2 Ağustos 2017 Çarşamba

Her Yerde Ağlanmaz

...Her Yerde Ağlanmaz...
Biz düğün salonlarında
Sözleri zehir zemberek
Müzikleri şıngır şıkıdım
Şarkılar çalınca oynar gibi yapıp
Serbestçe ağlayabilen insanlardık!
Ne zaman her yerde ağlanmaz diye diye
Nerede ağlanamayacağını öğrettiler bize?
Cemre.Y.

Nefretli Yeşil

...Nefretli Yeşil...
Susup susup, yazıp,
Yine sustuklarım değildi sana feda'larım be evlat!
Bir bilsen nice şiirimi ben yine sen için sustum!
Ben senin, sana benim öğrettiğim,
O yazı rengi dillerinde bana hala kustuklarındayım!
Onları da nefretli yeşil yuttum da!
Sitem mi hala!
Olur madem...
Cemre.Y.

1 Ağustos 2017 Salı

Mutluluk Son Durak Olsun Artık

…Mutluluk Son Durak Olsun Artık…
Bazen başkaları söyler
Senin bütün sustuklarını...
Bir şiirde, bir şarkıda,
Öyle esrarlı,
Öyle sakin,
Öyle sessiz...
Ama en ihtişamlı çığlıklarıyla
Ruhunuza dolar suskunluklarının hepsi...
"Yeter!" dersiniz...
"Mutluluk son durak olsun artık yeter!"
Cemre.Y.

Sevda Sokağım

…Sevda Sokağım...
Sanki uzun yıllar oldu, o son umudumu,
Paramla satın alabilmek için,
Ola ki "Ya tutarsa!"diye diye içimden binbir duayla,
Bir fincan kahveye, ederinin on katı para saymayalı.
Sanki uzun yıllar oldu, kaybedilen hiçbir şeyin,
Sol elle karılan kartlarla, tarotçu oğlanın, tarot falı dualarıyla falan da,
Artık geri gelmeyeceğini öğreneli.
Ne de olsa olan hep ama hep,
Geri dönerken kurduğum yeni hayallerime oluyordu.
Nasılsa benim kaderim hep aynı yol ayrımında son buluyordu,
Sevda sokağım çıkmazdı ve kimsem buna cesaret edemiyordu.
Cemre.Y.

Sahi Neden Öldürmedin Beni?

...Sahi Neden Öldürmedin Beni?...
En son sana çokça konuştum.
En son...
Sana lirik cümlelerimi, öylece savurdum...
Gölüne rüzgar oldum,
Denizineyse kuşkusuz kanatlarla uçtum.
Oysa sana bile aşılmaz olan o kaf dağımızda
Tek bir notalı kanat bile çırpılmıyordu o aralar.
Sahi nefessiz teslim ettimdi ben kendimi sana
Sen beni de ne diye öldürmedin ki?
Sahi aylardan Hazirandı değil mi?
Temmuzun bitmesineyse daha çook var!
Ölürüz elbet efendim
Daha çok vakit var!
Cemre.Y.

Acıya Sus!

…Acıya Sus!..
Acıya da "Sus!" var!
Bütün notaların ses tellerinin,
Hepsinde aynı çalan yüreklerde hem de!
Cemre.Y.

Ola Ki

...Ola Ki...
Yine de...
Geceye bir kandil yakalım ustam
Ola ki...
Ay yorulur, yıldızlar da söner!
Cemre.Y.

Sevmekten Daha Çok Şeydik Ya Hani

…Sevmekten Daha Çok Şeydik Ya Hani…
Şiir bile, "Secdeye dur." diyordu özlem bulutlarımıza.
Çok özlemektendi bütün kavgalarımız,
Halbuki gittikçe uzamasaydı bu gelmeler, gitmeler,
Tenlerimiz çok uzaklarda olsa da
Ruhlarımız öpüşüyordu sonunda yine.
Sevda o dereceydi ki,
"Seni seviyorum." cümlesi bile kafi gelmiyordu bize.
Oysa tenlerin doyumuna kadardı,
Aşk pazarındaki o mesafelerin hiç önemsizliği,
Seviştik, seviştik, çok seviştik…bitti.
Bu sevda onun için, uzatmaları da bitirmişken bitti.
Oysa ben hala çaresizce bakıyordum gözlerine
"Belki." diyordum hani, "Belki."
Sevmekten daha çok şeydik ya hani, özletirsem kendimi,
Gitmemek için gelirdi bu sefer, gittim…o da bir daha hiç gelmedi.
Cemre.Y.

