7 Ekim 2017 Cumartesi

Hoşça Kal


...Hoşça Kal...
Hoşça kal!
Rüzgarım,
Hayal bulutum,
Güneşim,
Gündüzüm.
Hoşça kal!
Polen' im,
Çiçeğim,
Yaprağım,
Kar tanem...
Hoşça kal!
Mehtabım,
Gecem,
Yıldızım,
Yakamoz' um.
Hoşça kal!
Gözüm,
Kulağım,
Burnum,
İstanbul'um.
Cemre.Y.

Hislerimi Kaybettim

...Hislerimi Kaybettim...
Hislerimi kaybettim...
Hükümsüzdür!
Birkaç zamandır şarkıların anlamı yok!
Kalbim yok!
Yüreğim yok!
Ruhum yok!
Sevincim yok!
Acım yok!
Böyle bir hayatın anlamı da yok!
Ya ölelim ya da delirelim madem.
Trilallaaa!
Cemre.Y.

Hiç Mi Hiç Yok


…Hiç Mi Hiç Yok…
"Hiç mi yok!" diye soruluyordu bize bir zamanlar,
Elem altı gizli gözyaşlarımızı,
Hiç kimse görmeden aceleyle toparlayıp,
Herkese de öyle yol sandığı değildik ki a canım...
Nasıl da böyle Türk usulü "Hiç Mi Hiç Yok!" ta
Bahara hasret kaldık!
Cemre.Y.

Hiç Yoktan

...Hiç Yoktan...
Ansızın elektrikler kesiliverince
Mum aleviyle ne alevler yanardı ışıl ışıl.
Hiç yoktan çarpışırdık loş ışıkta,
Hiç yoktan öpüşürdük,
Hiç yoktan gülüşürdük,
Hiç yoktan ...................
Hiç yoktan bunlar hep!
Hiç yok!
Olmasaydın!
Sadece çay içip,
Kitap okumazdım zaten.
Cemre.Y.

Ben De Gittim


…Ben De Gittim…
Hiçbir yürekten 
İsteyerek gitmedim ben...
Kötü kiracıymışım gibi, 
Gitmem için ellerinden geleni 
Artlarına koymadılar! 
Ben de gittim.
Cemre.Y.

Sana Da Hoşça Kal

…Sana Da Hoşça Kal…
Hiçbir şey zoruma gitmiyor da
Sev-i rüzgarlarıyla
Gözümün içinde harelenen nurların
Gün olup beni…
"Demişler!
Dediler...
Doğrudur!" diye diye
Görmezden gelmeleri
Var ya...
O fena koyuyor adama!
İlle de
Bana!
Oysa…
Oysa hala
Benim yüreğimdeydiler.
Yüreğimdeydi o da,
O son anıma kadar
Henüz benden kaymayan yıldızlar!
Neyse yahu!
Her ne ise!
Ona da bunca "Değer!" e
Bir "Eder!" bile yoksa
Nereden başladıysa bu eksilmeler
Sile sile giderim bende.
Meşhurdur benim şu
Herkesime ağır gelen lafım
"Eyvallah mirim
Sana da
Hoşça…
Kal..."
Cemre.Y.

Her Seferinde Yine Yeniden Ölüyorum

...Her Seferinde Yine Yeniden Ölüyorum...
Senden sonra bütün makamlar sustu.
Bütün gelecekli zamanlar durdu.
Senden sonra bütün şarkıların tınıları,
Bir martı nefesinde,
Bizden başkalarınca duyulamayacak
Birer hıçkırık artık.
Senden sonra aldığım her nefes…
Boğazımda yumrulaşan,
Sadece sessiz birer çığlık,
En çaresizlik avazından koca bir suskunluk.
Korkma en eski yârim.
Saklısın en patlamaya hazır damarımda hala.
Artık kim basarsa zıddıma zıddıma!
Senden sonra,
Kimime “Yar” demeye kalksam
Beni yar dibinde bulduğunu unutmuş gibi
Yar başında buluyorum
Onunla beni.
Sırtımda elleri,
Sen gibi sıcak sanıyorum,
Saracak sanıyorum,
Bu sefer tutacak!
Ama yine yar dibine,
Uçuruluyorum.
Her seferinde yine, yeniden ölüyorum.
Cemre.Y.

