4 Haziran 2025 Çarşamba

Buğday Günü

...Buğday Günü...
Nedendir?
Neredendir?
Nasıl olup da diline yerleşmiş de,
Huyuna hasıl olmuş bilmem ama...
Arefeden bir gün öncesine hep!
"Buğday Günü." derdi rahmetli annem.
Bütün gün...
Sabahın köründen,
Akşamın günbatımına kadar her yeri,
Ama her yeri, ve her şeyi,
Kıyı bucak arap sabunlu köpüklü sularla,
İyice yıkatıp fırçalattırdıktan sonra,
Yorgunluktan cılkımız çıkmış halimizle,
İlle de, yine, yeniden banyo yapmak zorundaydık!
Zira!
Buğday günü yıkanmazsak,
Büyüyemezdik!
Eciş bücüş, kısa boylu kalırdık da asla uzamazdık!
Sürüne sürüne giderken o banyoya,
Daha o zamanlar bile söylenirdim hep!
"Ama ben büyümek falan istemiyorum ki!"
Büyüyemedim de zaten.
Lakin...
Her buğday günü evimi bucağımı,
Dip köşe, duvar pencere epeyce yorup,
Sürüne sürüne,
Kendimi, hala sürüne sürüne banyoya yollamışlığım doğrudur.
Biz yıkandık yıkanmasına da...
Ya öncesinde, ya da sonrasındaydı sorun bence!
Hiç değilse artık uzunca,
Çok uzunca bir zamandır,
Bayramlıklarımız bari yeni olsun diye,
Baba denen o adamdan onca dayak yiyen bir anneye sarılmış,
Gözümüzün yaşı, bayramlıklarımızın sevincine karışmış,
Bedeli çoktan ödenmiş kan kırmızı pabuçlarımız bari yok!
Özü özünden çoktan sıyrılmış o adam hala hayatta evet!
Ve evet canı canından çoktan sıyrılmış anacığım tam on yıldır yok!
Ah benim kalbi yüreğinden yorgun anacığım ah!
Kendini koruyamadın ki, beni kollayasın.
Ki bunu da ancak bu yaşımda fark ettim.
Sana sımsıcak bir sarılış daha göndereceğim bu gece.
Duamdasın hala bil istedim.
Her ne kadar çok yorgun olsam da...
En derin sevgilerimle.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...