| ...Peki... |
| "Söz!" |
| Bitti. |
| Şimdi sıra "Sus!"da |
| Başka türlü, |
| Nasıl olur da, |
| Bir şiire sığardı |
| Sessizce… |
| Koca bir "Peki!" Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
19 Eylül 2017 Salı
Peki
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Tek Bir Harf Daha Üzülme
| ...Tek Bir Harf Daha Üzülme... |
| Öpebiliyorsak hala, ama hala öpebiliyorsak! |
| Yalnızlığımızı omuz başlarımızdan, |
| Bu bu sefer… |
| Kendime, ben, illa ki hep, |
| Yeterim diye değil |
| Yetemezsen de hala kokundan öperim seni, |
| Yeter ki sen… |
| Tek bir harf daha üzülme artık diyedir! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Baştan Belliydi
...Baştan Belliydi...
Baştan belliydi kararımız.
Bu sefer dizlerimizde, dirseklerimizde
Yüreklerimizde yarasız dönecektik evlerimize.
Öyle temkinli soruyorduk ikide bir içimize!
“Kim daha çok seviyor” diye.
Öyle ya!
Çok’u azaltıp dengeye koymalıydı
Ki "Aşk!" düşmesindi yere.
Oysa,
“Çok”
Göreceli bir kavramdı.
Aslında ölçüsüz bir şey daha göreceliydi.
“Az”dı adı.
Yine de seçmek gerekti göreceli kavramlardan birini.
Ölçüsüzce öylece,
“Çok” tu dileğimiz.
Vazgeçtim be sevgili
Artık tartmayalım biz bu sevdayı.
Bizim yüreklerimizin kefesi,
Hep değişiyor herkese göre.
Hem belki bu sefer
Dönmeyiz ayrı ayrı evlerimize?
Dengemizi şaşırmazlar bu sefer he!
Olur mu dersin bu sevdada bir denge.
Cemre.Y.
Baştan belliydi kararımız.
Bu sefer dizlerimizde, dirseklerimizde
Yüreklerimizde yarasız dönecektik evlerimize.
Öyle temkinli soruyorduk ikide bir içimize!
“Kim daha çok seviyor” diye.
Öyle ya!
Çok’u azaltıp dengeye koymalıydı
Ki "Aşk!" düşmesindi yere.
Oysa,
“Çok”
Göreceli bir kavramdı.
Aslında ölçüsüz bir şey daha göreceliydi.
“Az”dı adı.
Yine de seçmek gerekti göreceli kavramlardan birini.
Ölçüsüzce öylece,
“Çok” tu dileğimiz.
Vazgeçtim be sevgili
Artık tartmayalım biz bu sevdayı.
Bizim yüreklerimizin kefesi,
Hep değişiyor herkese göre.
Hem belki bu sefer
Dönmeyiz ayrı ayrı evlerimize?
Dengemizi şaşırmazlar bu sefer he!
Olur mu dersin bu sevdada bir denge.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sende Kaldı'm
…Sende Kaldı'm…
Çünkü tam tamına,
Senden tam da on sekiz yıl öncemde,
Hastane koridorlarının o loş ışıklarında
Adamın biri merdiven boşluklarında,
Yeni sevgilisiyle konuşurlarken bizi!
Duymayasıca kulaklarım duymuştu
Henüz, hiç duymadığın,
Duyarsan eksik kalırsın sandığım gerçekleri.
"Henüz doğuramadı daha!
Doğursun da hele bir
Söz geleceğim yanına!" diyordu adam
Terk edilmek korkusuyla!
Senden ve ondan sonra yalan yok!
Sırf o gece duyduklarımı affedemediğim den,
İçimden epeyce terk ettim bende ve
İçinden terk edildim yeterince!
Keşke...
Oradan öncesini ve gerisini hatırlasaydın!
Karnımdaydın ya daha!
Duyuların ne zamandan beridir
Benden önceydi bilebilseydim ya!
Bil-e-me!
Acının dibi yok emin ol!
Her biri işliyor daha derinine.
Oysa henüz o zamanlar dile bile gelmemiş
Yitik bir genç kızı aramak
Seni bulmaya çalışmak
Seni doğurabilmek için sıkmak dişimi...
Ve henüz var olmamış bir şarkının bestesini
Mırıldanmak "Sen" diye diye
Beni hiçbir zaman anlayamaman gülümsetiyor beni,
Ben annemi bile anlamaya çalışmış
Ve onun gibi bir anne olmamak için bunca hayatıma
"Yok!" çekmişken
Benim annem geçen yaz gitti.......
Uzaklara...
Cennetmiş adı öyle diyorlar...