Hepsi Her Şeyi Şiir Sandılar

...Hepsi Her Şeyi Şiir Sandılar...
Şarkıların zaten, oldukça uzun zamandır,
Bana bile tek kelamlık hatırları yoktu ya,
Şimdi de bütün yazılıp yazılıp,
Henüz harf bile edememiş
Cümlelerim teker, teker!
Bana da sustular...
Halbuki artık,
Nokta.
Nokta..
Nokta...larımdı onlar!
Daha sana bile,
Sen yanımda uyuduğun zamanlarda,
Seyrine sefalarımdılar!
Doysamdı bi hele sana,
Doymaya yakın olsaydım en azından,
Yazacaktım.
Oysa uygun bir dil bulup da,
Bir türlü yazamadım.
Senli gerçek anlar,
Kelamım bile olamayanlarımdılar.
Hepsi…
Her şeyi şiir sandılar…
Hani sitemlerimi saymasan,
Bencilliğimdin sen benim.
Özümdün.
Bendin.
Benimdin.
Benliğimin deriniydin.
Sustum...
Şimdimdeyse
Senin de sayende,
Bir tonluk suskun harf,
Boğazımda kaldılar lan!
Yutkunamadım bile...
Öldüm sandım...
Bir türlü kadın olup,
Kadın gibi ağlayamamaktan
Öldüm ben lan!
Yokluğuma bile razıydım,
Hıçkırıksızlıktan!
Hıçkırıksızlığım oldun sen benim,
Nice ilklerimin de yanında
Son ilkim de oldun.
Sonra şükrettim,
Sevindim bile hatta,
Sabaha olmayacaktım ne de olsa...
Yine uykuya,
Sonsuzlukla teslim oldum du ya!
Vaadettim amma sabah uyandım ya yine.
Bir türlü ölemedim ya la!
Şimdilerde mi?
Küstüler harflerimin
Nefesleri de bana ve sana
Ve yine hayata
O tek, o sonsuz ve eşsiz,
Mavim bile küstü bana.
Ne fark eder!
Belki bir fırtına kuşuydu,
Belki de bir martı kanadı,
Çok mu değişirdi bu hayatta
Yeni bulutlara açtığı o ilk iki kanadı.
Kanatlarının hepsi birden kırıkken.
Çok mu değişirdi,
Zümrüdüanka olup,
Issız bir serçe kuşu olduğu!
Yeni sandığı ilk hayatına
İlk kez senin kanatlarında uçtuğu
Çok mu değişirdi?
Sen bari bilseydin bunu...
Uçtu ve gittiler işte.
Kanatsız.
Cemre.Y.

Tehdit


…Tehdit…
Yokluklara alışık olan bir ruhu
"Yoksunluk"la tehdit edemezsiniz...
Cemre.Y.

Hicaz Taksimi


...Hicaz Taksimi...
İki kadeh rakı
Acılı şalgam
Hicaz taksimi
Ve sen,
Meze niyetine.
Şimdi ne giderdin be...
Oysa biz rakı bile içmedik senle
Cemre.Y.

Her Gelişinin Gidişinde Bir Şey Unutuyorsun

...Her Gelişinin Gidişinde Bir Şey Unutuyorsun...
Her gelişinin gidişinde
Bir şey unutuyorsun!
Bu seferde
İpek saçlarından birkaç tel bırakmışsın
Yürüdüğün halılarda...
Dolabın aynasında
Burnunun ucunu bırakmışsın!
Kapının kilidinde parmak izlerini!
Bir günde hepten
Unutsan ya bende kendini.
Çok özlüyorum seni.
Cemre.Y.