Suskun Ve Yorgun Yürek

...Suskun Ve Yorgun Yürek
Ruhunu sevdiğim...
Yine çok yorgunsun belli...
Suskunluğundan anlıyorum.
Cemre.Y.

Ne Diyeyim Pardon!


…Ne Diyeyim Pardon!...
Nadiren güvenip sevenlerin...
Sevdikçe de kaderindeki bir inatla
İnadına o kadar sevilmeyenlerin,
O, arkasını döner dönmez
Yedeği olmasına ise!
Ölesiye karşı çıkıp,
"Haşa!
O benim birkaç zaman daha
Namusumdur!" deyip
Tercih etmeyenlerin
Kaderidir...
Her "Bitiş"de de,
Geçmişine en başından sövmek!
Ne diyeyim "Pardon!"
Cemre.Y.

31 Temmuz 2017 Pazartesi

İlk İmkansız Aşk

...İlk İmkansız Aşk...
Çimen çimen
Yosun akıyordu gözleri
İki de bir yıldız kayıyordu gözlerinden
Yanaklarının gamzelerine
Çiy damlası olup
Konuveriyordular öylece
Gül kıvrımlı dudaklarının kenarına
Hep aynı romanın farklı sayfalarından,
İmkansızını anlatıyordu
Ve ben
Bütün sonu bana akmayan
Aşklarımdan
Bir kez daha utanıyordum
Çünkü "O"
Sadece ve sadece
Onu seviyordu!
İçimde bir fırtına
Neredesin sen?
Cemre.Y.

Afettim Hepinizi!


…Afettim Hepinizi!...
Hay ben benim,
Soyuma!
Sopuma!
Anamı, atamı utandırıp
Kız evlat doğduğum o toprağa…
Doğmuşum işte lan!
Hiç bana sorulmadan
Resmedilmişim anamın rahmine!
İstemeden!
Hele hele hala yaşayan!
Lan anam bile ölmüşken
O hala yaşayan ve şimdilerde,
Doksan yedili yaşlarının
Keyfini süren ebemin taaa kırk bir yıllık!
Neyse!
Ha affediyorduk değil mi?
"Aff...ettim hepinizi."
Cemre.Y.

Sana İnanamıyorum


...Sana İnanamıyorum...
Gerçeğin, gerçekliğinde,
Soyutluğu fazlasıyla yaşamış olanlar
İnanamazlar!
Gerçeksin ve ben buna inanamıyorum,
Hepsi bu!
Cemre.Y.

Ekmek Kadayıfı

...Ekmek Kadayıfı...
Sensiz ekmek kadayıfını neyleyim a çocuk!
Onu, özlemesi,
Onu, ara sokak yufkacılarından sorması,
Sağa sola haber salıp bulunması,
Bulmanın sevincine varması güzeldi.
Sensiz ekmek kadayıfını neyleyim a çocuk!
Onu, beraberce süte ve yumurtaya bandırıp kızartması,
Onu, beraberce tepsiye dizmesi,
Şerbetini terasımızda soğutup tepsinin içine dökerken,
“Babaanneninkiler kadar güzel olsun.” diye
Dua etmesi güzeldi.
Sonra, sağlam kalanların üzerine kaymak sürüp,
“Bizde yapabildik!”in sevincine varmak güzeldi.
Sensiz ekmek kadayıfını neyleyim a çocuk!
Beceremedim işte yeterince,
Ne yapsam, ne yapmasam, onunkiler kadar güzel olmadı.
Sen ve ben tamamdık da
Başkaca sevgiler ve şefkatler çokça azdılar,
Tadı yetse, tuzu yetmedi!
Tuzu yetse, tadı yetmedi!
Bilmem anlatabildim mi?
Cemre.Y.

An Olup Sevmişsem Seni

...An Olup Sevmişsem Seni...
Mayıs'ta an olup sevmişsem seni
"Söz" Aralık'ta da severim!
Cemre.Y.

Anormal



...Anormal...
"Normalim…"diye,
Kandırmadım ki hiç birinizi,
Biriniz olsun anormal sevseydiniz ya beni!
Cemre.Y.