Üstelik…
Onu ilk evim olduğu için,
Hala çok özlüyorum!
Ama mademki ölümüm sana intikam öcü!
Gelme cenazeme filan.
Yaşıyorum bir yerlerde sana hala
Ben annem kadar bencil olamam!
Seni karnımda ilk hissettiğimde var ya...
Sonunda bulmuştum evimi, sana geldim,
Ardıma bile bakmadım, sende kaldı'm.
Cemre.Y.
Çünkü tam tamına,
Senden tam da on sekiz yıl öncemde,
Hastane koridorlarının o loş ışıklarında
Adamın biri merdiven boşluklarında,
Yeni sevgilisiyle konuşurlarken bizi!
Duymayasıca kulaklarım duymuştu
Henüz, hiç duymadığın,
Duyarsan eksik kalırsın sandığım gerçekleri.
"Henüz doğuramadı daha!
Doğursun da hele bir
Söz geleceğim yanına!" diyordu adam
Terk edilmek korkusuyla!
Senden ve ondan sonra yalan yok!
Sırf o gece duyduklarımı affedemediğim den,
İçimden epeyce terk ettim bende ve
İçinden terk edildim yeterince!
Keşke...
Oradan öncesini ve gerisini hatırlasaydın!
Karnımdaydın ya daha!
Duyuların ne zamandan beridir
Benden önceydi bilebilseydim ya!
Bil-e-me!
Acının dibi yok emin ol!
Her biri işliyor daha derinine.
Oysa henüz o zamanlar dile bile gelmemiş
Yitik bir genç kızı aramak
Seni bulmaya çalışmak
Seni doğurabilmek için sıkmak dişimi...
Ve henüz var olmamış bir şarkının bestesini
Mırıldanmak "Sen" diye diye
Beni hiçbir zaman anlayamaman gülümsetiyor beni,
Ben annemi bile anlamaya çalışmış
Ve onun gibi bir anne olmamak için bunca hayatıma
"Yok!" çekmişken
Benim annem geçen yaz gitti.......
Uzaklara...
Cennetmiş adı öyle diyorlar...
Üstelik…
Onu ilk evim olduğu için,
Hala çok özlüyorum!
Ama mademki ölümüm sana intikam öcü!
Gelme cenazeme filan.
Yaşıyorum bir yerlerde sana hala
Ben annem kadar bencil olamam!
Seni karnımda ilk hissettiğimde var ya...
Sonunda bulmuştum evimi, sana geldim,
Ardıma bile bakmadım, sende kaldı'm.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Gelmişine Geçmişine
...Gelmişine Geçmişine...
Hani yıllar önce taşınmış olduğun bir evi özlersin aniden.
Odalarını, koltuklarını, perdelerini ve mutluluk kokan anılarını…
Hani sabah akşam yürüdüğün yolları özlersin,
Mahallenden geçerken selam verdiğin komşuları, arkadaşlarını…
Binbir özlemle durduramazsın ayaklarını,
Sen durursun onlar giderler.
Daha eski mahallene adım atar atmaz anlarsın,
Özlediğin yer burası hiç değil!
Kaldırımlar değişmiştir, sokaklar değişmiştir,
Komşular taşınmış, arkadaşların evlenip gitmiştir.
O güzelim evinin kapısını çaldığında kapıyı açan bile değişmiştir.
Yeni oturanlar perde bile kullanmaz olmuşlardır.
Sen hala özlersin ama bu sefer ayakların durur.
Öyle yerli yerince kalmamıştır geçmişin,
Sen senden bile gidersin.
Arkana dönüp bu sefer başka bir yoldan gidersin.
Yön duygunu boşverip gidersin.
Sen senden bile gidersin.
Öyle bir gidersin ki sen, senden bile gidersin.
Böyle bir şey işte, seni son kez özlemek.
Gelmişine geçmişine,
Hiç gelemeyenine sövmek demek.
Cemre.Y.
Hani yıllar önce taşınmış olduğun bir evi özlersin aniden.
Odalarını, koltuklarını, perdelerini ve mutluluk kokan anılarını…
Hani sabah akşam yürüdüğün yolları özlersin,
Mahallenden geçerken selam verdiğin komşuları, arkadaşlarını…
Binbir özlemle durduramazsın ayaklarını,
Sen durursun onlar giderler.
Daha eski mahallene adım atar atmaz anlarsın,
Özlediğin yer burası hiç değil!
Kaldırımlar değişmiştir, sokaklar değişmiştir,
Komşular taşınmış, arkadaşların evlenip gitmiştir.
O güzelim evinin kapısını çaldığında kapıyı açan bile değişmiştir.