Sardunyalar

…Sardunyalar…
Bazı kadınlar, saçlarını, mutlu evlerin,
Mutlu balkonlarından sarkan
Sardunyaların yapraklarına astılar.
Bir daha asla!
Yaz ortasında, zemheri nakışlı,
Azrail efendi gelemesin diye...
Cemre.Y.

6 Ekim 2017 Cuma

Kızılcık Şerbeti

…Kızılcık Şerbeti…
Artık sır küpü Suskunluklar biriktiriyorum ömrüme.
Sınırı yok kimsesizliğimin!
Bunca yıllık ömrümce,
Hiç kimsenin ne tahtında,
Ne de bahtında,
Gözüm hiç olmamıştı oysa!
“Dahil” değil isem,
“Hariç!” olmayı da bilirim.
Günler, gecelerce kan kussamda,
“Kızılcık şerbeti içtimdi.”
Demeyi de öğrenirim.
Bana bile bundan sonra,
Sınırı yok bensizliğimin!
Cemre.Y.

Hepi Topu Kaç Sevda Sığar Ki Bir Ömre?


...Hepi Topu Kaç Sevda Sığar Ki Bir Ömre?...
Hepi topu, kaç sevda, sığar ki bir ömre?
Hiç değilse ikimizden biri bitene,
Hiç değilse,
İkimizden biri ölene kadar,
Sevda uzunluğunda bekleyişi olamadım
Gelecek bensizliklerine.
Saklanmış bir damla gözyaşı olamadım,
Hiç kimsemin nedense!
Oysa, benden tamamen bittiklerini anlayınca,
Hep, ama hep ağladılar!
Hem de hıçkıra hıçkıra!
Artık ne fayda!
Bazen, geçmiş aşkları hortladı mezarlarından,
Öylece buruk bir tebessümün
Gül kıvrımlı dudağının kenarında unutuldum.
Bazen, benle hayalleri kurulmuş o yuvalara
“Olmaz!”dedi birileri, olmadı.
Öylece benden başkaları yerleşiverirken soldum.
Bazen, ben geleceksiz, hayalsizliklere bile razıyken,
Öylece benden başkasının
Unutulması için soyundum.
Hepi topu, kaç sevda sığar ki bir ömre?
Kaç aşk daha unutulur ki, eğer gerçekse?
Ulan!
Seviyordum!
Her sevişlerinizin sabahında
Beni ne de çok sevdiğinizi hatırlamayı
Unutmaya çalışmasaydınız!
“Bu son olsun”lu dilek ağacımı
Çoktan sökmüşler yerinden!
Başkaca çare yok!
Ya sonum olacak
Ya da siz de sonunda,
Ağlayacaksınız!
Cemre.Y.

Dondurdum Yüreğimi

...Dondurdum Yüreğimi...
Kutuplardaki buzullar halt etmiş!
Bütün can kırıklarımı bir araya istifleyip,
Ani bir kalp acısıyla ipotekleyip,
Öylece an'da…
Dondurdum yüreğimi
Gerek yoktu b/aşka umuda.
Cemre.Y.

Gitme Anam!