Rastlamak

...Rastlamak...
O, Paris’in Eyfel’ine hayli uzak
Banliyölerinden birinden,
Kenarları oksidasyona uğramış
Kalp kırmızısı çoktan solmuş,
Terk-i diyar bir posta kutusuna atıyordu
Adresine ulaşıp ulaşamayacağı,
Anlık ruh halime bağlı mektuplarını.
Ben Afrika’nın en yerli kabilesine bile hayli uzak
Es kasa derme çatılmış cangılların birinden
Kenarları Nil sazlığından aşırılmış,
Hazan sarısı bile çoktan kahverengileşmiş,
Kenarları zülüflerime zarar bir posta kutusuna atıyordum
Adresine ulaşıp ulaşamayacağı
Ki ulaşsa bile kaderi,
Anlık değişen zamanlar ötesine bağlı mektuplarımı.
Şiir şiir okuyorduk işte!
Biz’i biz bize!
Yalnız değildik artık ikimizde!
Ve ikimizde artık tamamen bize ait
Kocaman ışıkları sadece Güneşten
Sadece yıldızlardan aydınlanan
Orhan Veli’nin yanıldığı gibi değil be üstad!
Yanılmadığı gibi...
Tek bir yürekte,
Hava ve suyun,
Hatta katıksız sevdanın bedava olduğu,
Bir tek yüreği...
Birçok yürekte
Onlara hiç mi hiç dokunmadan arıyorduk da
Ya en olmadık yerde ve zamanda
Bize rastlarsak?
Cemre.Y.

30 Temmuz 2017 Pazar

Susarak Susarken

...Susarak Susarken...
Susayan sadece bizler değiliz,
Çiçekler susarak susarken,
Kuşlar her gün değiştirdiğim suları çok ısınınca,
Evimin kapısını açacağım an,
Leğenin başında çığlık atıyorlar.
Yani yeter ki sev yaşatmayı!
Ama sen hem kör, hem sağırsın,
Ne soldum desem görebilirsin,
Ne sensizlikten yandım desem duyabilirsin.
Cemre.Y.

Yeter Ki Sen Hep Var Ol

...Yeter Ki Sen Hep Var Ol...
Oysa!
“Özledim ve seni hala seviyorum!” kadar,
Basittir hayat!
Sonunda ölmek varsa, ağırdan alayım be artık!
Genetik nevrozlarına inat, zamanından önce ölmemek için.
Ya seçtiğim cehennemime gelmez, gelemezse diye,
Ölesiye korkardım oysa.
Sen beni sevmeden yıllarım geçerken,
Bin kere gömdüm ben o gemiyi derin sulara!
Sen…
Daha …
Beni yeni yeni sevdin be anne!
Kızım daha yeni benden nefret etti!
Kimseye,
Bahar çiçeklerimi sunmadan evvelce
Hazan yaprağı sunma gereğim yok!
Doğarım elbet!
Küllerimden, yine yeniden…
Doğduğumdaysa…
Yine o kaderimde yazılmış olmasa da!
Pişman değilim hala!
Ruhun bedenimden ayrı düştüğü anlardan,
Bedenin ruhumdan ayrı düştüğü zamanlardan,
İlle de…
Ruhum ve bedenim,
Aynı anda ayrı düştüğü zamanlardan,
Haberi var olabiliyorduysa
Nasıl ondan kopuş noktasındaysam,
Asıl onu, artık bilemese ya!
Cennetimi sunduğum,
Cehennemime gelmemişse neyleyim?
Artık evrenler arası metcezirlerdeyim.
Haşarı, vurdumduymaz bir çocuğum ben.
Zaten sevilmelerden eksikliydim
Yanmadı be canımın şah damarı
Sen yeter ki hep var ol.
Cemre.Y.

Belki Baharı Bekliyordur

...Belki Baharı Bekliyordur...
Belki havalar soğuk diye,
Kalbinden diline
Ulaşamıyordur sevgili sözleri.
Belki baharı bekliyordur
Gözlerinde gördüğüm,
Aşkın dile gelmesi,
Olamaz mı, olabilir belki.
Cemre.Y.

Hastalık

...Hastalık...
Meğer!
Çaresiz değilmiş hastalığımız çocuk!
Sen kırılmışsın bana!
Bilemediğim hayatımızın bir ince halkasından!
Ben…
Kırılmışım sana!
Bilemediğin hayatımızın bir ince halkasından!
Meğer!
En ince noktamız oysa kopar da
Bir daha kurtaramayız diye saklıyormuşuz!
Ah be çocuk!
Yalandan başka her şey kurtarabilirdi bizi…
Bir yerlerden!
Bana göre yalanın rengi yok hala!
Hala saydam ve kaygan en olmayacak zeminlere!
Sana hiç öğretmediğim halde,
Neden yalan doluydu heyben a çocuk?
Cemre.Y.

Aynı Sevemem Ki Ben Seni

...Aynı Sevemem Ki Ben Seni...
Sana olan sevdamın
Zembereği bozulmuş
Durduğu an bile
Zamansız kalmış ey sevgili
Şimdi yeniden
"Sev" desen
Aynı sevemem ki seni...
Cemre.Y.