Yeni oturanlar perde bile kullanmaz olmuşlardır.
Sen hala özlersin ama bu sefer ayakların durur.
Öyle yerli yerince kalmamıştır geçmişin,
Sen senden bile gidersin.
Arkana dönüp bu sefer başka bir yoldan gidersin.
Yön duygunu boşverip gidersin.
Sen senden bile gidersin.
Öyle bir gidersin ki sen, senden bile gidersin.
Böyle bir şey işte, seni son kez özlemek.
Gelmişine geçmişine,
Hiç gelemeyenine sövmek demek.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sessiz
...Sessiz...
Artık acılarımla besleyemem hiç kimseyi
Yüreğimin labirentlerinden en derinine hapsoldular.
Şiirlerimin boynu bükük, kelimeleri kifayetsiz.
Sokak dilencilerinin diline pelesenk olmuş cümledeyim.
"Öksüz, dul, yetim, kimsesiz!"
Öyle sessiz...
Cemre.Y.
Yüreğimin labirentlerinden en derinine hapsoldular.
Şiirlerimin boynu bükük, kelimeleri kifayetsiz.
Sokak dilencilerinin diline pelesenk olmuş cümledeyim.
"Öksüz, dul, yetim, kimsesiz!"
Öyle sessiz...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Eylül 2017 Pazartesi
Geçmiş
| …Geçmiş... |
| Denizi olan bir yer bulamadıydık değil mi? |
| Hem çiftetelli oynayacak, |
| Hem gerekse ağlayacak! |
| İlle de en imkansızı mıydı aşkının dibi... |
| Koskoca İstanbul'un iki yakasını da |
| Boğazımın ilmeğinde ilikleyip, |
| Boğazımızda bari kalmayacak kadar mıydı! |
| Hadi şimdi aniden… |
| Yutkunalım mı beraber, |
| Aynı şehirde ayrı gökyüzüne bakarken, |
| Bakalım yutuluyormuş o geçmiş! |
| Geçebilmiş mi hala! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sahi Miydi?
…Sahi Miydi?…
Bir sürü yaşadığımdan emin olamadığım,
Sanki rüyaymış, cennetmiş gibi,
Gerçekliğinden şüpheli hayatım var nasıl olsa…
Dünüm gibi.
Sahi öptün mü, öptün değil mi sen beni, ben seni…
Nefesimizden ciğerimize çeke çeke,
Şöyle genzimizden yüreğimize damıtarak!
Sahi, sahi miydi hepsi?
Yani caymayacaksın yarı yolda,
Yorulmayacaksın bizden,
Gülümsüyorum şu an…
Buruk bir tebessüm ama!
Senin gibi.
Cemre.Y.
Bir sürü yaşadığımdan emin olamadığım,
Sanki rüyaymış, cennetmiş gibi,
Gerçekliğinden şüpheli hayatım var nasıl olsa…
Dünüm gibi.
Sahi öptün mü, öptün değil mi sen beni, ben seni…
Nefesimizden ciğerimize çeke çeke,
Şöyle genzimizden yüreğimize damıtarak!
Sahi, sahi miydi hepsi?
Yani caymayacaksın yarı yolda,
Yorulmayacaksın bizden,
Gülümsüyorum şu an…
Buruk bir tebessüm ama!
Senin gibi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Peki Neden
…Peki Neden…
Bir adım daha atsam
Ülke sınırını geçmiş olacağım,
Senden firar ediyorum sevdicegim,
Peki neden…
"Gitme" diyen sessiz çığlıkların
Yüreğimin tam orta yerinde…
Neden tam da şimdi susarak
Yüreğimden öpüyorsun beni?
Cemre.Y.
Bir adım daha atsam
Ülke sınırını geçmiş olacağım,
Senden firar ediyorum sevdicegim,
Peki neden…
"Gitme" diyen sessiz çığlıkların
Yüreğimin tam orta yerinde…
Neden tam da şimdi susarak
Yüreğimden öpüyorsun beni?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Aynı Gökyüzü
…Aynı Gökyüzü…
Hiç değilse,
Aynı gökyüzüne bakıyoruz diye kendimi avutuyordum.
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Cemre.Y.
Hiç değilse,
Aynı gökyüzüne bakıyoruz diye kendimi avutuyordum.
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Labirent
...Labirent...
"Yaşamanın azı, çoğu yok.
Azı da az, çoğu da azdır" derler ama,
Umduğun güzellikteyi boş geç!
Normal bir normallikte bile değilse
Azı da çok geliyor bana bazen!
Hatta bu aralar çoğunlukla yok.