...Gitme Anam!...
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken...
Benden uzaktayken,
Öylece...sevmelerine alışkınım ya!
Ben, hep sana bir dağ tepesi bir kardelen,
Sen, hep uçurum boyundan kaçak,
Hayattan yorgun ve bıkkın, o en son amazon!
Yakından bir tek gül kokuna,
Bir tek ipek teni sarılışına,
Bir tek şefkatli öpüşüne,
Bir tek sıcak nefesine,
Sözüne hep hasret bırakmışken.
Ben...senden...bana...
Bunca en uzaklardayken sevdin ya hep beni,
Hem de hayatıma
Senden sonra girmiş olan herkes gibi.
Ben senden gitmişken
Özledin, sevdin,
Gözünün yaşını sevdana ar edip yolladın!
Ruhum sana yok sanıyordun!
Hep vardı!
Ruhum sende...
Yok olsun diliyordun!
Tuttu da can buldu!
Sadece sana ve sayende
Herkese, hep kırgındı!
Sadece bir tek kere be kadın!
Sadece bir tek kere!
Dizlerinde susup öylece,
Hiç kimseyi atmadan,
Merak etmesene de,
Hiç kimsenizi de tutmadan!
Sadece bir tek kere!
Susup saçlarımı okşa istedim
Ömrüm boyunca sadece bir tek kez
Başım ömrüne ölüme razıyken
O, son bir tek kez!
Başım dizlerinde boyun eğmişken!
Yapmadın, yapmak aklına bile gelmedi,
Hiç kimsenin aklına gelmedi!
Sende kalan ve sana olan aşkımı,
Hasretimi çözebilseydim,
Hayatımın bütünü çözülmüş olacaktım oysa!
Oysa bu kadar yanlışı bir arada,
Ardı ardına...
Asla hiç yapmayacaktım!
Çözülmedin!
Herkese, her şeye, çiçeklerine,
Menekşelerine bile çözüldün de,
Bir tek bana...
Hiçbir zaman benimle ilgili,
Dost doğru tek bir...
Bir tek his için gelmedin!
O kadar da mı çok sevdin beni he?
Çözebilseydim,
Bu kadar sana yakın ama bu kadar senden uzak!
Kor ateşler gibi
Yanmayacak mıydım değil mi senin için?
“Annem, ölüyor.” dedim.
“Sen anneni sevmiyordun ki.” dediler.
“Ben annemi seviyordum,
O beni sevmiyordu.” dedim boyun büktüler!
O kadar da mı çok sevdin be beni?
Sevginden hep şüphe bıraktıracak kadar?
Oysa unuttun be annem!
Anneydim ben de nihayetimde,
İnsan evladını taş olsa,
Dağ başı bir kardelen olsa da!
Ona erişmeye gücü yetmese de,
Sözün dinlenmese de bazen!
Bazen biçtiğimiz kılıflara
Uymasa da hiç bir gelecek...
Bazen layık gördüğümüz hayatların
Olanaksızlığında boğulsak da,
Nankör bir kedi gibi hep
“Ne zaman ki?” diye sorsa da...
İnsan olan o, ilk teninde,
Karnında nefes alanı, koşulsuz sever,
Her şeye ve tüm hatalarına rağmen de.
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken,
Benden uzaktayken sevmelerine alışkınım ya!
Bu sefer daha mı çok sevdin ki beni de,
O ennn uzağa gözü diktin be annem!
“Gitme” beni yakınında,
Yüreğinin dibindeyken doya doya sevmeden!
“Gitme anam n'olur! gitmee!”
"Bak menekşelerini de sevdim."
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken,
Benden uzaktayken sevmelerine alışkınım ya!
Ben, hep sana bir dağ tepesi bir kardelen,
Sen, hep uçurum boyundan kaçak,
Hayattan yorgun ve bıkkın, o son amazon!
Yakından bir tek gül kokuna,
Bir tek ipek teni sarılışına,
Bir tek şefkatli öpüşüne,
Bir tek sıcak nefesine,
Sözüne hep hasret bırakmışken.
Ben senden uzaklardayken sevdin ya hep beni,
Hem de hayatıma
Senden sonra girmiş olan herkes gibi.
Ben senden gitmişken
Özledin, sevdin,
Gözünün yaşını sevda edip yolladın.
Ruhum sana yok sanıyordun!
Hep vardı!
Ruhum sende can buldu!
Sadece sana ve sayende
Herkese, hep kırgındı!
Sadece bir tek kere dizlerinde susup öylece,
Hiç kimseyi atmadan, hiç kimseyi tutmadan!
Sadece bir tek kere!
Susup saçlarımı okşa istedim bir tek kez
Başım dizlerinde boyun eğmişken!
Yapmadın, yapmak aklına bile gelmedi,
Hiç kimsenin gelmedi!
Sende kalan ve sana olan aşkımı,
Hasretimi çözebilseydim,
Hayatımın bütünü çözülmüş olacaktım oysa!
Oysa bu kadar yanlışı bir arada,
Ardı ardına yapmayacaktım!
Çözülmedin!
Herkese, her şeye, çiçeklerine,
Menekşelerine bile çözüldün de,
Bir tek bana, hiçbir zaman benimle ilgili,
Bir tek his için gelmedin!
O kadar da mı çok sevdin beni he?
Çözebilseydim,
Bu kadar sana yakın…
Ama bu kadar senden uzak!
Kor ateşler gibi
Yanmayacak mıydım değil mi senin için?
“Annem, ölüyor.” dedim.
“Sen anneni sevmiyordun ki.” dediler.
“Ben annemi seviyordum,
O beni sevmiyordu.” dedim boyun büktüler!
O kadar da mı çok sevdin be beni sen?
Sevginden hep, hiç...
Şüphe bıraktıracak kadar?
Oysa unuttun be annem!
Anneydim ben de,
İnsan evladını taş olsa,
Dağ başı bir kardelen olsa da!
Ona erişmeye gücü yetmese de,
Sözün dinlenmese de bazen!
Bazen biçtiğimiz kılıflara
Uymasa da hiçbir gelecek…
Bazen layık gördüğümüz hayatların
Olanaksızlığında boğulsak da,
Nankör bir kedi gibi hep
“Ne zaman ki?” diye sorsa da...
İnsan olan o, o ilk teninde,
Karnında nefes alanı, koşulsuz sever,
Her şeye ve tüm hatalarına rağmen de.
Beni hep uzaktan...
Senden uzaktayken,
Benden uzaktayken sevmelerine alışkınım ya!
Bu sefer daha mı çok sevdin ki beni de,
O ennn uzağa gözü diktin be annem!
“Gitme” beni yakınında,
Yüreğinin dibindeyken doya doya sevmeden!
“Gitme anam n'olur! gitme be!”
"Bak menekşelerin
Öksüz kalır sen gidersen!" demedim mi ben sana!
Şimdi hepsi kuytu kenarlarda
Solmuş birer angut kuşu kanadı!
Daha..
Kaç kere...
Neye bedel ölüp dirilebilir ki insan olan?
Cemre.Y.

