana birkaç yıl daha!
Oysa ölümüne daha 17 gün daha 9 saat vardı!
Demedim.
O öldü!
Cemre.Y.
Labels:
anam,
baba,
beyaz,
çocuk,
etme,
gelecek,
hasta,
kalem,
kimsesiz,
koku,
merak,
sanırım,
sayfa,
yama,
yavru,
ziyaret
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sırlı Aynalarla Raks
...Sırlı Aynalarla Raks...
Oysa ben daha da küçülürdüm aynalarda
Gözlerimin içi kadardım hep!
Her kendime...
Akissiz baktığımda!
Bir tastamam sığamadı ki hiç kimsem.
Bir tek noktam'ın içine!
Şehla'ydım ben!
Sevmeyi seçmek bile gözlerimin irisinin
Birisindeydi yani!
Sırlı aynalarla raks eden hala ben.
Cemre.Y.
Oysa ben daha da küçülürdüm aynalarda
Gözlerimin içi kadardım hep!
Her kendime...
Akissiz baktığımda!
Bir tastamam sığamadı ki hiç kimsem.
Bir tek noktam'ın içine!
Şehla'ydım ben!
Sevmeyi seçmek bile gözlerimin irisinin
Birisindeydi yani!
Sırlı aynalarla raks eden hala ben.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ortası Yoktur Onun
...Ortası Yoktur Onun...
Saçları var, sonbaharda bile,
Ara perdelerinde ilkbaharlar saklar!
Yere indiğinde göz kapakları,
Ben bile bilemezken
Senin ne haddine!
"O" kendini bilir!
Ya kış ayazında yakar elleri,
Ya yaz fırtınasında dondurur bedenleri.
Hem de hiç mi hiçliğiyle!
Ortası yoktur onun!
Cemre.Y.
Saçları var, sonbaharda bile,
Ara perdelerinde ilkbaharlar saklar!
Yere indiğinde göz kapakları,
Ben bile bilemezken
Senin ne haddine!
"O" kendini bilir!
Ya kış ayazında yakar elleri,
Ya yaz fırtınasında dondurur bedenleri.
Hem de hiç mi hiçliğiyle!
Ortası yoktur onun!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olsan Da Olmasan Da
...Olsan Da Olmasan Da...
Haberin yok!
Bir omuz eksik başladım yine, ben bu aşka,
Ya yaşarım doyasıya,
Ya da dileği kabul olur da
Karşılaşıveririz cehennem bir kuytu köşede onunla.
Olsun be!
Ondan sonra bile seni hissedebildim ya,
Sadece yüreğimde değil,
Kalbimde ve beynimde,
Gökkuşağının her renginde binlerce
Kelebekler uçuşabiliyor ya…
Müteşekkir’im sana…
Olsan da ,
Olmasan da!
Cemre.Y.
Haberin yok!
Bir omuz eksik başladım yine, ben bu aşka,
Ya yaşarım doyasıya,
Ya da dileği kabul olur da
Karşılaşıveririz cehennem bir kuytu köşede onunla.
Olsun be!
Ondan sonra bile seni hissedebildim ya,
Sadece yüreğimde değil,
Kalbimde ve beynimde,
Gökkuşağının her renginde binlerce
Kelebekler uçuşabiliyor ya…
Müteşekkir’im sana…
Olsan da ,
Olmasan da!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hani Diyorum
…Hani Diyorum...
Hani diyorum,
Arada bir ruhu da arındırmak lazım
Eksik yüreklerle eksik bütün nefeslerden!
Cemre.Y.
Hani diyorum,
Arada bir ruhu da arındırmak lazım
Eksik yüreklerle eksik bütün nefeslerden!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olmaz Artık Bizden
...Olmaz Artık Bizden...
Şimdi şiirlerimizin bile boynu bükük.
Bütün kelimeler, cümlelerine hasret.
Cümleler, noktalarına öksüz.
Şimdi, senin mavinle...
Benim mavim aynı denize değil...
Senin yeşilinle,
Benim yeşilim aynı yaprağa değil...
Şimdi Güneş'imiz hala aynı ama
Gezegenimiz farklı.
Ufkumuz ayrı sevgilim, olmaz artık bizden!
Cemre.Y.
Bütün kelimeler, cümlelerine hasret.
Cümleler, noktalarına öksüz.
Şimdi, senin mavinle...
Benim mavim aynı denize değil...
Senin yeşilinle,
Benim yeşilim aynı yaprağa değil...
Şimdi Güneş'imiz hala aynı ama
Gezegenimiz farklı.
Ufkumuz ayrı sevgilim, olmaz artık bizden!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olduğu Gibi Bırak Mevsimleri
| ...Olduğu Gibi Bırak Mevsimleri... Sen baharın renklerine öykünürken, İnadına puslu griler doluyorsa mevsimine! Ömrünün yağmurları dinmiyorsa Göz pınarlarından! Sana dahil olmak isteyenlerin, Kiminin… Varlığı çok var, Kiminin yokluğu hiç yoksa! Olduğu gibi bırak mevsimleri. Nasılsa o yine bildiğini okuyacak! Sıradaki seyrüseferinde karlar var. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olamaz Mı?
...Olamaz Mı?...
Şehvetli anlar bittiğinde
Ayakların hala ayaklarımı şefkatle sarıyorsa,
Göğsümde uyuturum seni.
Kalbim, şefkatli ninniler söylerken sana,
Ellerim saçlarını okşarken sabaha kadar!
Omzun açılıverse yanlışlıkla
Uykum sana uyanır,
Omzundan öper üzerini örterim.
Olamaz mı?
Cemre.Y.
Şehvetli anlar bittiğinde
Ayakların hala ayaklarımı şefkatle sarıyorsa,
Göğsümde uyuturum seni.
Kalbim, şefkatli ninniler söylerken sana,
Ellerim saçlarını okşarken sabaha kadar!
Omzun açılıverse yanlışlıkla
Uykum sana uyanır,
Omzundan öper üzerini örterim.
Olamaz mı?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hoş Eder İnsanı
...Hoş Eder İnsanı... Ne içtiğin değil, Nasıl ve kiminle içtiğindir kafaları güzelleştiren. Her ne kadar anason kokusunu özlemiş olsan da, R...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...




