Yolun yarısını beş geçe
Sabaha uyanamamayı
Becerebilseydim eğer,
Bence güzel bir ölüm olurdu bana.
Sonra sabah oluyor
Bir bakmışsın yaşıyorsun,
Yeni güne hayalleniyorsun,
Akşama kadar umut ediyorsun boşuna,
Sonra gece...
Yalnızlığın tüm ağırlığıyla
Çöküyor omuz başlarına yeniden
Bir sonraki sabaha,
Bir daha uyanamamayı diliyorsun.
Uyanıyorsun hiç bitmiyor bu labirentin sonu.
Cemre.Y.
"Yaşamanın azı, çoğu yok.
Azı da az, çoğu da azdır" derler ama,
Umduğun güzellikteyi boş geç!
Normal bir normallikte bile değilse
Azı da çok geliyor bana bazen!
Hatta bu aralar çoğunlukla yok.
Yolun yarısını beş geçe
Sabaha uyanamamayı
Becerebilseydim eğer,
Bence güzel bir ölüm olurdu bana.
Sonra sabah oluyor
Bir bakmışsın yaşıyorsun,
Yeni güne hayalleniyorsun,
Akşama kadar umut ediyorsun boşuna,
Sonra gece...
Yalnızlığın tüm ağırlığıyla
Çöküyor omuz başlarına yeniden
Bir sonraki sabaha,
Bir daha uyanamamayı diliyorsun.
Uyanıyorsun hiç bitmiyor bu labirentin sonu.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Puzzle
…Puzzle…
Hayatındaki her şey
Bir puzzle'ın herhangi bir şeyiymiş gibi
Yerli yerince artık oturuyor değil mi?
Ya yaşlandın tecrübelerinle ya da
Bu sefer gerçekten senin için savaşıyor Allah
Kendisine asi gelen şeytanlarıyla sana dair!
Cemre.Y.
Hayatındaki her şey
Bir puzzle'ın herhangi bir şeyiymiş gibi
Yerli yerince artık oturuyor değil mi?
Ya yaşlandın tecrübelerinle ya da
Bu sefer gerçekten senin için savaşıyor Allah
Kendisine asi gelen şeytanlarıyla sana dair!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Eylül 2017 Pazar
Büyüyorum Sanırım
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Can Özüm
...Can Özüm...
Gökyüzü...hep bu kadar aydınlık mıydı?
Bulutlar...hep çocukluk hayalimdeki gibi,
Üzerine uzanıp aşağıya seyre dalacak kadar bembeyaz mıydı?
Rüzgar...hep tenimi okşayacak kadar ılık mıydı?
Peki ya güneş...hep beni bu kadar seviyor muydu?
Yani sevgilim dünya hayatına devam mı ediyordu,
Ben sesine bile hasretken!
Ah be yosun gözlüm,
Olmayanlara, olmayacaklara ilenip dururken,
İhmal etmişim seni epeyce...
Meğer ne çok şeyini kaçırmışım sensizken ben...
Meğer yaşamaksa bir yudum,
Ömür senin kokundaymış can özüm.
Cemre.Y.
Gökyüzü...hep bu kadar aydınlık mıydı?
Bulutlar...hep çocukluk hayalimdeki gibi,
Üzerine uzanıp aşağıya seyre dalacak kadar bembeyaz mıydı?
Rüzgar...hep tenimi okşayacak kadar ılık mıydı?
Peki ya güneş...hep beni bu kadar seviyor muydu?
Yani sevgilim dünya hayatına devam mı ediyordu,
Ben sesine bile hasretken!
Ah be yosun gözlüm,
Olmayanlara, olmayacaklara ilenip dururken,
İhmal etmişim seni epeyce...
Meğer ne çok şeyini kaçırmışım sensizken ben...
Meğer yaşamaksa bir yudum,
Ömür senin kokundaymış can özüm.
Cemre.Y.
Labels:
bulut,
çocuk,
evlat,
gökyüzü,
hasret,
hayal,
koku,
meğer,
ne çok,
ömür,
rüzgar,
yaşa,
yosun gözlüm
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bazen
| …Bazen… Bazen sadece kıyamamaktır, Anıların hepsini yakıp, yırtıp yok etmeye… Bir ucu yanık, Alelacele kurtarılmış bir not... Eller titreyerek kurtarılmış, Bir resim hep vardır bir yerlerde. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olmadık İşte
…Olmadık İşte…
Gün ortasında
Güneşin ardındaki yıldızları
Sayabilmek gibiydi seni sevmek.
Gece yarısında
Ay'ın ardındaki güneş ışıltılarını
Sayabilmek gibiydi...
Olmadık işte...
Cemre.Y.