Üç Noktam

...Üç Noktam...
Ben seni bunca özlüyor iken...
Sen ancak üç noktam olursun…
Sonsuzluğa bensiz savrulan.
Cemre.Y.

Ey Minel Aşk

...Ey Minel Aşk...
Hep yazan mı kitabını imzalayacak!
Bunca inandığım kitabın harflerine 
Ruhum hazır değildi henüz...
Bomboş olmalıydım önce,
Senin cümlelerinle dolmak için.
Bugün, nihayet o gün işte!
Kalbinin kapağında hissettim 
Yüzünün gül gülüşlü gamzelerini.
Ruhum aydınlandı, 
Sana sarıldım,
Hem de sımsıkı heyecanlarla, 
Hissettin mi ha ey minel aşk!
Cemre.Y.

Mağlupsunuzdur Aşka


…Mağlupsunuzdur Aşka…
Hep umut eder yine seversin, yeniden....
Hiç sevmemiş,
Hiç acı çekmemiş,
Hiç ders almamış gibi...
İlkinmiş gibi cahil,
Sonunmuş gibi bilge...
Ama değişmez..
Terazinin sana bakan yönü ağır basmışsa
Bu kayıp baştan bir kayıptır...
Başlarken de, biterken de,
Mağlupsundur bir kez daha aşka.....
Cemre.Y.

Ölmüş Kelebekler

...Ölmüş Kelebekler...
Hazan yapraklarını
Hiçbir zaman özlemedim ben.
Çünkü ne zaman,
Yalnızlığımla evime girsem,
Kapı ağzında bekledi beni hep,
Ölmüş kelebekler.
Cemre.Y.

