22 Mayıs 2019 Çarşamba

Ey Yüreğim

...Ey Yüreğim...
Ne kaldı geriye?
Şu hayattan neyi fazla istedim de alamadım!
Sanki ben ona...
Çocukluğumda,
Tatil diye köye gittiğimiz zamanlardaki gibi
Kokusunun rayihasına doğru koşarken,
Dağ bayır arayıp bulunan,
Ararken de koca kayalarına tutunmuş kınalara kapılıp,
Tam da beş taş oynamacalık küçük çakıllı,
O yuvarlak yumrulara tükürük çalıp,
Ellerime yine kına yak dedim.
Sanki ben ona...
Yorgun bir gürgen ağacıyla,
Taze palamudun yaprağının gölgesinde,
Koparsam ölecek,
Sadece koklasam...
Kokusu ömrü billah burnumun direğine hasretim olacak,
O ilk ergenlik kokumu, hasretimi bul dedim.
Sanki ben ona...
Yol kenarı taze papatya olur,
Ne bileyim mezar kenarı olur,
Ya da ne bileyim,
Boş bir arsada öylece bahara öykünmüş olur,
Bir demet papatya dememişim?
Ey yüreğim!
Sahi be bu hayata ne dedim de,
Ulaşamadı benim gönlümü sevindirmeye!
Epeyce vakit oldu sayende,
Papatyaları dahi sevmemeyi öğrendim.
Evime giden sokağın başında bir iğde ağacı vardı.
Zaman bahara durdu muydu onun çiçeklerinin kokusu vardı ya!
Onu kesmişler kökünden!
"Ey yüreğim...
Kokmayan, adını sanını bilmediğin,
Rengarenk çiçeklere de mi "Günaydın" diyecektin sen?
Renklere bari mi, böyle mi öykünecektin!
Sen ki burnunun direğine hassastın?" diye hayıflanırken,
Durduk yere hanımeli kokusu sardı parkımın bahçe kenarlarını,
Bir iki leylak ekmiş birileri bir yerlere ya!
Gayrı gerisi ıhlamur, gerisi akasya, gerisi pembe bir gülün kokusu!
Varsın olsun, yarına ne kaldı ki şurada.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...