Gün ortasında
Güneşin ardındaki yıldızları
Sayabilmek gibiydi seni sevmek.
Gece yarısında
Ay'ın ardındaki güneş ışıltılarını
Sayabilmek gibiydi...
Olmadık işte...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hoş Geldin Yeni Hayat
...Hoş Geldin Yeni Hayat...
Misal bir resim yapıyormuşuz,
Mecbur muşuz da buna!
Ama yeni renklere, haylice geç kalmışız bir o kadar da.
Epeyce de acemi, epeyce de yorgun muşuz hani yeni hayata!
Üstelik ülkemizin ahvali de hayli karışık ya...
Hiç yoktan,
Bize bir görev yüklenmiş,
Hani bu ayın yirmi birinde oluşacak olan,
Tam Güneş tutulmasına istinaden...
Hani hayale kurban gideceksek ilk biz gidelim minvalinde...
Mutluluğun resmini dilemiş herkes bizden,
On yüz baloncuğundan, onca insan bizi denek yapmış!
İyi madem...
Herkes istediği renk, istediği boya, istediği alandan başlasın,
Hadi boyayalım dünyayı!
Biz beğenirsek ne ala...
Ama birimizden diğeri beğenmezse...
Herkes yeni resim yapıp yapamamakta özgür!
İster rengarenk hayal bulutları çizersin,
İster geçmişin küllerinden, kül rengi kafesler.
Ben yeni bir dünya çizeceğim kendime,
Hoş geldin yeni hayat.
Cemre.Y.
Misal bir resim yapıyormuşuz,
Mecbur muşuz da buna!
Ama yeni renklere, haylice geç kalmışız bir o kadar da.
Epeyce de acemi, epeyce de yorgun muşuz hani yeni hayata!
Üstelik ülkemizin ahvali de hayli karışık ya...
Hiç yoktan,
Bize bir görev yüklenmiş,
Hani bu ayın yirmi birinde oluşacak olan,
Tam Güneş tutulmasına istinaden...
Hani hayale kurban gideceksek ilk biz gidelim minvalinde...
Mutluluğun resmini dilemiş herkes bizden,
On yüz baloncuğundan, onca insan bizi denek yapmış!
İyi madem...
Herkes istediği renk, istediği boya, istediği alandan başlasın,
Hadi boyayalım dünyayı!
Biz beğenirsek ne ala...
Ama birimizden diğeri beğenmezse...
Herkes yeni resim yapıp yapamamakta özgür!
İster rengarenk hayal bulutları çizersin,
İster geçmişin küllerinden, kül rengi kafesler.
Ben yeni bir dünya çizeceğim kendime,
Hoş geldin yeni hayat.
Cemre.Y.
Labels:
dünya,
epeyce,
gidelim,
güneş,
hayat,
hiç yok,
hoş geldin,
kafes,
mecbur,
mutlu,
renk,
resim,
ülke
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Eylül 2017 Cumartesi
Çocuktum Ben Aşk'ta!
...Çocuktum Ben Aşk'ta!...
Ya okyanusu geçmeyi seçecektim...
Fırtına olabilecek herhangi bir mevsiminde.
Ya gökyüzünün o bembeyaz bulut yumağında,
Pamuktan yataklarda dünyayı seyredecektim...
Beni gerçekten iyi tanımışsın ey sevgili...
Aşkta bana hep iki renk vardı
Ya siyahtı, ya beyaz...
Arada grilerden, cevapsız soruları saymazsak
Üzerini basma kumaşlardan
Yamalamaya çalıştıklarımı saymazsak
Ben aşkta gök kuşağı kadar yerden göğe,
Bir avuç kum tanesi gibi savuramadım kendimi hiç!
Okyanussam...
Yelkeni bile olmayan küçücük bir takaydım,
Bulutlardaysam…
Ufacık bir yağmur damlası olsa
Savunmasız tepe taklak düşebilecek kadar
Bir paraşüte hiçbir zaman gerek duymayacak kadar
Çocuktum.
Ve güvendiysem o fırtına beni alabora etmezdi hiç!
O bulutlara da hiçbir yağmur damlası gelemezdi!
Dedim ya çocuktum aslında ben Aşk’ta...
Büyüdüm...
Artık dokunma bana...
Cemre.Y.
Ya okyanusu geçmeyi seçecektim...
Fırtına olabilecek herhangi bir mevsiminde.
Ya gökyüzünün o bembeyaz bulut yumağında,
Pamuktan yataklarda dünyayı seyredecektim...
Beni gerçekten iyi tanımışsın ey sevgili...
Aşkta bana hep iki renk vardı
Ya siyahtı, ya beyaz...