Serçeler

...Serçeler...
Aşkın tövbesine kim bilir kaç kereler,
Kim bilir kaç zemheri ayazlı geceler,
"Bir daha asla ve kat'a"lı yeminler edip caydığım günlerim,
Yeminlerime kül bastığım ama,
Kendi küllüğüme emri vaki bastırdığım ve bir türlü,
Söndürmeyi beceremediğim
Bir ucu sönemeyen...
O bütün, sigara sonu izmaritlerim geliverdi aklıma!
Hani kızım bile;
“Madem beceremiyorsun bu mereti söndürmeyi,
İçme bari!” diye yakınırdı ya ara sıra
Anısı... geldi aklıma!
Bu sefer çabalamazdım belki dedim.
O, sigaramın dibini söylenmeden küllediğinde...
O an, ona...sevdalandım.
Haberi bile olmadı.
Aşkımdan hep haberdardı ama!
Zaten o gece sustuklarımı da, hiç duymamıştı.
Onun yüreği bu seferlik kelebek kanatlarındaydı.
“Hem yarın ölecektik nasılsa…
Yaşamak sa böylece nefes almalıydı.”
Benden...
Oysa ben kendime bile susarken,
Biralarımız tazelenir, iyi insanlara da…
Ayrıca temennili gülümserken, hiç kimsemin bilemediği sırlarımı,
Ona döküyordum susa susa!
Ben...
Be..
B.
Kalmadı kendimden başka hiç kimsem!
Serçe severdim oysa sıfatına, adı, hayvan konulan.
Ne zaman görsem onu ah ne zaman ki görsem!
Pek nadir bana bu kadar yakın olanına denk gelirdim.
Dokunmak isterdim yüreğine!
Hani bir kerecik konuverse avuç içlerime!
Bir kerecik duysam o kalbinin,
Karnındaki bebeğin duyduğun o ilk ritim dolusu atışını...
Eminim ki öyle!
Yeniden doğacağım bu dünyaya ama...
Ben bir daha o kadar da çok,
Hiçbir şeyi sevmedim aslında!
Şaşarlar nasıl da böyle sabra taş çatlatıyorum diye.
“Siz hiç serçe sevdiniz mi?
Tam dokunacakken…
Avuçlarınızdan öylece uçup gidiverdi mi!"li bakarım gözlerinin içine...
Çünkü, siz sevdikten hemen sonra,
Mutlaka uçarak kaçarlar...
Ondan belki, an la ya maz lar!
Hiçbir şeyinizi bir tastamam!
Uçmaya meyilli hiçbir şeyi hiç sevmediler ki.
Hala söndüremiyorum sigaramın izmaritlerini.
Hala evimdeyken, tek isem...
Ben yenisini yakarken, için için, yanıyor diğeri, ben gibi.
Kokusu rahatsız ediyor çoğunlukla!
Suya salıyorum...
“Anam hep derdi.
Kimselere diyemezsen kızım derdini
Suya söyle elbet geçer.”derdi.
Kalabalıklar içindeysem
Uzaklara fırlatıyorum izmaritlerimi
Sonra o kadar uzağa gidip
Üzerine basıyorum usulca...
Bazen serçeler,
Olmayacak anlar ve zamanlarda
Olmayacak yerlere konuyorlar!
Hem belki artık bana da izin çıkar...
Dokunurum yüreğine birinin.
Kim bilir!
Oysa onca uzatmıştım parmak uçlarımı...
Oysa, bu sana son vedam idi, ey minel Aşk!
Sevmiyorum artık seni de, serçeyi filan da!
Oysa ben hiç kimsem'i, yavrucağım hariç!
Çocukluğumun, daha ilk yaşından sevmedim, sevemedim.
Artık kanadın çırpınsa ne!
Yüreğin yarılsa ne!
Nasılsa dostlukta bile...
Hiçbir serçenin adını bile anmıyordu.
Bugün, nihayet o gün işte!
Kalbinin kapağında hissettim
Yüzünün gül gülüşlü gamzelerini.
Ruhum aydınlandı,
Sana sarıldım,
Hem de sımsıkı heyecanlarla,
Hissettin mi ha ey minel aşk!
Cemre.Y.