Topla Bizi


...Topla Bizi...
Yalnızlıklarımızın
İki yakasını bir araya getirebilirsin!
Beni....
Senle toplayıp,
"Biz" yapabilirsin.
Cemre.Y.

Sevdiceğim

…Sevdiceğim...
Yıldızlar da söner sevdiceğim,
Rüyalar da biter.
Hayaller de söner sevdiceğim,
Umutlar da biter!
Denizler çekiliverir
Ansızın geliverir bu metcezirler!
Gel sen ilkim ol yine diğerlerin gibi
Ya Ay'ım ol gecelerimi ışıtan
Ya Güneş'im ol, ayın ışığını bile yansıtan.
Gel sen bana başladığın andan beri,
Hep "İlk"im ol,
Bunca yorgun bir hayata,
Yaşamak gibi bir sebebim ol yeter!
Cemre.Y.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Zamana Karşı

...Zamana Karşı...
Artık kalbine nefesin yetmez olmaya başladığında,
Fazlasıyla yorulmuşsundur her şeyden,
Etrafındaki hastalıklardan, ölümlerden, gözyaşlarından.
Sadece bir film izlemek ve kendine gelebilmek istersin.
Kendine, üzülmekten yorulmayacak kadar bir sen bulabilmek!
Karşına çıkan o filmle şoka girersin.
Kendi depreminin ilk göçüğünde buluverirsin kendini.
Eceline selam çaktığın o son zaman sözleşmesini yaptığın
Okyanus altı madeninin dehlizlerinden birinde rastlarsın kendine.
Ölmüşsündür, ölmüşsünüzdür.
Orada öylece kalmışsınızdır sonsuzluğa!
Bedenleriniz çürümemiş,
Elleriniz hala kararsızdır bırakıp bırakmamakta!
Yavaşça sokuluverirsin yanlarınıza.
Yüreğin binlerce akraban aynı anda ölmüş gibi kavrulurken,
Usul hareketlerle son kez dokunuverip
Donmuş parmak uçlarınızı ayırırsın.
Kendi bedenini kucağına alırsın ve yüzmeye başlarsın.
O ölümden, o sonsuzluktan,
Okyanustan mümkün olduğunca uzaklara yüzersin.
Gökyüzüne bakarsın,
Güneş’e doğru tek kolunla kanat açarsın.
Sırtına aldığın bedenini diğer kolun sıkıca tutar.
Bulutlar yine hayallerindeki gibi pamuk şekeridirler.
Yıl 2011 Kasımı,
Film; “Zamana Karşı” dır.
Sen kırılıverecekmiş,
Toz oluverecekmiş bedeninle
Onların en güzeline kuruluverirsin.
Son gittiğiniz filmi,
Son kez, bu sefer sadece kendinle izlerken
Biraz daha sarılırsın kendine,
Son kez öpersin omuz başlarını yalnızlığından.
Tuttuğun “Söz” ü yuvarlayıverirsin Dünya’ya.
Son kez öpersin omuz başlarını yalnızlığından.
Cemre.Y.

Yaşamayı Çok Özledim

…Yaşamayı Çok Özledim...
Bembeyaz gelinliğini
Kıpkırmızı dudaklarımla öptüğüm İstanbul...
Eyy!
İstanbul...
Beni soracak olursan,
Evvela selam eder…
Büyüklerin ellerinden,
Küçüklerin gözlerinden
Sevgi ve şefkatle öperim.
Aslımı soracak olursan!
Nefes alıyorum ama yaşamayı özledim.
Yaşamayı...
Çok özledim.
Cemre.Y.

Çünkü Aşk


...Çünkü Aşk...
Çünkü aşk…
Milyonlarca kelebek yutup
Sonra onların
Teker teker ölümlerini izlemektir.
Cemre.Y.

Nefes Al Hayattan

...Nefes Al Hayattan...
Biraz nefes al hayattan,
Merak etme...
Adisyon yollatmayacağım sana,
Varsın hesabı benden olsun.
Cemre.Y.

Hadi Gel Bugün De Sevelim

...Hadi Gel Bugün De Sevelim...
İnsanlar ölüyor sevgilim,
Üstelik daha kırkları çıkmadan,
Ölüm sebepleri bile unutuluyor!
Hadi gel bugün de sevelim.
Cemre.Y.

Tesadüf Olamaz!

...Tesadüf Olamaz!...
Sonuçta,
Dünyada 7,44 milyar insan varken
Bunlardan sadece biri veya birkaçı
Hayat akışınızı değiştiriyorsa...
Hayatınıza dokunmuş olmalarına
Kızamazsınız, her şey tesadüf olamaz.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...