Arada grilerden, cevapsız soruları saymazsak
Üzerini basma kumaşlardan
Yamalamaya çalıştıklarımı saymazsak
Ben aşkta gök kuşağı kadar yerden göğe,
Bir avuç kum tanesi gibi savuramadım kendimi hiç!
Okyanussam...
Yelkeni bile olmayan küçücük bir takaydım,
Bulutlardaysam…
Ufacık bir yağmur damlası olsa
Savunmasız tepe taklak düşebilecek kadar
Bir paraşüte hiçbir zaman gerek duymayacak kadar
Çocuktum.
Ve güvendiysem o fırtına beni alabora etmezdi hiç!
O bulutlara da hiçbir yağmur damlası gelemezdi!
Dedim ya çocuktum aslında ben Aşk’ta...
Büyüdüm...
Artık dokunma bana...
Cemre.Y.
Labels:
aşk,
beyaz,
bulut,
cevap,
çocuk,
etme,
fırtına,
gökyüzü,
gri,
küçücük,
mevsim,
okyanus,
siyah,
yağmur,
yama,
yelken,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Çok Sevdim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
En Çok Şefkatçilik Oynuyorduk Biz
...En Çok Şefkatçilik Oynuyorduk Biz...
Bazenleri de çay ile kahveyi,
Aynı anda içerim ben.
Sigaramın dumanı hep aynı tüterken.
Kimi deli der geçer,
Kimiyse kasap yağı bol bulmuş hikayesi...
Oysa öylesi anlarımda bir tek kardeşim görür,
Gözlerimin kahvesinin,
Herkesin gördüğü gibi maviye değil de,
Aslında siyaha kestiğini.
Konuşarak çözdüklerimiz
Suskunluklarımıza terk olunca
Yatarım dizlerine, kapatırım gözlerimi,
Güya belli etmez hiç bana ama
Yaşarırken gözleri
Usulca okşar saçlarımı tel tel
Ben artık içimden bile ağlamayana dek.
Sonra sıra bana gelir
Koyar kendisi küçük, içindekiler ona bile büyük,
Yusyuvarlak başını göğsüme
Güya ona hiç belli etmem ama
Yaşarırken gözlerim,
Usulca okşarım saçlarını tel tel.
O artık içinden hiç kimseye küsmeyene dek...
Böyle büyüdük biz.
Bizim evcilik oyunlarımızda
Anneyle baba bile yoktu ki
Doktorla hemşire meşk edebilsinler.
Şefkatçilik oynuyorduk biz
Hala da biz bizeyken
Aynı oyunun içindeyiz.
Cemre.Y.
Bazenleri de çay ile kahveyi,
Aynı anda içerim ben.
Sigaramın dumanı hep aynı tüterken.
Kimi deli der geçer,
Kimiyse kasap yağı bol bulmuş hikayesi...
Oysa öylesi anlarımda bir tek kardeşim görür,
Gözlerimin kahvesinin,
Herkesin gördüğü gibi maviye değil de,
Aslında siyaha kestiğini.
Konuşarak çözdüklerimiz
Suskunluklarımıza terk olunca
Yatarım dizlerine, kapatırım gözlerimi,
Güya belli etmez hiç bana ama
Yaşarırken gözleri
Usulca okşar saçlarımı tel tel
Ben artık içimden bile ağlamayana dek.
Sonra sıra bana gelir
Koyar kendisi küçük, içindekiler ona bile büyük,
Yusyuvarlak başını göğsüme
Güya ona hiç belli etmem ama
Yaşarırken gözlerim,
Usulca okşarım saçlarını tel tel.
O artık içinden hiç kimseye küsmeyene dek...
Böyle büyüdük biz.
Bizim evcilik oyunlarımızda
Anneyle baba bile yoktu ki
Doktorla hemşire meşk edebilsinler.
Şefkatçilik oynuyorduk biz
Hala da biz bizeyken
Aynı oyunun içindeyiz.
Cemre.Y.
Labels:
anne,
deli,
duman,
etme,
geçer,
Hiç kimse,
hikaye,
kahve,
kardeş,
mavi,
oysa,
sigara,
sus,
şefkat
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Cemre
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Platonik Aşk
| …Platonik Aşk… |
| Çılgınlar gibi |
| Aşık olmak üzereydim sana |
| Hem de platonik olarak, platonik aşk diyorum! |
| Kalbimi bu deli cesaretinden |
| Kurtaracak bir çözüm buldum! |
| O, her aklıma geldiğinde " |
| Ya "Adam!" |
| Ya "Adam, adam gibi seviyorsa!" diyorum |
| Sonra da illa bu olası aşktan da soğuyorum! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Tırnaklarını Yiyen Bir Çocuğu Sevdim
...Tırnaklarını Yiyen Bir Çocuğu Sevdim...