5 Ekim 2017 Perşembe

Gidelim Mi

…Gidelim Mi…
Soğudum.
Aldığım nefesten bile.
Çok kirletiliyor buralar da.
Gidelim mi uzaklara...
O, uzaklar hala varsa, gidelim mi!
Cemre.Y.

Onu Bana Çarpabilir Miyim?


...Onu Bana Çarpabilir Miyim?...
Bugünlerde neye dokunsam çarpılıyorum!
Acaba çarpıldığım kadar çarpıyor muyum?
Ona dokunsam mesela? 
Onu bana çarpabilir miyim?
Cemre.Y.

Katlanabilir Misin?


…Katlanabilir Misin?...
Ben üç noktalık susuyorsam
Biliyorum en çok sen duyarsın
Bütün bir ummanlık çığlığımı!
Ve hala yokluğuna şöyle…
Doya doya ağlayamadığımı!
Kimsin henüz bilmiyorum ama
Hala dizlerin başıma
Yeğ mi?
Ben susabilene kadar,
Ama artık bana,
Ben ansızın uyuyabilene kadar,
Hıçkırıklarıma katlanabilir misin?
Cemre.Y.

Acımadı Ki

…Acımadı Ki…
Hep aynı...
En kemiksiz yerinden,
Yüreğimden...
Hiç de öyle yorulmaksızın,
Sabırlı bir garezle,
Nedense…
Kıra kıra öğretti sonunda hayat
"Acımadı kiii..."demeyi.
Cemre.Y.

Hayır, Yine Ağlamadım Anne!


...Hayır, Yine Ağlamadım Anne!...
“Hayır!
Yine, ağlamadım Anne!
Kirpiklerime yağmur kaçtı.
Titremiyor dudaklarım,
Sana öyle gelmiş,
Bir de göz doktoruna mı götürsek seni ne!
Sadece,
Bir saatçik,
Dudaklarımı,
Rüzgarlar öpüp kaçtı.
Üşümedim Anne!
Yanıyor ellerim, gözlerim, ayaklarım
Bak ciğerimden alevler çıkıyor!
Özlemedim Annem!
Ben,
Hiçbir şeyi,
Özlemedim Anne!
Unutmadım da üstelik
Her, hiç gelmeyen'imin gidişini de,
Kalma ihtimalini de.
Cemre.Y.

Bu Aralar

...Bu Aralar…
Zira ben şiir bile yazamayacak kadar
Yüreğime dahi uzağım bu aralar!
Cemre.Y.

Kimseyi Aldatamam!


…Kimseyi Aldatamam!...
Hayatının ve yüreğinin
Baş köşesi değilse yerim...
Kusura bakmayıp
Hayatımdan uzak ara gideceksin!
İkinci olmayı kabul etseydim,
Üç kuruşluk vaatlere kalsaydım
Şimdiye zaten yalnız değildim!
Hiç kimse bana;
"Hayatımın sonuna kadar,
Hep sen olacaksın"demesin
Hele başka bir eş hayali kurarken...
Kitabıma sığmaz, olmam!
Kimseyi aldatamam!
Cemre.Y.

Vuruluyoruz

…Vuruluyoruz…
Hayat
Hepimizi
Ayrı ayrı yorup,
Ayrı ayrı vuruyor
Aynı bam tellerimizden.
Vuruluyoruz.
Cemre.Y.

Aslında Hayat

...Aslında Hayat...
Aslında hayat,
O aklına geldiği an istemsizce,
Yüzünün muzip bir gülümsemesinden ibaret!
Aslında hayat,
Adının baş harfini görsen ya da duysan,
Yüreğinin tellerinin titremesinden ibaret!
Aslında hayat,
Ondan ya da senden değil,
Aşktan hiç değil,
Sevdadan ibaret!
Bilmiyorlar...
Belki de sırf bu yüzden
Hiç yaşamadan ölüyorlar...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...