Tırnaklarını yiyen bir çocuğu sevdim ben!
Hem de en küçüklüğümden.
Ne zaman korksam, ürksem, paniklesem,
Darılsam, kırılsam, kat-lan-sam!
Sevsem, bulsam, kaçırsam ellerimden
Ben ne zaman kaybedeceksem
Tırnaklarımı söker atardım yerli yerlerinden.
Bir kere güvendim ömrümde en hakikisinden
Uzadı tırnaklarım
Ne zaman ki uzadı tırnaklarım
Etleri sökülmez oldu yerinden
Gitti başka bir yar sevdi üstüme!
Beni ikiye bir terk ederek gitti hem de.
Baktım uzun uzadıya tırnaklarıma
Tam sökecektim hepsini köklerinden
Aklım aydı
Ya yavrumun sırtı yine kaşınırsa!
Vazgeçtim canımı ciğerimden sökmekten.
Şimdi büyüdü yosun gözlüm
Kolları yetişiyor her yerine...
Gözümün önünde pembe ojeli tırnaklarım
Yüreğimin ucunda
Dün gece üzdüğüm çocukluğum
Tırnaklarını yiyen bir çocuğu sevdim ben
Hem de en küçüklüğümden.
Ne zaman korksam, ürksem, paniklesem,
Darılsam, kırılsam, kat-lan-sam!
Sevsem, bulsam, kaçırsam ellerimden
Ben ne zaman kaybedeceksem
Tırnaklarımı söker atardım yerli yerlerinden.
Sökmüştü o da dün gece neredeyse!
Şimdi ya yeniden çocuk olacaktım
Ya da imza günlerinde,
Bakımlı elleri olmasını sağlayacaktım.
Ya mutlu olacaktım ona her gün gülümseyerek
Ya da umutlu...
İkiye bir şansım vardı yine...
Ya sırtımız yine kaşınırsa!
“Beni şu anda nasıl buldun ki!” demiyor mu?
Bulamazdım elbet yüzünde
Çocukluğumdan kalma o tebessüm olmasa!
Cemre.Y.
Tırnaklarını yiyen bir çocuğu sevdim ben!
Hem de en küçüklüğümden.
Ne zaman korksam, ürksem, paniklesem,
Darılsam, kırılsam, kat-lan-sam!
Sevsem, bulsam, kaçırsam ellerimden
Ben ne zaman kaybedeceksem
Tırnaklarımı söker atardım yerli yerlerinden.
Bir kere güvendim ömrümde en hakikisinden
Uzadı tırnaklarım
Ne zaman ki uzadı tırnaklarım
Etleri sökülmez oldu yerinden
Gitti başka bir yar sevdi üstüme!
Beni ikiye bir terk ederek gitti hem de.
Baktım uzun uzadıya tırnaklarıma
Tam sökecektim hepsini köklerinden
Aklım aydı
Ya yavrumun sırtı yine kaşınırsa!
Vazgeçtim canımı ciğerimden sökmekten.
Şimdi büyüdü yosun gözlüm
Kolları yetişiyor her yerine...
Gözümün önünde pembe ojeli tırnaklarım
Yüreğimin ucunda
Dün gece üzdüğüm çocukluğum
Tırnaklarını yiyen bir çocuğu sevdim ben
Hem de en küçüklüğümden.
Ne zaman korksam, ürksem, paniklesem,
Darılsam, kırılsam, kat-lan-sam!
Sevsem, bulsam, kaçırsam ellerimden
Ben ne zaman kaybedeceksem
Tırnaklarımı söker atardım yerli yerlerinden.
Sökmüştü o da dün gece neredeyse!
Şimdi ya yeniden çocuk olacaktım
Ya da imza günlerinde,
Bakımlı elleri olmasını sağlayacaktım.
Ya mutlu olacaktım ona her gün gülümseyerek
Ya da umutlu...
İkiye bir şansım vardı yine...
Ya sırtımız yine kaşınırsa!
“Beni şu anda nasıl buldun ki!” demiyor mu?
Bulamazdım elbet yüzünde
Çocukluğumdan kalma o tebessüm olmasa!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yosun Gözlüm
…Yosun Gözlüm…
O bir, gözleri yosunlu güzel, o benim ciğerim,
Ben o güzelin göz bebekleri ıslandıkça
Her dem ölüp ölüp dirilirim…
Gözlerin hep mutlulukla ışıldasın be yosun gözlüm.
Cemre.Y.
O bir, gözleri yosunlu güzel, o benim ciğerim,
Ben o güzelin göz bebekleri ıslandıkça
Her dem ölüp ölüp dirilirim…
Gözlerin hep mutlulukla ışıldasın be yosun gözlüm.
Cemre.Y.
Labels:
ciğer,
mutlu,
yosun gözlüm
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Evlat Gibi
| …Evlat Gibi… |
| Böyle de ölümden vazgeçilir işte... |
| Yeni şarkıları ondan duyup |
| Öğrenmeyi ve dinlemeyi seviyorum... |
| Bir insanın ömrü boyunca |
| Her ne olursa olsun |
| "İyi ki!"m diyebileceği biri olmalı |
| Evlat gibi... Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Özlemedim Mi Sanıyorsun
...Özlemedim Mi Sanıyorsun...
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Gözlerinin harelerinde saklı yakamozlarını.
Gülüşünde gül kuruttuğum gamzelerini,
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Hani gözlerimi kapatıp,
Ellerimle yüzünü ezberlerken
Öptüğüm burnunun ucunu.
Dudaklarının
O, en eski şarap tadını.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Sana teslim olduğumda,
Kulağıma fısıldadığın
Ayıplı sözlerden hemen önceki,
Billur gibi, yüreğime akan sesini.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Terinin tenimi içine çekmiş tuzunu.
Şiir içi şiir oluşumuzu.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içimmm...
Sana her apansız gelişimde,
Yabancın olmadığımı anlayana kadar,
Yüreğine saplanan o korkuyu değil ama!
Çocukluğunun elma şekeri verilmiş sevinçlerini.
Artık ne fayda!
Gelmedin ya bir kere olsun sen bana...
Saçlarımı bekliyorum.
Beni en ilk,
En sevdiğin yere kadar uzasın hele.
Hani sırf sana sanmıştın
Onları yok edişimi bile!
Sen bana hiç gelmedin ya bi kere!
Gelirim yine!
Bu sefer...
Sana İstanbul kadar uzaktan bakarım,
İçinin şiir özündeyken ben.
Mademki kadir kıymet bilmiyorsun.
Özlemem artık bundan sonra,
Hiçbir şeyini!
Cemre.Y.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Gözlerinin harelerinde saklı yakamozlarını.
Gülüşünde gül kuruttuğum gamzelerini,
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Hani gözlerimi kapatıp,
Ellerimle yüzünü ezberlerken
Öptüğüm burnunun ucunu.
Dudaklarının
O, en eski şarap tadını.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Sana teslim olduğumda,
Kulağıma fısıldadığın
Ayıplı sözlerden hemen önceki,
Billur gibi, yüreğime akan sesini.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Terinin tenimi içine çekmiş tuzunu.
Şiir içi şiir oluşumuzu.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içimmm...
Sana her apansız gelişimde,
Yabancın olmadığımı anlayana kadar,
Yüreğine saplanan o korkuyu değil ama!
Çocukluğunun elma şekeri verilmiş sevinçlerini.
Artık ne fayda!
Gelmedin ya bir kere olsun sen bana...
Saçlarımı bekliyorum.
Beni en ilk,
En sevdiğin yere kadar uzasın hele.
Hani sırf sana sanmıştın
Onları yok edişimi bile!
Sen bana hiç gelmedin ya bi kere!
Gelirim yine!
Bu sefer...
Sana İstanbul kadar uzaktan bakarım,
İçinin şiir özündeyken ben.
Mademki kadir kıymet bilmiyorsun.
Özlemem artık bundan sonra,
Hiçbir şeyini!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bırak!
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Rüyam
...Rüyam...
Bazen...
Bir tek rüyaya
Birkaç zaman
Gülümser ya insan...
Hala gülümseyişimsin...
Ve bu sana yetmez mi
Rüyamsın be adam?
Cemre.Y.
Bazen...
Bir tek rüyaya
Birkaç zaman
Gülümser ya insan...
Hala gülümseyişimsin...
Ve bu sana yetmez mi
Rüyamsın be adam?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sadakat
| ...Sadakat... |
| Kör bir kadının, |
| Kör kocasını ve çocuklarını, |
| Kör bir adam uğruna terk ettiği |
| Bu dünyada benim seni, |
| Sonsuz sadakatle seviyor olmam mıydı |
| Yanlış olan! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yorgunuz!
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hoş Eder İnsanı
...Hoş Eder İnsanı... Ne içtiğin değil, Nasıl ve kiminle içtiğindir kafaları güzelleştiren. Her ne kadar anason kokusunu özlemiş olsan da, R...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...





























